![]() |
|
|
| ||||||
| Tarihimiz Dünden Bugüne Tarihimiz.. |
|
Görüntüleme: 37 - Cevaplar: 2
| LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 (permalink) |
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() -ηєяqιѕ- Şuan Çevrimdışı Kayıt Tarihi: Nov 2006 Yaş: 18 Mesajlar: 4.475
Rep Gücü: 31
Rep Puanı: 31
Rep Derecesi: ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Hindistan’da kurulan Müslüman Türk devletlerinden. Timur’un be?inci bat?ndan torunu Babür taraf?ndan, 1526’da kurulmu?tur. 1483’te Fergana’n?n ba?kenti Ardician’da dünyaya gelen Babür, 1494’te babas? Ömer ?eyh Mirza’n?n ölümü üzerine, Fergana hükümdar? oldu. Fakat Babür, Özbeklerin büyüyen kuvvetleri kar??s?nda, kendisi için orada sa?lam bir yer elde etmenin mümkün olamayaca??n? anlam??t?. Bundan dolay?, 1504’te Kâbil’i, daha sonra Kandehar’? alarak orada yerle?ti. 1508 Eylülünde ilk defa Hindistan’a ak?n yapt?. Üç ay süren bu ak?nda, ülkeyi tan?d? ve pek çok ganimet elde etti. Kas?m 1519’da Hayber’i geçerek Hindistan’a girdi. Pe?aver yak?nlar?na geldi. Be? defa Pencap’a sefer yapt?. Bu seferler neticesinde, Kuzey Hindistan’? fethetti. Kas?m 1525’te, Hindistan’? fethetmek üzere Kâbil’den hareket etti. 21 May?s 1526’da, Panipüt Meydan Muharebesinde, ?brahim Ludi’nin büyük ordusunu yok etti. Böylece Hindistan Türk ?mparatorlu?u tac?, Babür’e geçmi? oldu. Aral?k 1526’da, dünyan?n en büyük ?ehirleri aras?nda olan Delhi, Agra ve Hanpur fethedildi. Babür, Agra’y? ba?kent yapt?. Babür ?ah, 1527’de Hindular?n üzerine yürümek niyeti ile Agra’dan hareket etti. Ludilerin Racistan’daki kontrollerini kaybetmeleri üzerine müstakil hale gelen Hindular, hükümdarlar? Rana Senka’n?n etraf?nda toplanarak, 100.000 ki?ilik bir ordu ve birkaç yüz fille yeni Hindistan fatihinin üzerine yürümeye ba?lam??lard?. Bu, çok kritik tarihi bir and?. Babür’ün harbi kaybetmesi demek, Ganj Vadisinin Hindular?n eline dü?mesi, netice itibariyle be? as?rl?k Müslüman-Türk hakimiyetinin Hind k?tas?nda son bulmas? demekti. Babür, 13.500 ki?ilik pek seçkin bir Türkistan atl? birli?i ile dü?man üzerine yürüdü. Yan?nda Osmanl? Türklerinden Mustafa Rumi’nin kumanda etti?i bir topçu birli?i de vard?. Hindularda top ve tüfek yoktu. Ate?li silahlar ve Türk atl?s?n?n üstün sava? kabiliyeti, Babür’e parlak bir zafer kazand?rd?. Dü?man tamamen imha edildi. Bu zafer, Müslüman-Türklerin Panipüt’ten daha büyük bir zaferiydi. Biyana civar?nda geçen bu meydan muharebesi, Babür’e “Gazi” unvan?n? kazand?rd?. Babür ?ah zaman?nda ülkenin s?n?rlar?, güneyde Vindiya Da?lar?ndan, kuzeyde Amu Derya’ya (Ceyhun) kadar uzand?. 25 Aral?k 1530 y?l?nda, Agra’da vefat eden Babür ?ah?n yerine, 22 ya??ndaki büyük o?lu Hümayun Mirza geçti. 