![]() |
|
|
| ||||||
|
Görüntüleme: 51 - Cevaplar: 0
| LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Cezalı ![]() ![]() ![]() ![]() Kayıt Tarihi: Jan 2008 Nerden: Batı Samsun! Mesajlar: 138
Rep Gücü: 0
Rep Puanı: 0
Rep Derecesi: | türk tiyatrosunun ünlü isimlerinden Hazım Körmükçü Atatürk'ün en sevdiği aktördü ve İstanbul’a geldiği zaman Hâzım’ı sofrasında görmek ister, otomobilini göndererek bu büyük sanatçıyı saraya getirirdi. Bu ziyaretlerden birinde... Mehmet Baki'nin haberi Atatürk’ün Uşağı kitabı, Mustafa Kemal’i insanüstü bir varlık değil içimizden biri olarak anlatıyor. Kimi ölüm haberi dünyayı kapkara eder, kimi grileştirir sadece. Ama ‘ölüm haberi’ alındığında dünyanın aklığı, beyazlığı kalmaz. Bunun bir tek istisnası var. Türk tiyatrosunun en büyük komedyenlerinden Hâzım’ın ölümü bile güldürmüştü insanları. Bir kahkaha pınarı gibi yıllarca insanları güldüren Körmükçü Hâzım tutmuş, 1 Nisan günü hayata gözlerini kapamıştı. Ölüm haberi duyulunca herkes bunu ‘nisan bir’ şakası sandı, güldü, geçti. Atatürk’ün en sevdiği aktördü Hâzım. İstanbul’a geldiği zaman Hâzım’ı sofrasında görmek ister, otomobilini göndererek bu büyük sanatçıyı saraya getirir, sanat üzerine koyu bir sohbete dalardı. Yine bir yaz gecesi Hâzım, Atatürk’ün sofrasındaydı. Konu spora gelmişti. Atatürk, Hâzım’a “ Hiç spor yaptın mı?” diye sorar. Hâzım, Atatürk’ün güreşi sevdiğini bildiğinden, “Gençliğimde biraz güreş yaptım.” diye cevap verir. Aslında Hâzım hiç güreşmemiştir. Atatürk yaverini çağırarak kulağına bir şeyler fısıldar. Kısa bir süre sonra yaver, Muhafız Alayı’ından seçme, yarı beline kadar çıplak 10 pehlivanla görünür. Herkes şaşkınlıkla ne olacağını beklerken Atatürk, Hâzım’a dönerek, “Kuzum, şunlarla güreş de marifetini görelim” demez mi? Hâzım ne dediyse nafile. Ceketini çıkarır, kollarını sıvayarak er meydanına çıkar. Başta duran pehlivanın dalgınlığını fırsat bilen Hâzım, elense ile onu yere düşürür. Ünlü komedyenin o hâlini gören herkes kahkahadan kırılır. Bu hikâyeyi Atatürk’ün uşağı Cemal Granda anlatıyor. Atatürk’ün 12 yıl hizmetini görmüş, o dönemin tüm gerçeklerini Atatürk’ün ağzından dinlemiş, sofrasını kurup kaldırmış, yalnızlık anlarında derdine ortak olmuş bir isim. Granda’nın notları gazeteci Turhan Gürkan’ın kalemi ile ilk kez 1959 yılında yayımlandı. 1973 yılında Fer yayınları, 1973 yılında ise Hürriyet yayınları bu hatıraları kitap olarak bastı. Ancak anıların önemli bir kısmı sansürlenmişti. Kristal Yayınları 34 yıl aradan sonra bu anıları derleyerek kitabın genişletilmiş hâlini bastı. Kitapta Atatürk’ün duygu dünyasından izler yer alıyor. Atatürk’ü ‘insanüstü bir varlıkmış’ gibi değil ‘bizim gibi bir insan’ olarak gören Granda ilginç hatıralarını anlatıyor. |
|
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Divan-I Kebir Mevlana | Asi. | Türk Dili ve Edebiyatı, | 0 | 12-08-2007 12:15 PM |
| Görevimiz Başarmak | Asi. | Diğer Konular | 0 | 12-03-2007 06:29 PM |
| Iso 9000 Standartlari Hala AnlaŞilmiŞ DeĞİl | Asi. | Diğer Konular | 0 | 12-03-2007 01:27 PM |
| ***Ubuntu Kullanımı bakmadan geçme!!!*** | ahmedow | Linux | 1 | 12-01-2007 08:50 PM |
| Orhan Kemal///cemile | SeDoSh | Kitap Özetleri | 0 | 11-09-2007 07:21 PM |
[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13]
[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15] [16]