![]() |
|
|
| ||||||
|
Görüntüleme: 121 - Cevaplar: 1
| LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Yeni Üye ![]() *GFB* Şuan Çevrimdışı Kayıt Tarihi: Apr 2007 Mesajlar: 45
Rep Gücü: 2
Rep Puanı: 2
Rep Derecesi: | Tap?nakç?lar gizli örgütü içinde “Shemsu Hor” (Horus’un gözüne tapan kült/grup) diye bilinen bir grup vard?. Shemsu Hor, asl?nda M?s?r’da bulunan eski bir ?brani kültünün ad?yd?. Bu kültün inanc?na göre, “Sirius’lular”, ?branileri(1) yaratm?? ve eski M?s?r kültürünü geli?tirmi?lerdi. Masonlar, tarikatlar?n?n ve medeniyetin kökenleri hakk?nda çok ilginç bir hikaye anlat?rlar. Onlar?n inanc?na göre, Sümerlilere kadar uzanan mitolojik bir geçmi?te, dünyadaki medeniyet, Sirius y?ld?z sisteminden gelen ilahi ziyaretçilerin bal??a benzedi?i belirtilerek “Oannes” diye adland?r?l?r. M?s?r tanr?ças? ?sis de bal?k ?eklinde bir ba?l?k ta??yordu. Bu yabanc? ziyaretçilerin evi, Sirius y?ld?z?, eski M?s?rl?lar için çok önemliydi. Bu sebeple hem takvimlerini, hem de tap?naklar?n?n yönünü Sirius’a göre ayarlam??lard?. Harry Leblson, “The Search for Ancient Astronauts” (Eski Astronotlar? Ara?t?rma) adl? kitab?nda bal??a benzer dünya-d??? varl?klardan bahseder. Binlerce y?l önce dünyay? ziyaret ederek dünyaya medeniyet getiren dünya-d??? varl?klar, ayn? zamanda getirdikleri in?aat ve geometri prensipleri ile Masonlu?un kurulu? efsanelerini olu?turmu?lard?r. ?lginçtir ki, 20. yüzy?lda da “Oannes” efsanesine inananlar vard?. Afrika’daki “Dogon” kabilesi bununla ilgili ilginç bir gizli kozmolojik tradisyonu halen muhafaza etmektedir. Dogo gelenekteki as?rlardan beri a??zdan a??za nakledilmektedir. Bu gizli gelenek, bundan türeyen baz? dini inançlar?n ve gizli örgütlerini (Illuminati) dogmalar?n? olu?turmaktad?r. Dogon mesajlar? da böyle bir dünya-d??? temas?n oldu?unu do?rulamaktad?r. Dogon’lar yaln?z Sirius’u de?il, küçük uydusu Sirius B’yi de biliyorlard?. Sorun ?u ki, Sirius B ç?plak gözle görülemiyordu ve ancak 20. yüzy?l?n güçlü teleskopu sayesinde ke?fedilebilmi?tir. Dogon’lar?n bildikleri yaln?z Sirius’la s?n?rl? de?ildi. Onlar: - Bir teleskop olmadan bu gerçe?i ö?renme imkanlar? olmamas?na ra?men, Satürn’ü çevresinde bir halka oldu?unu biliyorlard?. - Güne? sistemimizdeki gezegenleri ve Samanyolu’nu biliyorlard?. - Dogon’lar dünyan?n uydusu Ay için “Bir ölünün kurumu? kan? kadar kuru ve ölü” diyorlard?. - Jüpiter’in dört uydusu oldu?unu biliyorlard?. - Dünyan?n ekseni etraf?nda döndü?ünü biliyorlard?. - Sirius B’nin Sirius A etraf?ndaki yörüngesel periyodunun 50 y?l oldu?unu biliyorlard?. Teleskop olmadan böyle bir gerçe?i nas?l tespit edebilmi?lerdi? Bu bilgileri nereden alm??lard?? Dogon’lar, bu bilgileri “Nommo” dedikleri ve binlerce y?l önce disk ?eklindeki araçlarla Sirius’tan gelen, zeki amfibik yarat?klardan ald?klar?n? söylüyorlard?. Dogon’lar Nommo’ya “Dünyay? ?ekillendirenler” diyorlard?. Bu deyim masonik literatürde “Yap?c?lar-?n?aatç?lar” kavram?na denk