Dewforum.İNFO  

Geri git   Dewforum.İNFO > Kültür - Sanat - Tarih - Biyografi > Kültür&Sanat > Sinema & Tiyatro

Bedava üye ol - Şifremi Unuttum


 
 
Görüntüleme: 365 - Cevaplar: 1  
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 04-01-2007, 12:51 AM   #1 (permalink)
Assistan ROOT

Kemalist Hareket - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Kemalist Hareket Şuan Çevrimdışı
Kayıt Tarihi: Jun 2006
Mesajlar: 10.062
Rep Gücü: 10000 Rep Puanı: 10000 Rep Derecesi: Kemalist Hareket маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--Kemalist Hareket маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--Kemalist Hareket маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--Kemalist Hareket маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--Kemalist Hareket маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--Kemalist Hareket маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--Kemalist Hareket маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--Kemalist Hareket маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--Kemalist Hareket маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--Kemalist Hareket маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--Kemalist Hareket маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--
Tarihi Ye?ilçam Filmleri




Karao?lan, Malkoço?lu ve Tarkan filmleri. Bunlar sadece resimli roman uyarlamalar? de?il, ayn? zamanda her?eyiyle bize ait, benzeri zor bulunur bir film türünün de örnekleri. Günümüzde çok yanl?? bir uygulamayla özel televizyonlar?n ö?leden sonra ku?aklar?nda "ku?a" dönerek gösterilen bu filmlerin sansürsüz halleri özel bir ilgiyi hakedecek kadar erotizm, ?iddet ve fantazi içeriyor.

Ye?ilçam'?n az say?daki bilim-kurgu örne?i, kovboy filmleri ve benzer janr (tür) sinemas? ürünleri, "özenti" ya da "taklit" filmler olduklar? gerekçesiyle kimilerince pek makbul say?lmazlar. Genellikle çizgi-romanlardan uyarlanarak yap?lan tarihsel-kostüme filmlerin "yerli" niteli?i daha sa?lamd?r ama bu filmler de genellikle benzer bir burun k?v?rma ile kar??la?m??lard?r.


Asl?nda 1960'larda Karao?lan filmleriyle ba?layan çizgi-roman uyarlamalar?ndan önce de tarihsel-kostüme filmler çevrilmi? ülkemizde. "Onüç Kahraman" (1943) ve "Ak?nc?lar" (1948) bu türün en eski örneklerinden baz?lar? olarak gözüküyor. Özellikle 1950'li y?llar?n ilk yar?s?nda, konular? genellikle Osmanl? döneminde geçen pek çok kahramanl?k filmi çekilmi?. Ancak at binen, k?l?ç ku?anan kahramanlar?n beyazperdelerimizde tozu dumana katmas?n?, esas olarak çizgi-romanlara borçluyuz. Her?ey 1959'da Ak?am gazetesinde ba?lar. Tarihsel romanlar?yla tan?nan Abdullah Ziya Kozano?lu'nun yazd??? öyküler Ratip Tahir Burak'?n çizgileriyle bulu?ur ve çizgi-romana dönü?ür. K?sa sürede Burak'?n yerini genç çizer Suat Yalaz al?r. Bu çizgi-romanlarda Kaan adl? bir kahraman ön plana ç?kar. Kozano?lu'nun 1962'de gazeteden ayr?lmas?ndan sonra Yalaz, bu tiplemeyi Karao?lan ad?yla kendisi yaz?p çizmeye giri?ir. Ayn? y?l At?f Y?lmaz bu kahraman?, senaryosunu Yalaz'?n yazd??? "Cengiz Han'?n Hazineleri" ile beyazperdeye ta??r. Ancak ba?rolde Orhan Gün??ray'?n, onun sevgilisi Çavdar Tarlas? rolünde Fatma Girik'in ve kötü adam rolünde Öztürk Serengil'in oynad???, özgün müziklerini Ruhi Su'nun yapt??? bu filmin hemen ard?ndan devam filmleri çevrilmemi?. 1965'te bu kez Yalaz kollar? s?v?yor ve yap?mc?-yönetmen-senarist olarak sinemaya geçiyor. Karao?lan'? canland?racak oyuncu bulmak için Ak?am'da büyük boy ilanlar yay?nlan?yor. Ba?vuranlar adaylar aras?nda önce bir türlü uygun birini bulam?yor. Derken Ankara'dan konservatuar mezunu, genç tiyatro oyuncusu Kartal Tibet ba?vuruyor. Ara?t?rmac?-yazar Levent Cantek'in Türkiye'de Çizgi Roman adl? eserinde aktard???na göre Yalaz bundan sonras?n? ?öyle anlat?yor: "Kartal'?n ismi dikkatimi çekti benim. Hem Kartal, hem Tibet, sanki ben uydurmu?um gibi... Kartal'? gördü?üm zaman bakt?m, 1.85 boy.. Boylu, poslu yüzü de fazla silik. (...) Tamam dedim. Ben buna peruk koyaca??m, ka?lar?n? da boyar?m... Yani çizdi?im Karao?lan'? oldu?u gibi yüzüne koyar?m." Karao?lan filminin Temmuz, A?ustos s?ca??nda Anadolu bozk?r?nda 45 günde gerçekle?en çekimlerinde kalabal?k bir figüran kadrosu, hatta 60 civar?nda at kullan?lmas?ndan dönemin sinema bas?n?nda övgüyle sözediliyor. Karao?lan filmlerinin ünü k?sa sürede ülke d???na ta??yor. Frans?z sinema dergilerinde Karao?lan'dan (Frans?zlar'?n k?l?çl?-pelerinli kahramanlar?na atfen) "Türk usülü Pardayan", Kartal Tibet'ten ise "Türk Alain Delon'u" diye sözediliyor. Yalaz ile Tibet aras?ndaki verimli i?birli?i birkaç y?l sürüyor, bu zaman zarf?nda çok say?da Karao?lan filmi çekiliyor.


