Dewforum.İNFO  


Geri git   Dewforum.İNFO > Kültür - Sanat - Tarih - Biyografi > Düşünce Grubumuza Katılın > Renklerimiz

Bedava üye ol - Şifremi Unuttum


 
 
Görüntüleme: 34 - Cevaplar: 0  
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 01-28-2008, 01:50 AM   #1 (permalink)
Onursal Üye

cuL de sac - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

cuL de sac Şuan Çevrimdışı
Kayıt Tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 847
Rep Gücü: 101 Rep Puanı: 101 Rep Derecesi: cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--
Standart Flamenko Stilinin Metonimili Yönleri





FLAMENKO STİLİNİN METONİMİLİ YÖNLERİ
Flamenko müziği, hemen her zaman kasların bu gündemler doğrultusunda çalıştırır ve toplumsal belleklere yön verir. İcracılar ve seyirciler, aleni politik amaçlardan yoksun olsalar da, gündemleri sadece davranışları pratik ederek pekiştirirler. Bu davranişlar tek başlarına muğlak olabilmekle birlikte, canlandırıldıkları özel momentlerde, kısmen bunları icra eden bedenlerin tortulu politik bellekleri ve kısmen de icra ettikleri ve izlendikleri bağlamlar aracılığıyla tanımlanır. Dolayısıyla sanatçıların ve dinleyenlerin bedenleri tortu­lu toplumsal bellekleri tarafından yönetilen "çağırmalar" (interpel­lation) ile görünür politikanın temelini sıkça oyarak, görünmez olarak politika yapar - Althusser'in "çağırma"1* terimi, burada daha geniş bir anlamda kullanılır (bkz. Silverman ve Torode, 1980). Fla­menko stili ile ilgili olarak, özellikle "oryantalizasyon", "senkronizasyon", "kayboluş" ve "kayıtlar" gibi bazı spesifik muzikal karakteristikler itibariyle, bazı farklı çağırmaları örnekleyeceğim.
1* Çağırma, Althusser'e göre, ideolojinin bir bireyi kendi tebaası olarak "çağırmasıdır; izleyici/dinleyici için, metnin kendini celp ettigi bir "tebaa-konumu" kurulur. Örneğin, serbest pazar kapitalizmine ait söylem tebaayı rasyonel, kendi cikarının kaygısında bir tüketici olarak celp eder. (c.n.)
Oryantalizasyon
“Oryantalizasyon"2* terimi, flamenko müziğini, Kuzey Afrika'nın geleneksel ritimlerini kullanan, muhtelif makamlarını çalan, Mağribilerin, örneğin ud gibi enstrümanlarını kullanan, komaları ve tek hece içinde farklı notalarda gezinen nağmeleri vurgulayan ve en önemlisi, coplaları Arap dilinde söyleyen bir Mağribi makamına asimile eden adetleri kasteder. Oryantalizasyonlar, belirli koşullar altında ve dinleyicilerin özel tasarruflarına göre, yukarıda tarif edilen pek çok farklı ideolojinin hizmetinde iş görür. Örnegin Lole Montoya'nın Arapça tango yorumları ("Rito y Geografia del Cante", 1973), 1960'ların sonunda yeniden ateşlenen Andalucismo'yu, sözle değilse de tavırda teşvik etti. Montoya'nin doğu'ya ozgü yorumu, çağdaş Endülüslüler ile islami ataları arasındaki bağları vurgulamış oldu (Acosta Sanchez, 1978 ve Noakes, 1994 tarafından ele alındığı gibi). Tine, bu oryantalizasyonun, yabancı turistleri çekme gücü olduğu için franquistalarca, arzu edilir olmasa da, izin verilebilir olarak kabul edilmesi de paradoks oluşturur. Lole'nin arapça şarkı sözlerinin ateşleyebileceği antifranquista andalucismo [Franco karşiti Endulusçülük] imalı fikirler ne olursa olsun diğer çingenelerin yıkıcı davranişları (Pohren, 1994: 1714) gibi Lo­le'nin bu davranışları da franquistalarca hoş görülebilirdi; çünkü bunlar, bütünde franquista projesi ile güzelce eklemlenebiliyordu. Bu tek bir performans anı, çingene etnisitesinin Endülüs etnisitesinden bağımsız bir şey olarak ilan edildigi 1960'larda yeni ortaya çıkmış gitanismo'yu da faaliyete geçirdi. (Bu gitanismo gündemini ileri götüren sonraki performanslar arasında Juan El Lebrijano'nun Dame La Libertad, 1985 adlı çalışması da vardır.) Mon­toya'nın doğululaşturılmış şarkısı, gizemli bir evrenselliğe işaret eden egzotik "oryantal" tutkuları vurguladıkça, hem modernismo hem de romanticismo'nun çıkarına hizmet etti (ayrica bkz. yakin tarihli plak, Gino D'Auri, Flamenco Mystico, 1992).

