Bedava Resimler, indir oyun, Program, Film İndir , Resimleri Youtube Video, Aşk, Temalar, Şiir, Hikaye, Şarkı Sözleri, Sanatçı Resimleri, Msn Program , Download , Burçlar, Haber, Sağlık Arşivi , Komik Video, Ödev, Sinama, Nokia, Cep telefon Temaları, Aşk Resimleri , Flash Oyunlar , Müzik , Sms , Aşk Sevgi , Program ,  
 

Fifa 2009 / 09 Full İndir futbol severler buyrun (Cep İcin)

Fifa 2009 / 09 Full İndir futbol severler buyrun (PC İcin)


Go Back   Bedava Resimler, indir oyun, Program, Film İndir , Resimleri Youtube Video, Aşk, Temalar, Şiir, Hikaye, Şarkı Sözleri, Sanatçı Resimleri, Msn Program , Download , Burçlar, Haber, Sağlık Arşivi , Komik Video, Ödev, Sinama, Nokia, Cep telefon Temaları, Aşk Resimleri , Flash Oyunlar , Müzik , Sms , Aşk Sevgi , Program , > Kültür - Sanat - Tarih - Biyografi > Düşünce Grubumuza Katılın > Renklerimiz

 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 01-28-2008, 03:32 AM   #1 (permalink)
Onursal Üye

cuL de sac - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

cuL de sac Şuan Çevrimdışı
Kayıt Tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 847
Rep Gücü: 101 Rep Puanı: 101 Rep Derecesi: cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--
Standart Arap Müziği – 1. Bölüm




Ali Jihad Racy, Ph.D. ve Jack Logan, Ph.D.
Çeviren : Gökhan Mansuroğlu



“Ruhun ölümsüz olduğuna inanıyorum”
Ebu el-Valiyd Muh’ammed bin Ruşd (1126-1198)

Arap müziği , Atlas Dağları ve Afrika’daki Büyük Sahra çölünden Arap Körfezi (Basra Körfezi [G.M.]) ve Fırat nehri kıyılarına kadar uzanan çok geniş bir coğrafi bölgeyi kapsar. Fas’lı, Mısır’lı ya da Irak’lı olduğuna bakmaksızın Araplar, kökeni ilkçağlara uzanan ve İslam imparatorluğunun yükseldiği 8. ve 13. yüzyıllar arasında olgunlaşıp ivme kazanan çok yönlü bir müzikal mirasla bugünü tanımlama becerisine sahiptir. İslamın Arap yarımadasından yayılmaya başladığı 7. yy’ın ortalarından günümüze kadar Arap müziği, bir kısmı sadece entellektüel ve kültürel, diğerleri de politik olan beş temel süreçle şekillendi.

Asimile Edilen Kültürlerle İlişkiler
İlk süreç, İslamın ilk yüzyıllarında Emevilerin (661-750) egemenliği altındaki Suriye’de ve Abbasilerin (750-909) egemenliği altındaki Irak’ta, kozmopolit kültürel merkezlerin gelişmesiyle yaşandı. Bu yüzyıllarda yaşanan etnik harmanlanma, Arabistan’ın müziğiyle Suriye, Mezopotamya, Bizans ve Pers müziklerinin yakın bir temas içerisine girmelerini sağladı. Bu etkileşimin sonucunda yeni Arap müziği ortaya çıktı. Yeni müzik, güçlü yerel öğelerini korudu; örneğin şiirsel lirikler, Kuran’ın ve İslam imparatorluğunun ortak dili olan Arapça ile okunmaya devam etti. Öte yandan bu müzik, yeni icra teknikleri, yeni tonlama yaklaşımları ve yeni müzikal enstrümanlar kazandı. Bu yeni eğilimin önünü açanlar arasında İranlılar ve Arap olmayan başka halklar da vardı.