Karao?lan filmlerinin gördü?ü ilgi üzerine bir di?er çizgi-roman kahraman?, 1965'te Cumhuriyet gazetesinde Ayhan Ba?o?lu'nun yaratm?? oldu?u Malkoço?lu 1966'da Süreyya Duru taraf?ndan beyazperdeye uyarlan?yor. Malkoço?lu'nu sinemaya jön olarak ba?lay?p "Horasan'?n Üç Atl?s?" (1965) ile tarihsel filmlere geçen Cüneyt Ark?n canland?r?yor. Orta Asyal? Karao?lan'dan farkl? olarak Malkoço?lu, Fatih dönemine ait bir kahraman oldu?u için çekimlerin önemli bir bölümü Istanbul surlar?, Yedikule zindanlar?, Ayvansaray, Yerebatan Saray? gibi gerçek tarihsel mekanlarda gerçekle?iyor. Hatta St. Antoin kilisesindeki çekimlerde kilisenin gerçek papazlar? kamera kar??s?na geçerek rol icab? Selma Güneri ile birlikte ayin yapm??lar. Malkoço?lu'nun çekimlerinde bulunan Ses dergisi muhabiri izlenimlerini ?öyle yazm??: "Do?rusu Cüneyt Ark?n, bu rol için kendini iyi yeti?tirmi?ti. Aylarca aletli jimnastik dersleri alm??, k?l?ç talimleri yapm??t?. Hareketleri mükemmeldi, etkiliydi." Malkoço?lu gösterime girmeden önce Ses dergisi ?öyle soruyordu: "Bakal?m Karao?lan Kartal Tibet mi, yoksa Cüneyt Ark?n Malkoço?lu mu seyirciyi daha çok etkileyecek?"
Malkoço?lu serisi 1970'li y?llar?n ba?lar?na kadar sürdü. 1972'den itibaren Ark?n, Natuk Baytan yönetiminde Kara Murat filmleri çevirmeye ba?lad?. Öte yandan Tibet, 1960'l? y?llar?n sonlar?na do?ru daha paral? yap?mc?lara transfer oldu. Tibet, birkaç y?ll?k bir aradan sonra "Karao?lan Geliyor: Cengiz Han?n Hazineleri"nde (1972) bu kez Mehmet Aslan'?n yönetiminde kendisini sinemada vareden role geri dönecekti. Tibet bu arada Tarkan filmlerinde ba?rol oynad?.


