![]() |
|
|
| ||||||
| Tarihimiz Dünden Bugüne Tarihimiz.. |
|
Görüntüleme: 6 - Cevaplar: 0
| LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Moderator ![]() Mкηη Şuan Çevrimdışı Kayıt Tarihi: May 2007 Nerden: wAlLa BeNdE BiLm?yOm Yaş: 16 Mesajlar: 672
Rep Gücü: 62
Rep Puanı: 62
Rep Derecesi: ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Abdülhamid Han II Osmanl? padi?ahlar?n?n otuz dördüncüsü ve ?slam halifelerinin doksan dokuzuncusu. Sultan Abdülmecid’in ikinci o?lu olup 1842’de Tir-i Müjgan Sultandan do?du. On ya??nda iken annesini kaybeden ?ehzade Abdülhamid, babas?n?n emriyle Perestu Kad?n Efendinin himayesine verildi. Özel hocalar tayin edilerek iyi bir e?itime tabi tutuldu. Arapçay?, Ferid ve ?erif efendilerden, Farsça'y? kazasker Ali Mahvi Efendi ve Sadrazam Safvet Pa?adan; tefsir, hadis, f?k?h ilimlerini Gümü?hanevî Ömer Hulusi Efendiden; Frans?zca'y? Gardet, Edhem ve Kemal pa?alardan ve di?er din ve fen ilimlerini de sahas?nda üstad olan hocalardan ö?rendi. Tahsilinden artan zamanlar?n?; ata binmek, silah kullanmak ve spor yapmakla de?erlendirirdi. ?ehzade Abdülhamid’in zekâ ve haf?zas?n?n son derece yüksek olu?u ile politik kabiliyeti, amcas? olan Sultan Abdülaziz’in dikkatini çekti. Nitekim, Sultan Abdülaziz Han, onun daha serbest bir ortamda yeti?mesini sa?lad?. M?s?r ve Avrupa seyahatlerinde yan?nda götürdü. ?ehzade Abdülhamid de bu imkanlardan en iyi ?ekilde istifadeye çal??t?. Yabanc? bas?n? devaml? takip ederek d?? devletlerin niyet ve emellerini ve gayelerine ula?abilmek için uygulad?klar? metodlar? çok iyi etüd etti. Ayr?ca o, ticari faaliyetlerde de bulundu. Kendisinin marangoz atölyesi ile çiftli?i vard?. Toprak i?leriyle me?gul oldu. Koyun besletti. Üstübeç madenleri i?letti. Son derece cömerd olan ?ehzade, kazand??? paralar? saltanat? s?ras?nda din ve devlet i?leri ile fakir ve yoksullara harc etti. ?ngilizlerden para alarak dü?man?n kuklas? haline gelen Hüseyin Avni Pa?a; Midhat, Mütercim Rü?di, Mahmud Celaleddin ve Nuri pa?alar, ?eyhülislam Hasan Hayrullah Efendi ile anla?arak 1876’da Sultan Abdülaziz’i tahttan indirdiler ve çok geçmeden de ?ehid ettiler. Yerine ç?kard?klar? ?ehzade Murad, rahats?zl??? sebebiyle ancak üç ay tahtta kalabildi. Bunun üzerine ?ehzade Abdülhamid otuz dört ya??ndayken 31 A?ustos 1876 Per?embe günü Osmanl? taht?na oturdu. Sultan Abdülhamid Han tahta ç?kt???nda, devlet en buhranl? günlerini ya??yordu. Bosna-Hersek ve Bulgar ayaklanmalar?na S?rbistan ve Karada? muharebeleri de eklenmi?ti. Girit’te huzursuzluk had safhadayd?. Rusya, bu kar???kl?kta devletten en büyük pay? kapma sevdas?yla sava? haz?rl?klar? yap?yordu. Yeni Osmanl? Padi?ah? ise aktif bir siyaset takip ediyordu. Bütün hükümet üyeleriyle mabeyn personelini saraya davet ederek bir yemek verdi. Burada yapt??? konu?mada da milli birli?e duyulan ihtiyac? dile getirdi. Tersaneye giderek bahriyelilerle birlikte oturup asker yeme?i yedi. Zaman zaman haber vermeden çe?itli camilere gidip, halk?n aras?nda ayn? safta namaz k?ld?. Sultan?n bu hareketleri asker ve halk?n ho?una gidiyordu. Nitekim herkeste ve özellikle orduda bir moral düzelmesi görüldü. Bunun neticesi olarak S?rp cephesindeki ordu önemli ba?ar?lar kazanmaya ba?lad?. Osmanl? ordusu Belgrat’a girmek üzereyken büyük devletler i?e kar??t?lar. Rusya’n?n sava?a derhal son verilmesi konusundaki ültimatomu üzerine S?rbistan ile üç ayl?k ate?kes imzaland?. Di?er taraftan ?ngiltere, ?ark Meselesinin ?stanbul’da toplanacak bir konferansta ele al?nmas?n? istedi. 