Saraydaki bolluk ve fethedilen imparatorlukların görkemiyle tanışıklık, Arap yöneticilerde humanistik bir ilgi, sanatsal ve entellektüel tolerans uyandırdı. Kısa bir zaman içerisinde, bazı ilk dönem müslümanların müziğe ve müzisyenlere olan antipatik tutumunun aksine saray çevresinde, şairlerin ve müzisyenlerin hamisi olmak yaygın bir davranış haline geldi. Özellikle abbasi halifeleri el-Mehdi (saltanatı 775-85) ve el-Emiin (saltanatı 809-13) müziğe olan düşkünlükleriyle tanınırlardı. Önceleri yaygın olan kadın köle şarkıcıların (kuynat) aksine, yeni ortaya çıkan saray sanatçıları, genellikle iyi eğitilmiş ve seçkin alt yapılara sahip sanatçılardı. Bu sanatçıların arasında şarkıcı ve araştırmacı olan Prens İbrahim el-Mehdi (779-839) ve İshak el-Mavsili (767-839), ud virtüözü ve İshak’ın amcası olan Zalzal (?-791) sayılabilir.

Klasik Geçmişle İlişkiler
İkinci sürecin belirleyici özelliği, İslam dünyasının alimlerinin antik yunan döneminin bilimsel incelemeleriyle tanışmasıdır ki bu bilimsel incelemer de, muhtemelen daha önceki eski Mısır ve Mezopotamya uygarlıklarının mirasından etkilenmişti. Bu etkileşim, 9. yy’da Abbasi halifesi el-Meymun’un (saltanatı 813-33) egemenliği döneminde başladı. El-Meymun, “bilgelik evi” anlamına gelen Beyt el-Hikmet’i kurdu. Bu bilimsel enstitü, içinde Pisagor’un müzik araştırmaları ile Eflatun, Aristotales ve Plotinus’un bilimsel çalışmaları olan çok sayıda Yunan klasiğinin Arapçaya çevrilmesinden sorumluydu.

Klasik dönemin keşfinin getirisi derin ve kalıcı oldu. Arap dili, seçkin filozofların, bilim adamlarının ve fizikçilerin müzik üzerine yazdıkları çok sayıda yorum ve araştırma yazılarıyla zenginleşti ve genişledi. Yunancadan gelen bir terim olan müzik ya da el-musiika, kuramsal ve Latin batıdaki Quadrivium (aritmetik, müzik, geometri ve astronomi) bilimlerine parallel olarak gelişen el-ulum el-riyadiyyah veya matematik bilimlerine ait bir disiplin olarak ortaya çıktı. Ayrıca Yunan çalışmaları, büyük çoğunluğu Arapçaya çevirilen ve bugüne kadar teorik kullanımı devam etmiş olan kapsamlı bir terminoloji de sağlamıştır.

9. ve 13. yy’lar arasında Arapça yazılmış teorik inceleme yazıları, yakındoğu müzik anlayışında kalıcı bir eğilim yaratmış ve ondan sonra gelen yeni kuşak çalışmalara da ilham vermiştir. Sekiz melodik dizi sisteminin tanımını yapan İbn el-Muneccim (?-912) ilk araştırmacılardandı. Her dizinin kendine ait diyatonik bir ölçüsü vardı, yani bir oktav Pisagor’un yarım ve tam ses aralıklarını kapsıyordu. 8. ve 9. yy’larda kullanılan bu diziler, Ebu el-Faraj el-İsfahani’nin (?-967) anıtsal Kitab ul-Ağani, Şarkılar Kitabı eserindeki şarkı metinleriyle bağlantılı biçimde anılırdı. Bu sistemde her dizi, ud çalarken kullanılan parmak ve perdelerin adlarıyla gösterilirdi.

10. yy’a ait bu Irak sırlı çömleği örneğinde görüldüğü gibi ud çalgıcıları, erken Abbasi sanatının en yaygın temaları arasındaydı.

Bir diğer büyük katkı, yazılarında ses olaylarını, ses aralıklarını ve besteleri inceleyen filozof el-Kindi (?-873) tarafından yapıldı. El-Kindi, kendi döneminde bilinen diyatonik ud icrası üzerinde önemle durmuş ve udun ses aralığını iki oktava çıkarmak için dört telli uda beşinci teli eklemeyi önermiştir. El-Kindi ayrıca dört telli ud ile mevsimler, elementler, insan karakterleri ve çeşitli semavi şeyler arasında kurduğu evrenbilimsel ilişkilerle de tanınır. Benzer bir evrenbilim ve sayıbilim vurgusu Ih”van es-Safa, İctenliğin Kardeşleri tarafından 10. yy’da yazılan mektupta da vardır.

