![]() |
|
Fifa 2009 / 09 Full İndir futbol severler buyrun (Cep İcin)
Fifa 2009 / 09 Full İndir futbol severler buyrun (PC İcin)
| |||||||
| Siyaset Bilimi Siyasi ideolojiler, siyasi doktrinler, siyasi örgütlenmeler, siyasi hareketler, siyasi oluşumlar - Siyaset Bilimi - Siyasetin özü hakkında her tür bilimsel konuyu tartışma ortamı |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Root Administrators ![]() ![]() Kurtarici Şuan
Çevrimiçi Kayıt Tarihi: Sep 2007 Mesajlar: 5.097
Rep Gücü: 10000
Rep Puanı: 10000
Rep Derecesi: ![]() | 9/11 olarak İkonlaştırılan yeni TERÖR döneminde; bombalarla ortaya sadece cesetler değil, semboller ve ikonlar saçılmakta olup, yaşanan SERİ TERÖR eylemlerinin analizi; TEK DÜNYA projesi peşinde koşanların TERÖRÜ; kontrolleri altında TEK BİR GÜVENLİK AĞI ve TEK BİR ULAŞIM AĞI oluşturmak için kullandıklarını göstermektedir. SERİ İKONİK TERÖR; Uluslararası kolonilerin kurulacağı noktalarda patlatılarak; şehir dokuları ile birlikte; Milli yapıların sözkonusu yapıların üzerindeki kontrolü gevşetilmektedir. Raporun Özeti Londra'da gerçekleşen TERÖR saldırıları; 9/11 olarak ikonlaştırılan SERİ TERÖR döneminin mimarlarının hedefleri doğrultusunda tutarlı bir adım attıklarını göstermektedir. Anlatılan El-Kaide masalları ve tespit edilen "Müslüman Teröristlere" dayanarak yapılan vaka analizleri; cinayet mahallinde bulunan silahı suçlu ilan etmenin ötesinde anlam taşımamaktadır. TERÖRİZE ederken; kamuoyuna ve "düşmana" mesaj verme kaygısı taşıyan TERÖRÜN bir adım ötesinde yeni bir İKONİK TERÖR dönemi ile karşı karşıyayız. Ortalığa sadece kan ve ceset parçaları değil; aynı zamanda semboller ve ikonlar saçan yeni bir TERÖR sözkonusu ve bu TERÖR sadece TERÖRİZE etmekle kalmıyor aynı zamanda mimarlarının hakimiyet alanlarını işaretlemesine ve geleceği kurgulamasına yarıyor. 7 Temmuz Londra saldırıları; 11 Eylül ile başlayan SERİ eylemler dizisinin sonuncusu olarak; New York'ta başlayıp; İstanbul'da devam eden, Madrid'den sonra Londra'ya sıçrayan TERÖR SİSTEMATİĞİNİN arkasındaki TEMEL niyete dair çok belirgin izler taşımaktadır. "9/11" olarak ikonlaştırılan eylemler; Atlantik coğrafyasının DÖRT ucunda, ulaşım ağlarının sinir merkezleri oluşturduğu noktalarda meydana gelmiştir. Daha da önemlisi; 9/11'in gerçekleştiği alanın New York'ta ŞEHİR İÇİNDE ŞEHİR kategorisinde bulunan "New York Port Authority" olması ile; 7 Temmuz saldırılarının; Londra'da ŞEHİR İÇİNDE ŞEHİR kategorisinde bulunan City of London'ın DÖRT bir tarafında meydana gelmesi tesadüfün ötesinde bazı ipuçları içermektedir. İstanbul'daki patlamalar sonrasında gerçekleşen NATO zirvesini de bahane ederek; şehirde, KÜRESEL GÜVENLİK ağına bağlı devasa bir gözetim ağının temelini atanlar ile; şehrimizin en kritik iki noktasında (Bkz : Haydarpaşa Port ve Galata Port projeleri ) ŞEHİR İÇİNDE ŞEHİR kurmaya soyunanların kökeni aynı küresel çeteye çıkmaktadır. Daha da ilginci; "King's Cross"; Brüksel merkezli ulaşım ağının son noktası olarak aynen Haydarpaşa gibi bir yeniden yapılanma projesine sahne olmaktadır. Keza; Brüksel'deki ulaşım ağının diğer ucunda yeralan Haydarpaşa'ya birileri; milyarlarca dolarlık kara parayı yığarken; bu proje; İstanbul'daki saldırıların ve özellikle tren yollarında yaşadığımız