1508’de Kabil’de dünyaya gelen Nasireddin Hümayun ?ah, saltanat?n?n ilk zamanlar?nda, karde?i Kamran Mirza ile u?ra?mak zorunda kald?. Zaman?nda as?l tehlike, ?ir Han Sur’dan geldi. Hümayun, 1540 y?l?nda ba?kent Agra’y? terk etmek mecburiyetinde kald?. Böylece 15 y?l için, taht Surilerde kald?. Hümayun’un elinde Afganistan, Sind, Kuzey Pencab, Ke?mir ve Belucistan kald?. 1543’te Hümayun, Kuzey Pencap, Sind ve Belucistan’? da Surilere b?rakmak zorunda kald?. Kendisi, ?ah Tahmasb Safevi’ye s???nd? ve 1553 Ocak ay?na kadar orada misafir edildi. Daha sonra Eylül 1554’te, Safevi ?ah?n?n deste?i ile, karde?i Kamran Mirza’dan Kandehar’? alarak, baba miras?n? toplamaya ba?lad?. Ayn? senede karde?ini Kâbil’den uzakla?t?rarak Afganistan’a sahip oldu. Daha sonra Bedah?an’? da ald?. 1555 ?ubat?nda, Hindistan’?n tekrar fethine giri?ti ve büyük Pencap havalisine hakim oldu. Timuro?ullar?n?n ve babas?n?n Hindistan’da büyük prestijleri oldu?u için, çok iyi kar??land?. Surilerle 22 Haziran 1555’te yap?lan Maçivara Meydan Sava??n?n kazan?lmas?, Hind kap?lar?n?n tamamen aç?lmas?n? sa?lad?. Bu zafer, Babür Devletinin ikinci kurulu? tarihi olarak kabul edilmektedir. 28 Ocak 1556’da vefat eden Hümayun, yumu?ak bir huya sahipti. Dü?manlar? tehlikeli rakipler olsa bile, her zaman affetme alçak gönüllülü?ünü göstermi?tir. Karde?i Kamran Mirza s?k s?k isyan etmesine ra?men, onu her zaman affetmi?tir. Hümayun, ülkesinin imar?na önem vererek, ?slami karakterde birçok binalar yapt?rm??t?. Ölümü, o s?rada Hindistan’da bulunan büyük Türk denizcisi Seydi Ali Reis'in tavsiyesine uyularak, o?lu Ekber’in tahta ç?k???na kadar gizli tutuldu. Hümayun, Delhi’de defnedildi. Han?m? Hamide Banu, onun için, bugün bile sanat yönünden herkesin ilgisini çeken muazzam bir türbe yapt?rd?. Hümayun’dan sonra devlet idaresi, o?lu Celaleddin Ekber’in eline geçti. Ekber zaman?nda Babür ?mparatorlu?u, say?l? dünya devletleri aras?na girdi. ?ubat 1556’da tahta ç?kan Ekber’in ilk senelerinde devletin idaresi, babas?n?n yard?mc?s? Bayram Han?n elinde kald?. Ekber’in atal??? olan Bayram Han, Ekber taraf?ndan Han-? Hanan yani ba?vezirlik makam?na yükseltildi. Devletin idare edilmesinde, Bayram Han?n çok eme?i geçti. Ekim 1556’da saltanat de?i?ikli?inden faydalanmak isteyen Surlularla Panipüt’te yap?lan sava??, Babürlüler kazand?. Müteakiben Malva, ba??ms?z Racput devletleri, Gucerat ve Hande? ele geçirildi. Bengal, bir defa daha Delhi’nin idaresi alt?na girdi. Bir çok istilac?lar için Hindistan’a geçit veren kuzeybat? hududu, Kâbil ve Kandehar’?n ele geçirilmesi ile emniyet alt?na al?nd?. Bununla beraber, Kandehar ?ehrinin al?nmas?, ?ran ile uzun bir süre çeki?me sebebi oldu. Diplomatik seviyede en çok Safeviler ile dostluklar kuruldu. Özbek hükümdar? Abdullah Han ile kendi topraklar?n?, hudutlar?n? tayin için bir anla?ma yap?ld?. Hind Okyanusunda bulunan Portekizlilerden gelen mü?terek tehlike