Sinemam?z?n klasikleri aras?nda say?lmas? gereken eski, siyah-beyaz Karao?lan ve Malkoço?lu filmleri ne yaz?k ki günümüzde televizyon kanallar?nda boy göstermiyorlar. Oysa estetik (ve varsa "sanatsal") özelliklerinin yan?s?ra en az?ndan ta??d?klar? kültürel kodlar?n incelenmeye de?er oldu?una ku?u yok. Örne?in bu filmlerin kayna?? olan çizgi-romanlar hakk?nda Levent Cantek çok ilginç tespitler yap?yor. Bugün bu tip Orta Asya/Osmanl? men?eili kahramanlar geni?çe bir çevre taraf?ndan a??r? sa?c? kesimlerin mal? olarak görülüyor. (Buna en son örnek ise Leman dergisinin DSP-MHP koalisyonunu hicveden Karao?lanl?-Tarkanl? kapak karikatürü.) Oysa hem Karao?lan, hem de Malkoço?lu dönemin sol e?ilimli gazetelerinde ya?ama gözlerini açm??lar. Hatta Suat Yalaz, yazar Kozano?lu'nun aksine Ak?am'dan transfer olmay? kabul etmemesini "sa?c?, besleme, memlekete zararl?" gazetelerin tiraj?n? artt?rmay? istememesiyle aç?kl?yor. Yalaz, Cengiz Han dönemini seçmesini de Karao?lan'?n "güçlü ve diktatör bir adama, (...) yukar?daki otoriteye kar?? adaleti kollayan" bir kahraman olmas?n? istemesine ba?l?yor. Nitekim (bugünkü Ecevit'ten farkl? olarak!) solcu gençlerin da?a ta?a "Umudumuz Ecevit" yazd??? günlerde CHP liderinin halk aras?nda Karao?lan olarak an?lmas? çizgi-roman kahraman? Karao?lan'?n bu imaj?yla uyum gösteriyor. Cantek'e göre tarihsel çizgi-roman kahramanlar?n?n a??r? sa?c? kesimlerin tekeline geçmesi, Karao?lan sonras? bir dönemde gerçekle?mi?tir. Karao?lan'dan sonra piyasaya ç?kan kahramanlar "devletin" hizmetindeki sava?ç? kimlikleriyle öne ç?km??lard?r.

Tarkan çizgi-roman? 1967'de Sezgin Burak taraf?ndan Hürriyet gazetesi sayfalar?nda yay?nlanmaya ba?lad?. Tarkan, yaln?zca son derece özenli resimleri ile de?il, ayn? zamanda de?i?ik öyküleri ile de di?er tüm tarihsel çizgi-romanlardan ayr? bir de?er ta??r. Bat? Hun hakan? Atilla'n?n gözde sava?ç?s? Tarkan'?n maceralar? kuzey-orta Avrupa'da cereyan ediyor, dolay?s?yla Vandallar, Vikingler ve benzeri kavimler bu macerelar?n eksenine oturuyordu. Yani Malkoço?lu, Kara Murat, vb gibi 500 yüzy?l öncesinin dünyas?n? de?il de 1500 y?l öncesinin dünyas?n? yans?t?yordu. Dolay?s?yla Tarkan çizgi-romanlar?n?n ve de bu kayna?a oldukça sad?k kalarak çevrilen filmlerinin di?erlerinden çok daha büyüleyici, efsanevi, mitik ve fantastik bir havas? vard?. Orta Ça?lar'?n bildik k?l?ç-pelerin filmlerinden ziyade adeta Conan, Herkül gibi tarihöncesi Karanl?k Ça?lar'da geçen k?l?ç-sandalet filmlerine yak?nd?lar. ?ngiliz ara?t?rmac?-yazar Pete Tombs "Mondo Macabro" adl? eserinde, Tarkan filmlerinin dünya fantastik sinemas?n?n en iyi niteliklerini bar?nd?rd???n? bo?una söylemez.

?lk Tarkan filmi, 1969'da Tunç Ba?aran taraf?ndan çevrildi, yönetmenlik görevini daha sonra Mehmet Aslan üstlendi. Öncelikle itiraf edelim ki Tarkan filmlerinde, pek ?rkç?l?k boyutlar?na varmasa da buram buram ?oven bir milliyetçilik s?r?t?yor. Ancak bu ?ovenizm çok ?ükür o kadar saçma ?ekillerde tezahür ediyor ki gülünç olmaktan kurtulam?yor. Örne?in ulus/millet kavram?n?n olmad??? bir ça?da s?k s?k "Türk ulusu" laflar? duyuyoruz. Üstelik "Türk" sözcü?ü Atilla'dan birkaç yüzy?l sonra Göktürkler'le birlikte kullan?lmaya ba?lanacak olmas?na kar??n Tarkan kendini "Hun Türkü" olarak tan?t?yor. Ve saire, ve saire... Ancak bunlar bir yana, Tarkan filmleri birer popüler sinema ba?yap?t? niteli?i ta??yorlar kan?mca. Genç ya?ta bir gün kendini camdan a?a?? atarak intihar eden Sezgin Burak'?n çizgi-romanlar?ndan uyarlanan (ve de ço?unun senaryosunu bizzat onun yazd???) Tarkan filmlerinde "yok" yok, her?ey var: Uzun deniz yolculuklar? ile var?lan uzak diyarlar, adam yiyen dev ahtapotlar, gizli bir ma?arada ta?a sapl? kutsal k?l?çlar, sisli ormanlar, harabe ?atolar, uçurumlar, batakl?klar, gizli geçitler, öldürücü güzellikte kad?nlar, garip ayinler, bol bol ç?plakl?k, yatak sahneleri, peçe tak?p zevk için genelevlerde çal??an imparatoriçeler, zindanlar, ç?lg?n orjiler, büyücüler, y?lan dolu kuyular, tek gözlü iri k?y?m adamlar, dev örümcek a?lar?, cad?lar, vampirler, büyücüler, bol bol kan, Kung-Fu yapan Çinliler, zenciler, Roma arenalar?nda gladyatör dö?ü?leri, ?rza tecavüzler, zincire vurulup k?rbaçlanan güzeller, bo?az?na kadar topra?a gömülüp kafas? tekmelenen adamlar, yani akl?n?za gelebilecek her türlü fantastik, erotik ve de sadistik motif....

Asl?nda tam bir "geceyar?s? sinemas?" ürünü olan Tarkan filmleri ne yaz?k ki son zamanlarda televizyonlarda sanki çocuklara hitabeden filmlermi? gibi ö?len saatlerinde gösteriliyorlar ve böyle olunca beklenildi?i gibi yo?un biçimde sansürleniyorlar (Bu filmler, geçmi?te göçmen Türk toplumu için Almanya'da sansürsüz olarak video piyasas?na sürülmü?tü; ülkemizde de RTÜK öncesi dönemde televizyonda sansürsüz olarak gösterilmi? olduklar? söyleniyor). Serinin en hayranl?k uyand?r?c?s? olan "Tarkan Alt?n Madalyon"a (1972) bir bakal?m. Bu film, "Tarkan Gümü? E?er"in (1970) devam? niteli?inde. O filmde Tarkan'?n yoketti?i büyücü Go?a (Halit Refi?'in eski kar?s?, ?sveçli "Eva Bender", gerçek ad?: Eva Abramson), bu filmde diriltilecektir. Filmin ba?lar?nda bir rahibe ve üstsüz bir dansöz kaç?r?l?yor. Daha sonra bu kurbanlar, her ikisi de üstsüz olarak, kötü bir büyücü taraf?ndan gizli bir mabette haça geriliyorlar. Büyücü her iki kad?n? da b?çakl?yor ve oluk oluk akan kan haçlar?n dibindeki kanallar arac?l???yla bir iskelete ula??yor. ?skelet yava? yava? kanla birlikte dirilip ç?r?lç?plak durumdaki genç ve güzel Go?a'ya dönü?üyor ve (gö?üs uçlar? saçlar? taraf?ndan örtülen) Go?a diriliyor. Filmi televizyonda izledi?inizde ise rahibenin kaç?r?lmas?n?n hemen ard?ndan Go?a'n?n dirildi?i ana geçiliyor. Filmin di?er bir kaydade?er sahnesinde ise ç?r?lç?plak olarak ata binmi? Go?a, Tarkan'?n arkada?lar?ndan birinin yavuklusunun kar??s?na ç?k?yor ve genç kad?n? ipnotize ediyor. Genç kad?n, bilinçsizce Go?a'ya do?ru ilerlerken dev bir örümcek a??na yakalan?yor ve Go?a, onun kan?n? içiyor. Bu sahne televizyonda gösterildi?inde yak?n plan ç?plakl?k içeren kareler, ve bu arada kan içme anlar?, kesilmi? durumda: yaln?zca zavall? kad?n?n dev örümcek a??na yakalan???n? görüyoruz. Tarkan sislerle kapl? bir orman?n içinden, bir uçurum aras?ndaki asma köprüden geçerek Go?a'n?n ?atosuna ula??yor. Burada yerden kaz?klar?n yükseldi?i bir odada metalik bir adamla mücadele ediyor. Onu tek zay?f noktas? olan gözlerinden kaz?klayarak öldürdükten sonra ç?lg?n kahkahalar?n geldi?i ba?ka bir odaya geçiyor. Duvarlar? k?pk?rm?z? renkteki bu odada yüzü kukuletal? bir sava?ç?yla k?l?ç dö?ü?ü yap?yor. Tarkan, bir k?l?ç darbesiyle rakibinin üstündeki elbiseyi y?rt?yor ve elbisenin ard?ndan sava?ç?n?n dolgun gö?üsleri görülüyor. ?kinci bir k?l?ç hamlesiyle kukuletay? ç?kar?nca (evet, bildiniz) Go?a'n?n yüzü meydana ç?k?yor ve Tarkan'? ipnotize ediyor. Aniden odan?n zemininde dev bir örümcek a?? deseni beliriyor ve Go?a, bu desenin üzerinde yere y?k?lan Tarkan'?n üstüne binip onun kan?n? içiyor. Daha sonra Go?a bir mahzende dev bir örümcek a??n?n içindeki Tarkan'?n önünde ç?r?lç?plak dansederken görülüyor. Ama tabii ki televizyonda bunlar? görmüyoruz, Tarkan'?n kukuletal? sava?ç?yla k?l?ç dö?ü?üne giri?mesinden itibaren her?ey, Go?a'n?n Tarkan'?n kan?n? içmesi, sonra önünde dansetmesi tamamen kesilmi?.

Kara Murat filmleri de televizyonda gösterildiklerinde sansürden pay?n? al?yorlar. Örne?in, Natuk Baytan'?n yönetip Cüneyt Ark?n'?n oynad??? serinin ilk filminin aç?l???nda Turgut Özatay'?n oynad??? Kaz?kl? Voyvoda'n?n emriyle H?ristiyan olmay? reddeden bir adam?n kar?s?n?n gö?sünün de?ilerek kalbinin ç?kar?ld??? sahne, film geçen aylarda televizyonda gösterildi?inde kesilmi?ti. Bu arada geni?çe bir parantez aç?p Kaz?kl? Voyvoda'n?n Ye?ilçam'?n tarihsel kahraman filmlerinde s?kça boygösteren bir kötü adam karakteri oldu?unu belirtelim. Bu zalim hükümdar önce "Malkoço?lu Krallara Kar??"da (1967) boygöstermi?. Bir Behçet Nacar filmi olan "Kara Bo?a" (1974; yön: Yavuz Figenli) ise oldukça ilginç bir film çünkü ?ngiliz yazar Bram Stoker'e Dracula karakterini yaratmas?nda k?smen esin kayna?? olan Kaz?kl? Voyvoda, bu filmde bir vampir olarak tasvir ediliyor. Filmin ba?lar?nda Altan Günbay'?n canland?rd??? Voyvoda'n?n "bakire" k?zlar? boyunlar?ndan ?s?r?p kan?n? içti?ini görüyoruz. De?me "gore" filmlerini aratmayacak derecede kanl? finalde ise Kara Bo?a (B. Nacar), Voyvoda'y? önce gö?süne tahta bir kaz?k çak?p, sonra da kafas?n? kesip öldürüyor.