sabotajların ertesinde hızlandırılmıştır. ULAŞIM AĞLARI ÜZERİNDEN TERÖR; "kendi limanlarımızı/ulaşım ağlarımızın güvenliğini sağlamak için güvenlik filtrelemesine sizin şehirlerinizden, limanlarınızdan, havaalanlarınızdan başlamalıyız" tezine Milli yapılar nezdinde inandırıcılık kazandırma ve bu sözde meşruiyet üzerinden; küresel güvenlik mekanizmalarının uluslararası irade adına taşeronlaştırıldığı çağı açmaya yaramaktadır. Bu ulaşım ağlarının uç noktalarının; ŞEHİR İÇİNDE ŞEHİR DEVLETLER bünyesinde sonuçlandırılması; küresel planları doğrultusunda Milli yapıları kendi küresel ağlarına entegre etmek isteyenler için ayrı bir önem taşımaktadır. Bu plan çerçevesinde; ABD Başkanı TERÖR'e maruz kalmasın diye; Boğaz'ın kıyısında ABD Başkanı'nın korumasına avuç açarken utanmayan zihniyete de; New York ve Port of London'da ki konteynerlarda bomba patlamasın diye; Kendi havalimanlarında ve limanlarında yabancı istihbarat örgütlerinin güvenlik taraması yapmasına izin veren ve Boğaz'ın korumasını MÜTTEFİKLİK adına NATO ÇERÇEVESİNDE sağlamakta bir beis görmeyen zihniyete de önemli roller düşecektir. O yüzden; Galata Port için Kasımpaşa'da yeraçmaktan çekinmeyenler; zamanı geldiğinde; Haydarpaşa Port için; Selimiye'de de gerekli yeri açmakta bir beis görmeyeceklerdir. TERÖR'le MÜCADELEDE MÜKEMMELİYET'in temel şartları; TERÖR'ün amacını analiz etmede ACZ; TERÖR'ün mimarlarını görmede KÖRLÜK'tür. "El-Kaide" masalı bu açıdan bakıldığında bir KÖR BASTONUDUR. Herhangi bir cinayet mahallinde; cinayeti çözümlemekle görevli güçlerin faaliyetlerini dört ana unsura ayırabiliriz : a) Olay mahallinin etüdü (Cinayet merkezi, yakın ve uzak çevresi) b) Cinayet araçlarının etüdü c) Kurbanın etüdü d) Psikolojik/Semantik Etüd (Olayın aktarılışının, sebep-etki haritasının etüdü) Eğer 1980'li yıllarda İstanbul'da bir komiser veya 2000'li yıllarda Türkiye'de Cengiz Çandar tarzı bir "tüccar/yazar" değilseniz; önünüze gelen her cinayeti bir solcuya; yapılan her küresel terör eylemini de El-Kaide'ye yamamak yerine; bütün ön varsayımlarınızdan bağımsız olarak, deliller üzerinden suçluya ulaşırsınız. Dolayısı ile; olay mahallini incelemekle görevli olanlar; silahın markasını, cinsini tespit ettikleri an olayı nasıl çözmüş sayılmıyorlarsa; bir terör mahallinde kendini "silah" olarak kullandıran bir kaç teröristin kimliğinin ve bunların bağlı olduğu gerçek veya sanal şebekelerin tespiti terör olayının çözülmesi anlamına gelmez. "9/11" sembolü ile ikonlaştırılan küresel terör saldırıları sonrasında; medya ışıkları eşliğinde gerçekleştirilen araştırmalar ve failleri bulma çalışmaları dünyada, TERÖR DERİNLEŞİRKEN; TERÖRİSTİN SIĞLAŞTIĞI BİR DÖNEM ile karşı karşıya kaldığımızı göstermektedir. TERÖR DERİNLEŞİRKEN; TERÖRİSTİN SIĞLAŞTIĞI İKONİK TERÖR DÖNEMİ Medyanın terör olaylarını aktarış tarzı ile terörün kendisi arasında ki ilişki incelendiğinde karşımıza "medyasız terör olmaz" klişesi ortaya çıkar. Hepimiz 11 Eylülde ikiz kulelere uçakların çarpışını her açıdan görüntüleyen kameraların varlığını; terörün gerçekleştiği mekanın New York olması ve dolayısı ile her yerde kamera olma olasılığının yüksek olması nedeni ile fazla sorgulamayız fakat neticede 11 Eylül; o kameralar sayesinde 11 Eylül'dür. Daha da önemlisi; O