gelmektedir. (Mason kelimesinin “duvarc?” anlam?na geldi?ini hat?rlatmak isterim.) Dogon’lar?n kuzeni olan “Bozo” kabilesi, Sirius’a “Göz Y?ld?z?” demekteydi ki, bu kavram bize “Üçgen içindeki göz”le sembolize edilen “?sis”i hat?rlatmaktad?r. Sirius’un helezoni yükseli?i hem M?s?r, hem de Dogon dinsel seremonilerinde çok önemli bir yer tutuyorud .Dogon’lar Sirius’un helezoni yükseli?ini, merkezinde çiçe?e benzer bir güne? ihtiva eden bir haçla sembolize ederlerdi ki, bu haç “Gül Haçl?”lar ve takipçileri Masonlar ve “Ordo Templi Orientis” (OTO) taraf?ndan da kullan?lmaktad?r. Michael A. Hoffman, “Secret Societies and Psychological Warfare” adl? kitab?nda, Sirius’un en üst okült çevrelerde “kozmoz”un gizli tanr?s?” olarak nitelendirildi?indne bahseder. Yazara göre, tamamlanmam?? piramidin üzerindeki “her ?eyi gören göz”(Bu sembol, bir dolarl?k banknot üzerinde rahatl?kla görülebilmektedir.) Sirius’un gözünü ve onun gözetimini sembolize etmekteydi. Masonik inançlar üzeirne yap?lan bir ara?t?rmada, “karde?li?in” binlerce y?ll?k Osiris/?sis/Güne? tanr?s?/Ana tanr?ça program?n?n güncelle?tirilmi? bir versiyonu oldu?u ortaya ç?kar?lm??t?r. Bu tip bir tap?nç, yaz?l? tarihinin ba?lang?c?na kadar izlenebilmektedir. Bu mitoloji, eski M?s?r rahiplerinin ?sis/Osiriss, Güne?/Ay kült’ünde kristalize olmu?tur. Güne?/Ay program?n?n üstadlar? (Masonluk bunun gönümüze kadar gelebilmi? önde gelen kolundan biridir.) kendilerine “Illuminati” diyorlard?. “Illuminati-Ayd?nlanm??lar”, güne? tanr?s?na tapan üstadlara verilen isimdi. ?sis/Osiris inanc?, ilk ça? gizem dinlerinin ve bundan türeyen Mason ritüellerinin temelini te?kil etmi?tir. “I??k” sembolizmi, bütün Gizem dinlerini kaplam??t?r. Üstadlar “????? gördüklerini” ve “gözlerinin aç?ld???n?” söylüyorlard?. Bütün bu ritüeller geceleri ma?aralarda yap?l?yordu. I??k=Ayd?nlanma=Illuminati. Günümüzde Gizem inançlar?n? devam ettiren Avrupa mezhepleri içinde ne önemlisi, “Priory of Sion” (Siyon Manast?r?)d?r. Gnostik mezheplerden Kathar’lara ait son zamanlarda ele geçen bir belgenin tercümesiyle onlar?n do?rudan bir “?sis” kültü oldu?u ortaya ç?karm??t?r. “Gül-Haçl?”lar ve “Tap?nak ?övalyeleri” gibi gizli örgütlerin dü?ünce yap?s?n? en çok etkileyen Yahudi/Gnostik mistik prati?i olan “Kabala” olmu?tur. Kabbala’n?n Hür-Masonlar üzerinde büyük felsefi etkisi olmu?tur. Masonlar 1700’lü y?llar?n ortalar?nda, Sirius y?ld?z?n?n önemini belirten pratiklerinin yan? s?ra, Güne? tanr?s?/Ana tanr?ça mitolojisine dönmü?lerdi. Masonluk, Gnostik br idin olman?n ötesinde, dünya politikas? ve dünya istihbarat örgütlerinin büyük etkisi ile, günümüzdeki en etkili ve her yere ula?abilen en aktif “Illuminati” cephelerinden biri olmu?tur. Masonluk gibi gizli örgütlerin tarih boyunca, bugün UFO’lar diye adland?rd???m?z, di?er dünyalardan gelen ziyaretçilerle hep bir ?ekilde ba?lant?lar? olmu?tur. Tarih boyunca birçok okültist, dünya-d??? ziyaretçilerden kanal bilgisi