Dewforum.İNFO  


Reklam & Banner

KONTÜR KazananlaR

Dewforum Herkese 100 Kontür Dağıtıyor.

YARDIM

Dosya veForum kulanımı hakkında buradan bilgi alabilirsiniz

Radio Dinlemek için TIKLAYIN

Moderatörlerin, ve Moderatörlük başvurusu yapanların Forum Kullanımı / Duyurular dan Yazabilirler

Yukarıdaki Reklamlara Tıklayın Bedava Hizmet Devam etsin...! Dosya ve Güzel konuları Aşagıda bulabilrsiniz.

Karışık konular ProgramlaR

Msn- Icq - Yahoo - GMaiL

Bilgi Bankası

Nokia Programlar

Modifiyeli Arabalar

Felsefe / Psikoloji / Sosyoloji

Kipchaklar

Biyografi

Köşe yazıları

Kipchaklar

 

Video Edit Magic 4.47

Portable KMPlayer 2.9.3.1431

Cep İçin Videolar

Nokia Program

Dizi

Symbian 6-7-8 Antivirus Program Paketi

F-PROT Antivirus 6

Mks_Vir 2007 (2K7) - FUL Kaspersky Anti-Virus 2009 8.0.0.357

Rising Antivirus 2008

TuEagles Anti-Porn V8.1.9.15

Ad-Aware Full Paket

Avast 4.8 Pro Tr Full +2700 Günlük Serial

Norton 360 V.2 | TürkÇe | 11 Yil Lisans

Ad-Aware Pro v7.1.0.11 + Original License

Norton Internet Security 2009

||||| 2009 FuLL Anti-Virüs ProgramLarı Arşivi |||||

Kaspersky İnternet Securİty 2009 Full

Kurtlar Vadisi Pusu Tüm Bölümler / 3GP

Avira Premium Security Suite 2008 / FULL

Avast 4.8 Pro Tr Full

Norton Internet Security 2009

Avira Premium Security Suite 2008 / FULL

Yabancı video Clipler

Bilgi Bankası

Felsefe / Psikoloji / Sosyoloji

Cep için video kilpler


Go Back   Dewforum.İNFO > Eğitim Şart > Bilgi Bankası > Diğer Konular

Bedava üye ol - Şifremi Unuttum


 
 
Görüntüleme: 35 - Cevaplar: 0  
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 09-07-2007, 08:27 PM   #1 (permalink)
S-Administrator

Çapkın-12 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Çapkın-12 Şuan Çevrimdışı
Kayıt Tarihi: Feb 2006
Nerden: aydın
Mesajlar: 4.515
Rep Gücü: 58 Rep Puanı: 58 Rep Derecesi: Çapkın-12 has a reputation beyond reputeÇapkın-12 has a reputation beyond reputeÇapkın-12 has a reputation beyond reputeÇapkın-12 has a reputation beyond reputeÇapkın-12 has a reputation beyond reputeÇapkın-12 has a reputation beyond reputeÇapkın-12 has a reputation beyond reputeÇapkın-12 has a reputation beyond reputeÇapkın-12 has a reputation beyond reputeÇapkın-12 has a reputation beyond reputeÇapkın-12 has a reputation beyond repute
Standart Islamiyet Ve Sanat




?SLAM?YET VE SANAT

Günümüz ?slâm dünyas?nda, yan yana getirmekte oldukça güçlükle kar??la??lan kavramlar aras?nda "?slâm" ile "Sanat" bulunmaktad?r. Bugün ?slâm ülkelerinin hemen hemen hepsinde, cemiyetin her kesiminde insanlar?n bu iki kelimeyi bir arada dü?ünmekte bir hayli zorland???n? görmekteyiz. "Sanat"la "?slâm" kelimeleri bir arada kullan?ld???nda, kendisini dindar olarak kabul etmeyen kesim, ?slâm'?, sanata tahammül edemeyecek kadar "geri" görmekte; kendisini dindar olarak kabul eden kesim ise, sanat?n ?slâm'la ba?da?mayacak kadar "lüzumsuz" oldu?unu dü?ünmektedir. Birbirinden o kadar uzak görü?leri savunan bütün bu insanlar?n ortak noktalar?, tasvirin ?slâm'da yasak oldu?u varsay?m?d?r. Bu insanlara, ?slâm'?n sanata bak???n?n ne oldu?u soruldu?unda tatmin edici cevap al?naca?? san?lmamal?d?r. Din ile sanat?, insanla sanat? birbirinden ay?rmak, hayat?m?zdan tecrit etmek mümkün müdür? O halde; hayat?m?z?n vazgeçilmez bir parças? olan sanat nedir? Sanatç? kime denir? gibi kavramlar?n çerçevesini çizdikten sonra; sanat?n lüzumunu, din ile ili?kisini izah etmeye çal??aca??z. Sanat Nedir ? Arapça "sana'a" fiilinden türeyen sanat, çe?itli ansiklopedilerde de?i?ik ?ekillerde tarif edilmekle birlikte onu " insanlar?n gördükleri, i?ittikleri, his ve tasavvur ettikleri olaylar? ve güzellikleri, insanlarda estetik bir heyecan uyand?racak tarzda ifade etmesi" olay? olarak da görebiliriz. Bu tariften de anla??laca?? üzere, bir çal??man?n sanat eseri olabilmesi için, "insan elinden ç?km?? olmas?, güzel olmas? ve orijinal olmas?" gibi ?artlar? haiz olmas? gerekmektedir. Bu sebeple, insan elinden ç?kmayan nefis bir da? manzaras?, ?elâle, peribacalar? vs. güzel olmakla birlikte sanat eseri say?lmazlar, çünkü insan elinin mahsulü de?ildir. Yine ayn? ?ekilde, bir insan taraf?ndan yap?lm?? olsalar bile, insanda estetik hayranl?k uyand?rmayan basit bir masa, rahle veya tabak da sanat eseri say?lmazlar. Ancak bunlar, i?inin ustas? kimseler taraf?ndan çok ince bir ?ekilde yap?l?p tezyin edilirse, daha do?rusu görenlerde güzellik etkisi uyand?r?rsa o zaman sanat eseri s?fat? kazan?rlar.

Sanat, güzel ve bediî ?eyler yapmak i?idir. Meselâ; resim, musiki, ?iir, mimari, tezyinat, hat, gibi gayesi güzellik olan i?ler birer sanatt?r. ?nsanlar?n yapt??? ve hayran olduklar? birçok ?eyler vard?r ki, bir fayda temin etmez. Bir elbisenin kuma?lar? üzerindeki i?lemeler veya yemek taba?? içine yap?lm?? olan çiçek resimleri neye yarar ? Böyle bir kuma? insan? i?lemesiz bir kuma?tan fazla ?s?tmaz ve süslenmi? bir tabak, içindeki yeme?e daha fazla bir lezzet vermez. Fakat onlar?n gözümüz ve ruhumuzda olu?turdu?u zevk, maddi faydalardan daha büyüktür. ??te böyle bir güzellik duygusu meydana getiren ve ruha bediî bir zevk veren i?lere sanat denir.