En verimli yazarlardan bir tanesi, kapsamlı bir çalışma olan Büyük Müzik Kitabı’nı (Kitab el-Musiika el-Kebir) yazan Ebu Nasır el-Farabi’dir. Bu kitapta ses bilimi, aralıklar, dörtlü akorlar, oktav türleri, müzikal enstrümanlar, besteler ve müziğin etkileri gibi ana konular incelenmiştir. El-Farabi, Pisagor aralıklarının temel diyatonik düzenlemelerini iki yeni nötral ya da mikrotonal aralıkları çalmaya uygun perdelerle birleştiren bir perdeleme sistemi ortaya koymuştur. El-Farabi ayrıca her biri ayrı bir perde sistemine sahip iki tip tanbur tarif etmiştir: Perdeleri çeyrek seslik aralıklar üreten eski Arap tipi, ve diğeri de Pisagor’un tam sesinin lima ve komalara bölünmesini temel alan aralıklarıyla Horasan tarzına benzeyeni. Ses olayları, uyum ve uyumsuzluk, perdeleme ve nota isimlendirmeleri üzerine tartışmalar, ünlü filozof ve fizikçi İbn-i Sina’nın (Avicenna, ?-1037) yazılarında da bulunur.

Melodik dizilerin bilgisi ve sistemleştirilmesine katkıda bulunan bir diğer etkili teorisyen Safi ed-Din el-Urmavi’dir (?-1291). İki geçerli çalışmasında Safi ed-Diyn, ritim ve ölçü gibi müzikal bilginin çeşitli yönlerini tartışmıştır. Safi ed-Diyn, el-Farabi’nin Horasan tanburunda tarif ettiğine benzer ayrıntılı bir teorik ölçüyle beraber her bir dizinin aralıklarını tarif ederek melodik diziler konusuna da izahat getirmiştir. Buna göre yedi tonluk ölçüdeki her bir Pisagor tam ses adımı iki lima (90 sentlik aralık) ve bir komaya (24 sentlik aralık) bölünür. Dolayısıyla belli modlarda bulunan doğal aralıkları yerleştirmek mümkün olabiliyordu. Safi ed-Diyn’in dizi teorisine katkılarının, sonraki çalışmalar ve özellikle çağdaş İran ve Türkiye müzikleri üzerinde derin bir etkisi olmuştur. Gerçek performanslarda müzikal notasyonların kullanıldığına dair bir kanıt olmamasına rağmen, el-Kindi ve Safi ed-Diyn bize alfabetik sembollere dayanan bir notasyonla kayıt altına alınmış şarkı parçaları bırakmışlardır.

Ortaçağ Batı Dünyası ile İlişkiler
Arap müziğini etkileyen üçüncü ana süreç, 11,12 ve 13. yy’lardaki haçlı seferleri sırasında ve İspanya’daki İslam egemenliği sırasında İslami Yakındoğu ile Avrupa arasında gerçekleşen etkileşimdi. Bu etkileşimin İslam ve Avrupa geleneklerinin ikisi üzerinde de geniş ve güçlü bir etkisi olmuştur. Bilimsel çalışmaların İspanya’daki müslüman üniversiteler aracılığıyla batıya taşınmasının Hıristiyan batıyı etkilediği ve içerisinde Yunan kaynaklarına dair yorumların bulunduğu Arapça çalışmaların Latinceye çevrilmesini teşvik ettiği bilinen bir gerçektir. Yakındoğu müziğinin Ortaçağ Avrupa’sı üzerindeki etkisinin doğası ve kapsamını tam olarak belirlemek zor olsa da, Julian Ribera, Alois R.Nykl ve Henry George Farmer gibi araştırmacılar, ritim ve şarkı formlarından müzik teorisi, terminoloji ve müzikal enstrümanlara kadar uzanan çeşitli alanlarda önemli etkiler olduğunu iddia ettiler.