2*Buradaki "oryantalizasyon" terimi, "birlikte neredeyse bin yil Doğu'yu temsil eden" (Said, 1979:17) Araplann ve İslam'ın, Avrupai romantiklestirilmesine işaret eder.
Senkronizasyon
"Senkronizasyon", doğaçlama yapan sanatçıların davranışlarının eşgüdümü demektir. Hoşsohbet insanlann konuşma sağanaklarını, duygusal dişavurumlarını ve jestlerini senkronize etmeleri gibi (bkz. Kendon, 1981), flamenko şarkıcıları, dansçıları ve gitaristleri de icra seyrindeki hareketlerini koordine eder. Eşgüdümün getirdiği imkan; şarkı, dans ve gitar eşliginin kendine özgü flamenko özellikleri ile artırılır. İlk olarak, şarkıcılar söyledikleri copla'ları performans anında seçtiklerinden, gitaristler, şarkıcının melodik olarak kendine özgü copla'larına eşlik etmeye yönelik uygun akorları segmektizere, bir anlamda boy gösterisine çağrılır. Bu çagrı karşısında, gitarist, muhtelif müzikal yeteneklerini devreye sokar. Kendi melodi dağarcığı ve copla belleginin derin haznelerine dalar.İyi eşlikçilerin, ansiklopedik bir şarkı bilgisine sahip oldukları ve çoğunun zaten başarılı şarkıcılar olduğu söylenir Pedro Pena'nin "Rito y Geografia del Cante" belgesel dizisindeki performansları ile gündeme gelen bir iddiadir bu. Aynca gitaristler, performanslarında, geride kalabilir ya da başa geçebilir, bazen şarkıcının kritik bir notaya doğru rehberligini takip ederken, bazen de haberci bir akor kullanarak, bu notaya giden yolu gösterirler. Bu gitaristlik teknikleri, şarkıcının stiline karşı yüksek bir duyarlılık gerektirir. İkinci olarak, flamenko performansındaki dans, hem şarkıcılar hem de gitaristler için kendi eşgüdüm imkanlarını sunar. Bir kere dansçılar, müzikal elementlerin anlık bir kombinasyonu sonucunda düzenli olarak performansa özgü bir ritim duygusu (groove) belirler. Diğer taraftan farklı flamenko formları, dansçıların kendine öz­gü hareketler ile yönettigi farkli bölümleri içerir. Örnegin alegria; her biri koreografi ve gitaristlik yönünden kendine özgü hareketleri ve llamada, remate ve desplante gibi kendine özgü işaretleri içeren castellana escobilla ve silencio bölumlerinden oluşur. Dansçilar, eşlikçilerle şarkıcıların doğaçlama yaptıkları bir performansın seyrinde fark edecekleri sinyalleri vererek tüm bu bölümleri başlatır. Son olarak, belirli flamenko formlarrnın ritmik yapisi, sanatsal eşgüdüm için eşsiz bir imkan sunar. Alegria, buleria, soleaare ve seguiriya gibi formların tümü 12/4'lük bir Endülüs ritim cümlesine (compa) yer verir ve 3.-6.-8.-10.-12. dörtlükler üzerine vurgu yapılır (bkz. Vitucci, 1990: 271-6; Woodall, 1992: 102 ve devamı). Performans içinde mütemadiyen tekrarlanan bu cümle, şarkıcılara, gitaristlere ve dansçılara eşsiz bir imkan tanır. Müziklerini ve danslarını doğaçlarken, doğaçlamalarını birbirleri ile koordine ederken, her zaman ve her şeyden önce 12 vuruşluk cümle içindeki yerlerine dikkat etmek zorunda kalırlar. Tüm bu performans tarzlarında, örnegin 11. ve 12. vuruşları işlemeleri 5. ve 6. vuruşlan işlemelerinden farklı olacaktir.
Koordinasyon ve senkronizasyonun flamenko performansindaki bu pek çok boyutunu gorünce, bazı araştırmacıların senkronizasyona özel bir dikkatle odaklandğıinı öğrenmek şaşırtıcı olmayacaktır. Bu tür araştırmalar içinde Anita Volland'in analiz ettigi, Diego del Gastor, La Fernanda de Utrera ve üç flamenko dansçısmm yer aldığı ("Rito y Geograffa del Cante" belgesel dizisinde kaydedilmiştir, 1972) özel bir buleria performansı seli dikkatleri çeker (Vol-land, 1985). Volland'ın belirttigi gibi, flamenko "performansında kişinin sadece kendi rolünü bilmesi yetmez, diğer icracıların rollerine de yüksek bir duyarlılık göstermeyi ve o rollerin de farkında olmayı gerektirir" (1985:161). Volland, bu duyarlılığı İspanya çingenelerinin kültürüne atfederek buleria senkronizasyonunu, gitanismo'ya metonimili bir destek olarak yorumlar: "çingenelerin toplumsal etkileşim motifinin, buleria'daki geleneksel yapı gibi, bireylerin ve alt-grupların yaratıcı ve hatta 'oyunbaz' idare etme becerilerine çok iyi adapte edilmiş bir motif olabilecegini ileri sürüyorum. Değerler seviyesinde, insanları ve olayları bu şekilde idare etme eğilimi çingene kültürünün çekirdeğinde bulunur" (1985: 162).
