Dewforum.İNFO  

Geri git   Dewforum.İNFO > Siyaset > Siyaset Bilimi

Bedava üye ol - Şifremi Unuttum


Siyaset Bilimi Siyasi ideolojiler, siyasi doktrinler, siyasi örgütlenmeler, siyasi hareketler, siyasi oluşumlar - Siyaset Bilimi - Siyasetin özü hakkında her tür bilimsel konuyu tartışma ortamı

 
 
Görüntüleme: 34 - Cevaplar: 0  
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 03-12-2008, 10:29 PM   #1 (permalink)
Onursal Üye

Cümle Mühendisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Cümle Mühendisi Şuan Çevrimdışı
Kayıt Tarihi: Dec 2006
Nerden: ๔єยtรςђlคภ๔
Mesajlar: 4.080
Rep Gücü: 27 Rep Puanı: 27 Rep Derecesi: Cümle Mühendisi has a reputation beyond reputeCümle Mühendisi has a reputation beyond reputeCümle Mühendisi has a reputation beyond reputeCümle Mühendisi has a reputation beyond reputeCümle Mühendisi has a reputation beyond reputeCümle Mühendisi has a reputation beyond reputeCümle Mühendisi has a reputation beyond reputeCümle Mühendisi has a reputation beyond reputeCümle Mühendisi has a reputation beyond reputeCümle Mühendisi has a reputation beyond reputeCümle Mühendisi has a reputation beyond repute
Standart Yeni Dünya Düzeni - 500 Yıllık Düzen




Soguk Savas'ın bitimi ve ABD'nin tek süper güç olarak belirmesinin hemen ardından, Başkan George Bush'un, Henry Kissinger'in "sag kollarindan biri" sayılan Ulusal Güvenlik Danışmanı Brent Scowcroft ile tasarlayıp gündeme getirdigi "Yeni Dünya Düzeni" kavramı çok tartışılır oldu. Kimileri, bu yeni Düzen'de bir tür Pax Americana ummaya başladılar. ABD'nin önderliginde daha özgür ve barışçı bir dünya kurulacağını beklediler. Irak'in Kuveyt'i işgalini cezalandıran Körfez Savaşı ile başlayan sürecin, artık dünyada zorbalık çağını büyük ölçüde sona erdirdigini duyurdular.
Fakat bu yeni Düzen, tartisma götürmeyecek bir biçimde, üstte tarif edilen süslü tabloyu gerçeklestirmedi. Evet, Soguk Savas bitmis, ideolojik çatismalar büyük ölçüde geri kalmisti ama dünyanin belli bölgeleri, eskisine oranla çok daha fazla çatismaya sahne oluyordu. Bunun en belirgin örnegi kuskusuz Bosna-Hersek'te yasandi. 200 bin Müslüman, Sirp saldirganliginin sonucunda yasamini yitirdi. Benzeri etnik çatismalar daha baska bölgelerde, ancak Azerbaycan, Çeçenya gibi örneklerde oldugu gibi özellikle müslümanlarin yasadigi cografyalarda da gerçeklesti.

Peki bu durumu nasil yorumlamak gerekiyordu? Soguk Savas'in bitimiyle birlikte ABD önderliginde huzur ve baris dolu bir Yeni Dünya Düzeni kurulacagi ilan edilmisken, eskiye göre çok daha fazla kan akmisti. Ve bu kanlarin önemli bir bölümü müslüman kaniydi.

Bazi yorumlara göre, bu son derece normaldi, çünkü Soguk Savas'in bitmesi, sosyalizm ve kapitalizm arasindaki uzun çatismayi sona erdirmisti ve artik birlesmis olan modern dünyaya karsi tek alternatif ve muhalefet Islam'di. Yeni Dünya Düzeni, bu yeni kutuplasmanin bir ifadesiydi. Nitekim kisa bir süre sonra Amerikali stratejist Samuel Huntington ortaya çikti ve dünyanin gelecek yüzyilda büyük bir "medeniyetler çatismasi"na sahne olacagini öne sürdü. Huntington'a göre, artik ideolojiler ölmüs ve dinlerden kaynak bulan medeniyetler çagi geri dönmüstü. En büyük çatismanin ise, Bati ve Islam medeniyetleri arasinda yasanacagini haber veriyordu. Huntigton'a göre, müslümanlarin Bosna-Hersek'te Batililar'dan destek beklemelerinin de bir anlami yoktu. "Medeniyetler çatismasi" çoktan baslamisti ve artik saflar belirleniyordu. Islam dünyasinin öteki bölgelerindeki çatismalara da dikkat çekmis ve "Islam'in kanli sinirlari" oldugundan söz etmisti. (Bu "kanli sinirlar"dan ise, müslümanlari sorumlu tutuyordu, temsilcisi oldugu Bati medeniyetini temiz göstermek için.)