Mısır’da Fatımiler dönemine ait fildişi bir plaka.
Emiyr et-tarab” ya da “büyünün prensi” diye bilinen ud, besteciler ve amatör icracıların gözde enstrümanıydı. Burada, Bayad ve Riyad’ın Hikayesi’nden, saray mensubu olan Bayad Riyad’a ve cariyelerine şarkı söylüyor.

Etki, enstrümanlar açısından bakıldığında türetilen isimlerde kendini gösterir: Örneğin “the lute” (uzun saplı telli çalgıların genel adı [G.M.]) kelimesi “el-‘uud” kelimesinden, “the nakers” (metal gövdeli iri davul [G.M.]) kelimesi “nakkaara” kelimesinden”, “the rebec” kelimesi “rebaab” kelimesinden ve “the anafil” (doğal trampet) kelimesi “el-nefiyr” kelimesinden gelmiştir. Bir başka kanıt, açık biçimde kökeni Yakındoğu olan enstrümanların elle yapılmış resimleridir. Bur tür dökümanlara örnek “el Sabio” (bilge) diye tanına İspanya kralı Kral 10. Alfonso için hazırlanan ve “Cantigas de Santa Maria” diye adlandırılan şarkıların 13. yy koleksiyonudur. Bu çalışma ud, kanun ve iki kamışlı ney gibi çok çeşitli enstrümanları icra eden müzisyenleri gösteren renkli minyatür resimlerle süslenmiştir.

Mağribi İspanya’nın Arap müziğine katkısı derin ve çok kapsamlıydı. Doğuluların yeni bir fiziksel ortama uyum sağlamaları ve doğu bilim ve edebiyatının Seville, Granada ve Cordoba’daki refah ve ihtişam ortamıyla tanışması, Endülüs’ün yeni sanatsal yaşantısına esin kaynağı oldu. Azad edilmiş bir köle olan Zeryab (?-850), Bağdat’tan çok saygın bir şarkıcı, ud icracısı ve müzik öğretmeni olduğu Cordoba’ya geldi. Zeryab, her biri vokal ve enstrümantal parçaların belirli bir melodik dizi içerisindeki bileşiminden oluşan 24 “navbaat”lik (tekili nevbah ya da nubah) bir repertuar derlemesiyle saygınlık kazandı. Navbaat, anlatılanlara göre günün farklı saatleriyle ilişkiliydi. Navba geleneği, büyük ölçüde 15. yy’ın sonlarında İber yarımadasından kovulan müslümanlarca Kuzey Afrika’ya taşınmıştır.

Mağribi İspanya ayrıca, tek bir şiirsel ölçüyü ve tek bir uyaklı yapıyı kullanan arka arkaya yazılmış satırları veya betiyler takip eden klasik Arap kasidesinin aksine romantik konulu olaylardan ve özel nakaratlı strofik metinlerden yararlanan yazınsal müzik formunun gelişimine de tanıklık etmiştir. Şiirlerin çoğunda kullanılan muvaşşah formu, müzikal bir form olarak da ortaya çıktı ve Kuzey Afrika şehirleri ile Levant bölgesinde (tarihsel olarak büyük Suriye ve Filistin olarak bilinen bölge) hayat buldu. Bu bölgede muvaşşah türü, Suriye’nin Halep bölgesinde popüler olmuştur.


10. yy Abbasi Sikkesi

El-Cezaari’nin Dahiyane Mekanik Aygıtlar Kitabı’nda
düşen su, su saati üzerindeki davulcuları harekete geçirir diye anlatılır ve resimlenir.

Arap müziğini etkileyen dördüncü ana süreç, Osmanlı Türklerinin Suriye, Filistin, Irak, Arabistan kıyıları ve Kuzey Afrika’nın büyük bir kısmındaki egemenliği sırasında (1517-1917) gerçekleşmiştir. Bu dört yüzyıllık zaman diliminde Sünni Müslüman dünyadaki güç merkezi Türkiye’deki Osmanlı sarayına kaymıştır. Bu sırada İran yavaş yavaş ayrı bir politik, kültürel ve dini bir varlık olarak ortaya çıkmakta ve nihayetinde Şiiliği bir devlet dini olarak tesis etmekteydi. Müzikal olarak Osmanlı döneminin karakteristiği, kademeli bir asimilasyon ve değişimdi. Arap müziği, hali hazırda Orta Asya, Anadolu, İran, ortaçağ İslam Suriyesi ve Irak’tan müzikal öğeler almış olan Türk müziği ile etkileşime girdi. Bu etkileşim en çok Halep, Şam ve Kahire gibi büyük şehirlerde açık bir biçimde yaşandı. Görünen o ki Suriye Bedevileri ve Kuzey Afrika Berberileri gibi kırsal topluluklarda müzikal gelenekler, görece daha istikrarlı kılındı ve sürekliliği sağlandı.

