![]() | YENİ AÇILAN BÖLÜMLER | |
| |||||||
| Siyaset Bilimi Siyasi ideolojiler, siyasi doktrinler, siyasi örgütlenmeler, siyasi hareketler, siyasi oluşumlar - Siyaset Bilimi - Siyasetin özü hakkında her tür bilimsel konuyu tartışma ortamı |
Mongol Cengiz Han 2007 DVDRip-TDM IMDB 7.5 DiL : MongoL (5.1)
| | LinkBack | Seçenekler | Arama | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Super Moderator ![]() @ylin Şuan
Çevrimiçi Kayıt Tarihi: Apr 2007 Mesajlar: 1.644
Rep Gücü: 3
Rep Puanı: 3
Rep Derecesi: | Süreçler karmaşıklaşırken; bunlara alet olan satılık ve safları analiz için özel araçlar Zamanınızı ayırıp okumanızı şiddetle tavsiye ederim... Türkiye'deki Çıkar - Kadro Eşleşmesi Haritası *Türkiye'deki kadroların (özel ve kamu sektör); dış güçlerin, iç güçlerin, milletin ve kendi çıkarlarının işine yarayan duruşları bu ülkenin geleceğini şekillendiren en önemli dinamik halini almıştır. Kadroların çeşitli çıkar kümeleri bünyesinde dağılımın haritalandırılması; ülkenin geleceğe yönelik projeksiyonunu doğru okumak için de geçerlidir. Sahne kaosa kurgulanmış şekilde birileri tarafından yönetilmeye çalışılırken; okurların; karşılaştıkları dinamikleri, kişileri ve kurumları, bu çıkar kümelerine karşı duruşlarına göre kategorilendirebilmeleri ve dolayısı ile daha sistematik bir okuma gerçekleştirebilmeleri için ufak bir teorik haritalandırma yaptık. Bir incelerseniz seviniriz. Yaşadığımız sürece iyi tarafından baktığınızda; biraz abartılmış bir "Pollyannacılık" oyunu olabilir ama, dünya tarihinde çok az neslin şahit olacağı ulusal ve uluslararasi bir tarihsel dönüşümün canlı şahitleri olduğumuzu düşünüyoruz. Hele Tanzimat'ı ve Meşruiyeti okuyan bizler; mevcut süreci tarih kitaplarını yeniden okuma olarak da yorumlarsak pek de abartmış olmayız. Gazeteleri açıp Ali Kemalleri, televizyonları açıp Maliye Bakanı Cavid'leri, zamanın İngiliz Büyükelçiliği yerine ABD Büyükelçiliğini, zamanın Fransız Büyükelçiliği yerine Alman Büyükelçiliğini izleyebilir; zamanın İstanbul'unu İstanbul'da, yaşayabilirsiniz. Kısacası geçmiş dönemin bütün negatif unsurlarının en az bir kopyası mevcut; olumlu unsurlar açısından ise aynı şeyi söylemek mümkün değil. Ülkeyi küresel güçlerin makro planları ve kendi kişisel/şebekesel çıkarları için peşkeş çekmeye soyunanlar ise kategorik olarak o kadar şekillenmiş durumda ki; ülkedeki kadroların, küresel güçlerle senkronluk / ulusal çıkarlarla asenkronluk derecesini, daha kaba bir tabirle satılıklık / vatanperverlik kategorisini sistematik bir şekle sokma gereğini hissettik. Bu yöndeki çabamızla bakın ne çıktı : ÇIKAR KADRO EŞLEŞMESİ [ÜYE OLMADAN L?NKLER? GÖREMEZS?N?Z. BURAYI TIKLAYARAK BEDAVA ÜYE OLUNUZ...] Sol üst köşedeki daire; kişisel çıkar küresini, yani kişinin duruşu ile kendisine hizmet etmesini.. Sol alt köşedeki daire; milli çıkar küresini; yani kişinin duruşu ile ülkesine hizmet etmesini... Sağ üst daire; iç odak çıkar kümesini; yani kişinin duruşu ile içerdeki güç odaklarına hizmet etmesini Sağ alt daire ise; dış odak çıkar kümesini; yani kişinin duruşu ile dış odaklara hizmet etmesini... temsil etmektedir. İlk bakışta biraz karmaşık görünse de; incelediğinizde; Türkiye'deki bir çok dinamiği üzerine oturtabileceğiniz boş bir kanvas göreceksiniz. Örnek olarak; Aynı anda hem milli çıkarlara hizmet ederken; hem de içerdeki bir güç baronunun işine yarayan dinamikleri, kişileri kurumları M, D kesişim noktalarında, (Örnek : Yerli bir holdingin, yabancı bir bankaya ortak olması, v.s. gibi) ya da; Hem kendine, hem de dış güçlere, hem de iç güçlere hizmet edenleri G noktasında (maksatlı bir harf seçimi değildir, gülümseyenlerden sorumlu değiliz) bulabilirsiniz. (Örnek: Türkiye'nin madenlerini yabancı bir şirkete peşkeş çekerken, bu yabancı firma işini daha rahat görsün diye ona yerli bir ortak bulan ve bunun için siyasi mekanizma içinde rüşvet dağıtan bir danışman) Örnekleri çoğaltabiliriz. Ama neticede; Türkiye'nin ister resmi, ister özel kadrolarında bulunan herkes şu ya da bu şekilde bu kadro-çıkar eşleşmesi haritasının bir yerinde yer almaktadır. Daha da ilginci; bu harita üzerinde kadroların nerelerde yoğunlaştıkları veya akışların hangi yönde olduğu o ülkenin geleceği ile de doğrudan bağlantılıdır. Türkiye'de bu hareketlenme sol alt köşeden sağ üst köşeye doğru gerçekleştiği ve iyi niyetli kadroların bile, müttefiklik doktrinasyonu çerçevesinde; ülkenin