Sanat?n Gayesi Sanat, insan ve cemiyetle en s?k? münasebeti olan din, ahlâk ve iktisat gibi içtimai bir müessese ve canl? bir kültür dal?d?r. Alimin ke?finden ve eserinden daha geni? bir tesir sahas? vard?r. Çünkü sanat, fertlerin zekâs?na hitap etti?i gibi, gönüllerine de hitap eder. Böylece millî ?uuru ve dinî hayat?, daha feyizli ve ?evkli ya?amam?za vas?ta olur. Sanat? Allah için, be?eriyetin tekâmülü için kullanmas?n? bilen Dede Efendi, Itrî, Mimar Sinan, ?eyh Galip, ?eyh Hamdullah, Râk?m gibi büyük sanatkârlar?n bu anlay??la büyük eserler verdikleri, as?rlard?r kütleleri dini vecd içinde Allah'a yakla?t?rd?klar? muhakkakt?r. Bugün bestelenmi? gibi hâlâ co?kunlukla söylenen Tekbir, Salât, Allah'? arayan ruhun ?lâhî güzellik kar??s?nda duydu?u hayranl???n ifadesinden ba?ka ne olabilir? Önünde küçüldü?ümüz, çoklukta birli?i ifade eden Süleymaniye, Sultan Ahmet gibi mehabetli camiler... bizi secdeye, bizi ümit dolu duaya davet etmiyorlar m?? Yüzy?llar ötesinden A??k Yunus, hâlâ aram?zda de?il mi? Her dost meclisinde ?ifal? ellerini gâh musiki, gâh ?iir kal?plar? içinde üstümüzde hissetmiyor muyuz? Görülüyor ki, sanat milletlerin hayat?nda duygu ve dü?ünce birli?i sa?layan önemli bir unsurdur. Mevlâna ve Yunus Emre gibi dâhiler, ruhlar?n?n serhatlerinden kopup gelen feryatlar?, zevkleri, güzellikleri be?er kula??na f?s?ldayarak kütleleri arkalar?ndan sürüklemi?ler, dirli?i ve düzeni bozulmu? cemiyetlerde tefekkür ve iman birli?i sa?lam??lard?r. Sanat, en büyük mürebbidir. Sanat?n bu nefis ve irade terbiyesindeki kudretini çok iyi bilen ecdad?m?z, tahsil ça??na eren gençleri kötü al??kanl?klardan uzakla?t?rmak, bir hayat disiplini kazand?rmak için musiki ve hüsn-i hat gibi sanatlarla me?gul ederlerdi. Daha küçük ya?ta yaz?ya ba?layan gençler, hocalar?n?n dizinin dibinde hem yaz? ö?renirler hem de ?ahsiyetleri te?ekkül ederdi. Çünkü yaz? tahsili ile beraber sab?r, devaml? çal??ma, temizlik ve tertip gibi hasletler de kazan?l?rd?. Bu sebepledir ki, bir zamanlar Enderun Mektebi, bilhassa daha geni? sahada tekkeler; musiki, hat, tezhip, cilt gibi sanatlar?n ö?retildi?i birer Güzel Sanatlar Akademisi mevkiinde idi. Bu sanatlar; mü?terek inanç ve kültüre ba?l? insanlar aras?nda duygu ve dü?ünce birli?i sa?lar. Ruhlara sükûn verir, güzeli ö?retir, bediî zevkleri geli?tirir. Dinî ve millî hayat?n k?ymetlerini aleme yayarak daima canl? tutar, ruhun madde üzerinde hakimiyetini sa?lar. Ferdi his ve duygular?n cemiyete zararl? k?s?mlar?n? tasfiye ederek nefis ve irade terbiyesinde mühim rol oynar.