ald?klar?n? iddia etmi?lerdir. Illuminati mensubu olan Roger Bacon, Jerome Cardan ve ünlü Leonardo de Vinci ba?ka dünyalardan varl?klarla temas kurduklar?n? iddia etmi?lerdi. Acaba ortaça?larda Nommo’lar geri dönmü? olabilirler mi? Masonlar?n bizim inanmam?z? istedikleri kutsal bir misyonu vard?; Sirius y?ld?z sisteminden gelen ölümsüz kan ba??na dayanan eski bir tradsiyonun planlar?n?n tamamlanabilmesi için (Süleyman Tap?na??n?n yeniden in?as? ve “Dünya Kral?”n?n taçland?r?lmas?) “TEK DÜNYA HÜKÜMET?”’nin kurulmas? gerekiyordu. Frans?z UFO ara?t?rmac?s? Jacques Vallee, Paris’te ilginç bir UFO grubu ile temas kurmu?tu. Bu gruba “Melkisedek(2) Tarikat?” deniyordu ve amblemi “David Y?ld?z?” (6 Kö?eli Y?ld?z) idi. Tarikat?n program? “TEK B?R DÜNYA HÜKÜMET?” kurmay? ve -UFO e?ilimli kendi dinleri hariç- dünyadaki bütün dinlerin ortadan kald?r?lmas?n? hedefliyordu. Tarikat mistik pratiklerinde –OTO ve Hür-Masonlar gibi di?er okült gruplar?n da kulland??? Yahudi mistik kozmolojisi Kabbala’y?(3) kullan?yordu. Vellee, birçok örgütünün Melkisedek cephe örgütü olarak kullan?ld???n? fark etmi?ti. Bunlar aras?nda: “H?ristiyan Özgürlük Cephesi”, Jesus People Europe, Jesus Revolution, “Karizmatik H?ristiyan” H?ristiyan Sosyalist Partisi, Yahudi ve Arap hareketleri vard?. Dünya-d??? klonlama kültü; Rael’ciler: Vallee’nin ara?t?rd??? di?er bir UFO grubu da Rael kültü idi. Kurucusu Frans?z Claude Vorilhon bir gün da?larda gezinirken, yak?nlar?nda bir UFO görmü?tü. UFO’nun üstünde, içinde bir gamal? haç ihtiva eden “DAV?D YILDIZI” amblemi vard?. Araçtan inen yarat?k onunla konu?maya ve ona “Rael” diye hitap etmeye ba?lam??t?. Vroilhon “Elohim” diye adland?rd??? yarat?klar ona bir misyon vermi?lerdi. Vorilhon’a verilen bilgilere göre, insanlar Elohim taraf?ndan DNA de?i?iklikleri ve klonlama ile yarat?lm??lard?. Rael ismini kullanan, Vorilhon taraftarlar?na “YEN? B?R DÜNYA HÜKÜMET? ve yeni bir para sistemi kurulmal?d?r!” diyordu. ??te dünyada ilk defa bir bebek klonland???n? bütün dünyaya duyuran bu Raelcil’ler olmu?tu. Vorilhon, bütün dünyaya verdi?i mesajda Allah olmad???n?, insanlar?n ancak klonlama yoluyla ölümsüzlü?e ula?abilece?ini söylüyordu(!) 13 Aral?k 1973’de Vorilhon, Fransa’daki Clermont-Ferrand volkanik da??n?n eteklerinde gezerken, bir UFO’nun yak?nlar?nda bir yere indi?ini görmü?tü. Donuk gri derili ve büyük siyah badem gözlü humanoid (insan?ms?) yarat?klar, onu araçlar?na alarak, insanl??a bir mesaj götürmesini istediler. Uzayl?lar, ona ilk insan? 25.000 y?l önce klonlama yoluyla yaratt?klar?n? söylediler. Gri’ler kendilerine ?ncil’deki gibi, “Elohim”ler diyorlard?. Küçük ye?il yarat?klar?n söylediklerine göre, Vorilhon’un kendisi de bir klondu. Vorilhon, misyonunun Allah’?n olmad???n? yaymak oldu?unu söylüyordu. Uzayl? atalar?m?z?n insanlar? fiziksel ve cinsel bak?mdan özgürle?tireceklerini ve insanlar?n ebediyen ya?amas?na yard?mc? olacaklar?n? iddia diyordu. Uzayl?lar?n ilk ziyaretinden 