![]() | YENİ AÇILAN BÖLÜMLER | |
| |||||||
| Siyaset Bilimi Siyasi ideolojiler, siyasi doktrinler, siyasi örgütlenmeler, siyasi hareketler, siyasi oluşumlar - Siyaset Bilimi - Siyasetin özü hakkında her tür bilimsel konuyu tartışma ortamı |
Kaspersky Internet Security 2009 | Full Sürüm | 27 Adet %100 Çalışan Lisans Key (2009
| Tags: tarh 1 , trkyede blc solun, ve komnzmn kanli |
| | LinkBack | Seçenekler | Arama | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Yeni Üye ![]() janjan Şuan Çevrimdışı Kayıt Tarihi: Apr 2007 Mesajlar: 142
Rep Gücü: 2
Rep Puanı: 2
Rep Derecesi: | MİLLİYTÇİ PARTİ'ye, TÜRKÇÜ PARTİ'ye ve KEMALİST PARTİ'ye saygılarmıla ithafımdır!.. Aşağıdaki yazıyı her TÜRK genicinin okumasını tavsiye ve telkin ediyorum. Hakikatler, her iki taraf açısından da saklanamaz bir gerçektir. Sağ yani ÜLKÜCÜ camia aşağıdaki sebeplerden mütevvellit KOMÜNİZME karşı mücadele etmiştir ve edecektir de!!! Fakat, çok da abes bir durum da vardır ki bunu da aklım almamak da. 12 Eylül döneminde, şer'iat isteyenler ve bu aşağıdaki eylemleri yapanlar ÜLKÜCÜLERE karşı aynı cephedeydiler, bunu da anlamak imkansız. Bugün AKP içerisinde yuvalanan bir kısım eski komünistler ve eski sözde şer'iatçılar o gün de MHP ve MHP yanlılarına taş, sopa ve hatta kurşun atmaktaydılar. HERKES TARİHİN İYİ BİLECEK VE ÖYLE KONUŞACAK!!!! TÜRKİYE'de Bölücü SOL'un ve KOMÜNİZM'in KANLI TARİHİ!!! Terörizm, tarihin her döneminde devletler ve toplumlar için bir tehdit kaynağı olmuştur. Ancak son yarım asırlık dönemde bu tehdit korkunç denebilecek boyutlara ulaşmıştır. Sıcak savaşlar, silahlanmada ulaşılan korkunç aşama nedeniyle kolay kolay göze alınamamaktadır. Bölgesel de olsa sıcak savaşlara başvurmanın zorunluluğu, yenen ve yenilen için yaratacağı korkunç sonuçlar, ülkeleri bu yollara başvurmaktan alıkoymaktadır. Buna rağmen milli hedef ve çıkarlarının tatmin edilmesi arzusu, belki de her zamankinden daha yoğun bir şekilde varlığını korumaktadır. İşte bu çelişkili durum, ülkeleri sıcak savaş dışında yeni yöntemler aramaya sevk etmiştir. Günümüzde var olan ve son yarım asırdır adeta bilimselleştirilerek uygulanan yöntem ise, yıkıcı faaliyetlerdir. Yıkıcı sol örgütlere göre; *Devlet, egemen sınıfların, bürokratlar ve askerler aracılığıyla kurduğu bir baskı örgütüdür. Devrim ise, halkın devrimci girişimi ile devleti parçalayıp, siyasi iktidarın ele geçirilmesi ve ele geçirilen iktidar ile daha ileri bir üretim düzeyine ulaşılmasıdır. *Sosyalist devrim yapılabilmesi için ekonomik bir buhranın, sosyal bir buhranı doğurması ve bunun da politik buhrana yol açması gerekmektedir. Bu üç buhranın birleşmesi ile devrimi yapmak mümkün olur. Tüm bu buhran aşamaları; "devrim sürecidir". Ancak ülkede devrimci bunalımın yanında milli bunalımın da bulunması gereklidir. *Mevcut düzen proletaryanın ayaklanması ile yıkılır. Bu ancak proletarya partisi ile yapılabilir. Partinin olmadığı bir dönemde devrim yapmak mümkün