?slâm'?n sanatla ili?kisi var m?? Dinler "gerçe?i" ara?t?r?rlar. Sanat ise "güzeli". Gerçek ile güzel aras?ndaki fark aç?kt?r. Birisi ba??ml?, di?eri ba??ms?zd?r. "Gerçek" gerçe?in s?n?rlar?yla kay?tl?d?r. "Güzel" ise hiçbir s?n?r tan?maz. Çünkü o, hayal ülkesinde gezinen, hür, ba??ms?z ve enginlerde uçu?an bir duygudur. Konunun bir de "ahlâkî" yönü vard?r. Dinler, ahlâk konusu üzerinde titizlikle dururlar. Sanat ise, her türlü kay?ttan uzakt?r. Böyle bir anlay??, hem dini, hem de sanat? çok dar s?n?rlar içerisine hapsetmek olacakt?r. Asl?nda ruhun derinliklerinde din ile sanat tam bir ili?ki içindedir. ?slâm sanat? deyince, zorunlu olarak, ?slâm'dan söz eden sanat? kastetmiyoruz. ?slâm sanat?; varl???, ?slâm dü?üncesi aç?s?ndan canland?ran bir sanat metodudur. ?slâm sanat? "güzel" ile "gerçek" aras?nda tam bir ahengin ve uyumun teminini haz?rlayan bir sanatt?r. Çünkü kâinatta "güzel", bir "gerçektir". "Gerçek" ise "güzel"in doru?u... Ve i?te buradan ba?lamak üzere, doru?a do?ru ç?kt?kça varl?kta tüm gerçeklerin bulu?tu?u tepe noktas?nda din ile sanat bulu?urlar. ??te ho?görü dini olan ?slâm, sanata yeni soluklar ald?rd?. Figür sanat?ndan ba?ka bir ?ey bilmeyen insanl??a soyut sanat? ö?retti. Sanata yeni görü?ler katt?, yeni yorumlar getirdi. Soyut (nonfigüratif), o dantel gibi ak?llara durgunluk veren süslemeyi Müslümanlar ke?fettiler. Bat?l?lar?n hayran kald?klar? Elhamra'y? onlar meydana getirdiler. Do?u hal?lar?n?n o güzellik ve ihti?am?na hiç kimse ula?amad?. Müslümanl???n sembolü olan cami, bo? bir yap?d?r. Orada sunaklar, heykeller, tanr? ve ermi? resimleri yoktur. Mozaiklerle, mermer kakmalarla, ah?ap oymalarla ve alç?yla yap?lan çok canl? ve zengin dekorasyonun tümü figürsüz, soyut motiflerden olu?ur. Kiliseleri biliyoruz, onlar?n içi heykel ve resimlerle doludur. ?slâmiyet’ten önce Kâbe'de heykeller vard?. Bu heykeller soyutu kavrama güçlü?ünün s?k?nt?lar?d?r. H?ristiyanlar ve di?er bat?l dinler yarat?c?y? somutla?t?rm??lar, yani puta tapar hale getirmi?lerdir. E?er ?slâm kültürü Arap kültürünün devam? olsayd?, Kâbe'deki putlar ?imdi camide olmal?yd?. ?slâm dini ba?lang?çtan beri sanat?n ba?ka dallar?na, özellikle heykel ve resme kar?? tav?r tak?nm??, dinî olsun ya da olmas?n, figüratif resme, putperestli?i yeniden canland?rabilece?i dü?üncesiyle belirgin biçimde kar?? ç?km??t?r. Bütün semavî dinler de sanat? yasaklamam??, sanat?n insanlar aleyhinde kullan?lmas?na ya da insanlar? yersiz inançlara ta??mas?na kar?? ç?km??, tap?n?lan putlarla mücadele etmi?tir. ?slâm dini de böyledir. Onun yasaklad??? "sanat" de?il, "put"tur. Bu yasaklama, sanat? köreltip zay?flatmam??, aksine gerçek sanat?n geli?mesine ve yay?lmas?na sebep olmu?tur. ?nsan zekâs?n? somuta hapsolmaktan kurtarm??, ona mücerretin engin ufkunu açm??t?r. Bu nedenle, ?slâm sanat? dekoratif sanatlara yönelmi?tir. Ama bu öyle parlak ve büyüleyici, öyle özgün, öyle ritim duygusu içinde yüzen eserlerin ortaya ç?kmas?na imkân vermi?tir. Bunlar ?slâm sanat?n?n en de?erli ürünleri olmu? ve Bat? dünyas? her zaman k?skançl?kla kar??lam??, bir masal dünyas?na bakar gibi hayranl?kla seyretmi?tir. ?slâmiyet'in do?u?u ve ba? döndüren bir h?zla yay?l???, tarihin en büyük olaylar?ndan biridir. Hz. Peygamber (s.a.s.)'in vefat?ndan sonraki yüzy?l içinde ?slâmiyet ?ran'?, Suriye'yi, Kudüs'ü, M?s?r'?, Mezopotamya'y?, Kuzey Afrika'y?, ?spanya'y? çevresi içine alm??; eski Roma Denizi bir Müslüman gölü olmu?tur. Hilâlin bir ucu Bat? Çin'e, öbür ucu da Fransa'da Poitiers'ye dayanm??t?r. Tarihte hiçbir ?mparatorlu?un bu kadar k?sa bir zamanda ?ndus nehrinden Atlas Okyanusu'na kadar böylesine geni?leyip yay?ld??? gösterilemez. Bu geni?leme ile birlikte ?slâm ülkelerindeki uygarl?k eserleri de alabildi?ine geli?me göstermi?tir. Abbasiler devrinde ?slâmiyet'in merkezi olan Ba?dat ?ehri, ak?llara bin bir gece masallar?n?n ihti?am?n? getirmektedir. 1046 y?llar?nda Mustans?r Billah'?n halife bulundu?u s?ralarda M?s?r'? ziyaret eden Nâs?r-? Hüsrev, Fât?miler'in idaresi alt?ndaki M?s?r'?n ilerili?ini, zenginli?ini, emniyet ve adaletini övmekle kalmaz, 640'da Amr ?bnü'l-As'?n kurdu?u Fustât ?ehrinin, Kahire kurulduktan sonra bile uzun zaman parlak devirler ya?and???n?, on dört ve yedi katl? evler yap?lm?? oldu?unu, yedinci katta "dam üstünde bahçeler" bulundu?unu yazar. Müslümanlar zaptettikleri yerlerde, iman ve zafer ne?esiyle, yorgun enerjileri canland?rmay? ba?ard?lar. Müslüman olanlar taze bir kuvvetle bu co?kun nehrin sular?na kat?ld?lar. Çöllerde yer yer ?ehirler f??k?rmaya, camiler ve medreseler yükselmeye, kütüphaneler ve hastaneler kurulmaya ba?land?. Bilim, sanat, edebiyat, felsefe ile tar?m ve ticaret beraber ilerledi. Muhte?em sanat eserleri gerek mimaride, gerek süsleme sanatlar?nda tarihte e?ine az rastlan?r bir geli?me gösterdi. Mimari, musiki, tezhip ve hat gibi sanatlar?m?z, dünyaya parmak ?s?rtm??t?r. Bu sanatlar?m?z be?eri oldu?u kadar ilâhîdir. Bu sanat kollar?, tevhit merkezinden hareket etmi? birlikçi bir karakter ta??d???ndan, temeli ve felsefesi kadar tafsilat ve teferruat?nda da hep o tevhit anlay???n? ilan ve ihya etmi?tir. ??te bu nedenle Yahya Kemal : " ?slâm sanat? deyince; aya??m?z?n alt?ndaki kilimden göklere kadar t?rmanan Selimiye'lere, Karahisari'nin kubbeyi i?lemesinden Dede Efendi'nin ç??l???na kadar hepsi hat?rlanmaz m?? Hemen o günlere uzan?r ve adeta Sinan'a ta? ta??r, bac?ya desen uzat?r, ?eyh Hamdullah'a hokka tutmaz m?y?z? Duyanlar için, bütün tarih ve sanat eserlerimiz dinî ve mistik bir ruh ta??r. Çünkü hemen hepsi bu ruh ve dü?ünce ile yap?lm??t?r. Revan kö?künde gezerken kula??ma derinden bir Kur'an sesi geldi. Birdenbire ?slâm mimarisini tam manas?yla gördüm. Çünkü ?slâm mimarisinin içinde bir ruh gibi muhakkak rahle ba??nda bir Kur'an sesi lâz?m. O ses olmad??? zaman bu mimari kuru bir ?ekilde gözüküyor" diyerek duygular?n? ifade etmi?tir. Buna ra?men yaln?z Türkiye'de de?il, bütün ?slâm dünyas?n?n hemen hemen hepsinde "estetik a??nma" ve "tarihi tahrip" hadisesinin ya?and???n? üzülerek söylememiz gerekir. Çirkin binalar, estetikten mahrum avlusuz camiler, bina ile orant?s?z minareler, maviye veya ye?ile boyanarak aslî güzelliklerini kaybetmi? mihraplar, yurt d???na kaç?r?lan yazma eserler, bir kenara at?lm?? nadide hat levhalar?, bir kö?ede çürümeye terkedilmi? Selçuklu veya Osmanl? sinileri, k?r?lm?? mezar ta?lar?, tarihten ve sanattan kopmu?lu?umuzun ifadesi de?il midir ? Dindar ve muhafazakâr oldu?unu söyleyen zenginlerimizden kaç tanesi bugün hat, ebru, tezhip gibi klâsik ?slâm sanat eserlerinin koleksiyonunu yapmakta; gençlerimizin kaçta kaç? böyle sergileri ziyaret etmektedir? Hamisi olmayan bu sanatlar?, kendi çaba ve gayretleriyle ya?atmaya çal??an, duygular?n? eserlerine yans?tan sanatkârlara ne ölçüde de?er verilmekte, onura edilmektedir? Bir din, en iyi ifadesini sanatla bulur, kendisini en iyi sanatla if?a eder. Sanat?n bilhassa tasavvuf çevrelerinde geli?mi? olmas? tesadüf de?ildir. ?slâm'? sanat ve estetikten soyutlaman?n ne dinî bir dayana?? vard?r, ne de bundan sanat ve dinin bir kazanc? bulunabilir? Tam tersine bundan din de, sanat da, insanl?k da zararl? ç?kar. Sanat?n ve ?slâm'?n ne oldu?u sorusuna yeterli cevap verilememesi ve bunlar?n kesi?me noktalar?n?n tespit edilememesi sebebiyle bugün ?slâm sanat?, ya çok özel baz? alanlara s?k???p kalm??, ya da müzelik bir hadise olarak dü?ünülür olmu?tur.

?slâm'?n Sanata ve Esteti?e Bak???;

