Dewforum.İNFO  


Go Back   Dewforum.İNFO > Kültür - Sanat - Tarih - Biyografi > uZaY ve BiLiNMeYeN

Bedava üye ol - Şifremi Unuttum


uZaY ve BiLiNMeYeN uzay ve biLinmeyen hakkında herşeyi burda buLabiLir ve payLaşabiLirsiniz

 
 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 02-13-2008, 08:31 PM   #1 (permalink)
Co Admin

l_casus_l - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

l_casus_l Şuan Çevrimdışı
Kayıt Tarihi: Jan 2008
Nerden: dewforum.info
Yaş: 15
Mesajlar: 1.160
Rep Gücü: 10000 Rep Puanı: 10000 Rep Derecesi: l_casus_l маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--l_casus_l маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--l_casus_l маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--l_casus_l маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--l_casus_l маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--l_casus_l маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--l_casus_l маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--l_casus_l маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--l_casus_l маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--l_casus_l маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--l_casus_l маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--
Standart Bir Zamanlar Ay Sıcaktı ve Gece Yoktu




Güneş sistemi için basitçe "bir yıldız, dokuz gezegen, gezegen uyduları, asteroid ve kuyruklu yıldızlar"dan oluşuyor şeklinde bir tarif getirsek de, bu, cisimlerin yörüngeleriyle alâkalıdır.
Boyutlar konusunda ise, karşımıza daha enteresan bir tablo çıkar. Gezegenleri büyüklük bakımından iki gruba ayırabiliriz: Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün'ün oluşturduğu ilk gruptaki gezegenler; Dünya'nın da içinde bulunduğu diğer gruptaki gezegenlerden yüzlerce kat daha büyük soğuk gaz toplarıdır. Bunlarda, bildiğimiz mânâda sert bir yüzeyden, bol miktarda metalik elementten, dolayısıyla taş ve topraktan bahsedemeyiz. Bizim grupta ise, Dünya diğerlerine göre en büyük gezegendir. Ay'ın yarıçapı ve çevresi Dünya'nınkinden yalnızca dört defa küçüktür ve gruptaki bütün gezegenlerden (Merkür, Venüs, Mars ve Pluton) daha büyüktür. Eğer bir adımımız Dünya'nın yarıçapı kadar olsaydı, Ay'a altmış adımda ulaşabilirdik. Güneş'e varmak için gereken yirmi bin adımı düşününce, Ay'ın hemen yanıbaşımızda olduğunu söyleyebiliriz. Bir başka dikkat çekici husus, Ay'ın Dünya'dan bakıldığında görünen açısal büyüklüğünün Güneş'inkiyle aynı olduğudur. Bu durum, Güneş tutulması esnasında müşahade edilir, yanı Ay'ı Güneş ile Dünya'nın arasına koyduğumuzda, haliyle Güneş'in önünü tam olarak kapatır.

Ay'ın yüzeyi Dünya'da görmediğimiz kadar küçüklü büyüklü birçok kraterle kaplıdır. Ay'da atmosfer olmamasından kaynaklanan, Dünya'dakine göre muhtemelen daha fazla sayıda asteroid, meteorit ve kuyruklu yıldızın çarpmasıyla meydana gelmiş bu kraterler -Ay yüzeyindeki izleri silebilecek, iç menşe'li jeolojik aktivite (bazalt lâvları gibi), su ve rüzgâr erozyonu olmadığından- silinmemiş, korunmuştur. Ay bu hususiyetiyle, üzerindeki değişiklikleri milyarlarca yıl boyunca saklar. Bu kraterlerin dışında Ay'ın yüzeyi, okyanus benzeri geniş alanlarla kaplıdır ki, geçmişte bu alanların gerçekten suyla kaplı olduğu zannediliyordu. Gerçekten de Ay'ın yüzeyi bir şeyle kaplıydı ama, bu su değil, lâvdı. Ay'ın jeolojik yapısından ve getirilen örneklerin analizinden, uydumuzun geçmişinde önemli bir magmatik (bilhassa bazaltik) aktivitenin sözkonusu olduğu tahmin ediliyor.