olmaz. Devrimi yapacak proletarya partisi ülkede yoksa, ana görev, bu partinin çekirdeği olan öncü örgütlerin teşkili olmalıdır. Komünizm: Bütün malları ve her türlü üretim araçlarını devletin elinde toplayan, ferdi mülkiyeti ortadan kaldıran, her insanın kabiliyetine ve ihtiyacına göre pay aldığı sosyal ve politik düzendir. Kavram bugünkü anlamı ile ilk önce Marks ve Engels'in yayınladıkları Komünist Manifesto ile ortaya atılmıştır. 1917'de Rusya'da ihtilal yapan Bolşevikler, bu tarz bir düzen kurmaya girişmiş, tek parti diktatörlüğüne yol açan komünizmi uygulamaya başlamışlardır. İnsan haklarını çiğneyen bu yönetim, 2.Dünya Savaşından sonra Çin'de de kurulmuştur. Bazı geri kalmış memleketlerde de halk menfaatlerini korumak maksadıyla diktatörlüğün kurulmasına vesile olmuştur. Rusya, komünizmi emperyalist emeller için bir silah olarak kullanmış, birçok zayıf milleti egemenliği altına almış ve bu ülkelerde zorla komünist hükümetleri işbaşına geçmiştir. Ancak komünist idare uzun ömürlü olmamıştır. Sovyetler Birliği'ni oluşturan cumhuriyetlerin çoğu yeniden yapılanma çerçevesinde birlikten kopmuştur. Ayrıca diğer komünizm uygulanan ülkelerde de sistem iflas etmiştir. Komünist devlet bir rejim adıdır. Ama komünizm, bir ideolojidir. Bir dönem için bu ideolojiden kaynaklanan devletin çöktüğünü kabul edebiliriz; Fakat ideolojiler ise daha uzun süre hayatını devam ettirebilmektedir. Bu bağlamda tüm yıkıcı sol örgütler, daha önceden dünyada kurulmuş olan sosyalist devletlerin modeli ile Marksist-Leninist teorisyenlerin sosyalist devlet örneğini kendilerine model olarak almışlardır. Sol Hareketlerin Başlangıcı ve Gelişimi Ülkemizde yıkıcı sol terörist faaliyetlerin başlangıç tarihinin 1820 yıllarına kadar uzandığı bilinmektedir. 1820, 1845, 1872 ve 1908’de küçük çapta işçi haraketleri şeklinde gelişmiştir. 1910 yılında, İştirakçi Hilmi ve arkadaşları tarafından kurulan “Osmalı Sosyalist Fırkası” ve Avrupa’dan yurda dönen şahısların teşebbüsü ile kurulan “Türkiye Sosyalist Fırkası” nın yanında, Doktor Şefik Hüsnü’nün kurduğu “Türkiye İşçi ve Çiftçi Sosyalist Fırkası(TİÇSF)” bu yüzyılın başında Türkiye’de sol örgütlenmenin ilkleri olmuşlardır. Türkiye’de yıkıcı terörist faaliyetler alanında ilk önemli örgüt, “Türkiye Komünist Partisi” (TKP)’dir. 10 Eylül 1920 tarihinde Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de kurulan TKP örgütünün Genel Başkanlığına Mustafa SUPHİ, Genel Sekreterliğine Ethem NEJAT seçilmiştir. TKP, ülkemizde daha sonraki yıllarda ortaya çıkan yıkıcı terörist örgütlerin temelini teşkil etmiştir. Anadolu’daki aşırı sol hareket denetim altına alınmaya çalışıldığı sırada Aralık 1920 tarihinde Anadolu’da örgütlü bulunan gizli Türkiye Komünist Fırkası, Türkiye Halk İştirakiyun Fırkası (THİF) adı altında legal hale geldi. Ancak, 11-27 ve 28 Ocak tarihlerinde Türkiye Halk İştirakun Fırkası yöneticileri Salih HACIOĞLU, Ziynetullah NUŞİREVAN ve bir çok üye tutuklandı. Bu sırada THİF’nin çalışmalarını geliştirmek için Ankara’ya doğru hareket eden Mustafa SUPHİ ve 14 arkadaşının ölmesinden sonra, THİF 1922 yılında kongresini gizli olarak yapmıştır. 