kurtuluşunun birileri ile paralel hareket etmeye mecbur hissettikleri noktada; duruşlarını hem milli , hem de dış ve iç odaklara yarayan şekilde belirledikleri bir konjonktürde; bu ülkenin düşmana ihtiyacı yoktur. Sahne; kendi kendini yok edecek şekilde ayarlanmış demektir. Haritada Kim Kimdir? Normalde ideal bir ülkede; ülkeyi yöneten kadroların Milli Çıkar Kümesi (A) ile; romantik bakış açısını bir kenara bıraktığımızda, Kişisel Çıkar Kümesi (B) ve bu ikisinin kesiştiği noktada (J) yeralması gerekir. Kısacası; sadece ülkesine hizmet eden cesur yüreklerle; kendi çıkarına hizmet ederken en azından dış ve iç baronlara hizmet etmeyenler kümesi ideal karışım olarak karşımızda durmakta. Türkiye'deki durumun ise ideal tablo ile alakası olmadığını söylemek için çok fazla etüde ihtiyaç yok. [ÜYE OLMADAN L?NKLER? GÖREMEZS?N?Z. BURAYI TIKLAYARAK BEDAVA ÜYE OLUNUZ...] Sadece ülkesi için çalışan cesur yüreklerin (A) çok fazla olmadığını söylememize gerek yok sanırız. Onları genelde emekli olmuş evlerinde, kafasına kurşun sıkılmış da kimsenin haberi olmamış mezarlarında, çocuğunu doğru düzgün okutamamış ama kimse umursamamış masalarının başında bulabilirsiniz. Sadece ülkesi için çalışırken; bütün fedakarlıklarının beyhude olduğunu görüp, ne iç, ne de dış güçlere hizmet etmemeye çalışarak, kendi çıkarları için de oynamaya başlayan gruptan (J, B) işi yüzüne gözüne bulaştıranlarını DGM koridorlarında, başarılı olanlarını ise başta özel güvenlik şirketleri olmak üzere çeşitli boydaki şirketlerin yönetim kurullarında görebilirsiniz. Aynı anda hem iç ve dış güçlere, hem kendine hizmet eden ama bunu yaparken mucizevi şekilde ülkesine en ufak bir faydası dokunmayan (L,G) lar vardır ki; eğer “hain” damgası sadece tek bir gruba vurulacaksa, en çok bunlar hakeder. Bunları genellikle liderlerin danışman kadrolarında görürsünüz ve doğrudan yabancı istihbarat servisleri ile profesyonel angajmanları bulunan, doğanın en omurgasız yaratıklarıdırlar. Bu haritada en ilginç kategoriler tahmin edeceğiniz üzere orta göbekteki harflerle tespit ettiğimiz keşişme kümelerdir. Bu bölgelerde; dış ve iç güçlerin borazanlığını yaparken, aynı zamanda bu güçlerin ülkeyi dönüştürme projesine hizmet etmenin ülke yararına olduğuna kendini inandıran entelektüelleri, köşe yazarlarını, üniversite dekanlarını, akademisyenleri, bürokratları, politikacıları ve milletvekillerini görürsünüz. Bunlar kendilerini iyi bir şey yaptıklarına hatta "çağı yakalama" adına öncü bir rol üstlendiklerini zannederler. Ülkelerine sahip çıkmaya çalışanları; "dinazor" gibi kavramlarla kategorilendiren, küresel güçleri rahatsız eden düşünce tarzlarını ortaya koyanları “komplocu” diye damgalayan bunlardır. Toplumu şekillendirmek üzere; “nüfuz ajanlığı” koltuklarına oturtulan da bunlar... Türkiye'deki bürokrasi kadrolarının çoğunluğunu da; bilinçli veya bilinçsiz olarak içine düştükleri müttefiklik endoktrinasyonu çerçevesinde, ortadaki kesişme kümelerinde bulabilirsiniz. Bunlar; bazen kendi çıkarlarını gütmeden, saf bir, "ABD ile işbirliği yapmamız ülkenin yararına" gibi varsayımlar çerçevesinde hem ülkeleri, hem de dış ve iç güçler (M,H) adına hizmet ederken bulurken kendilerini. Tabi bir de; "madem bunu yapıyorum, bari biraz da para ve statü kazanayım" diyenler vardır ki ; üst düzey sözde vatansever hırsız satılıkları bu kategoride bulursunuz. En ortadaki E kategorisini sona sakladık. Her şeyin kesiştiği noktada duran; yani biraz kendilerine, biraz ülkelerine, biraz iç, biraz da dış odaklara çalışanlar kim midir...tabii ki gerektiğinde topluma karşı milliyetçilik taslayabilecek, gerektiğinde kapalı kapılar ardında ülkenin topraklarını üs niyetine peşkeş çekecek, gerektiğinde yerli bir holding patronu ile yabancı bir holding patronuna bir KİT'i devredebilecek ve tabi bütün bunları yaparken de kendisi ve kadrolarına milyarlarca dolar kazandıracak kadar akıllı olanlardır. Daha fazla telaffuz etmemize gerek var mı? Ülkemiz ve dünyamız; küresel baronların gönüllü maşalığına soyunmuş yerli baronların planları doğrultusunda; Felluce'den, İstanbul'un varoşlarına, insanların canını, onurunu, hayatını ezen gelişmeler sahne olurken; karşılaştığınız kadroları ve dinamikleri bu haritada bir yere oturtmanın tabloyu doğru okumada ve gerekli karşı tedbirleri almada faydası olduğunu göreceksiniz. SESAR 08.11.04 |
|
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
| |