23 Aral?k 1876’da ?stanbul’da toplanan Tersane Konferans?ndan sonra bat?l? devletler Osmanl? Devleti'nin ba??ms?zl???n? tehlikeye sokacak a??r hükümler ta??yan teklifler sundular. Bu toplant?dan bir gün önce 23 Aral?k 1876’da Osmanl? Devletinde Kanun-i Esasi ilan edilmi? ise de bat?l?lar bunu nazar-? dikkate almam??lard?. Tersane Konferans? kararlar?n? reddetmenin, devletini Rusya ile kar?? kar??ya b?rakaca??n? bilen Sultan Abdülhamid Han, bu teklifleri kabul etmi? görünerek ortal??? yat??t?rmak istiyordu. Ancak ?ngilizlerin kendilerini destekleyece?i vadine aldanan sadrazam Midhat Pa?a, mecliste gayrimüslimleri de kendi taraf?na çekmek suretiyle Rusya aleyhine bir konu?ma yapt?. Harp aleyhinde rey kullanacak olanlar?; pe?inen vatan sevgisizli?i ve ihaneti ile itham etti. Neticede meclis, Tersane Konferans? kararlar?n? reddetti. Ayr?ca Sultan Abdülhamid’in devlet i?leriyle çok s?k? bir ?ekilde ilgilenmesini siyasi gelece?i aç?s?ndan tehlikeli gören Midhat Pa?a, onu tahttan indirmenin yollar?n? aramaya ba?lad?. Hatta Osmanl? Hanedan?n? dahi ortadan kald?rmay? planlayan Midhat Pa?a, kona??nda toplad??? Nam?k Kemal, Ziya ve Rü?di pa?alarla kendi taraftar? olan di?er devlet ileri gelenlerine “Al-i Osman yerine Al-i Midhat denilse ne olur?” demi?ti. Yine sadareti müddetince Müslüman halk?n ço?unlukta bulundu?u vilayetlere az?nl?ktan valiler tayin etmek ve Osmanl? ordusunun temeli durumundaki Harbiye Mektebine Rum talebe almak gibi Osmanl? Devletini temelinden y?kabilecek faaliyetler içerisindeydi. Onun bu zararl? icraatlar? üzerine Sultan Abdülhamid Han, Kanun-i Esasi’nin kendisine verdi?i yetkiye dayanarak Midhat Pa?ay? sadrazaml?ktan uzakla?t?rd? ve yurt d???na sürdü. Di?er taraftan Midhat Pa?a sadrazaml?ktan uzakla?t?r?lm?? ancak Tersane Konferans? kararlar?n? mecliste reddettirmekle Osmanl? Devletini Rusya ile kar?? kar??ya getirmi?ti. Nitekim 24 Nisan 1877 günü Rusya, Osmanl? Devletine resmen harp ilan etti. Mali 1293 senesine rastlad??? için “93 Harbi” denilen bu sava?, Edirne Mütarekesine kadar dokuz ay sürdü. Plevne’de Gazi Osman Pa?a, do?uda Ahmed Muhtar Pa?a'n?n k?smi ba?ar?lar?na ra?men sava? umumi bir bozgunla neticelendi. Ruslar Edirne’ye girdiler ve Ye?ilköy’e kadar geldiler. Do?uda ise Kars dü?mü? ve Rus kuvvetleri Erzurum’a yakla?m??t? (Bkz. Doksanüç Harbi). Sava?larda on binlerce Müslüman-Türk ?ehid olurken, bir o kadar? da ?stanbul’a ak?n etti. Muhacirler bir plan içinde Anadolu’nun çe?itli bölgelerine yerle?tirilmeye çal???ld?. Bu s?rada memleketin tek karar organ? olan mecliste de tam bir anar?i hüküm sürmekte ve milletvekilleri hiçbir meselede bir araya gelememekte idiler. Bu vaziyet kar??s?nda Sultan Abdülhamid Han, ?ngiltere’yi devreye sokarak sava??n sona erdirilmesini sa?lad?. Arkas?ndan devletin ba??na böyle bir felaketin gelmesine sebep olan, sava??n bitmesi ile de bu durumda hiçbir mesuliyeti yokmu? gibi padi?ah? suçlamaya ba?layan Meclis-i Mebusan’? süresiz kapatt? (13 ?ubat 1878). Bu arada Rusya ate?kesin sa?lanmas?ndan hemen sonra Osmanl? Devleti ile antla?ma imzalayarak galip gelmenin avantaj?n? iyi kullanmak istiyordu. Nitekim 3 Mart 1878’de imzalanan Ayastefenos Antla?mas?, Osmanl?lar için çok a??r ve feci ?artlar getiriyordu. 29 Maddelik antla?maya göre, bat?da büyük bir Bulgaristan prensli?i kurulacak, Makedonya, Bat? Trakya, K?rklareli bir Rus kuklas? olarak dü?