a- ?nsanda güzellik ve sanat duygusunun f?trili?i:
?nsan? en iyi tan?man?n en iyi metotlar?ndan birisi; ona iyi bir gözlemci s?fat?yla bakmak, hareketlerini kontrol etmektir. Ona böyle bir nazarla bakt???m?zda insan?n, biri maddî, di?eri ruhî olmak üzere iki dünyas?n?n bulundu?unu ve bütün faaliyetlerinin bu iki yönde cereyan etti?ini mü?ahede ederiz. ??te sanat da insan?n bu ikinci yüzünü te?kil eden unsurlardan birisidir. Henüz dinî ve sosyal bask?lardan âzade, duygular?n? en samimi bir ?ekilde dile getiren 3-5 ya??ndaki çocuklar, do?u?tan sahip olduklar? içgüdülerini, melekelerini ve kabiliyetlerini, içlerinden geldi?i gibi hareket ederek, en saf ?ekilde sergilerler. Bu davran??lar, onlar için hem bir oyun, hem de yeti?kinlik ça?lar?ndaki faaliyetleri için bir al??t?rma ve haz?rl?kt?r. Hiçbir insan yoktur ki, o günkü imkânlar? ve kabiliyeti çerçevesinde çocuklu?unda sanat faaliyetleri diyebilece?imiz faaliyette bulunmam?? olsun. Bir kimse, dini ve sosyal bask?lar?n henüz te?ekkül etmedi?i o ça?lar?nda mutlaka ?ark? söylemi?, resim yapm??, bir müzik e?li?inde oynam??, çamurdan hayvan figürü yapm??, ev bina etmi?tir. ??te insan?n bu gibi faaliyetleri onda güzellik ve sanat duygusunun f?tri oldu?unun güzel bir i?aretidir. Bir kimsenin elbiselik bir kuma?tan veya kravat al?rken bile ma?aza ma?aza dola?mas?, insanda do?u?tan mevcut olan bu güzellik duygusunun eseridir. E?er insanda böyle bir güzellik duygusu bulunmasayd?, elbiselerin yaln?zca sa?laml???na, so?uk veya s?ca?a kar?? dayan?kl?l???na bak?lacak, yemeklerin göze de?il, yaln?zca dama?a hitap etmesi yetecek, binalar?n sa?lam ve kullan??l? olmas? kâfi gelecek, arabalar, elbiseler çe?it çe?it modellerde yap?lmayacakt?. ??te bu gibi örnekler, güzellik duygusunun insanda do?u?tan mevcut oldu?unun ba?ka bir i?aretidir. Bu tespitlerimizden de anla??laca?? üzere insan, yaln?zca dü?ünen, üreten, inanan bir varl?k de?il, ayn? zamanda sanat eseri meydana getiren bir varl?kt?r. Tarihe bakt???m?z zaman, en ilkelinden en geli?mi?ine kadar yeryüzündeki bütün insan topluluklar?n?n sanatla me?gul olduklar?, sanat eseri meydana getirdikleri görülecektir. Hatta sanat eseri meydana getirmemi? bir din ve topluluk yoktur. Arkeolojik ve antropolojik ara?t?rmalar, bu durumun, tarihin herhangi bir zaman diliminde de?il, dünya kurulduktan beri böyle oldu?unu ortaya koymaktad?r. O halde sanat, ferdi plânda f?trî, tarihî ve sosyolojik anlamda evrensel bir hadisedir. Hatta onun evrensel bir hadise olmas? da her insanda f?trî olmas?n?n bir neticesi ve tezahürüdür. Di?er taraftan, bir kültürün ürünü olarak ortaya ç?kan bir sanat eserinin, meselâ bir çininin veya minyatürün, çok de?i?ik ba?ka kültürlerin insanlar? taraf?ndan rahatl?kla be?enilip sat?n al?nabilmesi, bir H?ristiyan’?n Sultan Ahmet Camii, bir Müslüman'?n Köln Katedrali kar??s?nda hayranl???n? gizleyememesi gerçe?i de bu sanat duygusunun evrenselli?inin ba?ka bir delilidir.

b) Kur'an ve Hadislerin I???? Alt?nda Güzellik Duygusunun F?trili?i:
Kur'an-? Kerim'de güzel sanatlarla do?rudan do?ruya ilgili bir ayet mevcut de?ildir. Bununla birlikte, di?er baz? ayetlerin ????? alt?nda O'nun güzel sanatlara nas?l bakt???n? tayin etmek mümkündür. Bunun için önce "insan"?n ne oldu?unu bilmek gerekir. Kur'an-? Kerim'e göre Allah, insan? yeryüzünde kendisinin halifesi olarak en güzel ve en ak?ll? ?ekilde yaratm??t?r. Meselâ: " Biz insan? en güzel biçimde yaratt?k. Sonra onu a?a??lar?n a?a??s?na indirdik." "Sizi ?ekillendirdi ve ?ekillerinizi güzel yapt?. Dönü? ancak O'nad?r." Mealini verdi?imiz birinci ayetteki "insan?n en güzel ?ekilde yarat?lmas?ndan maksat, insan?n mükemmel ?ekilde yarat?ld??? denilebilirse de ikinci ayetteki "suretinizi en güzel ?ekilde yaratm??t?r" ?eklindeki bir ifade, bunun, yüz ve endam güzelli?ini de içerisine ald???n? göstermektedir. ?nsan?n en güzel biçimde yarat?lmas?, ayn? zamanda onun güzelliklerini kavrama, bunlardan zevk alma ve estetik de?eri olan eserler yapma kabiliyetini haiz oldu?unun da bir ifadesidir. Nitekim Kur'an-? Kerim'deki baz? ayetler insan? dü?ünmeye davet ederken, baz? ayetler de üstün belâ?ati ve tasvirlerindeki güzelli?iyle do?rudan do?ruya insan?n estetik yönüne hitap etmektedir. Nitekim ba?ka ayetlerde bu konu çe?itli ?ekillerde dile getirilmi?tir. Bu ayetlerden de anla??laca?? üzere, dünya nimetleri yaln?zca iyi ve faydal? de?il, ayn? zamanda güzeldir. Di?er taraftan, Cenab-? Hakk'?n yaratt??? en güzel ?ey ise, bu dünyadaki salih amel i?leyenlere vaat edilmi? olan cennettir. E?er insan?n bu güzellik ve güzelli?i kavrama yönü bulunmasayd?, cennetin "altlar?ndan ?rmaklar akan kö?kleri"nden veya oradaki hurilerin, insan?n hayal gücünün dahi eri?emedi?i güzelliklerden bahsedilmeyecekti. Asl?nda, Allah'?n insan? "güzel" surette yaratmas? gayet tabiidir. Çünkü, yarat?c?n?n kendisi "Cemal" s?fat?n? ta??maktad?r. ?nsan?n güzel ve güzelli?e kar?? meyyal olmas?, güzel eserler ortaya koyabilmesi gerçe?i, bu ayette belirtilen yaratma hadisesine dayanmaktad?r. Hatta insan?n "ahsen-i takvim" olmas?n?n (en güzel ?ekilde yarat?lmas?n?n) s?rr? da burada yatmaktad?r. Hz. Davut'un sesini en güzel k?lan, Hz. Yusuf'un ve Hz. Muhammed (s.a.s.)'i insanlar?n en güzeli yapan iksir, i?te budur. Di?er taraftan, Kur'an-? Kerim'deki birçok ayet kar??s?nda Müslümanlar?n dü?ünüp ibret almas?n? ve güzelliklerden istifade etmesini istemektedir. Bunlardan bir tanesi: "Ey Adem o?ullar?! Her secde edi?inizde güzel elbiselerinizi giyin; yeyin, için, fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri sevmez. De ki: Allah'?n kullar? için yaratt??? süsü ve temiz r?zklar? kim haram k?ld?? De ki: Onlar, dünya hayat?nda, özellikle k?yamet gününde mü'minlerindir..." Görüldü?ü gibi, bu ayetlerden birincisinde mescide giderken ziynetlerin tak?lmas? (yani tefsircilere göre güzel koku sürülmesi, temiz ve güzel elbiseler giyilmesi) istenilmi? ard?ndan da gayet cömert bir ifadeyle de "yeyiniz, içiniz" diye insanlara dünya nimetlerinden istifade edilmesi söylenmi?tir. ?kinci ayette ise güzel ziynetleri, ho? ve temiz r?z?klar? Allah yasaklamad??? halde yasaklayanlar veya yasaklayacak olanlar azarlanm??t?r. Kur'an-? Kerim'de yarat?c?n?n varl?klar? sanatkârâne yaratt???n? ve süsleyip güzelle?tirdi?ini belirten ayetler ?unlard?r: a) Genel olarak bütün mahlukat?n güzel yarat?ld???n? belirten ayetler. ?u ayet bunun örneklerinden birini olu?turur : "O (Allah) ki, yaratt??? her ?eyi güzel yapm?? ve ilk ba?ta insan? çamurdan yaratm??t?r." Bu ayette Allah'?n, yaratt??? her ?eyi güzel yaratt???, hilkatte çirkinli?in söz konusu olmad??? belirtilmi?tir. Her ?eyde, hatta en çirkin görünen ?eylerde hakiki bir hüsün ciheti vard?r. b) Gökyüzünün süslendirildi?ini belirten ayetler. Bu konuda birçok ayet vard?r. Bir ayette "Biz yak?n gö?ü, bir süsle, y?ld?zlarla süsledik." denilir. Ba?ka bir ayette ise vurgulu bir biçimde "Andolsun, biz gökte birtak?m burçlar yaratt?k ve seyredenler için onu süsledik." Denilerek göklerdeki ihâhi süslemenin incelenmesine ve ancak inceleyip dü?ünenlerin bunu idrak edebilece?ine i?aret edilmektedir. Di?er bir ayette ise, gö?ün süslendirilmi? olmas?na bak?lmas? emredilmekte, orada bir eksiklik ve düzensizli?in bulunamayaca??n?, çünkü Allah taraf?ndan korundu?u belirtilmektedir.