1925 yılında Şefik HÜSNÜ’nün yönlendirmesiyle TKP Derleniş Kongresi toplandı. Kurtuluş Savaşı döneminde yasal bir nitelik taşıyan TKP, 1925 yılından itibaren Takrir-I Sükun kanunuyla yasadışı bir hale gelmiş ve daha sonra TCK’na eklenen 141. 142. maddeler ile aşırı sol faaliyetler yasaklanmıştır. 1946 yılında komünist faaliyetlerden dolayı Sovyet Rusya’ya kaçan Zeki BAŞTIMAR, TKP’nin faaliyetlerini yurtdışından organize etmeye başlamıştır. Türkiye’de TKP’nin örgütlenmesi ve geniş kitlelere hitap etmesi amacıyla Moskova’da BİZİM RADYO adı altında kurulan ve Türkçe yayın yapan radyo vasıtası ile yurtiçine dönük kitle çalışmaları yapılmıştır. 1951 yılında örgüt mensuplarının tutuklanmasından sonra uzun süre sessiz kalan TKP, 1956 yılında Moskova ve Sofya’da dağıttığı TKP/Yurtdışı Bürosu imzalı bildirilerle yeniden sesini duyurmaya başladı. Partinin yurtdışı bürosunda Kasım İbrahim BİLEN ve Arap PEHLİVANYAN bulunmaktaydı. 1956 yılından sonra TKP, Yurtdışı Bürosu’nu, Doğu Almanya’nın başkenti Berlin’e taşımış, 15 Mart 1958 tarihinde de Türkiye Muhalefet Radyo İstasyonu adıyla yayınlara başlamıştır. 1920-1960 yılları arasındaki devrede, dönemin tek organize gücü olan TKP, fazla gelişme alanı bulamamış, yıkıcı terörist faaliyetler daha ziyade sanat, fikir hareketi olarak kamufle edilmiş ve üniversite gençliği içerisinde dernekler aracılığı ile yan örgütleri oluşturma gayretleri şeklinde devam etmiştir. 1960-1970 Yılları Arası 1961 Anayasasının kabulünden sonra, yeni Anayasanın getirmiş olduğu geniş hürriyet anlayışının neticesi olarak, anılan tarihe kadar yıkıcı terörist örgütlerin gelişmesini önleyen TCK’nın 141 ve 142. Maddelerinin çeşitli nedenlerle tartışma konusu yapılması, yetkili bir kısım Ceza Hukukçularını bu iki maddenin 1961 Anayasasına aykırı olduğu tezini savunmaları, yıkıcı terörist faaliyetlerinin ortaya çıkmasına yardımcı olmuştur. 15 Haziran 1968 Amerikan 6. Filosunun tekrar İstanbul’a gelmesi sırasında “Devrimci Öğrenci Birliği(DÖB)” nin eylemlerde bulunması ve ve Ankara Amerikan Haberler Merkezi'ne yapılan silahlı saldırı, dönemin aşırı sol hareketlerine örnektir. (Siyahkan Notu: Eylem, TÜRKİYE'yi 6. Filodan kurtarmak adına değil, Moskova adına yapılan bir eylemdir.) 9-10 Ekim 1969 tarihinde yapılan bir kurultayda, Türkiye Devrimci Gençlik Federasyonu (DEV-GENÇ) kurulmuş, ve genel başkanlığına Atilla SARP seçilmiştir. 17-18 Ekim 1970 günleri Ankara’da Yusuf KÜPELİ’nin divan başkanlığı yaptığı DEV-GENÇ kurultayında Genel Başkanlığa Ertuğrul KÜRKÇÜ seçilmiştir. (Siyahkan Notu: KÜRKÇÜ, Kızıldere katliamında saklanarak kurtulan tek kişidir..) Bu kurultay ile Ertuğrul KÜRKÇÜ, Mahir ÇAYAN, Yusuf KÜPELİ, Münir Ramazan AKTOLGA Dev-Genç’e tamamen hakim olmuşlardır. 1971-1980 Yılları Arası Bu dönemin yıkıcı sol faaliyetleri, Avrupa ülkelerinde başlayan öğrenci hareketlerinin etkisi ile 1968-1969 yıllarında büyük yerleşim merkezlerinde gelişen öğrenci haraketleri şeklinde meyvelerini vermeye başlamıştır. 1970’li yıllardan itibaren başlayan ve aynı ideolojiyi temel alan Marksizm ve Leninizm paralelinde çeşitli bölünmeler ve bunun sonucu olarak da bir takım örgütlenmeler ortaya çıkmıştır. Bu örgütlenmeyi 5 ana guruba ayırabiliriz: 1-TKP Kökenli Örgütlenmeler 2-THKP/C Kökenli Örgütler 3-THKO Kökenli Örgütler 4-TKP/ML Kökenli Örgütler 5-TİİKP Kökenli Örgütler 1980 Sonrası 12 Eylül 1980 harekatı ile yenilgiye uğratılan ve dağılan örgütleri kendi çatısı ve önderliğinde toplama gayretine giren Türkiye Komünist Partisi (TKP), 1984 yılında Sofya’da, Türkiye İşçi Partisi (TİP), Türkiye Sosyalist İşçi Partisi (TSİP), Türkiye Komünist Emek Partisi (TKEP) gibi sol örgütlerle, Kürdistan Öncü İşçi Partisi (KÖİP) ve Türkiye Kürdistan Sosyalist Partisi (TKSP) gibi bölücü örgütlerle Türkiye ve Türkiye Kürdistan Sol Birliği (Sol Birlik) adıyla kurulan ittifak, 1988 Aralık ayına kadar sürdürülmüştür. Türkiye’deki aşırı sol örgütlenmenin çekirdeği durumunda olan TKP ile TİP, Ağustos 1988 tarihinde birleşerek, “Türkiye Birleşik Komünist Partisi (TBKP)” adını aldıklarını açıklamış, ancak legal olarak oluşturulan bu parti, 22 Temmuz 1991 tarihinde Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılmıştır. 12 Eylül 1980’den sonra uzun bir suskunluk içerisine giren yıkıcı sol örgütler, özellikle legal alanda kurdukları, örgütlerin yan kuruluşu olarak faaliyet gösteren örgütlenmeler vasıtasıyla ve 1988 yılından sonra cezaevlerinden firar eden çekirdek kadrosuyla yeniden faaliyetlerine hız vermişlerdir. DEV-SOL örgütü, 1990-92 döneminde Lübnan Bekaa’da bulunan eğitim kampında pratik ve teorik eğitimlerini tamamlayan militanların bir bölümünü şehirlerde, bir bölümünü ise kırsal alanda eylemlere sokmuştur. (Siyahkan Notu: Lübnan Bekaa, bugünkü PKK kamlarının kurulu olduğu yerlerdendir.) Örgütün yediği darbelerin, örgütün lideri Dursun KARATAŞ’ın merkeziyetçi tavrından ve tek liderliğinden kaynaklandığından hareketle örgütte bir bölünme ortaya çıkmış, Dursun KARATAŞ ve Bedri YAĞAN grubu olarak ikiye ayrılmıştır. Darbe hareketi belirli bir süre örgütten gizlenmiş ise de “ÖNDERLİK (DAYICILAR) ve DARBECİLER” olarak iki grup ortaya çıkmıştır. Örgüt içerisinde 13 Eylül 1992’de meydana gelen bu darbe hareketiyle ortaya çıkan bölünme, örgütte yeni partileşme ve yapılanmayı ortaya çıkarmıştır. 30 Mart 1994 tarihinde yurtdışında gerçekleştirilen 1.Kongresinde örgütün etkin olan kanadı DAYICILAR Grubu; Ismini Devrimci Halk Kurtuluş Partisi/Cephesi (DHKP/C) olarak değiştirmiştir. 