kar??s?nda, Osmanl?lar ile de temaslar yap?ld?. Fakat, Delhi ile ?stanbul aras?ndaki çok uzun mesafe, büyük bir Sünnî ittifak?n?n do?mas?n? engelledi. Di?er taraftan Ekber ?ah, “Din-i ?lahi” ad? ile derleme bir din kurmaya çal???yordu. Bu din sayesinde, bütün tebaas? üzerinde manevî ve ruhanî hükümdarl???n? tesis etmek arzusundayd?. Ancak Mecusi, Brehmen ve H?ristiyanlara hürriyet tan?rken, Müslümanlara zulüm ve i?kence ederdi. Ekber’in din dü?manl???n?, zaman?n?n büyük din alimlerinden ve Hindistan’?n Serhend ?ehrinde ya?am?? olan ?mam-? Rabbani Ahmed Faruki Serhendi hazretleri, Mektubat adl? eserinde uzun anlatmaktad?r. Ekber, saltanat?nda, bir taraftan s?n?rlar?n? geni?letirken, di?er taraftan da askerî ve idarî sahalarda faaliyette bulundu. ?lk olarak damgalama usulünü getirdi. Ülkedeki topraklar, oldu?u gibi hükümdara ba?l? devlet topra?? haline getirildi. Ordu subaylar?na ve memurlara derece verildi. Arazi gelirlerini kontrol etmek için, “Kurubi” ad? verilen tahsildarlar te?kilat? kuruldu. 1603 y?l?nda ?iddetli bir dizanteri hastal???na yakalanan Ekber, bütün tedavilere ra?men iyile?emeyerek çok geçmeden öldü. Cesedi, o zamanlar Behi?tabad, daha sonra ?skender ad? verilen bahçeye gömüldü. Sonradan, halefleri taraf?ndan, üzerine büyük bir türbe yap?ld?. Ekber’in yerine, ölümünden önce tayin etti?i Selim adl? o?lu, Muhammed Cihangir ?ah ad?yla tahta geçti. 35 ya??nda olan Cihangir, saltanat de?i?ikli?inden faydalanarak ba?kald?ranlar?n Delhi’ye ba?lanmas? için çal??t?. Onun en büyük icraat? ve hizmeti, babas?n?n ?slam âlimlerine kar?? yürüttü?ü bask?y? kald?rmas?d?r. Ayr?ca, a??r ve ezici cezalara son verdi. Vergi toplanmas?ndaki bozukluklar? gidererek, vergi gelirlerinin daha s?hhatli bir ?ekilde devlet hazinesine girmesi için tedbirler ald?rd?. Bu hizmetlerinin yan?nda, Avrupal?lara Hindistan’a ticaret tesisleri kurma izni, ilk defa bunun zaman?nda verildi. Böylece ?ngilizlerin Hindistan’a s?zmalar?na zemin haz?rlanm?? oldu. Cihangir, Ekim 1627’de Ke?mir’den Lahor’a giderken yolda vefat etti. Cihangir’in cesedi, dinî merasimden sonra, Lahor civar?nda ?ah Dara’da topra?a verildi. Cihangir ?ah?n, devlet adaml??? yan?nda edebî cephesi de büyüktür. Tüzük-i Cihangirî ad?yla yazd??? eseri, çok k?ymetlidir. Cihangir’in yerine o?lu ?ah Cihan, ?ehabeddin unvan? ile tahta geçti. Devrinde, Hindistan’da ileri gelen Müslüman devletleri ile mücadele etti. Bunlar?n ba??nda Nizam?ahiler gelmekte idi. 1630’da harekete geçen Babürlüler, Nizam?ahlar?, Devletâbad’a kadar sürdüler. Bu arada Darur ?ehri ele geçirildi. Ertesi y?l Devletabad da al?n?p Nizam?ahlara büyük bir darbe vuruldu. Cihan ?ah? u?ra?t?ran di?er bir mesele de o s?rada Hindistan’da hat?r? say?l?r bir devlet olan Adil?ahlard?r. Uzun mücadelelerden sonra ?ah Cihan’?n üstünlü?