Mimarl?k ?slâm, insan karakterine uygun bir biçimde estetik duygusunu manevi inançla birle?tirmi?tir. ?slâm'?n bu estetik anlay??? ibadetlerin haz içinde yap?laca?? binalar için mimaride ve insan hayat?n? anlaml? k?lmak ve ölüm korkusunun yenilmesi, bu konudaki duygular?n i?lenmesi için edebiyatta hakim k?l?nm??t?r. ?slâm, iç dekorasyon, giyim, ku?am ve ev e?yalar?nda hayranl?k uyand?ran eserler meydana getirmi?tir. Bunlar?n içinde dünyaca me?hur ?ark hal?lar?, zarif seramikler, cam ve metal i?leri, ?slâm sanat?n?n karakteristik harika ürünleridir. Bu sanat?n biçimlenmesinde ?slâm idaresi alt?ndaki bir çok milletlerin sanatlar?n?n birikimi vard?r. Araplar, ?slâm'dan önce kültür aç?s?ndan pek varl?kl? say?lmazlard?. Sadece çöl hayat?n?n kendine has özellikleri lirik bir edebiyatta i?lenmi?ti. Fakat Bizans'?n büyük bir bölümü ve ?ran'?n fethi, önce ?am'a sonra Ba?dat'a nakledilen hükümet merkezi Araplar? bu yüksek medeniyetlerin mirasç?s? yapt?. ?slâm, bu ülke halklar?n?n sanat?n? körü körüne kopya etmedi. Tenkitçi bir bak??la Müslümanlar?n amac?na uygun olan sanat dallar? titizlikle seçildi. Bu dallar, sanki eskiden beri ?slâmî imi?ler gibi uygun bir senteze ula?t?r?ld?. ?slâm, hayat?n bütün safhalar?nda ve her alanda geçerli oldu?undan, inanç, giderek bu sanatlar?n biçimini belirleyici bir rol oynad?. Dini tesirin en çok görüldü?ü saha mimarl?k olmu?tur. Camiler, Araplar?n eski geleneksel kültürü ile Arap olmayan Müslümanlar?n kültürlerinin ahenkli bir bile?imi ile daha muazzam ve ola?anüstü güzelliklerle süslenerek yap?lm??t?r. Uzun y?llar çöl hayat?n?n ilkel sadeli?ine al??m?? bulunan Araplar, sonralar? ya?ama tarzlar?nda büyük rol oynayan muhte?em an?t binalar yapt?lar. Müslümanlar?n bir zamanlar içinde ibadet ettikleri küçük kerpiç binalar?n yerini, art?k mermer direkli, üzerleri kur?unla kaplanm?? çat?l? ve camlar? parlak desenlerle bezenmi? muhte?em camiler al?yordu. Bu binalar?n en me?hurlar?ndan biri Kudüs'teki, halen dimdik ayakta duran camidir. Bu cami granit ta?lardan yap?lm??t?r. Bizans üslubunun tesirinde in?a edilmi? ve süslenmi? olan caminin kubbesi sanki alt?nla kaplanm?? gibi tepelerin aras?nda bugün bile ???lt?lar saçmaktad?r. 691'de bitirilen bu caminin Müslümanlar için hem dini, hem de siyasi önemi çok büyüktür. Camilerin revak k?sm?, güne?in yak?c?l???na siper olur. Yuvarlak, kenarl? ve ç?k?nt?l? direklerin gölgesinde Müslümanlar dinlenebilir, okuyup yazabilir. ?mparatorlu?un her yan?nda camiler in?a edilirken, ilk model plân?, baz? detaylar? zenginle?tirilmek suretiyle uygulanm??t?r. En önemli yeniliklerden biri, mü'minleri namaz vaktinin geldi?ini ezanla bildiren, müezzinin ezan okudu?u yüksek bir kule olan minaredir.

Duvar Süsleri Her türlü insan ve hayvan figürlerinin çizilmesinin dinimizce sak?ncal? bulunmas?, bunlar?n putperestlik devrinin ?irkini ça?r??t?rmalar?ndan ötürü, bu tür resimlerin yap?lmas?n? bizzat peygamberimiz yasaklam??t?r. Bu s?n?rlaman?n korkusuyla sanatkârlar, modellerin gerçek biçimlerinin yerine, onlar?n soyut desenlerini çizmi?lerdir. Bu tasvirlerin yap?lmas?nda Bizans bitki ve a?aç motiflerinden de etkilenilmi? olabilir. Buna kar??l?k; çe?itli ku?lar, tavusku?u, arslan, antilop, geyik, av köpe?i ve hayali varl?klar olan zümrüdü anka ku?u ile ejderhalar?n figürleri ?ran tesirinden kaynaklanmaktad?r. Müslümanlar bitki motifleriyle, hayvan tasvirlerini ahenkli ve ?ekilde kar??t?rmak suretiyle bu ayr? ayr? üsluplar? birle?tirmi?lerdir. Tart??mas?z olarak denebilir ki, en me?hur süsleme biçimi arabesktir. Müslümanlar, Bizans'?n klâsik akasya yapra?? motifini ald?lar. Aslandan daha da soyut ve çizilebilecek hale getirdiler. Sonu olmayan desenler, bazen yapra??n meyve sap? üzerindeki bir çiçek ?eklinde çizilirken, bazen da yapra??n üzerindeki dalgal? çizgiler veya iç içe yuvarlak biçiminde çizilmi?tir. Motif hangi kaynaktan al?nm?? olursa olsun, karakteristik olan?, bu süsleme biçiminin hâlâ tekrarlanmas?d?r.

