![]() |
|
| ||||||
| Siyaset Bilimi Siyasi ideolojiler, siyasi doktrinler, siyasi örgütlenmeler, siyasi hareketler, siyasi oluşumlar - Siyaset Bilimi - Siyasetin özü hakkında her tür bilimsel konuyu tartışma ortamı |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Moderator ![]() Cümle Mühendisi Şuan Çevrimdışı Kayıt Tarihi: Dec 2006 Nerden: ๔єยtรςђlคภ๔ Mesajlar: 4.074
Rep Gücü: 27
Rep Puanı: 27
Rep Derecesi: ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Organize suçlar, tarihsel kökenleri çok daha gerilere uzansa da, modern bir fenomen niteliğindedir. Batı ülkelerindeki güvenlik kuruluşları ve adli makamlar, 1970' li yılların başından itibaren o zamana kadar niteliği tam olarak belirlenemeyen bir suç türüyle mücadele yöntemleri konusunda yeni arayışlara girdiler. Bu tip suçların failleri, suç işleme yöntemlerini sürekli geliştirmekte, böylece polis soruşturmasından rahatlıkla kurtulabilmekteydiler. "Organize" nitelikteki bu suçları işleyenler, serbest piyasa ekonomisinin sağladığı imkanlardan, yasal çerçevede faaliyet gösteren işadamları gibi yararlanmaktaydılar. Bu şekilde gelişmiş bir örgütlenme ve profesyonellikle, ekonomik sistemin imkanlarını istismar ederek işlenen suçlar, "organize suçlar" olarak adlandırılmaya başlândı. "Organize suç" terimi, ilk kez 1920'li yıllarda ABD'de sosyal, ekonomik, hukuki ve siyasi açıdan yeni bir fenomeni tanımlamak için kullanılmıştır: 1960'lı yıllardan itibaren ise "mafya" ve "organize suç örgütleri" terimleri, eşanlamlı olarak kullanılmaya başlanmıştır. (15) Organize suçların yeni bir suç türü olarak ortaya çıkması, kaçınılmaz olarak yeni mücadele yöntemlerinin araştırılmasını gerektirmiştir. Ancak organize suçların niteliği süreç içerisinde belirginlik kazansa da, uzmanların üzerinde anlaşabildikleri bir tanıma ulaşılabilmiş değildir. Çeşitli tanımlarda, yasadışı faaliyetlerde yer alan şahısların sayısı, örgüt içi disiplin üzerinde durulmaktadır. Genelde organize suç örgütlerinin varlığını sürdürmek için yasal kurumları istismar etme gücüne sahip bulunduğu üzerinde görüş birliği bulunmaktadır. (16) Organize suçların sonuçları arasında sadece yasadışı gelir elde etmek değil, yasadışı siyasi güç oluşturmak da bulunmaktadır. Mevcut tanımların ortak noktalarını içeren aşağıdaki tanım, organize suçlar kavramı hakkında bir fikir verebilecektir: "Organize suçluluk geniş kapsamlı suçların örgütlü olarak belirli bir plana göre, bir çok kişi tarafından, uzun veya belirsiz bir süreyle, mesleki veya ticari benzeri yasal yapıların kullanılması veya zor ya da tehditkar araçların kullanılması ya da siyaset, basın, kamu yönetimi, yargı ve ekonomi üzerinde etkide bulunulması suretiyle, yasadışı kazanç ve güç elde edilmesidir. " Bu tanımın da organize suç kavramının bütün unsurlarını kapsamadığı söylenebilir. Aslında sonuç bölümünde de inceleyeceğimiz üzere, terörizmin tanımı örneğinde olduğu gibi, tanımlar üzerinde durmaktan çok, organize suç kavramının niteliği, unsurları, işlemesi ve önlenmesi için alınması gereken tedbirlerin üzerinde durulması yerinde olacaktır. Organize suç kavramının ayırdedici unsuru, organize suç örgütlerinin görünüşte yasal bir çerçeve içerisinde hareket etmeleridir. Yasadışı faaliyetler, yasal çerçevede faaliyet gösteren paravan kuruluşlar vasıtasıyla yürütülmektedir. Bu kuruluşlar, yasadışı faaliyetlerinin ortaya çıkmasını engelleyecek mekanizmalar geliştirmiştir. Ayrıca paravan yasal kuruluşlar olarak faaliyet gösteren organize suç örgütleri, hiyerarşik dikey ve yatay örgütlenme modeliyle, ulusal ve uluslararası pazarlarda birbiriyle bağlantı ağları oluşturmuştur. Bu bağlamda organize suç örgütlerinin en karmaşık modeline ABD'deki "La Cosa Nostra" örnek olarak gösterilmektedir.