Arap tarihindeki bu dönemde, müzikal hayatın belli bazı özellikleri daha geniş kültürel ve politik ilişkilerden ortaya çıkmıştır. Osmanlı dünyasında müzisyenler, diğer mesleklerde olduğu gibi meslek lonclarına bağlıydılar. Mısır’da, ‘alaatiyyah (erkek saz üstadları) ve ‘avaaliym (alimler) bu müzisyenler arasındaydı. Mısır müziği hakkındaki ayrıntılı değerlendirmeleri Napolyoncu Mısır heyetinin raporlarında yer alan M.Villoteau’ya göre, ilk grup erkek dinleyicileri eğlendirirken, diğer grup kadın dinleyiciler için gösteri yapmakta uzmanlaşmıştı. Ud, kanun ve ney gibi kentlerin profesyonel müzisyenleriyle ilişkilendirilen enstrümanlar hem Türkiye ve hem de Arap dünyasında yaygın olarak kullanılıyordu.

Her ikisi de Türk saray müziği ve dini Sufi müziğinde kullanılan enstrümantal türler olan semaa’i (saz semai) ve beşreef (peşrev), 9.yy’ın sonlarından önce Arap dünyası tarafından ortaya konmuştu. Enstrümantal formlar ve muhtemelen vokal ve dans formları 13. yy’da Konya’da kurulmuş mistik bir tarikat olan Mevleviler aracılığıyla kısmen iletilmiştir. Müzik üretkenliğiyle, ünlü besteci ve teorisyenleriyle tanınan bu tarikat Suriye, Irak ve Kuzey Afrika’nın bazı bölgelerine de yayılmıştır. Yeniçerilerin mehter takımına benzeyen askeri orkestralar, Osmanlı dünyasının çeşitli politik merkezlerinde varoldular. (Villoteau, Kahire’deki bir örneği anlatır). Teori ve adlandırmalar gözönüne alındığında Arap ve Türk müzik sistemleri büyük oranda örtüşürler. Türkiye ve Arap dünyasındaki, özellikle Suriye’deki melodik ve metrik diziler güçlü benzerlikler göstermiştir ve hala göstermektedir.

Ali Jihad Racy, Ph.D. ve Jack Logan, Ph.D.
Çeviren : Gökhan Mansuroğlu
Kaynak : [ÜYE OLMADAN L?NKLER? GÖREMEZS?N?Z. BURAYI TIKLAYARAK BEDAVA ÜYE OLUNUZ...]

[ÜYE OLMADAN L?NKLER? GÖREMEZS?N?Z. BURAYI TIKLAYARAK BEDAVA ÜYE OLUNUZ...]
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla  
 



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
İnsan Vücudunda Yolculuk Asi. Biyoloji 0 12-06-2007 11:15 AM
Polinom Asi. Matematik-Geometri 0 12-01-2007 10:29 AM
Logarİtma İle İlgİlİ 107 Soru Ve ÇÖzÜmlerİ Asi. Matematik-Geometri 0 11-27-2007 09:17 AM
Polinomlar Asi. Matematik-Geometri 0 11-27-2007 09:05 AM
6.sınıf Türkçe testleri SeDoSh Türkçe Testleri 6 11-13-2007 05:51 PM


Bugün Tarih 10-07-2008


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.1.0
Düzenleyen : DeliTurK
Web Site Ekle Pagerank Toplist
harita|harita|tek link oyun>Kelimeler Megatr | dewforum.org | DivX MP4 | TOPlist Link Ekle

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607