Maden Sanat? ?slâm kültür ve sanat?n?n geli?ti?i Yak?n Do?u topraklar?, madence çok zengin oldu?undan bu bölgelerde maden sanat? gelene?i çok eski devirlere kadar iner. ?slâm ustalar?, ba?lang?çta istila edilen topraklar?n eski kültürlerinden büyük ölçüde etkilenmi?, fakat k?sa bir süre içinde ?slâm din ve felsefesinin getirdi?i yeni ruh ile ustalar?n yarat?c?l??? birle?erek kendi benli?i olan bir ?slâm maden sanat? do?mu?tur. ?slâmiyet’le gelen yeni fikirler ve duygular, yeni sembollerle ifade edilmeye ba?lanm??t?r. Bitki motifleri stilize edilerek geometrik desenler haline getirilmi?; hayvan figürleri bir bitkiye veya bir bitki motifi bir hayvan figürüne kayna?t?r?lm??t?r. ?slâm dininin tasvir yapmay? yasaklad??? ve bu yasa??n ?slâm sanat?n?n de?i?ik bir yönde geli?mesine yol açt??? genel olarak benimsenmi? bir görü?tür. Kur'an'da putlara tapmay? yasaklayan emir, zamanla hadis bilginleri taraf?ndan her çe?it canl? resminin yap?lmas?n?n günah oldu?u ?eklinde yorumlanm??t?r. ?slâm sanat?nda "çizgi"nin erken devirlerden itibaren önem kazand??? görülür. Düz, zikzak veya k?vr?lan çizgilerin uzay?p yön de?i?tirmesiyle sonsuz olarak ço?alt?labilen, belki de sonsuzluk kavram?n? sembolize eden geometrik desenler geli?tirilmi?; kara, üçgen, daire ve sekizgen gibi ba??ms?z elemanlar yan yana veya üst üste konarak, ya da iç içe geçirilerek anla??lmas? ve çözülmesi güç kompozisyonlar elde edilmi?tir. Bir çizgi sanat? olan "hat" sanat? da, ?slâml?k devrinde birdenbire büyük bir geli?me göstermi?tir. Hat sanat?n?n do?mas?nda ve geli?mesinde, bu sanat?n ?slâm anlay???na ve zevkine uyan bir çizgi sanat? olmas?n?n yan? s?ra, dinde önemli rol oynam??t?r. Kur'an'da yaz?lanlar Allah'?n emirleri oldu?u için, Allah'?n emirlerini anlatmaya arac? olan yaz?lar ve bu yaz?lar? süslü bir ?ekilde yazarak kelimelerin anlam?n? vurgulayan hattatlar büyük önem kazanm??t?r. Kur'an'?n Arapça yaz?lm?? olmas?, Arap yaz?s?na üstünlük sa?lam??, k?sa bir süre içinde çe?itli üslupta yaz?lar geli?tirilmi?tir. Yaz?n?n bir süsleme eleman? olarak sanata girmesi, ?slâml?k devrinin getirdi?i en önemli yeniliklerden biri olmu?tur. ?slâmiyet’le birlikte gelen yenilikler ve de?i?iklikler, madeni eserlerin süslemesinde kendini gösterir. Natüralizmden uzakla?an yüzey süslemesi, ?slâm sanat?n?n bütün dallar?nda oldu?u gibi, maden sanat?na da ba?l?ca karakterini vermi? ve onu gerek kendinden önceki devirlerin, gerek Orta Ça? H?ristiyan sanat?ndan ay?ran özellik olmu?tur. ?slâml?k devri madeni eserleri, Orta Ça? H?ristiyan eserlerinden üslup farklar? d???nda da baz? ayr?l?klar gösterir. ?slâm sanat?nda, birkaç çe?me ve taht süsü d???nda, H?ristiyan dünyas?nda oldu?u gibi, madenden yap?lm?? büyük boy heykeller, zafer ve mezar an?tlar? yoktur. ?slâml?k devrinde madenden daha çok tepsi, tabak, ibrik, ?amdan gibi gündelik i?lerde kullan?labilecek ufak boy eserler yap?lm??t?r. ?slâml?k devri madeni eserlerini Orta Ça? H?ristiyan örneklerinden ay?ran bir özellik de, bu eserlerin dini bir karakter ta??mamas?d?r. ?slâm dünyas?nda, Bat?'daki "kilise sanat?" tarz?nda bir "cami sanat?" geli?memi?tir. ?slâmiyet’te dini merasim çok sade oldu?undan ve dini inançlar?n kar??l???n?n maddi biçimde verilmesi istenmedi?inden; kilisede yer alan peygamber ve aziz heykellerine, seramoniyle ilgili dini e?yalara camide rastlanmaz. ?slâm dini yap?lar?nda kullan?lan rahleler, ?amdanlar ve kandiller merasimle ilgili e?yalar olmay?p, gerekli e?ya olduklar? için bu yap?lara konmu? eserlerdir. Müslüman topraklar?ndan d??ar? ç?kan eserler, uzun y?llar kilise hazinelerinde veya müze depolar?nda saklanm?? ve k?smen unutulmu?tur. Ancak XIX. Yüzy?l?n sonlar?ndan itibaren ?slâml?k devri madenî eserlerine yeniden ilgi duyulmaya ba?lanm?? ve bu eserlerin sanat de?erleri ve önemleri anla??ld?ktan sonra, Bat? ülkelerindeki örnekler te?hire ç?kar?lm??t?r. Son yüzy?l içinde, Avrupa'n?n büyük ?ehirlerinde, çe?itli f?rsatlarla ?slâm maden sanat? sergileri aç?lm??, böylece da??n?k halde bulunan örnekler bir araya getirilerek bu eserlerin geni? kitlelere tan?t?lmas?na çal???lm??t?r.