ünü tan?mas? ?art? ile aralar?nda anla?ma sa?land?. Orta Hindistan’?n di?er üçüncü güçlü devleti, Kutub?ahlar idi. Bunlar ?iili?i benimsediklerinden, Sünni olmalar? için ?ah Cihan taraf?ndan bir ferman yollanm??t?r. Ayr?ca ?ah Cihan, Safeviler ad?na okunan hutbenin kendi ad?na okunmas?n? istedi. ?ah Cihan, büyük bir orduyla Dekken’e gelince, Kutub?ahlar korktular ve hutbede dört halifeyi ve ?ah Cihan’? zikrettikleri gibi, y?ll?k bir miktar vergi ödemeyi de kabul ettiler. Böylece, bu devletlerle olan meseleler, Babürlülerin lehine olarak halledildi. ?ran, Osmanl? ve Avrupa devletleri ile münasebet kuruldu. Bu s?rada Portekizliler, Hugli’de koloni kurdular ve köle temini için Bengal’de insan av?na giri?tiler. Bunu haber alan ?ah Cihan, 1632’de meseleye el at?p, Hugli yöresini zaptetti ve Portekizlileri sadece bir ?ehirde oturmaya mecbur etti. ?ah Cihan, 1652’de hastalan?nca, o?ullar? aras?nda taht kavgas? ba?lad?. Evrengzib ad?ndaki o?lu, karde?lerine hakim olduktan sonra, babas?n? da taht?ndan indirerek, Temmuz 1658’de, Agra’da, sultanl???n? ilan etti. Evrengzib Alemgîr zaman?nda Gürganiye Devleti, eski ha?metli devrini ya?ad?. Evrengzib, dinine ba?l? olup, âlimleri severdi. Brehmenlerle ve ?iîlerle mücadele edip, ?iî sultanl?klar?n? ortadan kald?rd?. Büyük âlim ?mam-? Rabbanî hazretlerinin o?lu Muhammed Ma’sum Farukî ve onun o?lu Muhammed Seyfüddin hazretlerinden feyz ald?. 50 sene adaletle hüküm sürdü. ?eyh Nizam Muinüddin ba?kanl???ndaki bir heyete, Hanefi mezhebi üzerine Fetava-i Hindiyye ad?ndaki çok k?ymetli fetva kitab?n? haz?rlatt?. Evrengzib, d?? siyasete de önem verdi. Safevilerle olan dostluk devam ettirildi. Basra ve Arabistan’la mektupla?malar oldu. Mekke ?erifine elçiler yollanarak, büyük maddi yard?mda bulunuldu. Bu devrede, Osmanl? - Gürgâniyye münasebetleri de ileri safhada idi. Padi?ah ?kinci Süleyman’?n, Hindistan elçili?i ile vazifelendirdi?i Ahmed A?a, 1690 y?l?nda büyük bir merasimle kar??land? ve Anadolu’nun temsilcisi olarak kabul edildi. Bat?l? devletlerden ?talya, Fransa ve ?ngiltere ile de temaslarda bulundu. "Ebü’l-Muzaffer", "Muhyiddin Evrengzib", "Padi?ah" ve "Gazi" unvanlar?na sahip olan Evrengzib, yakaland??? rahats?zl?ktan kurtulamayarak Mart 1707'de vefat etti. Gürgâniyye Devleti, Evrengzib’den sonra parlakl???n? kaybetti. Devlet, halefleri zaman?nda uçuruma gitti?i gibi, hükümdarlar da geli?en d?? bask? neticesinde y?prand?lar. Hindistan’daki di?er Türk devletleri için kaç?n?lmaz bir hastal?k haline gelen Hindula?ma, bu tarihten itibaren Babürlüler için, içten çökü?