ünülen bu otonom prensli?e verilecekti. Kars, Ardahan, Batum Rusya’ya verilip, Karada? ve S?rbistan’?n istiklalleri kabul edilecekti. Ayr?ca Osmanl? Devleti, Rusya’ya 245 milyon Osmanl? alt?n? harp tazminat? verecekti. Sultan Abdülhamid Han devleti için çok tehlikeli olan bu antla?may? kabul etmedi. Di?er taraftan Hind yolunun tehlikeye girdi?ini gören ?ngiltere de, Paris Antla?mas?'n? ihlal etti?i iddias?yla Ayastefenos Antla?mas?n?n milletleraras? bir konferansta gözden geçirilmesini istedi. Ayr?ca ?ngiltere toplanacak olan bu konferansta Osmanl? Devletini desteklemek vadi ile baz? tavizler kopard?. K?br?s’?n idaresinin geçici olarak ?ngiltere’ye b?rak?ld??? antla?ma, 4 Haziran 1878’de imzaland?. Sultan Abdülhamid Han hükümetin bir oldu bitti ile imzalad??? bu antla?may? kabul etmemek için çok direndi. ?ngilizler askeri tehditte bulundular. Bunun üzerine Padi?ah, K?br?s’ta hükümranl?k haklar?na asla zarar verilmeyece?i konusunda ?ngilizlerden bir belge almak suretiyle antla?may? onaylad?. Buna ra?men ?ngiltere 13 Temmuz 1878’de imzalanan Berlin Muahedesi'nde Osmanl?lara vaad etti?i deste?i vermedi. Her ne kadar Berlin muahedesi ile daha önce kaybedilen baz? topraklar geri al?nd? ise de Osmanl?lar ümid ettikleri sonuca ula?amad?lar. Çünkü K?br?s’?n ?ngiltere’ye b?rak?lm?? olmas? di?er devletlerin de bu konudaki faaliyetlerini artt?rd?. ?ngiltere’nin te?vikiyle Bosna-Hersek’in idaresi Avusturya’ya b?rak?ld?. 1881’de Fransa Tunus’a, ertesi y?l ?ngiltere M?s?r’a bir oldu bitti ile el koydular. Bulgarlar da 1885’te Do?u Rumeli eyaletini i?gal ettiler. Sultan Abdülhamid Han?n tahta ç?kt??? iki y?l içinde geli?en feci olaylarda padi?ah?n sorumlulu?u yok denecek kadar azd?. Çünkü bu s?rada Osmanl? d?? siyasetine yön veren devlet adamlar? yabanc? diplomatlar?n tesirinden ç?kam?yorlard?. Devletin yüksek menfaatlerini bir kenara iterek yabanc? devletlerin ç?karlar?na alet olmu?lard?. Bu yanl?? tutum dolay?s?yla devletin d?? itibar? sars?lm??, ?stanbul ve Berlin kongrelerinde devlet adamlar? hakaret derecesine varan muameleye maruz kalm??lard?. Bu sebeple milletleraras? politikada devletin ba??ms?zl?k ve toprak bütünlü?ünü savunmay? birinci hedef gören Sultan Abdülhamid Han, hükümet üyelerinden bu hususta raporlar istedi. Ayr?ca son yüz y?ld?r Osmanl? Devletinin ba??na gelen felaketlerin d?? devletlerin piyonu olmu? Osmanl? devlet adamlar?n?n basiretsiz tutumlar?ndan kaynakland???n? anlayan ve Hüseyin Avni Pa?a gibi ?ngilizlerden para bile alanlar? gören Padi?ah, devlet hizmetinde çal??anlar? kontrol etmek üzere kuvvetli bir istihbarat te?kilat? kurdu. Nitekim Sultan Abdülhamid de bu te?kilat?; “Vatanda?? de?il, hazineden maa? ald?klar?, Osmanl? nimetiyle g?rtlaklar?na kadar dolu olduklar halde devletine ihanet edenleri tan?mak ve takip etmek için” kurdu?unu belirtmektedir. Gerçekten de Sultan Abdülhamid’in bu tedbirleri almas?ndaki isabeti çok geçmeden görüldü. ?ngiliz taraftar? olup devletin ancak ?ngiliz yard?m? ile kurtulabilece?ine inanan Ali Suavi, Galatasaray Lisesi Müdürlü?ünden azledilmesini hazmedemeyerek Ç?ra?an Saray?na bir bask?n düzenledi. Ali Suavi’nin hedefi, Sultan Abdülhamid Han? saltanattan dü?ürmek ve yerine Be?inci Murad’? tekrar padi?ah yapmakt?. Fakat Be?ikta? Zaptiye Amiri Hasan Pa?a, k?sa sürede isyan? bast?rd?. Ç?kan vuru?ma s?ras?nda Ali Suavi öldürüldü (20 May?s 1878). Sultan Abdülhamid Han, amcas? Sultan Abdülaziz’i ?ehid ettiren Midhat Pa?a ve arkada?lar?n?n yarg?lanmas? için 27 Haziran 1881’de Y?ld?z Mahkemesini kurdurdu. Bu s?rada suçlulu?un verdi?i bir duygu ile mahkemeye ç?kmaktan korkan Midhat Pa?a, ?zmir’de Frans?z Konsoloslu?una s???nd?. Frans?zlar, Midhat Pa?ay? teslim etmek istemedilerse de Padi?ah’?n sert direktifi kar??s?nda duramay?p teslime mecbur kald?lar. Nitekim mahkeme sonucunda da suçlu görülen Midhat Pa?a ve arkada?lar? idama mahkum edildiler ise de, Padi?ah verilen cezalar? müebbed hapse çevirdi. Öte yandan devletin toparlanabilmesi için zamana ihtiyaç oldu?una inanan Abdülhamid Han, bilhassa sava?lardan kaç?nma yoluna gitti. O, sava?lardan zaferle sona erenlerin dahi milleti yorup bitirdi?i görü?