2 y?l sonra, onlar yeniden geldiler ve Vorlihon’u ba?ka bir gezegene götürdüler. Vorilhon burada Hz. ?sa ve Buda ile kar??la?m??t?. Vorilhon “Onlar klonlama yoluyla ölümsüzlü?e kavu?tular” diyordu. Rael’in iddias?na göre, kurucusu oldu?u “Clonaid” ?irketi, Rael, ?skoçya’n?n Sunday Herald gazetesi ile yapt??? özel bir röportajda, Eva’n?n (Klonland??? iddia edilen çocu?un ismi) 18 ya??na kadar d?? dünya taraf?ndan görülemeyece?ini söylüyordu. Clonaid, çocu?un bir klon oldu?una dair bilimsel delileri ortaya koyaca??n? iddia ediyordu. Rael, klonlama deneylerini savunarak, “Biz bar?? ve sevgiden yanay?z ama bak?n Amerika ve ?ngiltere Irak’ta 100.000 sivili öldürmeye haz?rlan?yor. (Bu yaz?n?n Irak sava??ndan önce yay?nland???n dikkat çekmek isterim.) Buna ra?men halk güzel bir küçük k?z?n klonlanma ile dünyaya gelmesine k?z?yor! Diyordu. Rael’in 55.000 takipçisi de insanlar?n uzayl?lar taraf?ndan laboratuarlarda yarat?ld???na inan?yordu. Rael’e göre klonlanman?n son hedefi, insanlar? ölüm an?nda klonlayarak, birkaç içinde büyüyen klona o, insan?n haf?zas?n? nakletmek olacakt?. ??te bu teknikle ebedi ya?am sa?lanabilecekti. Rael, H?ristiyanl??a ve özellikle Vatikan’a klonlamaya kar?? oldu?u için sald?r?yordu. “Papa”n?n kar?? oldu?u her ?eyi destekliyorum, Katolik Kilisesi insan do?as?n?n en büyük dü?man?d?r!” diyordu. Vorilhon’un ö?retilerini kabul edenler, hem kar?? cinsle, hem de ayn? cinsle PASAKLI KIZ yapma özgürlü?üne sahiptiler. Rael’ciler, uzayl?lar ve özgür seksin garip bir kar???m?na inan?yorlard?. ??in en ilginç yan? ise, Rael’in uzayl?lar?n dünyaya inece?i yer olan ?SRA?L’de bir elçilik açma giri?iminde bulunmas?d?r. 29.01.2003 tarihli BBC’nin haberine göre, Clonaid firmas? temsilcileri, Florida’da bir mahkemede dünyan?n ilk klonlanan çocu?unun ?SRA?L’de ya?ad???n? ve dolay?s?yla mahkemenin yetki alan? d???nda oldu?unu iddia etmi?lerdi. Herhangi bir DNA örne?i olmad??? için, birçok bilim adam? klonlanm?? bebek hikayesini inand?r?c? bulmamaktayd?. Okült ara?t?rmac?s? James Shelby Downard, “Sorcery, ben bir k?m?l zararl?s?y?m, Assassination, and the Science of Symbolism” (Sihirbazl?k, PASAKLI KIZ, Suikast ve Sembolizm Bilimi) adl? kitab?nda CIA’n?n üst kademelerinde Sirius’a tapan bir kült oldu?unu iddia eder. Bu CIA kültünün ayin yerlerinden biri, Kalifroniya’daki Palomar Gözlemevi’nin teleskop odas?yd?. Downard’a göre, burada Sirius -askeri istihbarat kültü teleksopik olarak odakland??? “Köpek Y?ld?z?”n?n (Sirius) ?????n?n odaya gelmesi ile- eski M?s?rl? rahipler gibi ritüellere ba?lamaktayd?. Amerikan Askeri ?stibarat?ndan Albay Michael Aquino (Satanik “Set Tap?na??”n?n ba??) oküktizmde Set’in Sirius’la e? de?er bir tanr? oldu?unu söylüyordu. Anton La Vey’in (As?l ad?; Anton Lvey) “?eytan Kilisesi”nin birçok üyesinin askeri çevrelerden geldi?i bir s?r de?ildir. Burada yeniden Sirius, okültizm ve askeri istihbarat?n acayip birlikteli?ini görüyoruz. Baz? ara?t?rmac?lar UFO’lar?n ve mürettebatlar?n?n giysileri üstünde, “Üçgen içindeki göz” amblemine dikkat çekmi?lerdir. Baz? “Kara Elbiseli Adamlar” da ayn? amblemi ta??yorlard? ve “Üçüncü göz halk?ndan” olduklar?n? söylüyorlard?. Son y?llarda Belçika’da çok görülen UFO’lar içinde, her kö?esinde bir ???k yanan üçgen ?eklindeki uçan araçlar çok gözlenmi?tir. Bu belki de 1997’de Phoeinx/ Arizona’da görülen dev gemi ile ayn?yd?. Medya’da bu “uçan üçgenler” UFO olarak tan?mlanm??lard?, ama gerçekte ABD Hava Kuvvetleri taraf?ndan üretilen “çok gizli” bir uçakt?. Köpek Y?ld?z?, Sirius-I??k Lordlar?-Üçgen ?çindeki Göz-Illuminati-Set-Isis-Süleyman Tap?na??, David Y?ld?z?-Tanr?n?n ?srail’le ahidi-Kabbala ve Föniks, bütün bu semboller dünya kökenlidir. Illuminati örgütü (Bunun görünen kolu olan Masonlar) kendi mitolojisinin eski M?s?r’a dayand???n? iddia eder. 1800’lerdeki ?skoç Riti Masonlu?unun ba?? olan Albert Pike, “Sirius’un parlak ????? localar?m?z? ayd?nlat?r” diyordu. Pike’a göre Sirius, üçgen içindeki göz, ana tanr?ça ?sis ve Pentagram e? anlaml?yd?. Illuminati ve ilgili örgütlerin (Hür-Masonlar ve Siyon Manast?r?) en gizli s?rr?, KUDÜS’TEK? YIKILAN SÜLEYMAN TAPINA?INI YEN?DEN ?N?A ETMEKT?R. S?rr?n içindeki s?r, “Yeni Dünya Düzeni”nin amac?nda gizlidir. Yani Kral David soyundan gelen bir Mesih-Deccal’?n taç giymesidir. Bu ayn? zamanda Tap?nak ?övalyeleri’nden bugüne, Yeni Dünya Düzeni’nin ve Illuminati’nin de?i?meyen plan?d?r. Son y?llardaki en yüksek seviyedeki manipülasyonlar, ?ncil kehanetlerinin gerçekle?tirilmesi, Müslümanlar?n kutsal mekanlar? olan Mescid-i Aksa ve Kubbet-üs Sahra’n?n y?k?larak, Masonlar?n felsefesinin kö?e ta?? olan Kudüs’deki Süleyman Tap?na??’n?n yeniden in?as? ve onun taht?na da David soyundan bir “DÜNYA KRALI”n?n oturulmas? yönünde yap?lmaktad?r. Yahudi ve H?ristiyanlar?n “Tap?nak Tepesi” ad?n? verdikleri mekviide yer alan bu iki ?slam mabedini havaya uçurmak için birçok terörist örgüt (?srail istihbaratl? ile ba?lant?l?) te?ebbüste bulunmu?tur. Böyle bir ?ey gerçekle?tirdi?i takdirde, Yahudiler ve Araplar – Museviler-H?ristiyanlar ve Müslümanlar aras?nda kutsal bir sava? ç?kmas? kaç?n?lmazd?r. Mescid-i Aksa’n?n y?k?lmas?yla Ortado?u’da III. Dünya Sava??’n?n ç?kmas?, ne Yahudi fundamentalistlerinin, ne fundametalist H?ristiyan mezheplerinin, ne de Masonlar?n pek umurunda de?ildir. ?slam mabetlerini havaya uçuracak ?srailli terörist örgütlere, ABD’deki H?ristiyan örgütlerden milyonlarca dolar yard?m akmaktad?r. Yahudi ve H?ristiyan inançlar?na göre, Süleyman Tap?na??’n?n yeniden in?as?, Mesih-Deccal’?n geli?ini h?zland?raca?? gibi, Hz. ?sa’n?n ikinci geli?ine de neden olacakt?r. (1) Frans?z okült ara?t?rmac?s? Gerard de Sede, “La race fabuleuse” adl? kitab?nda (Tap?nakç?lar tarikat?n?n kurucusu olan) “Priorei de Sion” (Siyon Manast?r?) tarikat?n?n kurucular?n?n kökenlerinin Merovenj krallar?na kadar dayand???n? iddia etmektedir. Sede’nin sözünü etmedi?i –Vatikan?n ?