ü haz?rlayan bir sebep oldu. Babür Devletinde çökme alâmetleri, 18. yüzy?lda hissedilmeye ba?land?. Evrengzib’den sonra tahta geçen Bahad?r ?ah, devlet i?lerini düzene koyduktan sonra, Racput meselesini halletmek istedi. Fakat bu arada ayaklanan karde?i ile mücadele etmek zorunda kald? ve onu öldürttü. Bir müddet asilerle u?ra?an Bahad?r ?ah, (1707-1712) tarihleri aras?nda hüküm sürdükten sonra, 1712’de Lahor’da vefat etti. Bahad?r ?ah’?n yerine, Cihangir ?ah?n bir y?ll?k saltanat?ndan sonra, Ferruh tahta ç?kt?. Bunun zaman?nda devlet iç mücadeleye sahne oldu ve büyük parçalanmalar görüldü. 1722’de Safevilerin y?k?lmas? ile yeni bir birlik te?kil ederek tahta ç?kan Nadir ?ah, aslen Kalaçlara dayanan ve Afganla?m?? olan G?lzaylar üzerine yürüdü. G?lzaylar yenilince, Hind s?n?r?na s???nd?lar. Bu yüzden Nadir ?ah, Babürlüleri birkaç defa ikaz etti. Ancak, Babürlülerin G?lzaylara ses ç?karmad???n? görünce, 1738’de sefere ç?k?p, önce Babürlülerin ata yurdu olan Kâbil’i daha sonra da Pencap ve Delhi’yi i?gal etti. Ders vermek için Delhi’yi yak?p y?kan Nadir ?ah, ele geçirilen Hind hazinelerini ?ran’a ta??d?. Di?er taraftan Avrupa devletleri de, Babür Devletinin hakimiyetini zaafa u?ratmak için büyük çaba sarf ettiler. Alemgir adl? Babürlü hükümdar?, veziri Gazieddin taraf?ndan öldürülünce, tahta 1760 y?l?nda ?kinci ?ah Alem geçti. ?ah Alem, ilk olarak ?ngiliz himayesine giren Babürlü hükümdar? oldu. Bunun zaman?nda ?ngilizler, hakimiyetlerini Bengal’den Orta Hindistan ve Racputana’ya kadar geni?lettiler. 1764’te Badsar Sava??ndan sonra, Bihar hakimiyetinden vazgeçen ?ah Alem, ?ngiliz karargâh?na s???nd?. ?ngilizlerin himayesinde, Allahabad’da hayat?n? sürdüren ?ah Alem, o hayattan b?karak Maratalarla birle?mek üzere ?ehri terk etti. Böylece ?ah ?kinci Alem, bir müddet bunlar?n himayesinde ya?ad?. Maratalar?n önemli reislerinden olan Sindia, yava? yava? kendisine kuvvetli bir krall?k meydana getirerek, Agra ve Delhi’yi ele geçirdi. Babürlülerin varisi oldu?unu ilan etti. 1803’te Maratalar?n güçlenmesini Hind politikas?na uygun görmeyen ?ngilizler, Sindia’y? ma?lup ettiler. ?ah ?kinci Alem, tekrar ?ngilizlerle kar?? kar??ya kald?. Bu Avrupa devletinden baz? imtiyazlar koparmak istediyse de, ?ngiliz komutan?, teklifleri her defas?nda geri çevirdi. Bununla beraber, Babürlü ailesinin geçimini sa?lamak üzere bir miktar para verdiler. Gerçek idare ise ?ngiliz temsilcisi taraf?ndan yürütülmekle beraber, Delhi’den tebli? edilen emirlerin, hükümdar ad?na olmas?na ses ç?karmad?lar. Bir müddet sonra, ?ngiliz-Babür münasebetlerinde protokol kald?r?ld?. ?ngiliz genel valisi, ?ah ?kinci Alem’e e? duruma getirildi. Hükümdar?n ad?, paralardan kald?r?ld?. 1837’de Babürlülerin son hükümdar? tahta ç?kt?. As?l ad? Ebü’l Muzaffer Siraceddin Muhammed olan ?kinci Bahad?r ?ah, bu tarihte, resmen sözde hükümdar ilan edildi. 1857’de büyük bir ayaklanmada bulunan ?kinci Bahad?r ?ah, bu hareketi ile, para kestirmeye ve hutbe okutmaya muvaffak oldu. Ancak ?ngilizler, bu duruma ?iddetle tepki gösterdiler. Bir ?ngiliz ordusu, Delhi’yi Babürlülerin elinden ald?. ?ngilizler, Delhi’de evleri, dükkânlar? bas?p, mallar?, paralar? ya?ma ettiler. Kad?nlar?, çocuklar? dahi k?l?