Dünya'dan Ay'a nereden ve ne zaman bakılırsa bakılsın daima aynı tarafı görülür. Bunun sebebi, Dünya'nın kendi ekseni etrafındaki dönme hızıyla Ay'ın Dünya etrafındaki dönme hızının aynı olması, bir başka deyişle, Ay'ın kendi ekseni etrafında dönmemesi, yani sadece Dünya'nın etrafında dönmesidir ("uydu" ismiyle isimlendirilme sebebi). Eğer uzaya çıkılmasaydı, Ay'ın diğer yüzünü görmek mümkün olmayacaktı. Aslında çok uzak geçmişte, Ay Dünya'ya daha yakındı ve o da kendi ekseni etrafında dönüyordu. Fakat Dünya'nın çekim etkisinden dolayı bu dönüşü durmuştu. İşte o zamandan beri Ay kendi ekseni etrafında dönmüyor. Fakat Ay daha sonra yavaş yavaş uzaklaşmaya başlayınca, bunun için gereken açısal momenti tamamen Dünya'nın dönüşünden çaldığı için, Dünya'nın dönüşünü birkaç milyar yıldan beri yavaşlatmaya başlamıştır. Hâlen Dünya'dan her yıl dört santimetre uzaklaşan Ay, bir Dünya gününün de, her yıl yaklaşık onbinde bir oranında uzamasına yol açmaktadır. Bütün bunlar jeolojik geçmişte günlerin daha kısa olduğunu göstermektedir.

Ay'ın yakın zamanda gördüğümüz diğer yüzü, sürekli bize bakan tarafı gibi değildir. En büyük fark, bize dönük yüzündeki gibi çok geniş karanlık alanların olmaması, buna karşılık, çok daha fazla kraterin bulunmasıdır. Bunun sebebi henüz bilinmemektedir.

Dünyanın aldığı enerji Yüzey sıcaklıkları Güneş'inkinden çok daha fazla olan birçok yıldız bulunsa da, diğer bütün gökcisimlerinin açısal büyüklükleri Güneş ve Ay'ınkine göre çok küçük olduğundan, bu ikisi dışındaki bütün gök cisimlerinden gelen enerji ihmâl edilebilir. Ay ile Güneş'i karşılaştırırsak, açısal büyüklükleri eşit olduğundan, bu cisimlerden gelen enerji, bunların sıcaklıkları oranının dördüncü kuvvetiyle orantılı olacaktır. Günümüzde Güneş'in yüzey sıcaklığı yaklaşık 5.500 0C, Ay'ın yüzey sıcaklığı ortalaması ise, -20 0C olduğundan, denebilir ki, Güneş'in Dünya'ya gönderdiği enerji, Ay'ınkinin iki yüz elli bin katıdır (fizikî sıcaklık birimi olan Kelvin cinsinden). Tabiî ki, burada bahsedilen, cisimlerin kendi yaptıkları ışımadan bize gelen enerjileridir. Biliyoruz ki, Ay'ın bir ayna gibi Güneş'ten gelen ışımayı yansıtmasından dolayı bize gönderdiği enerji, kendisine ait ışıma kaynaklı enerjiden çok daha fazladır.

Geçmişte bir gün
Şimdi, çok uzak bir geçmişte Dünya'ya gelen enerjiyi hesaplayalım. Ay o zamanlar tamamen bazaltik bir magma deniziyle kaplı (sıcaklığı 1.700 0C olarak düşünelim) ve Dünya'ya, bugünkü uzaklığının yüzde onu kadar bir mesafede (açısal büyüklüğü de şimdiki hâlinin on katı kadar), bu durumda, Güneş'ten gelen enerjinin Ay'dan gelen enerjiye oranı, bugünkünden daha az. Güneş'in neşrettiği ışımanın da, bugünküne göre % 15 daha az olduğu hesaba katılırsa, o dönemde Dünya'nın aldığı enerjinin büyük kısmının Güneş'ten değil, Ay'dan geldiği rahatlıkla söylenebilir.