ündeydi. Saltanat? müddetince daima idareli davrand?. Devletin pek çok ihtiyaçlar?n? hazineden para almak yerine kendi kesesinden kar??lad?. Padi?ah öncelikle devleti ekonomik alanda dü?tü?ü borç batakl???ndan kurtarmak istiyordu. Alacakl? devletlerin ba??nda ?ngiltere ve Fransa geliyordu. Rusya da, Berlin Muahedesine göre tazminat alacakl?s? durumundayd?. Padi?ah, 20 Aral?k 1881’de yay?nlanan Muharrem Kararnamesiyle borçlar?n ödenebilmesi için yeni bir formül buldu. Bu kararnameye göre devletin tütün, damga pulu, tuz, ipek, bal?k ve sigara tekelleri ile baz? imtiyazl? eyaletlerin maktu vergileri bu i? için kurulan Duyun-i Umumiye te?kilat?na b?rak?l?yordu. Bu suretle ?ngiltere ve Fransa ba?ta olmak üzere alacakl?lar verdikleri borçlar? muntazam bir ?ekilde tahsil edebileceklerdi. Bunun kar??l???nda 278 milyon borcun 161 milyonu, yani yar?s?ndan fazlas? Türkiye lehine siliniyordu. Alacakl?lar alacaklar?n? belirli ?ekilde tahsil edebilecekleri için memnundular. Meselenin bu ?ekilde halli ve Osmanl? Devletinin üzerinden ekonomik bask?n?n kalkmas? Sultan Abdülhamid’in büyük ba?ar?lar?ndan biri oldu. Osmanl? Devletine hasta adam gözü ile bak?ld??? ve payla?ma hesaplar? yap?ld??? bir devrede ba?a geçen Sultan Abdülhamid Han?n, devletin idaresini bizzat eline ald??? 1878’den sonraki d?? siyaseti dahiyane bir mahiyet arz etmektedir. Padi?ah’?n d?? siyaseti prensip itibariyle basit fakat uygulamas? bak?m?ndan zordu. O, dünyadaki politik geli?meleri yak?ndan takip etmek üzere sarayda bir çe?it bilgi merkezi kurdu. Osmanl? ülkesiyle ilgili bütün dünyada ç?kan yaz?lar ve d?? temsilciliklerden Padi?ah’a gelen raporlar burada toplan?r ve de?erlendirilirdi. Abdülhamid Han, zaman zaman önemli gördü?ü meselelerde yerli ve yabanc? ilim adamlar?ndan d?? politika konusunda bilgi al?rd?. Padi?ah’?n d?? politikada hedefi Osmanl? Devletini sava?tan uzak, bar?? içinde ya?atmak ve her bak?mdan güçlü bir hale getirmekti. Devletler aras? rekabetin Osmanl? Devleti üzerinde yo?unla?t??? bir devirde böyle bir siyaseti uygulamak gerçekten zordu. Padi?ah bilhassa Avrupa devletlerinin Türkiye üzerinde birbirleriyle çat??an ç?kar ve ihtiraslar?ndan faydalanmaya çal??t?. Bu sebeple milletler aras? ?artlar de?i?tikçe onun siyaseti de de?i?iyordu. Sultan Abdülhamid Han?n ?slam dünyas?ndaki itibar? pek fazlayd?. Do?u Türkistan ve Orta Afrika’daki Sultanl?klar bile onun ad?na hutbe okutup, para bast?r?yor ve ona tabi oluyorlard?. Padi?ah’?n, Almanya ?mparatoru ve Prusya Kral? ?kinci Wilhelm ile ?ahsi dostlu?u vard?. Avusturya ve Macaristan ile dostluk kurulmu? olup, ?talya ile münasebetler iyiydi. S?rbistan ve Romanya etkisizdi. Karada? ve Bulgaristan prensleri ise, Padi?ah’a ba?l?yd?lar. Yanya ve Girit vilayetlerine göz diken ve Osmanl? hududunda tecavüzkâr faaliyetlerde bulunan Yunanistan’a ise, 18 Nisan 1897’de harp ilan edildi. Büyük devletler i?e kar??madan Yunanistan’?n i?ini bitirmek isteyen Sultan Abdülhamid, ba?kumandan Edhem Pa?a'ya y?ld?r?m sava?? istedi?ini bildirdi. Avrupal?lar?n alt? ayda geçilemez dedikleri T?rhala-Çatalca hatt?n? bir kaç günde a?an Osmanl? birlikleri, Dömeke önlerinde Yunan ordusunu büyük bir bozguna u?ratt?lar. Art?k Atina’ya 150 km kalm?? ve yol aç?lm??t?. Ancak Yunanistan’?n Osmanl?lar eline geçece?ini anlayan Rusya ba?ta olmak üzere Avrupa devletleri, Sultan Abdülhamid’den harbin durdurulmas?n? rica ettiler. Bab?ali 10 milyon alt?n sava? tazminat? ve i?gal edilmi? olan Teselya’n?n teslimi