çtan geçirdiler. ?çecek su bile bulunmaz oldu. Hümayun ?ah?n türbesine s???nm?? olan çok ya?l? ?ah?, çoluk-çocuklar? ile, elleri ba?l? olarak, kale taraf?na götürdüler. Patrik Hudson, yolda, ?ah?n üç o?lunu soydurup, don ve gömlekle b?rak?p, gö?üslerine kur?un s?karak ?ehid etti. Kanlar?ndan içti. Cesetlerini kale kap?s?na ast?rd?. Bir gün sonra, ba?lar?n? ?ngiliz kumandan? Henri Bernard’a götürdü. Sonra, ba?lar? suda kaynat?p ?aha ve zevcesine çorba olarak gönderdi. Çok aç olduklar?ndan, hemen a??zlar?na koydular, fakat çi?neyemediler, yutamad?lar. Ne eti oldu?unu bilmedikleri halde, ç?kar?p topra?a b?rakt?lar. Hudson haini, "Niçin yemediniz? Çok güzel çorbad?r. O?ullar?n?z?n etinden yapt?rd?m!" dedi. Sonra, sultan?, zevcesini ve di?er yak?nlar?n?, Rangon ?ehrine sürüp hapsettiler. Sultan, 1862’de zindanda vefat etti. Delhi’de 3000 Müslüman? kur?unlayarak, 27.000 ki?iyi de keserek ?ehid ettiler. Ancak gece kaçanlar kurtulabildi. H?ristiyanlar, di?er ?ehirlerde ve köylerde de say?s?z Müslüman? öldürdüler. Tarihî sanat eserlerini y?kt?lar. E?i bulunmayan, k?ymet biçilmeyen ziynet e?yalar?n? gemilere doldurup, Londra’ya götürdüler. Allâme (büyük alim) Fadl-? Hak, 1861’de Andoman adas?nda, zindanda, ?ngilizler taraf?ndan ?ehid edildi. ?kinci Bahad?r ?ah?n ölümü ile, Babür Hanedan?, Hindistan’da tarih sahnesinden çekildi. ?ngilizler, siyasi iktidar? ele geçirip, hemen her yerde yapt?klar? gibi, Hindistan’? da bir isyanlar diyar? haline getirdiler. De?i?ik inanç ve kültürdeki insanlar? birbirine k??k?rtarak, onlar?n birlik ve düzenine imkân vermeyip, malî kaynaklar? kendi ülkelerine ak?tt?lar. Ayr?ca, Müslümanlar aras?ndaki yard?mla?may? ve karde?li?i y?kmak için çe?itli entrikalar çevirdikleri gibi, ajanlar? vas?tas?yla “Kad?yânîlik” denilen bozuk bir mezhep ortaya ç?kararak, Müslümanlar? do?ru yoldan sapt?rmaya çal??t?lar. Bu tarihten sonra ?ngilizler, Hindistan’a yerle?erek, Babür (Gürgâniyye) ?mparatorlu?unun tarih sahnesindeki yerini ald?lar. Babür ?ah?n kurdu?u Timuro?ullar? veya Gürgâniyye Devletinin on yedi hükümdar?, kronolojik olarak, a?a??dad?r. Hükümdar?n Ad? / Tahta Geçi?i Babür ?ah / 1526 Hümayun ?ah / 1530 Ekber ?ah / 1556 Selim Cihangir ?ah / 1604 ?ah Cihan / 1628 Evrengzib Alemgir / 1658 ?ah-? Alem Bahad?r / 1706 Cihangir ?skender / 1712 Ferruh / 1713 Refiudderecat / 1719 ?ah Cihan? Sani / 1719 Muhammed ?ah / 1719 Ahmed Bahad?r ?ah / 1747 Alemgir-i Sani ?ah / 1753 ?ah-? Alem Sami ?ah / 1759 Ekber ?ah-? Sani / 1806 Bahad?r ?ah-? Sani / 1837 There Is a Little 2pac In All Of Us! |
|
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13]
[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15] [16]