kameraların arkasında duran medya gücüdür 11 Eylül'ü 11 Eylül yapan ve bugüne kadar insanları hala "Pentagon'a Uçak Çarptı" tezine sorgulamasız inandırırken; aynı zamanda, binalara çarpan uçakların askeri özellikler taşıyan penceresiz uçaklar olduğu kanıtlansa ve binaların yıkılışının kontrollü patlamalar sonucu olduğunu gösteren onlarca veriye rağmen, hala kamuoyunu "bir kaç Arap teröristin kaçırıp binalara çarptığı uçaklar ve bu çarpma sonucu yıkılan binalar" tezi çevresinde dolaştırmaktadır. Neticede; İKONİK TERÖR'de, TERÖRİST zincirin en önemsiz halkasıdır. Adaletsizliğin, ezilmişliğin ve anlamsızlığın kök saldığı bir dünyada; beline bomba sarıp patlatacak, kendini şu ya da bu şekilde "feda" edecek adam bulma sorunu yaşanmaz. Teröristin merkezinde durduğu ve terörist üzerinden düşmana ve kamuoyuna TERÖR/KORKU salındığı POLİTİK/TAKTİK TERÖR döneminde; MEDYA; olayların dehşetini aktaran ve dolayısı ile DEHŞETİN PSİKOLOJİK ÇARPANI konumunda önemli bir rol oynar. Terörün; sadece düşmana korku, kamuoyuna korku salmak maksadının ötesinde; aynı zamanda, küresel savaşta bir ALAN İŞARETLEME ve GELECEK KURGULAMA görevine soyunduğu İKONİK TERÖR döneminde ise , Medya, sadece bir PSİKOLOJİK ÇARPAN değil aynı zamanda bir ANLAM ÇARPANI/ÇARPITANI olarak işlev görmelidir. Birilerinin Küresel Planı uyarında "El-Kaide" markası yaratılması gerekiyorsa; Medya bu noktada sadece TERÖRÜ ÇARPAN değil aynı zamanda bu terörle bağlantılı her türlü olguyu "El-Kaide" fenomenine yönlendiren ve diğer her türlü düşünse sistematiğini bastıran bir yapıya dönüşmelidir. MEDYA bu noktada; köşeyazarlarından manşetine, TERÖR'ü; Teröristi, mekanı, araçları, kurbanları ve psikolojisi ile birlikte İKONLAŞTIRIR. "Sakallı Dağdaki Terörist Müslüman" imajı ile pazarlanan USAme Bin Ladin; "ABD'nin ekonomik gücünün sembolü" olarak vitrine konan İkiz Kuleler; "İslamcı Arap Terörist" olarak pazarlanan "11 Eylül teröristleri" ve "Terörizme karşı savaş" olarak, "BOP" markası altında pazarlanan bir işgal süreci İKONLAŞTIRMA; yaşananlar düşünsel şemanızın ne tarafına denk düşüyorsa düşsün, sizi, TERÖRÜ stratejik hedefleri doğrultusunda kullanmak isteyenlerin kulvarında tutar. Dolayısı ile İKONİK TERÖRÜN dinamiklerine hakim değilseniz; ABD'ye hakim güçlerin temsil ettiklerine karşı olsanız bile; kendinizi BOP'un varlığına veya esasına karşı değil, yöntemlerine karşı çıkarken bulursunuz. "Anti-ABD"'lik; "toplumları silahla değil, parayla dönüştürelim" çizgisinden öteye geçemez ki; buna kısaca "Bush'tan kaçarken Soros'a tutulma" sendromu diyebiliriz. 11 Eylül New York saldırılarından sonra; 7 Temmuzda Londra'da gerçekleştirilen terör olayları; TERÖRÜ kamuoyunu terörize etmek/propaganda maksadı ötesinde; TERÖRÜ; ALAN İŞARETLEME/GELECEK KURGULAMA vasıtası olarak kullananların İKONİK TERÖRÜ derinleştirdiği bir dönemin başlangıcı olarak görebiliriz. Önümüzdeki soru; İKONİK TERÖR'ün faillerinin (teröristleri değil; terrörizmcileri kastediyoruz) sözkonusu eylemlerle hangi alanları işaretledikleri ve nasıl bir gelecek kurgulamak istedikleridir. |
|
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| 1858 Arazi Kanunnamesi’nin Osmanlı Siyasal ve Toplumsal Yapısı Üzerindeki Etkileri (1 | Kurtarici | Tarihimiz | 1 | 05-28-2008 05:58 AM |