kar??l???nda mütarekeye haz?r oldu?unu bildirdi. Ancak mütareke s?ras?nda i?e kar??an Avrupa devletleri, tazminat?n 4 milyon alt?na indirilmesini ve Türkiye’nin küçük baz? toprak parçalar? ile yetinmesini sa?lad?lar. Böylece Osmanl? Devleti, bütün H?ristiyan devletlerin bir araya gelmeleri neticesinde, zaferle ç?km?? oldu?u bir harbin bile faydas?n? göremedi. Fakat, Yunanl?lar, önemli ölçüde ezilmi? oldu. Sultan Abdülhamid Han?n fevkalade ak?ll? ve tedbirli siyaseti ile bütün ?slam alemini kendisine ba?lad???n? gören ?ngilizler, Osmanl? Devletinin iyiye gidi?ini durdurmak ve y?kmak için faaliyetlerini yo?unla?t?rd?lar. Bir taraftan Padi?ah aleyhine faaliyette bulunan ?ttihat ve Terakki Cemiyetini desteklerken, di?er taraftan Arabistan Yar?madas?nda bedevi kabilelerini ve Do?u Anadolu’da Ermenileri Osmanl? Devletine kar?? k??k?rtt?lar. Bu arada Osmanl? Devletinden Berlin Antla?mas?'n?n, Anadolu’da Ermenilerin ya?ad??? vilayetlerde ?slahat yap?lmas?n? isteyen 61. maddenin kesinlikle tatbik edilmesini istediler. Bu uygulaman?n ermeni muhtariyetini do?uraca??n? bilen Sultan Abdülhamid Han, ?ngilizleri y?llarca oyalayarak böyle bir te?ebbüse f?rsat vermedi. Ayr?ca Ermenilerin, Avrupa devletlerinin dikkatlerini çekmek üzere giri?tikleri isyanlar? an?nda bast?rd?. Hatta bu i? için polis ve jandarmadan ziyade sivil halk? kulland? (1895-1896). Bunun üzerine Ermeniler bir arabaya yerle?tirdikleri saatli bomba ile Padi?ah’? Cuma namaz?ndan ç?k??ta öldürmek istediler. Fakat Abdülhamid Han, bu suikasttan kurtuldu. Bütün bu faaliyetler onu, tatbik etti?i politikadan zerre kadar döndürmedi. Anadolu'yu Ermenistan olarak görmek isteyen Frans?z yazar Albert Vandal, bu Türk Hakan?na "Le Sultan Rouge=K?z?l Sultan" diyerek iftiralar ya?d?rd?. Ne yaz?k ki bu sat?rlar Osmanl? ülkesindeki ?slamiyet ve Türklük dü?manlar? taraf?ndan da aynen al?narak Padi?ah'a kar?? kullan?ld?. Günümüzde dahi baz? gafiller bu iftiralar? eserlerine koyarak genç nesilleri aldatmaktad?r. Sultan Abdülhamid Han?n kabul etmedi?i ve sonuna kadar diretti?i önemli konulardan birisi de Filistin meselesiydi. Siyonistler, Filistin’de bir Yahudi devleti kurulmas? için Sultan Abdülhamid’e ba?vurdular ve Osmanl? maliyesinin en büyük problemi olan d?? borçlar?n bir kalemde silinece?ini bildirdiler. Padi?ah bu teklifi ?iddetle reddetti?i gibi, Yahudilerin çe?itli yollarla Filistin’e gelip yerle?melerine engel olacak tedbirleri de ald?. Bu arada ?ngilizlerin Arabistan’da Cemaleddin Efgani ve me?hur casus Lawrens yolu ile hilafet meselesini kurcalamaya ba?lamalar? üzerine, Sultan Abdülhamid de bölgeye büyük bir dervi? kafilesi gönderdi. Ayn? ?ekilde bir kafileyi de Hindistan’a gönderen Padi?ah, böylece ?ngilizlerin propagandalar?n? etkisiz k?lmaya çal??t?. Padi?ah’?n bu faaliyetleri üzerine ?ngilizler onu saltanattan uzakla?t?rmad?kça emellerine kavu?amayacaklar?n? anlad?lar. Bunun için ?ttihat ve Terakki Cemiyetinin faaliyetlerine h?z verdirdiler. Ba?ta Adana olmak üzere memleketin çe?itli yerlerinde isyanlar ç?kard?lar. Neticede ?ttihat ve Terakki Partisine mensup baz? Türk subaylar?, Padi?ah’?, Kanun-i Esasi’yi ilan etmeye zorlad?lar. ?kinci Abdülhamid Han da 23 Temmuz 1908’de anayasay? tekrar yürürlü?e koydu?unu ilan etti. ?kinci Me?rutiyet ad? verilen bu olay, beklenenin aksine Osmanl? Devletinin da??lmas?n? daha da h?zland?rd?. Avusturya-Macaristan imparatorlu?u 1908’de Bosna-Hersek’i i?gal etti?ini bildirdi. Ayn? gün Bulgaristan ba??ms?zl???n? ilan etti. Bir gün sonra da Girit Yunanistan’a kat?ld???n? aç?klad?. Bu olaylar cereyan ederken 17 Aral?k 1908’de yeni seçilen Meclis-i Mebusan topland?. En az?l? Osmanl? dü?manlar? dahi mebus seçilerek meclise girmi?ti. Mecliste Osmanl? dü?manlar? daha etkiliydi. Me?rutiyete göre Sultan, sadece sadrazam ile ?eyhülislam? seçebiliyordu. Sadrazam da naz?rlar? seçiyor, kabine güven oyu al?rsa çal???yor, meclis istedi?i zaman hükümeti dü?