Musiki ve ?slâm Hakk?nda münaka?alara sebep olan sanat dallar?ndan birisi de müziktir. ?üphesiz ki, insan? di?er varl?klardan ay?ran yegâne hususiyet; dü?ünme vasf?n?n yan? s?ra, yüksek hisler (Hissiyât-? liyye) ad? verilen estetik ve din hissi gibi duygulard?r. Bu duygular sadece insana mahsus olan, ona hususiyet ve imtiyaz veren vas?flard?r. Din hissi gibi güzellik hissi de, insan?n yarat?l???nda ve f?trat?nda mevcuttur. ?nsan bu hislere do?u?tan sahip bulunmaktad?r. ?slâm dini f?trî bir dindir, hayat dinidir. ?slâm dininin f?trî olu?undan maksat, insan?n yarat?l???na, ruhî ve bedenî hususiyetlerine uygun olu?u demektir. ?slâmiyet, insanlar?n maddi ve manevi hiçbir hususiyetini reddetmez. Tersine insanda yarat?l??tan mevcut olan bütün hususiyet, kabiliyet ve istidatlar?n en uygun ve en mükemmel bir ?ekilde geli?tirilmesini ve olgunla?t?r?lmas?n? ister. Tabii istidat, kabiliyet ve özelliklerin korunmas?n? esas olarak alan ?slâm dini; bu vas?flar?n yerli yerinde kullan?lmas?n?, istismar edilmemelerini, kötüye kullan?lmamalar?n? ve zararl? hale getirilmemelerini ?srarla tavsiye eder. ?slâm, hiçbir be?erî arzu ve ihtiyac? reddetmez. ?nsan?n ruhî ve bedenî yarat?l???na, psikolojik ve biyolojik vas?flar?na uygun olmak ?art?yla bütün be?erî ihtiyaç ve arzular?n serbestçe tatmin edilmesini mubah sayar. ?slâm dini ne kadar tabii ve f?trî ise, musiki de o kadar tabii ve f?trîdir. Musikinin iptidai maddesi olan ses ve ölçü Allah taraf?ndan yarat?lm?? ve insan ruhuna yerle?tirilmi?tir. Allah taraf?ndan insan ruhuna yerle?tirilen bu duyguyu söküp atmak mümkün de?ildir. Bundan dolay? ?slâm dini ile musiki aras?nda bir uygunlu?un bulunaca??, bunlar?n birbirine z?t dü?meyece?i tabiidir. Be?eri duygular?n en tabii olanlar?ndan birinin, estetik his oldu?u hususunda ?üphe yoktur. ?nsanlarda güzellik hissi mevcuttur. ?nsanl?k güzele kar?? daima bir ilgi duymu?tur. Güzele kar?? duyulan bu ilgi ve meyil neticesinde çe?itli sanat eserleri meydana getirilmi?tir. Be?erin ruhunda mevcut güzellik duygusunun hariçteki bir ifadesi olan bu nevi sanat eserlerine tarihin her devrinde rastlamak mümkündür. ?nsanlar; iyi, güzel ve do?ru olan her ?eyi kendi ihtiraslar? için istismar etmi?lerdir. Din, iktisat, ahlâk, namus, siyaset, ilim ve teknik gibi ?eylerin muhteris kimseler taraf?ndan kendi gayeleri için sömürüldü?ü ve kötüye kullan?ld??? s?k s?k görülür. Musiki için de durum böyledir. Herkes, çok tesirli bir vas?ta olan musikiyi kendi hesab?na ve ç?kar?na göre istismar etmek istemi?tir. Dinin istismar edildi?ini ileri sürerek, lüzumsuz ve zararl? oldu?unu iddia etmek ne kadar yanl?? ise, istismar edilen ve kötü maksatlar için kullan?lan musikinin bu özelli?inden ötürü, lüzumsuz ve zararl? oldu?unu ileri sürmek de o kadar yanl??t?r. Baz? radikal fakihler, birtak?m ayetlerin anlamlar?n? zorlayarak musikinin haram oldu?unu ispat etmeye çal??m??larsa da, musiki, ?slâm medeniyetinde tabii geli?mesini yapm??t?r. ?slâm'da musikiye dair dikkate de?er bir ara?t?rmas? bulunan Lois L. Farukî ise, musiki konusunda Ezher rektörlerinden Mahmut ?altut'un ?u fetvay? verdi?ini söylüyor. ?altut'a göre, "musiki ile u?ra?mak veya musiki dinlemek, lezzetli yiyecekler yemek, güzel elbiseler giymek gibi, Allah'?n kullar?na ba???lad??? zevklerdendir. Bu bak?mdan ?slâm, musikinin kendisine de?il, baz? türlerinin muhtevalar?na kar?? ç?kmaktad?r. Ayetlerde ve hadislerde bu konuda herhangi bir yasak konulmam??t?r." Musiki, ?slâm nazar?nda mutlak olarak mubaht?r. Fakat bunun günah olan baz? nevileri mevcuttur. Günah olan musiki ile, günah olmayan musiki aras?nda herkesin kabul edebilece?i bir s?n?r çizmek mümkün de?ildir. Hangi musiki nevinin mubah, hangi musiki nevinin günah oldu?unu bir kaide halinde ifade etmek oldukça güç bir i?tir. ?imdiye kadar bu hususta yap?lan tariflerin kifayetsiz kal??? bunu göstermektedir. Herhangi bir mâsiyet veya haram?n i?lenmesine vesile olmad?kça, yahut da ibadet ve i? hayat?m?z?n düzenini aksatmad?kça, musiki terennüm etmek ve dinlemek caizdir. Musiki esnas?nda terennüm edilen sözlerde masiyet varsa, yahut da söyleyen, çalan veya dinleyenlerde masiyet ve haram olan i?leri yapma arzusu meydana getiriyorsa, yahut da ki?inin gerek dini, gerek dünyevi i?lerini aksat?yorsa, bu tür musikileri çalmak, söylemek ve dinlemek caiz de?ildir. Musiki, lehte ve aleyhte günümüze dek tart??ma konusu olmu?tur. Bu husustaki gereksiz tart??malar? sizlere aktarmak istemiyor, güzel sanatlar?n bir kolunu te?kil eden musiki konumuzu ?u veciz sözlerle noktalamak istiyorum: Musiki, â??k?n a?k?n?, fâs?k?n f?sk?n? art?r?r. Musiki denilen nutk-? ilâhî Bir co?kun denizmi? nâmütenâhî. Yunus'tan Kazasker Mustafa ?zzet Efendi'ye kadar uzanan bu çizgi bugüne oldu?u kadar, daha pek çok as?rlara ses, söz ve hikmetlerini duyurabilecek güçte ve zenginliktedir. Itrî bestelesin tekbirini, Evliya okusun Kur'anlar, Ve Kur'an'? göz nuruyla ço?altan Kay??zâde Osman'lar... Nat?n? Galip yazs?n, Mevlid'ini Süleyman'lar... Sütunlar, kemerler, kubbeleriyle Geri gelsin Sinan'lar.

Musiki ve Toplum Türk, musiki ile do?ar, kula??na makamla ezan okunarak ad? konur. Musiki ile ölür, ba?ucunda makamla Kur'an tilavet edilir. Evliya Çelebi'nin anlatt??? gibi, hac s?ras?nda bile Mekke'de törenle ?hem de askeri musiki- mehter çal?n?r. ?badete geni? ölçüde musiki kar???r. Tarikatlerde bu ölçü daha da büyüktür. Musiki ile sefere gider, musiki ile sava??r, musiki dinleyerek gazi ve ?ehit olur. E?lencenin toplum psikolojisi aç?s?ndan büyük bir önem ta??d??? inkâr edilemez. Ça?da? sosyal psikolojide her ?eyden önce bir heyecan hali olarak de?erlendirilen e?lencenin masum haz aray???na cevap verdi?i, monotonlu?u durdurarak yenilikler getirdi?i, uyu?mazl?k, karma??kl?k, beklenilmezlik, düzensizlik gibi özellikleri sayesinde organizmay? optimal uyan?kl?k ve verimlilik seviyesine ula?t?rd???, sosyal kayna?ma ve dayan??man?n geli?mesine katk?da bulundu?u kabul edilir. Resul-i Ekrem (s.a.s.), bayramlarda def çal?p ?slâm ahlâk?na ayk?r? olmayan bir k?yafetle ?ark? söylenmesine izin vermi?tir. Bir bayram günü Hz. Ai?e'nin huzurunda def çal?p ?ark? söylemek suretiyle e?lenen cariyeleri, "Resulullah evinde ?eytan na?meleri ha!" diyerek azarlayan Hz. Ebu Bekir'e,"Her toplumun bir bayram? var, bu da bizim bayram?m?z" buyurarak müdahale etmi?tir. Baz? Müslümanlar, Ebu Bekir'in sözündeki "?eytan na?meleri" ifadesine bakarak musikiyi haram sayarken Hz. Peygamber'in iznini göz ard? etme gibi bir hataya dü?mü?lerdir. Mevsuk olmayan hadislere dayanarak Hz Peygamberi sanat ve kültür dü?man? gösterenler, ?slâm'a en büyük kötülü?ü yapm?? olurlar. Gerek Hz. Peygamber'in zaman zaman baz? e?lenceleri seyretmesi, ashab?n? bayram ve dü?ün gibi özel günlerde e?lencelere te?vik etmesi, hatta düzenlenen e?lenceleri durdurmak isteyenlere engel olmas?, gerek daha sonraki dönemlerde bir çok âlimin ayn? yöndeki görü? ve fetvalar? ve gerekse bütün ?slâm tarihi boyunca Müslüman toplumlar?n kendi örflerine göre de?i?ik ?ekillerde e?lenceler düzenlemesi, ilke olarak e?lencenin me?ru ve mubah oldu?unu göstermektedir. Di?er alanlarda oldu?u gibi e?lencede de niyet, amaç ve davran?? biçimi bak?m?ndan ?slâm dü?üncesi ve ahlâk?n?n ölçü al?nmas? ve din kurallar?na uyulmas? gerekti?inde ?üphe yoktur. Sonuç olarak; ?slâmî adaba ve genel ahlâk kurallar?na uygun dü?mesi, içki, kumar, fuhu? gibi dinin haram k?ld??? ?eylerden ar?nm?? olmas? ?art?yla oyun, musiki ve yar?? türünden e?lencelerin me?ru say?lmas? gerekti?i anla??lmaktad?r. Esasen çe?itli devirlerde farkl? e?lence türlerinin geli?ti?i dikkate al?n?rsa, e?lence kabilinden davran??lar?n folklorik unsurlara, gelenek ve göreneklere ba?l? tür ve ?ekillerden ziyade bu davran??lar?n ahlâki ve dini prensiplerle uyu?up uyu?mad???, e?lendirmenin ötesinde tahripkâr gayeler ta??y?p ta??mad??? önem kazanmaktad?r. Bu sebeple ?slâmî ölçülere göre müstehcen say?labilecek, do?rudan ya da dolayl? olarak ?slâm dinini, bu dinin itikat, ibadet, ahlâk esaslar?n?, dü?ünce ve hayat tarz?n?, üstün ?ahsiyetlerini, kurumlar?n? ve ?iarlar?n? tahrif ve tezyife yönelecek her türlü e?lence gayr-i me?rudur. Ayr?ca, ?slâm dininin dokunulmaz sayd??? ve genellikle ?rz kavram?yla ifade edilen insanlar?n manevi ?ahsiyetlerini, namus, ?eref ve di?er ki?ilik haklar?n? hedef alan e?lenceler de me?ru ve mubah say?lamaz. Türk musikisinin en üstün eseri Segâh Tekbiridir. Di?er cami musikisi eserleri gibi, yaln?z Türkiye'de de?il, bütün ?slâm âleminde üç as?rdan beri okunmaktad?r. Bu eser, bir büyük dinin ha?met ve iradesini, be?er kudretinin en son s?n?r?na ula?arak terennüm etmektedir. Kurban Bayram? tekbiri olmakla beraber yaln?z bayram namazlar?nda de?il, her kutsal vesileyle dillerden dü?mez ve her Türk ve Müslüman ezbere bilir. Segâh makam?nda usulsüz olarak okunan, bestesi Itrî'ye ait güfte ?öyledir: Allahü ekber, Allahü ekber, Lâilâhe illellahü vallahü ekber, Allahü ekber ve lillâhi'l-hamd.