Bazi yorumcular ise Yeni Dünya Düzeni'nin pembe tablosunu savunmaya devam ettiler. Onlara göre, ortada büyük bir çatisma yoktu ve olmayacakti da. Bosna'da ve diger Islam cografyalarinda akan kanlar, yerel bir takim saldirganliklarin sonucuydu ve Yeni Dünya Düzeni'nin bir parçasi degildiler. Yeni Dünya Düzeni, bu olumsuzluklari ortadan kaldirmayi amaçliyordu.

Bu iki farkli yorum karsisinda durup düsünmek gerekir. Gerçekten yakin gelecekte Bati ve Islam arasinda bir çatisma yasanacak midir? Daha da önemlisi, Bati, bu çatismayi gözönünde bulundurarak simdiden rakip tarafa kasi eyleme mi geçmistir? Islam'in "kanli sinirlar"a sahip olmasinin nedeni bu mudur? Yeni Dünya Düzeni, dünyaya baris ve adalet dagitmak için mi tasarlanmistir? Yoksa bu süslü laflar arkasinda yeni bir cephe mi olusturulmaktadir? Yeni Dünya Düzeni'ni kurmaya soyunan medeniyet, kendinden olmayanlara, yani en basta müslümanlara karsi dostluk daveti mi, yoksa bir "komplo" mu içermektedir. Bunlar çok kisinin zihnini mesgul eden önemli sorulardir.

Ancak biz, bu sorulari cevaplandirmak için farkli bir yol izleyecegiz. Eger Yeni Dünya Düzeni'nin gerçek içerigini merak ediyorsak, öncelikle yapilmasi gereken Yeni Dünya Düzeni'ni ilan eden medeniyeti tanimaktir. Eger bu medeniyetin kimligini ve yöneticilerini dogru tespit edebilirsek, niyetlerini, özellikle de karsi tarafa yönelik niyetlerini daha iyi belirleyebiliriz.

Bugün pek çok insan Bati'yi çok iyi tanidigini iddia edebilir. Oysa dünya kimi zaman göründügünden, gösterildiginden çok daha farkli olabilmektedir. Bu nedenle, Bati'yi tanimak için, öncelikle Bati'nin resmi tarihini ve resmi görüntüsünü asmak gerekmektedir.

Resmi Tarih ve Resmi Görüntü
Bir resmi, bir de gerçek tarihin oldugu herkesçe bilinir. Resmi tarih, tarihi yazanlarin—daha dogrusu yazdiranlarin—olaylari istedikleri gibi yorumlamalarindan ve çarpitmalarindan dogar. Bir ülkenin tarihini yazdiranlar, ki bunlar o ülkeyi yönetenlerdir, kimi zaman tarihi resmi ideolojiyi saglamlastiracak bir araç olarak görürler. Öyle ki iki ülke arasinda geçmis olan bir savasin, her iki ülkede de "zafer bayrami" olarak kutlandigi durumlar bile vardir: Her iki tarafin tarih kitaplari da savasi kendilerinin kazandigini yazmaktadir...
"Resmi"lik yalnizca tarih için degil, bugün için de geçerlidir. Resmi tarihi tarihçiler yazarken, resmi görüntüyü de devlet ve medya belirler. Buna, çogu ülkede çok sayida medya kurulusu oldugu ve bunlarin farkli konularda farkli yorumlar yaptigi noktasindan yola çikarak itiraz edilebilir. Ama dikkat edilirse, medyanin büyük çogunlugu, aralarinda baska konularda ne anlasmazlik olursa olsun, "düzen" konusunda konsensüse varmis durumdadir. Düzene alternatif olanlar ise, dislanirlar ve belki daha da önemlisi güvenilir kaynak olarak kabul edilmezler.