ürebiliyordu. Neticede devletin idaresi ehliyetsiz, tecrübesiz ellere geçti. Böylece çe?itli din, dil ve ?rka mensup mebuslar?n hepsi Osmanl? Devletinden ayr?larak istiklallerini ilan etmek için her türlü gayri me?ru vas?talara ba?vuruyorlard?. Binlerce Müslüman?n kan?na giren Yunan, S?rp, Bulgar ve Ermeni çeteleri için umumi af ilan edildi. Osmanl? Devletinden kaçan ne kadar isyanc? varsa, hepsine yeniden kap?lar aç?ld? ve bunlar ?stanbul’a geldiler. ?ngilizler, Ruslar ve di?er H?ristiyan devletler, az?nl?klara el alt?ndan bol miktarda silah gönderdiler. ?ttihat ve Terakki Cemiyeti liderleri, yapt?klar? acemi siyasetleri ile ortal??? birbirine kar??t?rm??lard?. Yapacaklar? icraatlarda kendilerine destek olmas? için, Selanik’ten avc? taburlar?n? getirerek ta? k??laya yerle?tirdiler. Kendilerine kar?? olanlar? çekinmeden öldürüyorlar, memlekette terör havas? estiriyorlard?. K?sa zamanda halk?n huzuru kaçt?. ?ttihatç?lar lanetle an?lmaya ba?land?. Yine bunlar?n bask?s?yla hükümet alayl? subaylar? ordudan ç?kartt?. Bu s?rada baz? gazeteler, ?ttihatç?lara kar?? halk?n dini duygular?n? galeyana getiren ne?riyat yaparak, halk? ve orduyu isyana te?vik ediyordu. Rumi 31 Mart günü dördüncü avc? taburuna ba?l? askerler gece yar?s? isyan ederek subaylar?n? hapsettiler. Padi?ah Abdülhamid Han, isyan? Hüseyin Hilmi Pa?an?n gönderdi?i bir telgraf sonucu ö?rendi. ?syanc?lar sadrazam?n azledilmesini, görevden al?nan alayl? subaylar?n tekrar orduya al?nmas?n? istiyorlard?. Bunun üzerine Hüseyin Hilmi Pa?ay? sadrazaml?ktan azlederek yerine Tevfik Pa?a'y? getirdi ve Mü?ir Edhem Pa?a'y? da harbiye naz?r? yapt?. Mabeyn ba?katibi ile isyanc?lara isyandan vazgeçtikleri takdirde affedildiklerine dair bir hatt-? hümayun gönderdi. Bunun üzerine isyan bir miktar yat??t?. Ancak, ertesi gün yine alevlendi. ?syan?n Rumeli’deki yank?s? büyük oldu. Hadisenin kim taraf?ndan haz?rland??? belli olmad??? için, Sultan boy hedefi oldu. Üçüncü ordu ile gönüllü Bulgar müfrezesi ve S?rp, Yunan, yahudi, Arnavut çetecilerden müte?ekkil bir ordu kurularak ?stanbul’a sevk edildi. Mevcudu on be? bine varan Hareket Ordusu, 24 Nisan’da Topkap? ve Edirnekap?’dan ?ehre girerek yol üzerindeki askeri karakollar? teslim ald? ve Harbiye Nezaretini i?gal etti. Taksim k??las? ile Ta?k??la’daki mukavemet, ?iddetli top ate?i kar??s?nda k?r?ld?. Bu arada Y?ld?z Saray?n?n i?gali s?ras?nda Sultan Abdülhamid Han kendisine sad?k olan Birinci ordu ile, Hareket ordusuna kar?? konulmas? hususunda yap?lan teklifleri kabul etmeyerek; “Müslümanlar?n halifesi oldu?unu ve Müslüman? Müslümana k?rd?ramayaca??n?” söyledi. E?er ülkenin en mükemmel ordusu olan Birinci Orduya, kar?? koyma emri verilseydi, derme çatma olan Hareket ordusu bir anda da??t?labilirdi. Padi?ah’?n emrine boyun e?en askerler silahlar?n teslim edince, 25 Nisan günü Hareket Ordusu ?stanbul’a hakim oldu. Mahmud ?evket Pa?a, s?k?yönetim ilan ederek suçlu suçsuz bir çok insan? idam ettirdi. Yüzlerce Balkan çetesiyle saraya girerek k?ymetli e?yalar? ya?malad?. ?ttihad ve Terakki hakimiyetini devam ettirmek için ?stanbul’da terör havas? estirmeye ba?lad?. 27 Nisan 1909 günü Ayan ve Mebuslar meclisi topland?. Ayan’dan Gazi Ahmed Muhtar Pa?a, kürsüye gelerek, önceden kararla?t?r?ld??? gibi Padi?ah’?n hal’ edilmesini teklif etmi?ti. Bu teklif kabul edildikten sonra, yine