![]() |
|
|
| ||||||
|
Görüntüleme: 20 - Cevaplar: 0
| LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 (permalink) |
| | YAKAZA - Sadık Yalsızuçanlar Kitap Hakkında: Yakaza'yı ikinci kez okudum. Epey epey zaman önce okuduğumda hiçbir şey anlamadığımı, bir yazarın anılarını karıştırarak bir kitap içerisinde okura sunduğunu düşünmüştüm. Çok tanıdık biri Yakaza'dan nasıl da etkilendiğini söylemişti hemen ardından. Nasıl da etkilenmişti...! Merak işte... yıllar sonra Yakaza ile yeniden karşılaştığımda nasıl da etkilendiğini gözlerimle görmek istedim belki. Okudum. Bana ilk'te verdiği tat hiç de değişmedi. Neden karışık cümleler kurmayı seviyordu yazar. Cümleler zihninde böyle karışık olduğu için mi? Olmadı. Zaman kaybettim. Bu roman üzerine güzel satırlar döşemeyi isterdim. Keşke bana birşeyler ifade ettiğini söyleyebilsem. Çizgilerden taşamayan, yatağını değiştirmeyen, kendi halinde akıp duran bir kitap işte Yakaza. Ben anlamadım, size nasıl anlatayım? İçinde bir cümle her şeyi açıklıyor bence. 'Kendi dünyasını yazıyor ve kimse bir şey anlamıyor muydu?' Kitabın incileri: Övünmek güç zamanlarda savaşanların hakkıydı, biliyorum. 47 ... uzaktan taşlar değil, dağlar görünüyor... 67 Ateş sudan daha çok temizlik yapıyordu. 68 Geri döndüğü zaman kalmamıştır insan. 68 Kendi dünyasını yazıyor ve kimse bir şey anlamıyor muydu? 95 Kimi kırdıysak affola, Allahın yarattığı bir kulum işte |
|
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13]
[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15] [16]