üpheli gördü?ü- 2. bir grup, Merovenj soyundan gelenleri bin y?l boyunca öldürmü?lerdi. En son öldürdükleri Merovenj kral? Dagobert II idi. (23 Aral?k 689’da öldürülmü?tür.) Bu ilginç efsane sonunda, Sede, Merovenjler’in ve “Priorei de Sion” tarikat?n?n s?rr?n? çözdü?ünü iddia etmi?ti. Buna göre, ?sviçre, Merovenj hanedan?, eski ?srail kabilelerinden Benjamin ile Sirius’lu dünya d??? varl?klar?n kar???m?ndan do?an insan-üstü yarat?klard?. ?sviçreli gazeteci Mattieu Paoli’ye göre, ?sviçre’deki “Priorei de Sion” propagandas?, Alpina Büyük Locas? –ki bütün büyük ?sviçre bankalar?n? kontrol ediyordu- taraf?ndan yap?l?yordu. ?ddialara göre, “Pirorei de Sion” ?srail’e ait kutsal bir hazine sakl?yordu. Bu maddi de?il, manevi bir hazineydi ve uygun bir zamanda ?srail’e geri verilecekti. (Kaynak: Otto Rudolf Braun, “Hinter den Kulissen de III. Reiches”, Raymond Martin Verlag, 1987) (2) Melkisedek (ya da do?ru biçimde Melki-Sedek) ismi, Yahudi-H?ristiyan tadisyonunda “Dünyan?n Kral?”n?n bizzat kendi fonksiyonunun gayet aç?kça atl?na gizlenmi? oldu?u isimdir. Melki-Sedek ayn? zmaanda hem kral, hem de rapitir, ad? “Adalet Kral?” anlam?na gelmektedir ve o, ayn? zmaanda Salem, yani “Bar??”?n kral?d?r. Tevrat’ta “Salem kral? Melksiedek” diye geçer. ?unu da belirtmek gerekir ki Salem sözcü?ü, genel kanat?n tam tersine gerçekte asla bir ?ehrin ad? olmam??t?r; ancak ?ayet Melki-Sedek’in oturdu?u yerin sembolik ismi olarak ele al?n?rsa, bu durumda “AGARTA” terimi ile e?de?erde görülebilir. Tap?nak Süleyman (Salamon) taraf?ndan in?a ettirilmi?ti ve bu isim de (Süleyman-?lomoh) Salem’den türemi?tir ve “Bar??sever” anlam?ndad?r. (3) Kabala hakk?nda yazan yazarlar?n birço?u Yahudi olmayan insanlara Kabbala’da lay?k görülen statü hakk?nda hiçbir ?ey söylememektedir. Bu yazarlar?n en etkililerinden biri olan Gershon Scholem, yanl?? biçimde, Kabbala’n?n tüm insanl??? kurulu?a götürecek temel bir yol oldu?unu ima etmek için “insan”, “insano?lu” ve “evrensel” gibi kelimeleri kullanma sahtekarl???nda bulunmu?tu. Oysa gerçek olan, Kabala metinlerinin sadece Yahudilerin kurtulu?u üzerinde durdu?udur. ?branice kaleme ald??? yaz?larla Kabala konusunda uzman olan Yesaiah Tishbi, oldukça akademik nitelikli çal??mas?, “Lurianic Kabbala’da ?eytan Teorisi ve ?er Alan?” (1942) adl? kitapta ?unlar? söylüyordu: “Beklentiler ve kurtulu? planlar?n?n sadece Yahudiler için haz?rland??? gayet aç?k. Tishbi, Rabbi Luria’n?n en yetkin yorumcular?ndan biri olan ve bunlar? “Kutsall???n Kap?lar?” ad? eserinde toplam?? olan Rabbi Hayim Vital’den al?nt?lar yapmakta ve Yahudi olmayan insanlar?n ?eytani ruhlar oldu?unu yönündeki Lurianic doktrine vurgu yapan yaz?lar?ndan örnekler vermektedir. Kabbala’ya göre Yahudi olmayan ki?ilerde cisimle?mi? olan ?eytan?n rolü konusu, ya küçümsenmi? ya da hiç de?inilmemi?tir. |
|
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13]
[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15] [16]