1994 yılında DEV-SOL örgütünden arılarak oluşturulan Devrimci Halk Kurtuluş Partisi/Cephesi (DHKP/C) örgütü de gençlik örgütlenmesinde Dev-Genç ismini kullanmaktadır. Türkiye Komünist Partisi/Marksist Leninist-Hareketi ve Türkiye Komünist İşçi Hareketi (TKİH) örgütlerinin birleşimiyle 1994 yılında oluşturulan Marksist Leninist Komünist Partisi (MLKP) örgütü, değişik fonksiyonlardaki örgütlerin bir araya gelebileceğini göstermiştir. MLKP örgütünde 1995 Ağustos ayında başlayan hizipleşme sonucu 4 Eylül 1995 tarihinde Ağca KAYA liderliğinde bazı TKP/ML-Hareketi mensupları MLKP örgütünü tanımayarak Komünist Parti-İnşa Örgütü (KP-İÖ) adı altında bir yapılanmaya gitmişlerdir. TİKKO örgütü 1987 yılında 3. Konferansın yerinin belirlenmesi hususunda çıkan anlaşmazlık sonucu TKP/ML-DABK ve TKP/ML-BABK (KONFERANSÇILAR) adı altında faaliyet göstermeye başlamıştır. Konferansçılar doğu bölgesindeki faaliyetlerini Kürdistan Bölge Komitesi (KBK) adı altında sürdürmektedir. THKO kökenli örgütlerden ise EKİM, TİKB, TKEP, TKEP/L ve TDKP örgütleri faaliyetlerini günümüzde de sürdürmektedir. Ayrıca silahlı mücadeleyi esas alan yıkıcı sol örgütler, münferit eylemlerin yanında, toplumsal olayları bahane ederek kitleleri isyana teşvik etmektedir. Kurtarılmış bölgeler ilan etme, legal alanları sonuna kadar kullanma, sendikalar vasıtasıyla işçilere yönelme, öğrencileri örgüt içerisine çekme, cezaevlerinde eylemler ile Türkiye gündemine yerleşmek isteyen yıkıcı sol örgütler, her dönemde ve her alanda kanunların boşluklarından faydalanarak faaliyetlerine devam etmek istemektedirler. 1951 yılında örgüt mensuplarının tutuklanmasından sonra uzun süre sessiz kalan TKP, 1956 yılında Moskova ve Sofya'da dağıttığı TKP/Yurt dışı Bürosu imzalı bildirilerle yeniden sesini duyurmaya başlamıştır. 1956 yılından sonra TKP, Yurt dışı Bürosu'nu Doğu Almanya'nın başkenti Berlin'e taşımış, 15 Mart 1958 tarihinde de Türkiye Muhalefet Radyo İstasyonu adıyla yayınlara başlamıştır. 1920-1960 yılları arasındaki devrede, dönemin tek organize örgütü olan TKP, fazla gelişme alanı bulamamış, yıkıcı sol faaliyetler daha ziyade sanat, fikir hareketi olarak kamufle edilmiş ve üniversite gençliği içerisinde dernekler aracılığı ile yan örgütler oluşturma gayretleri şeklinde devam etmiştir. Dünyada sosyalist fikirlerin yayılarak gençlik içerisinde de kabul görmesi ve kitle eylemlerinin artması ülkemize de yansımıştır. İleride, bünyesinden birçok yıkıcı sol örgütü çıkaracak olan Fikir Kulüpleri Federasyonu (FKF)'nun temeli bu dönemde atılmış ve ilk olarak 3 Ocak 1956 tarihinde Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (SBF)'nde kurulan "Fikir Kulübü" ile başlamıştır. Evet birinci bölüm bunlardan yani tarihi süreçten ibarettir, ikinci bölümde ise eylemlerine ve yöntemlerine göz atacağız, KANLI SOL'un!!! OoOoOoOoOpPp TipLer StanDaRt(Hepsi ayn?) SaHTe TaWiRLaR (ßeNi ßaYdi) OnLar Vermez(ama Gösterir)Azicik PaRaYa (sana G*T Verir) ßasiTLEr iftira EdeR ! / AcizLeR ?ikayeT EdeR.! / AsiLLEr De ?dare EdeR..! [ - thïs ïs lätër not lovë ïs cÿbër - ] |
|
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
| |