(17) Kazanç sağlamayı mümkün kılan her tür suç, organize suçluluk kapsamında değerlendirilebilir. Bu suç kategorileri ise, uyuşturucu kaçakçılığı, silah kaçakçılığı, altın kaçakçılığı, kara para aklama operasyonları, terörizm, yabancı ülkelere işçi kaçak işçi-sığınmacı gönderilmesi, ekonomik nitelikli suçlar (sermaye yatırım dolandırıcılığı, sübvansiyon, ihale ve kredi yolsuzlukları, yasadışı teknoloji transferi vb. yöntemler) olarak sıralanabilir. İtalya'daki mafya tartışmaları için ayrıca bkz., Nicole Cattedra, II Filo Nero, La Mafıa, Vita Quotidiana e Patti Segreti nel Rucconto di un Testimone (Milano: Edizioni Anabasi, 1993). Ulusal ve uluslararası ölçekteki sosyo-ekonomik yapılar, organize suçluluğun doğmasını sağlamakta ve onu beslemektedir. Organize suçlar, bir yandan hukuk devletini tahrip ederken, diğer yandan demokrasilerin imkanlarını istismar etmektedir. Yasadışı yollardan elde edilen paralar, organize suç örgütlerince politik sisteme, basına ve kamu yönetimine nüfuz edilmesinde ve onların yönlendirilmesinde bir güç unsuru olarak kullanılmaktadır. Organize suç örgütlerinin ekonomik-teknolojik gelişme sürecinde sürekli profesyonelleşmesi ve aralarındaki ağların gelişmesi, demokratik hukuk devleti içindeki güçler dengesini yönlendirebilmesi imkanını yaratmış ve kendisine karşı mücadele eden güçlerin etkisizleştirilmesi yönündeki hukuki girişimleri de zorlaştırmıştır. Bu konuda İtalya, ilk akla gelen örnektir. Bu ülkede demokratik sistem içine sızmış organize suç unsurlarıyla mücadele eden hukuk çevreleri ve siyasi çevreler, uzun süre büyük zorluklarla karşılaşmış, özellikle savcıların bir çoğu mafya tarafından öldürülerek bertaraf edilmiştir. "Soğuk Savaş"ın bitimiyle birlikte, organize suçlar için de yeni bir dönem başlamıştır. Raufer'in vurguladığı gibi, dünya yüzeyinde, devletler tarafından hukuk düzeninin uygulanamadığı ve asgarî bir hukuk düzeninin empoze edilemediği bazı bölgeler, hala varlığını sürdürmektedir. Asya'daki "Altın Üçgen", "Altın Hilal", Afrika, Latin Amerika, Somali, Kolombiya ve Peru'daki kaotik bölgeler, bunların arasında yer almaktadır. (18) Söz konusu bölgeler, "gri alanlar" olarak da adlandırılmaktadır.(19) 15) Bkz., Michael Woodiwiss, "Crime's Global Reach, " Frank Pearce ve Miclıael Woodiwiss (eds.) GIobal Crime Connections, Dynamics and Control (London: The Macmillan Press, 1993), ss. I-31 (s. 8 ve s. 12). 16) Organize suçların tanımları için bkz., Vincenzo Ruggiero, "The Camorra Clan Capital and Organized Crime, " Frank Pearce ve Michael Woodiwiss (eds.) Global Crime Connections, Dynamics and Control içinde, ss. 141-161 (s. 141-144). 17) ABD'deki "La Cosa Nostra"nın tarihsel kökleri, İtalya'daki organize suçluluğa kadar uzanmaktadır. İtalya'dan ABD'ye olan göçler sonrasında, İtalya kökenli suç örgütleri ABD'nin büyük şehirlerindeki örg0tlenmelerle birleşerek yasadışı iş dünyasında egemen koruma gelmiştir. Kendi içlerinde sıkı bir hiyerarşik yapıya sahip bu örgütlenmeler; işçi sendikalarında kendilerine sağlam bir taban oluşturmuş, yasal ekonomik örgütlenmelerini de geliştirmiştir. Bu konuda bkz., Giovanni Falcone ve Marcelle Padovani, Cosa Nostra (Bir Hukuk Adamının Mafyayla Mücadelesi) (İstanbul: Cep Kitapları, 1993). 18) Xavier Raufer, Les Superpuissances du Crime, Enquete sur Le Narco-Terrorism (Paris: Ploıı, 1993), s. 18. 19) Alain Minc, Le Nouveau Moyen Age (Paris: 1993), Mehmet Ali Agaogulları (çev.), Yeni Ortaçağ(Ankara: İmge Yayınları, 1995); Raufer, Les Superpuissances du Crime, s. 33-41. Yeni tip anlaşmazlıklar ve tehditler için ayrıca bkz., Ignacio Ramonet, G6opolitique du Chabs (Paris: Galilee, 1997) |
|
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13]
[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15] [16]