Ünlü Amerikali dilbilimci ve siyasi yorumcu Noam Chomsky, Necessary Illusions: Thought Control in Democratic Societies (Gerekli Ilüzyonlar: Demokratik Toplumlarda Düsünce Kontrolü) adli kitabinda, medya yoluyla düsünce kontrolünün nasil yapildigini detaylariyla anlatir. Chomsky'nin bildirdigine göre, en özgür ve demokratik toplum olarak bilinen ABD'de bile çok etkili bir "düsünce kontrolü" vardir. Amerikan devleti, özellikle yüzyilin basindan bu yana, totaliter yöntemler kullanmaktadir. ABD'nin yönetici elitlerini buna zorlayan sey, toplumun pek çok konuda kendilerinden farkli düsünmesidir. Özellikle dis müdahale konularinda Amerikan halki geleneksel olarak isteksizdir; oysa silah tüccarlarindan uluslararasi sirketlere kadar pek çok güç merkezi ile birlikte (ve onlarin destegiyle) Beyaz Saray'da oturan politikacilar, dis müdahaleyi çogu kez bir zorunluluk olarak görürler. Bu durumda ne yapilmalidir? Elbette politika halka ragmen olusturulacaktir ama açik açik totaliter olan devletlerde oldugu gibi, halkin kafasini ezerek degil, propaganda yoluyla "riza"sini olusturarak. Chomsky, "riza üretme" olarak adlandirdigi bu yöntemin çok sayida örnegini veriyor.1 Bazilarina kitabin ilerleyen bölümlerinde deginecegiz.

Burada düsünülmesi gereken bir soru, bu resmi tarih ve resmi görüntü kavramlarinin ve bunlarla yapilan düsünce kontrolünün hangi boyutlara kadar geçerli oldugudur. Ülke boyutunda, sözkonusu kavramlarin, ülkeyi yöneten elitlerden ve onlarin kurdugu düzenden kaynaklandigini belirttik, gerçek tarih ve yorumlari onlarin çarpittigini söyledik; ki bu zaten pek bilinmeyen bir sey degildir.

Peki resmi tarih ve resmi yorum dünya bazinda da geçerli midir? Bugün dünyaya egemen olan Bati uygarligidir. Dogal olarak da bu uygarligin, kurdugu dünya düzeni için bir resmi tarih ve resmi yorum yaratma çabasi olmalidir. Bu uygarligi yönetenlerin, egemenliklerini korumak ve saglamlastirmak, düzenlerini ayakta tutmak için böylesi bir yol izlemesi dogaldir.

Ancak bu noktada biraz ürpertici bir gerçekle karsi karsiya kaliyoruz. Eger Bati uygarligi tarafindan kurulmus olan dünya düzeninin üretilmis bir resmi tarihi ve resmi görüntüsü varsa, bu, insanlarin büyük kisminin zihnine etki ediyor demektir. Mevcut dünya düzenini benimseyen insanlar, bu büyük telkinin etkisi altina girmis olmalidirlar ve kendi kendilerine de bu kapali zihin sistemini yirtip disari çikmalari oldukça zordur. Baliklar nasil suyun içinde yasadiklarinin farkinda degillerse, dünya düzeninin resmi tarihi ve resmi görüntüsü ile aldatilmis olan insan da kapali bir düzenin içinde yasadigini farkedemez.

Dolayisiyla insanin etrafindaki tüm yalanlardan kurtularak gerçek dünyayi taniyabilmesi, kendi basina yapabilecegi bir is degildir. Bu isi yapmak için "entellektüel" bir çabaya giristiginde kullanacagi düsünce ve arastirma yöntemleri bile aslinda dünya düzeni tarafindan belirlenmistir. Örnegin gerçek dünyayi anlamak için yola çikan bir insan, büyük ihtimalle kurulu düzenin felsefi dayanaklarina basvurmadan edemeyecektir. Aydinlanma çaginin "akil" modeliyle düsünecek, pozitivist bilimsel metodolojiyi kullanacak, kendisine empoze edilen mantik yapisini ve deger yargilarini terkedemeyecektir. Bu halde pek fazla mesafe kaydedemez.

Kisacasi, eger bir insan, kurulu dünya düzeninin kendisine tanitilandan farkli oldugunu düsünüyor ve gerçegi ariyorsa, o düzenin kistaslarini kendisine rehber edinmemelidir.

Öyleyse, neyi rehber edinmelidir?...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla  
 
önceki Konu | sonraki Konu


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Galatasaray gibisi yok-ilklerin takımı _escape_ Galatasaray 0 03-01-2008 09:40 PM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:31 AM .


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.1.0
Forum program Divx haber youtube

Nokia

Oyun

Program Download Merkezi

Divx-Mp4

Message Boards and Forums Directory

[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13]

[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15] [16]


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524