Netice Sanat, kar??daki ile konu?mad?r, bu konu?ma ne kadar güçlü bir dille verilirse o kadar etkin ve kal?c? olur. Kur'an da hep kar??daki ile konu?ur, "Ey iman edenler" ya da "de ki" diye ba?lar ayetlerin ço?u... Çünkü hayat? yeniden gündeme getirme, ona yeni bir biçim ve ruh verme söz konusudur; bu da diyalogla mümkün olur. Süleyman Çelebi peygamberi alm?? kar??s?na konu?uyor. Kendisinden yüzy?llar önce vefat etmi? olan Hz. Muhammed (s.a.s.) ile ne güzel selâmla??yor, yaln?z kendisi de?il bizi de selâmla?t?r?yor... ?man?n sanatla olan ifadesidir bu... Özle biçim, yani imanla sanat öyle birle?mi?tir ki, birini di?erinden ay?rmak mümkün de?il. Din ile sanat? birbirinden ay?rmak mümkün... Dinin i?levi ba?ka, sanat?n i?levi ba?kad?r demek de mümkün; fakat ya?ant? olarak ele al?nd???nda, din ile sanat?n birbirinden ayr?lmayaca?? görülmektedir. Ya?ant?s?z bir sanat kuru, yüzeysel ve co?kusuz olur. Sanats?z din, hayattan kopuk, kuru birtak?m ahlâkî manzumeler y???n? olur. Bu sebeple sanattan dini, dini sanattan ayr? dü?ünemeyiz. Dinin gerektirdi?i ibadet yerleri bile büyük sanat eserleridir. Cami, plân?n?, toplu olarak k?l?nan namaz?n gereklerinden alm??t?r. Bir sanat eseri olarak cami, sadece içinde namaz k?l?nan bir yer de?ildir. Namaz cami olmadan da k?l?nabilir. Camide onu yapan ulusun bütün psikolojisi, ulusal benli?i de vard?r. Bu gaye ve dü?ünceyle yap?lan Süleymaniye camisinde kubbe, dayanaca?? yerlere yüklenmi? de?il, adeta gökten inmi? de konmu? gibidir. Mihrap, minber, millî oymac?l???m?z?n incelik harikalar?d?r. Bunun içindir ki din ve sanat hep olacakt?r. Çünkü hayat vard?r, dinsiz, sanats?z bir ya?ant? söz konusu de?ildir. ?slâmî aç?dan sanat?n lüzumunu de?erlendirmek gerekirse; sanatlar ve ticaretler bir toplum için farz-? kifâye'dir. Çünkü sanatlar ve ticaretler b?rak?l?rsa hayat felce u?rar, halk?n ço?u helâk olur. Herkes bir sanat dal?nda çal??sa, di?er dallar durur ve yine toplumun ya?amas? güçle?ir. Bu itibarla; sanat dallar?nda çal??an mü'minler birer farz-? kifâye'yi ifa etmek niyeti ile çal??mal?d?rlar.

KAYNAKLAR:
Çam, Prof. Dr. Nusret, ?slâm'da Sanat,
Erkul, Vedat, Sanat ve ?nsan, 52-53, Tima? Yay., ?stanbul-1996.
Serin, Muhittin, Hat Sanat?m?z, 12-15, Kubbealt? Yay., ?stanbul-1982.
Yetkin, Ord. Prof. Suut Kemal, 1-2, Ankara-1965.
Yahya Kemal, Aziz ?stanbul, 120, MEB. Yay., ?stanbul-1995.
Bat?l? Gözüyle ?slâm Kültür ve Medeniyeti, çev: Müjdat Karayerli-Murat Özyi?it, 138-140,Esra Yay.,?st.1994.
Erginsoy, Dr. Ülker, ?slâm Maden Sanat?n?n Geli?mesi, 1-2, Kültür Bakanl??? Yay., ?stanbul-1978.
Uluda?, Süleyman, ?slâm Aç?s?ndan Musiki ve Semâ', 11-15, ?rfan Yay., ?stanbul-1976.
Ayvazo?lu, Be?ir, ?slâm Esteti?i ve ?nsan, 149, Ça? Yay., ?stanbul-1989.
Diyanet ??leri Ba?kanl???, Din ??leri Yüksek Kurulu'nun "Musiki ?le ?lgili Standart" fetvas?.
Buhari, Tecrit, 3/151, Iydeyn, Hadis no: 513; Müslim, Salâti'l-Iydeyn, 5/27, Hadis no: 17; Mâce, Nikâh, 5/318, Hadis no: 1898; Sünenü'n-Nesei, Salâti'l-Iydeyn, 3/287,Bab:36.
TDV?A, 10/488 "E?lence" mad.
Öztuna, Y?lmaz, Itrî, 33, Kültür ve Turizm Bakanl??? Yay., Ankara-1987.
Turgut, Prof. Dr. ?hsan, Sanat Felsefesi, 169, Üniversite Kitabevi, ?zmir-1993.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla  
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş =)
Sayfayı E-Mail olarak gönder
 
önceki Konu | sonraki Konu


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil