Bedava Resimler, indir oyun, Program, Film İndir , Resimleri Youtube Video, Aşk, Temalar, Şiir, Hikaye, Şarkı Sözleri, Sanatçı Resimleri, Msn Program , Download , Burçlar, Haber, Sağlık Arşivi , Komik Video, Ödev, Sinama, Nokia, Cep telefon Temaları, Aşk Resimleri , Flash Oyunlar , Müzik , Sms , Aşk Sevgi , Program ,Vbulletin Temalar  

YENİ AÇILAN BÖLÜMLER
+
Motorlu Araçlar
+ Adalet Sarayı
+
Şifreleme - Güvenlik
+
Web Araçları
+
Dini Program,belge
+
Siyaset Bilimi
+
Youtube Video izle
+
radyo

Kadın
+ Cinsel Yaşam
+
Kadın Hakları Kütüphanesi

+
DUYURU TÜM DOSTLARA
+
[DEW FORUM]Toolbar Full Version İndir
+
Boat Dunyasi

Bilgi Bankası


Geri git   Bedava Resimler, indir oyun, Program, Film İndir , Resimleri Youtube Video, Aşk, Temalar, Şiir, Hikaye, Şarkı Sözleri, Sanatçı Resimleri, Msn Program , Download , Burçlar, Haber, Sağlık Arşivi , Komik Video, Ödev, Sinama, Nokia, Cep telefon Temaları, Aşk Resimleri , Flash Oyunlar , Müzik , Sms , Aşk Sevgi , Program ,Vbulletin Temalar" > Kültür - Sanat - Tarih - Biyografi > Kültür&Sanat > Sinema & Tiyatro

Mongol Cengiz Han 2007 DVDRip-TDM IMDB 7.5 DiL : MongoL (5.1)

 
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 01-24-2008, 03:02 AM   #1 (permalink)
Cezalı

Vademecum Şuan Çevrimdışı
Kayıt Tarihi: Jan 2008
Nerden: Batı Samsun!
Mesajlar: 138
Rep Gücü: 0 Rep Puanı: 0 Rep Derecesi: Vademecum will become famous soon enough
Standart Yetenekli ve Ünlü Tiyatro Yönetmeni Avra Sidiropoulou ile Söyleşi..


Öncelikle Avra Hanımla yaptığım söyleşinin Türkçesini geciktirmiş olmaktan dolayı üzgün olduğumu belirtmek isterim. Bu keyifli söyleşiye geçmeden önce kendisini biraz tanıtmak istiyorum.


Avra Sidiropoulou, çok yetenekli, bir o kadar da alanında ünlü bir tiyatro yönetmeni ve yazar da aynı zamanda; işini oldukça iyi ve ruh katarak yapanlardan. Avra Sidiropoulou Selanik’te doğdu. Aristoteles Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümünden birincilikle mezun olduktan sonra King’s College London’da ‘text and performance’ adlı programdan yüksek lisans ve ardından Cambridge Üniversitesi’nde ‘american theatre’ konusunda m. phil derecesini aldı. Daha sonra New York’a giden ünlü yönetmen Columbia Üniversitesi’nde ‘tiyatro direktörlüğü’ eğitiminin mfa derecesini cum laude (üstün başarı) ile aldı.

Clytemnestra’nın gözyaşları, sexodus, seasonal ve 99% oyunlarını yazmıştır.

New York off off broadway’de sahnelediği eserler :
- 1998 yılında New York Thirteenth Street Repertory’da kendi yazdığı Sexodus’u sahneye koydu.
- 1998 yılında Schapiro Theater’da g.w goethe’nin faust – 1. bölümünü sahneledi. Aynı tiyatroda macbeth-bir parça ve T.Williams’dan Kızgın Damdaki Kedi’yi sahneye koydu.
- 1999 yılında Horace Mann Theater’da Avusturya Kültür Merkezi’nin maddi katkılarıyla E.V.Horvarth’ın Viyana Ormanları Hikayeleri’ni sahneledi.
- M. Lee’nin yazdığı Pigoletto oyununu Present Company Theatorium’da sahneye koydu.


Yönetmen, Atina’da Theatro Ton Allagon Tiyatro Okulu’nda dersler vermiştir. 2001 yılından bu yana sürekli olarak Boğaziçi Üniversitesi’nde ziyaretçi öğretim görevlisi olarak tiyatro dersleri vermektedir.


Bayan Sidiropoulou, öncelikle şunu sormak istiyorum, provalar başlamadan önce oyun aklınızda nasıl şekilleniyor ve oyunu sahneleyeceğiniz zaman ne tür kriterler ön plana çıkıyor?

Bir oyun üzerinde çalışmak için, malzemeye özel kişisel bağlantım olması gerekiyor; diğer türlü benim için işe yaramıyor. Her zaman beni içgüdüsel olarak çeken bir yönü oluyor ve beraber çalıştığım insanlarla bu yönü keşfetmeye çalışıyorum. Benim için bir oyunun evrenselliği çok önemli, zaman süresince ve kültürler arası düşünceleri iletebilmeli.


Günümüzde tiyatroda eğlence ve maceraya yer var mı yoksa tiyatral yönden hala klasik amacını mı taşıyor?

Tiyatro bütünüyle bir oyun. Her tiyatro oyunu maceraya bir çağrı, sanatçıların ve izleyicilerin buluştuğu bir ‘oyun’. Ben şahsen işimi hepimizin eğlenebileceği durumları yaratma arzusuyla ele alıyorum; provalar bir parti gibi olmalı, uçlarda, tatmin edici ve katarsise varan.


Bir oyunu hazırlamaya başlarken herhangi bir ticari kaygınız oluyor mu? Bu bir oyunun gelişim safhasını nasıl etkiler?

Bir eserden kar elde etme fikri gerçekten hiç aklımdan geçmiyor. Bazen keşke geçse diyorum! Bununla birlikte, çalışmaya başlamadan önce aklımda mutlaka bir bütçe olması gerekiyor. Zor olan bu bütçe dahilinde kalmak.


Devlet yönetimindeki kişileri, tiyatroya güvenmeye ve desteklemeye değer olduğuna nasıl ikna edebiliriz?

Burdaki anahtar kelime erişim. Devlet görevlilerinin tiyatroya gidebilmesi, mümkün olduğunca çok izlemeleri önemli. Bu sayede, sonunda bir farkındalık olacak, sanata karşı artan bir ilgi. Görmek inanmaktır; bir eğilim yerleştiği zaman, destek ardından gelecektir. Bütün mesele “doğru” insanları tiyatroya getirmek ve dikkatlerini yöneltmek için formu tanımalarını sağlamak.


Tiyatroyu toplumun kalbine yerleştirmenin en iyi yolları nelerdir? Yönetmenler bunu mu amaçlamalı yoksa tiyatroyu sadece özel izleyicisiyle mi bırakmalı?

Bu zor bir soru. Ben hiçbir zaman özel izleyici fikrine inanmadım. Eğer sadece içgüdülerine güvenir ve küçümsemezsek, her izleyici “özel” olabilir. Ben izleyicilerin tiyatro hakkındaki güzel şeylerin farkına varması konusunda eğitiminin büyük bir destekçisiyim. Gizli yönler onlara, “görünmeyen”i nasıl hissedeceklerini, “söylenmeyen” i nasıl dinleyeclerini “öğretir”.


Başarılı bir tiyatro yönetmeni olmanın nitelikleri nelerdir?

Ancak eğer aklınız yatışmayı reddediyorsa ve hayalgücünüz taviz vermeyecek ifade için mücadele ediyorsa başarılı olabilirsiniz. İnsanlara ulaşmak; hatıraları anımsatmak; imgeler yaratmak; sonuçta bir izleyiciye insan olmanın ne anlama geldiğini anlatmak.


Daha önce birçok defa Boğaziçi Üniversitesi'nde ders verdiğinizi biliyoruz. Bu fikir nasıl oluştu? Boğaziçi Üniversitesi’ni seçmenizin nedenleri nelerdir?

Türkiyede ders vermeyi oldukça tatmin edici buluyorum ve İstanbul benim için çok şey ifade ediyor. Burası karışıklık zamanlarda huzur bulduğum bir yer. Boğaziçi de oldukça önemli bir yer. Orada iyi arkadaşlarım var ve her zaman akademik çevrenin mükemmel olduğunu düşünmüşümdür. Aslında yönetmenlik işimi bilen bazı kişiler, Boğaziçi’nde tiyatro dersi vermek üzere beni davet ettiler. Bu 2001 yılındaydı. O sınıf sayesinde gerçekleşen heyecen verici şeylerin sonucu olarak, o zamandan bu yana düzenli bir misafir eğitimciyim. Kız kardeşim Chryssi Sidiropoulou’nun da Boğaziçi’nde bir profesör (Felsefe Bölümü) olması orasını benim için bir evden fazlası yapıyor.


Türkiye’ye gelmeden önce beklentileriniz nelerdi? Üniversite size tiyatro adına yapmayı planladığınız şeyleri yapma fırsatı verdi mi?

Türkiye’ye gerçekten tamamen “açık”, kültürü mümkün olduğunca keşfetmeye hazır ve yaratıcı olmanın yeni yönlerine açık olarak gittim. Boğaziçi’nde ders vermeyi seviyorum ve yaz okulu için önermek istediğim diğer derslerle ilgili bir çok fikrim var. İstanbul’a her gittiğimde bir çeşit eve dönüş gibi geliyor. Yine de söylemeliyim ki dersimiz (The Play and the Stage) içinde çalışabileceğimiz uygun bir yer verilmesi konusunda daha cömert bir tavırdan gerçekten faydalanılabilir! Çoğu zaman normal sınıflarda yapmaya çalışıyoruz. Asıl tiyatro salonu her zaman diğer aktiviteler için rezerve edilmiş oluyor. Bu, bazen gerçek sahne pratiğine engel olmakla birlikte, yaptığımız işin kalitesini düşüren ve aynı zamanda heves kıran bir durum.


“Clytemnestra’nın Gözyaşları” sizin yazdığınız ve yönettiğiniz bir oyun. Yapımın üç dildeki bir versiyonu İstanbul’da gösterildi. Amaç Avrupa Topluluğu tarafından finanse edilen Mikro-Proje Programı dahilindeki Türk-Yunan Sivil Diyaloğu’nu geliştirmek ve güçlendirmekti. Bu bağlamda sizce proje amacına ulaştı mı?

Evet, bence ulaştı. Hepimiz o iş ile gurur duyuyoruz ve projenin karmaşıklığı ve karşılaşılan birçok zorluk karşısında korkuya kapılmak yerine asıl fikrimizi sonuçlandırmış olduğumuz için oldukça mutluyuz. Hepimiz daha çok dinlemeyi ve farklılıklara karşı daha hoşgörülü olmayı öğrendik. Bu kendi başına büyük bir başarıdır.


Proje, içten ve dilsel engelleri aşan son derece görsel bir gösteri yaratma anlamında önemliydi. Oyunu üç farklı kültürde sahnelemeye çalışırken ne tür zorluklarla karşılaştınız? Ortaya çıkan oyunun gelişme aşaması nasıldı?

Yapım, katılımcı üç dil ve kültürü Clytemnestra karakterinin üç farklı manifestasyonunun bir sentezi sayesinde bir araya getiriyor. Üç kadını (hepsi aynı anda sahnedeler) tüm kendi özellikleri, kayıpları, günlük meseleleri ve en sonunda trajedileri ile sunuyor. Clytemnestra’nın karakteri var oluşsal endişeyi ve insan ilişkilerini aşırı biçimlerinde ifade ettikçe, oyun bir kültürden diğerine farklı şekilde ortaya konulan hassas konulara dokunuyor. Bir yazar ve oyunun yönetmeni olarak, altlarında yatan canlılığı hem yazı hem de temsil kompozisyonlarında kullanarak, bu farklılıkların üstüne gitmem, onları kullanmam ve işime dahil etmem gerekiyordu.

Sizce yapım izleyiciye hitap edebildi mi, özellikle hikayelerini anlattığı kadınlara?

Proje hem geçmişte hem de günümüzde Doğuda ve Batıda kadınların rolünü aydınlatmaya ve çağlar boyunca bu rollerin, genelinde açıkça kültürel olarak nasıl oluşturulduğunu, kalıplaştırıldığını ve değiştirildiğini incelemeye çalıştı. Amacımız, izleyicilerin çağdaş Türk ve Yunan toplumlarında kadınları birleştiren ortak kaderi fark etmelerine yardım etmekti. Projede sürekli ortaya çıkan kayıp, ihanet ve kişisel trajediyle farklı kültürel yollarla yüzleşmenin sahnede gösterilmesi aracılığıyla, “kültürel farklılık” kavramını açığa çıkarmak ve bu “farklılığın” kadınlar için, aslında insanlar için, nasıl birleştirici bir güç olabileceğini anlatmak istedik.


Persona Tiyatro Şirketi (Persona Theater Company) sizin tarafınızdan kuruldu. Tiyatronun üyeleri yurtdışında bir çok oyun sergiliyor. Bir tiyatro kurmaya nasıl karar verdiniz?

Herşey 1999 yılında New York’ta başladı. Columbia Üniversitesi Sanat Okulu mezunu bazılarımız, kendimizi dışarıdaki vahşi dünyaya attığında bizi bir arada tutabilecek bir tayatro kurma ihtiyacı hissettik. Persona her yerden sanatçılar için güçlü, içten, anlamlı sanat yaratma adına fikir alışverişinde bulunmak, izlenimleri paylaşmak, olasılıklar yaratmak, fırsat üretmek için oldukça esnek bir bağlam.


Değişimli olarak Atina ve ABD’de yaşıyorsunuz. Ayrıca bir çok ülkede bulundunuz. Türk Tiyatrosunu diğer ülkelerdeki tiyatrolar ile karşılaştırabilir misiniz?

Bu soruyu cevaplayabilmek için yeterince Türk tiyatrosu görmediğimi düşünüyorum. Dil engeli (Bu kadar yıl boyunca dili öğrenmekteki sonsuz beceriksizliğim ile adım çıktı!) Türk oyunlarını tam olarak değerlendirebilmemi benim için zorlaştırıyor. Yine de, Türk tiyatrosundan bildiğim kadarıyla bazı harika sanatçılar, oldukça yaratıcı ve duyarlı yönetmenler ve oyuncular var. Örneğin Persona’nın beraber Labirent projesini hazırladığı Tiyatro Oyunevi’nden Mahir Günşıray; benim yetenekli Türk Clytemnestra’m Derya Durmaz’ı saymıyor değilim.


Performans sanatı tüm dünyada büyük önem kazanıyor. Tiyatro ile performans sanatı arasında nasıl bir ilişki kurabilirsiniz?

Geleneksel ‘edebi’ tiyatro zamanlarında bir çok yasak vardı; farklı roller sadece farklı kişilere atfedilebilirdi. Durum sürekli sanat çevrelerinin çapraz-aşılanması için çok az yer bırakan şekilde tanımlanıyordu. Fikirler sınıflandırılıyor ve disiplinler ayrı tutuluyordu. Bu artık böyle değil! Performans sanatı sanatçının ilerlemesini katı sınıflandırmadan serbest bırakıyor.

Sanat çeşitlerinin tiyatroya karışmasını seviyorum, güzel sanatları ya da teknolojiyi yapı olarak kullanıp bunların beraberce yazıyla birlikte ya da ona karşı çalışmasını sağlamak performans sanatının açtığı koca bir dünya. Olasılıklar sonsuz ve ben şahsen bazılarını yakalamak için sürekli mücadele ediyorum…
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla  
 



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
(((>>>GenÇ FenerBahçelileR Fan Club<<<))) ArEs Fan Club & Birlikler 14 01-25-2008 05:33 PM
Aşı ile Korunulabilir Çocuk Hastalıkları mecnunnn Aile Hayatı ve Sağlığı 0 01-22-2008 12:57 PM
fenerbahçemizin anlı şanlı tarihi (herşey var) sanal baskan FB Multimedia 0 01-21-2008 09:39 PM
(((>>>GenÇ FenerBahçelileR Fan Club<<<))) sHekiLL Çöp Kutusu Bozuk Link ve Gereksiz Mejaslar buraya 4 01-17-2008 06:43 PM
Divan Edebiyatı !!!!!!!! Asi Türk Dili ve Edebiyatı, 0 01-17-2008 11:20 AM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:32 PM .


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.1.0
Web Site Ekle Pagerank Toplist
harita|harita|tek link oyun>Kelimeler Megatr | dewforum.org | DivX MP4 | TOPlist Link Ekle

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600