Gazi Ahmet Muhtar Pa?a, hal’ karar?n?n bir fetvaya istinad ettirilmesi lüzumuna i?aret etmi?ti. Hal’ fetvas?n?n ilk müsveddesini mebuslardan Elmal?l? Hamdi Yaz?r hoca yazm??t?. Fetvada Sultan Abdülhamid Hana 31 Mart ?syan?na sebep olmak, din kitaplar?n? tahrif etmek ve yakmak, devletin hazinesini israf etmek, insanlar? suçsuz olduklar? halde idam ettirmek... gibi as?ls?z suçlar yükleniyordu. Fetva emini Hac? Nuri Efendi bu suçlamalar?n iftira oldu?unu ileri sürerek fetvay? imzalamad?. Ancak Meclis, bu fetva gere?i Sultan’? hal’ karar? ald?. Nihayet, hal’ karar?n? Padi?ah’a tebli? için, Ayan ve Mebusan? temsilen bir heyet seçilmi? ve Y?ld?z Saray?na gönderilmi?ti. Sultan Abdülhamid Han'a hal’ini tebli? için Y?ld?z’a gönderilen heyetin te?ekkül tarz? ise, Türk tarihinin en yüz k?zart?c? hadiselerinden birisi oldu. Bütün Osmanl? tebaas?n? temsil etmesi gerekti?i iddias? ile te?ekkül olunan heyette tek bir Türk yoktu. Bunlar; Yahudi Emanuel Karasso, Arnavut Esat Toptani, Ermeni Aram Efendi ve Padi?ah’?n uzun seneler yaverli?ini yapm?? olan kat???k soydan Arif Hikmet Pa?a idiler. Padi?ah, hal’ karar?n? tebli?e gelenlerin kimler oldu?unu, mabeyn ba?katibi Cevad Bey'e sorup ö?renince; “Bir Türk padi?ah?na, ?slam halifesine hal’ karar?n? bildirmek için bir Yahudi, bir Ermeni, bir Arnavut ve bir nankörden ba?kas?n? bulamad?lar m??!” demekten kendini alamad?. ?ttihatç?lar, o gece (27 Nisan 1909) Sultan Abdülhamid Han? ?stanbul’dan ç?kararak, kontrol alt?nda tutabilecekleri Selanik’e naklettiler. Bu s?rada hiçbir ?eyini almas?na izin verilmedi. Padi?ah’a yolculu?unda üç k?z? ile o?ullar?n?n ikisi refakat etti. Selanik’te Alatini Kö?kü kendisine tahsis edildi. Burada çok s?k? bir nezaret içinde ac?kl? y?llar geçirdi. Gazete okumas?na dahi izin verilmedi. Sultan Abdülhamid Han, Selanik’te üç y?ldan fazla kald?. Yunanistan’?n Osmanl? Devletine harb ilan etmesi üzerine, Büyük kabine denilen Gazi Ahmed Muhtar Pa?a kabinesi, Sultan Abdülhamid Han’?n Selanik’te muhafazas? zorla?aca??ndan, ?stanbul’a nakledilmesini kararla?t?rd?. Sultan Re?ad da bu karar? tasdik etti. 1 Kas?m 1912 günü Loreley vapuru ile ?stanbul’a getirilen Hakan-? sab?k (eski padi?ah), ikametine tahsis olunan Beylerbeyi Saray?na yerle?tirildi. Sultan Abdülhamid Han, Beylerbeyi Saray?nda be? buçuk y?l ya?ad?. Bu müddet zarf?nda, otuz üç y?l dahiyane bir denge siyaseti ile harp riskine sokmadan ayakta tutmaya çal??t??? devletin bir oldu bittiye getirilerek Harb-i Umumi felaketine sürüklendi?ine ?ahit oldu. ?ngilizler ile Frans?zlar?n Çanakkale Bo?az?n? zorlad?klar? günlerdi. Bo?az istihkamlar?n?n dayanamayaca?? ve dü?man donanmas?n?n Marmara Denizine geçebilece?inden endi?e edildi?i için bir tedbir olarak padi?ah?n ve hükümetin Eski?ehir’e nakli kararla?t?r?lm??t?. Durum, Abdülhamid Hana bildirilince; “Ben Fatih’in torunuyum. Hiçbir vakit Bizans ?mparatoru Konstantin’den a?a?? kalamam. Dedem ?stanbul’u al?rken, Konstantin, askerinin ba??nda sava?a sava?a ölmü?tür. Biraderim nereye giderse gitsinler. Fakat o ve hükümet, ?stanbul’dan ayr?l?rlarsa bir daha dönemezler. Bana gelince; ben, Beylerbeyi Saray?ndan, aya??m? d??ar?ya atmam!” diye cevap verdi. Onun bu kararl?l??? kar??s?nda hükümet, ?stanbul’da kald?. Böylece, devletin daha o gün y?k?lmas?n? önlemi? oldu. Abdülhamid Han, Harb-i Umuminin sonuna yakla??ld??? 1918 y?l?n?n ?ubat ay? ba??nda hastaland?. Yetmi? yedi ya??ndayd?. ?iddetli bir nezleye tutulmu?, ya?l?l???ndan dolay? yata?a dü?mü?tü. 10 ?ubat 1918 günü ak?am? vefat etti ve Çemberlita?’taki Sultan Mahmud türbesine defnedildi. Sultan Abdülhamid’i tahttan indiren pa?alar ise