Yeniden Kara Murat filmlerine dönecek olursak, Fatih'in Fedaisi 1976'da uluslararas? pazarlara aç?l?yor. O dönemki dü?ük bütçeli ?talyan sinemas?n?n gözde seks y?ld?zlar?ndan Daniela Giordana'n?n rol ald??? ve ülkemizde "Kara Murat ?eyh Gaffar'a Kar??" ad?yla gösterilen "Kara Murat la Belve dell'Anatolia"n?n jeneri?inde Cüneyt Ark?n'?n ad? "George Ark?n", Natuk Baytan'?nki ise "Herb al Baurr" olarak geçiyor ("Herb al Bauer", Baytan'?n yönetti?i ortak yap?mlar?n uluslararas? piyasalara sürülen versiyonlar?nda s?kça kullan?lan bir takma ad: "Üç Ka??tç?lar" ve "Baban?n Evlatlar?" adl? komedi-aksiyon filmlerinin Bat?'da piyasaya sürülen versiyonlar?nda da yönetmen olarak bu ad geçiyor). Bir sahnede donuna kadar soyunan Giordana'n?n yan?s?ra Pasquale Basil gibi çok say?da ba?ka ?talyan oyuncunun da rol ald??? bu Kara Murat filmi, ?talya'n?n yan?s?ra Fransa ve ?ngiltere'de de piyasaya sürülmü?. Cüneyt Ark?n'?n uluslararas? piyasalara ç?kan bir di?er tarihsel kahraman filmi ise yine Natuk Baytan'?n yönetti?i "K?l?ç Aslan" (1975). Bu filmin Lion Man (Aslan Adam) adl? ?ngilizce dublajl? videosu ?ngiltere, ABD ve Kanada'da bir zamanlar piyasaya ç?km??. Cüneyt Ark?n'?n ad? ?ngiltere'de "Steve Ark?n", Amerika'da ise "George Ark?n" olmu?. Bu kez Natuk Baytan'?n ad? asl?na nispeten uygun biçimde "Natuck Baitan" olarak geçiyor. ??in ilginci, Eri? Akman'?n (jenerikte "Erich Akman" olarak geçiyor) yap?mc? oldu?u ve yard?mc? bir rolde yerald??? "Lion Man 2: the Witchqueen" (Cad? Kraliçe) adl? bir film daha var ama "Lion Man"in devam? olarak takdim edilmesine kar??n bu filmde Cüneyt Ark?n yok ve K?l?ç Aslan / Lion Man'in aksine konusu Osmanl? döneminde de?il de antik ça?larda geçiyor!... Üstelik "Lion Man 2"nin yeni bir filme aç?k kap? b?rakan finalinde "Lion Man 3: The Ring of the Magus"un (Büyücünün Yüzü?ü) duyurusu yap?l?yor ama bu filmin izine rastlamak ?imdiye kadar mümkün olmad?.

Ye?ilçam'daki tarihsel kahraman filmleri 1978 tarihli "Kara Murat Devler Çarp???yor"a kadar temposu dü?erek de olsa sürecekti. 1979'a geldi?imizde, birkaç y?l önce ba?layan seks-komedileri furyas? aç?k biçimde pornoya dönü?erek Ye?ilçam'? istila etmi?ti. 1980'le birlikte seks furyas? sona erdirilince Ye?ilçam adeta "nerede kalm??t?k" diyerek bir süre Cüneyt Ark?n'l? filmlere yeniden yöneldi. Bu dönemde Cüneyt'li kimi aksiyon-polisiye filmlerinin yan?s?ra iki adet de Cüneyt'li tarihsel film çekildi: "Kanije Kalesi" ve "Son Ak?n" (her ikisi de 1982; yön.: Y?lmaz Atadeniz). "Son Ak?n", çok manidar bir ad ta??yordu çünkü art?k köprülerin alt?ndan çok sular akm??t?. Videonun rekabeti kar??s?nda can çeki?en Ye?ilçam zaten birkaç y?l sonra Özal'?n ekonomik "liberalizasyon" furyas?nda son nefesini verecekti.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla  
 
önceki Konu | sonraki Konu


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:12 AM .


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.1.0
Forum program Divx haber youtube

Nokia

Oyun

Program Download Merkezi

Divx-Mp4

Message Boards and Forums Directory

[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13]

[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15] [16]


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524