Böyle bir geçmişte, bir dünya gününün nasıl olabileceğini tasavvur etmeye çalışalım. Ay'ın ışımasının büyük kısmı kızıl ağırlıklı idi. Ay bize on kat daha yakın olduğundan, bugünkünden on kat daha büyük gözüküyordu ve Dünya'nın etrafında bu hâliyle dolanıyordu. Dünya o dönemde, daha önce de belirtildiği gibi çok daha hızlı döndüğünden, Güneş'in gökyüzünde görünme periyodu çok daha kısa, ve tabiî ki sık aralıklı oluyordu. Böyle bir günde, bildiğimiz mânâda bir gece sözkonusu değildi. Aydınlığa oranla çok kısa süreli hafif karanlıklar birbirini takip ediyordu.

Günümüzde mevsimler, Dünya'nın kendi ekseni etrafındaki dönme ekseninin Güneş etrafında dönerken çizdiği yörünge düzlemiyle yaptığı açının dik olmamasından, yörünge düzlemine dik eksen ile 23,50 bir açı yapmasından kaynaklanır. Bu açıdan dolayı, yılın belli bölümünde Güneş'i gökyüzünde daha tepede, ışığı dik gelecek şekilde ve daha uzun süreli olarak gördüğümüzden, yılın kalan bölümüne göre günler daha uzun ve daha sıcak olur. Bu sıcak zaman dilimine "yaz", tersi durumundaki dilime de "kış" deriz. Bir yazdan bir sonraki yaza, Dünya, Güneş'in etrafında bir tur yapar. Bu, geçmişteki durumda kolaylıkla fark edilir değildi. Çünkü, Dünya üzerinde gün içindeki sıcaklık farkı, daha ziyade Ay'ın yaptığı açı ve uzaklığa bağlı idi. Bu durumda, günümüzdeki gibi yaz-kış periyodundan yola çıkarak, Dünya'nın Güneş etrafında döndüğünü ve yıl kavramının ne olduğunu anlamak mümkün olmayabilirdi. Böyle bir dünya günü yaşanırken, "yıl" kavramı, bulunulan bölgedeki sıcaklık dalgalanmalarının hassas istatistiğiyle veya nispeten karanlık anlarda yıldızların konumlarının açısal ölçümüyle anlaşılabilirdi. Günümüzde anlaşılması daha kolay olan mevcut Güneş Sistemi'nde bile, Dünya'nın Güneş etrafında döndüğünü, gökcisimlerinin hassas bir şekilde gözlenmeye başlanmasından ancak binlerce yıl sonra anladığımızı düşünecek olursak, yukarıda tarif etmeye çalıştığımız geçmişteki kompleks Güneş Sistemi'nde yıl kavramını anlamanın ve yılların hesabını yapmanın hiç de kolay olmayacağı açıktır.

Daha güzeli var mı?
Uzay-zamanın dışında olup, Dünya-Ay Sistemi'nin geçmişi ve geleceği biliniyor olsaydı, ve bu, uzun bir zaman diliminde yaşamış en bedevisinden, en büyük âlimine kadar bütün insanlığa bir cümleyle anlatılmak istenseydi, şu ifadeden daha beliğ bir şekilde anlatılabilir miydi acaba: "Biz, geceyi ve gündüzü birer âyet (delil) olarak yarattık. Nitekim, Rabbinizin nimetlerini araştırmanız, ayrıca yılların sayı ve hesabını bilmeniz için gecenin âyetini silip yerine gündüzün âyetini aydınlatıcı yaptık. İşte biz, her şeyi açık açık anlattık." (İsra, 17/12).

[ÜYE OLMADAN L?NKLER? GÖREMEZS?N?Z. BURAYI TIKLAYARAK BEDAVA ÜYE OLUNUZ...][ÜYE OLMADAN L?NKLER? GÖREMEZS?N?Z. BURAYI TIKLAYARAK BEDAVA ÜYE OLUNUZ...]

Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla  
 



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bugün Tarih 11-21-2008


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.1.0
Forum program Divx haber youtube

Nokia

Oyun

Program Download Merkezi

Divx-Mp4

Message Boards and Forums Directory

[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13]

[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15] [16]


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517