sonunda, memleketi dü?man çizmeleri alt?nda b?rakarak kaçt?lar. ?lk olarak Enver Pa?a, Talat Pa?a, Doktor Behaeddin ?akir, Doktor Naz?m, 30 Ekim 1918’de Mondros Antla?mas?n? imza ettikten sonra, gece yar?s? ülkeyi terk ettiler. Talat Pa?a, 1921’de k?rk dokuz ya??nda Berlin’de, Enver Pa?a 1922’de k?rk ya??nda Türkistan’da, Cemal Pa?a da 1922’de elli ya??nda Tiflis’te öldürüldüler. Sultan Abdülhamid zaman?nda: Her vilayette mektepler, hastaneler, yollar, çe?meler, yap?ld?. Viyana’dan ba?ka bir yerde e?i bulunmayan modern bir t?p fakültesi aç?ld?. 1876’da Mekteb-i Mülkiyeyi yapt?rd??? gibi 1879’da da bir müze yapt?rd?. 1880’de Hukuk Mektebi ve Divan-? Muhasebat? (Say??tay) kurdu. Beyo?lu Kad?n Hastanesini yapt?rd?. 1881’de Güzel Sanatlar Akademisi, 1883’te Yüksek Ticaret Mektebi, 1884’te Yüksek Mühendis Mektebi ve Yat?l? K?z Lisesi aç?ld?. 1886’da Terkos Suyunu ?stanbul’a getirtti ve Mülkiye Lisesini açt?. 1887’de Alman ?mparatoru ?stanbul’a geldi?inde, Sultan Ahmed Meydan?nda Alman Çe?mesi yap?ld?. 1889’da Bursa’da ?pekçilik Mektebini yapt?rd?. 1891’de Halkal? Ziraat ve Baytar Mektebi ile Ka??thane’de bir poligon kurdurdu. 1890’da Bursa demiryolunu ve A?iret Mektebini yapt?rd?. 1891’de Üsküdar Lisesi ve Rü?tiye Mektepleri ve yeni postane binas? ve Osmanl? Bankas? ile reji binalar?n? ve Yafa-Kudüs demiryolu ile Ankara demiryolu yap?ld?. Yine 1892’de Hamidiye Kâ??t Fabrikas?, Kad?köy Havagaz? Fabrikas? ve Beyrut Liman? R?ht?m?n? yapt?rd?. 1893’te Osmanl? sigorta ?irketi, Küçüksu Baraj? ve Manast?r-Selanik demiryolu yap?ld?. 1894’te ?am-Horan demiryolu ve Eski?ehir-Kütahya demiryolu yap?ld?. Yine 1894’te Hamidiye Yüksek Ticaret Mektebi ve Galata-Tophane R?ht?m?, Dolmabahçe Saat Kulesi in?a edildi. 1895’te Beyrut-?am demiryolu, Darülaceze binas?, mum fabrikas?, Afyon-Konya demiryolu, Sak?z Liman? R?ht?m?, ?imdiki ?stanbul Lisesi binas?, ?stanbul-Selanik demiryolu yap?ld?. Ere?li kömür ocaklar? çal??t?r?ld?. 1896’da Tuna Nehrinde Demirkap? Kanal?n?, Kapal?çar?? tamirini yapt?rd?. Ak?l Hastanesini, 1900’de Medine-i Münevvere'ye kadar telgraf hatt? yapt?rd?. 1902’de Hamidiye Hicaz demiryolu Zerka’ya kadar i?ledi. Ka??thane’deki Hamidiye suyu ?stanbul’a getirildi. Yeni bal?khane, Haydarpa?a R?ht?m?, Maden Arama Mektebi, ?am’da T?bbiye-i Mülkiye yap?ld?. Haydarpa?a’da 1903’te Askeri T?bbiye Mekteb-i ?ahanesi, 1904’te Dilsiz ve Sa??rlar Mektebi aç?ld?. 1904’te Bingazi’ye telgraf hatt? yap?ld?. 1905’te ?stanbul-Köstence kablosu dö?endi. Haydarpa?a ?stasyon Binas? yap?ld?. Be?ikta? Tepesindeki Y?ld?z Saray? ve önündeki camiyi yapt?rd?. Velhas?l Avrupa’da yap?lan yeniliklerin hepsini en modern ?ekilde yurdumuzda yapt?rd?. Ne yaz?k ki, 1909’da tahttan indirilince, bütün bu ilerlemeler durdu ve memleket kana boyand?. Abdülhamid Han, ?stanbul-Eski?ehir-Ankara ve Eski?ehir-Adana-Ba?dat ve Adana- ?am-Medine demiryollar?n? yapt?rd??? zaman, ba?ka memleketlerde bu kadar demiryolu yoktu. Din bilgileri, fen ve edebiyat ile ilgili pek çok kitap bast?rd?. Köylere kadar kurslar açt?rd?. Paras?z kitaplar gönderdi. Harp gücünü kaybetmi? olan eski gemileri Haliç’e çekip, Avrupa’da yap?lan üstün evsafl? kruvazörler, z?rhl?lar ile donanmay? kuvvetlendirdi. Askeri, subay? öyle ?erefli olmu?tu ki, bir kahvenin önünden bir binba?? geçerken, kahvede oturanlar aya?a kalkarak sayg? gösterirlerdi. Öyle bereket vard? ki, bir binba??n?n evinde pi?en yemekten, bir mahalle fakirlerinin karn? doyard?. Bütün millet, sivil, asker, herkes birbirini severdi. +++RESPECT+++ |
|
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13]
[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15] [16]