Volland'ın, senkronizasyonun bir çingene karakteri olduğu argümanına rağmen, senkronizasyon, çingeneler dışında çok muhtelif flamenko performansında yaygın olarak bulunur. En azından böylesi bir senkronizasyon cantaor [şarkici] ve guitarrista [gitarist] arasındaki başarılı işbirliginin sağlanması için gereklidir ve sağlanamadığı takdirde öfkeli tepkilere yol açabilir. Senkronizas­yonun, flamenko performansının aynı anda her yerinde bulunduğu bilinince, politik etkisinin andalucismo ve nacionalismo, hatta gitanismo gibi türlü toplum odaklı gündemlerin ışığında geçmişe yönelik tanımlandiğını savunmak makul görünür. Böyle bir argüman, 1994'te Montellano'daki festivalde meydana gelen olayların ele alınmasıyla örneklenecektir.
Kayboluş
Kayboluş ifadesi, ıstırap halindeki bedenlerin davranışına ve özellikle de refleksif olarak içe dönerek dışa dönük davranışlardan çekilmelerine işaret etmek için Drew Leder (1990) tarafından kullanılmıştır.* Böyle davranışlar, yüksek itibardaki pek çok flamenko şarkıcısının müzikal performansını karakterize eder. Grande, Garcia Lorca'yı takip ederek, "flamenko şarkıcısının" en iyi olarak "doğrudan kendine odaklandığını, kendi içine çekildiğini" ileri sürer (1992a: 82). Ünlü şarkıcı Jose Menese, şarkı söylerken içe dönmesinin bir sonucu olarak "ağzından" bilinçli benliği iptal olmuşçasına "beklenmedik şeylerin çıktıgını" söylerken, “kayboluş"a benzer bir şey tanımlar (Alvarez Caballero, 1981:172). Akabinde, şarkının yaşattıklarıyla "harap olur, yıkılır, tam anlamıyla bitkin düşer" (1981: 48).
Mitchell, flamenkonun kendini tamamen içe çeken kederli niteliğini fatalismo gündemi hakimiyetinin bir işareti olarak betimler, ancak Grande, böyle bir davranışı Garcia Lorca'nın modernismo'su açısından yorumlar (Grande, 1992b). Daha başka bir bakış açısıyla, "kayboluş"un, insani bir "akış" deneyimine, yani benliğin, birinin faaliyetinde tamamen kaybolmasına hazırladığna dikkat çekilebilir; bu deneyim communitas ile ilişkilidir ve birinin kendini, başkalarının ellerine bilinçsiz olarak teslim etmesidir (Turner, 1969).* Boylesi bir communitas tecessümü olarak ele alındığı zaman, flamenko "kayboluş"u, komünalliğin gitanismo ya da andalucismo veya nacionalismo ile uyumlu, müzikal bir somutlaşmasına dönüşür. Ancak, "kayboluş"un aynı zamanda komünal iktidara karşı direnişin ve özellikle de baskıcı toplumsal tehditlere karşı direnişin de tecessümü olması bir paradoks oluşturur. Leder de "kayboluş" deneyimini bizzat bu şekilde, yani Batı yaşamının baskıcı ikiciliğine karşı bir direniş biçimi olarak ilan eder (Leder, 1990: 121 ve devamı). Ray Pratt de, müzikteki direnişsel "kayboluş" ile ilgili olarak, Amerikan populer müziğinin, dinleyenini zamandan koparma ve bu müziğin anılanıyla dolmuş taşmış bir geçmiçten bağımsız bir "şimdi" boyutunu oluşturma becerisine sahip olduğunu savunur (1990: 29 ve devamı). Dolayısıyla "öncesinde neler olup bittigi hakkında bellek ya da kaygı taşımayan bir moment içinde" yaşayarak insanlar yeniden inşa edilebilir ya da gerektiği takdirde, yeniden yaratılabilir, "yeter ki, başkaldırmak için sahip oldugu işlevsel ihtiyaca yönelik olsun." "Kayboluş" aracılığıyla boylesi bir başkaldırı, Jose Menese'nin bir şarkıciı olarak kendi emeği hakkındaki düşüncelerinde tamamen su yüzüne çıkar. Örneğin, bir şarkıda tamamen içine çekildiği zaman, dinleyicilerin "canını acıtacak" ve "havalarını değiştirecek" şekilde şarkı söylemesi gerektiğini söyler (Alvarez Caballero, 1981: 172).
Kaynak:
Flamenco - Passion, Politics and Popular Culture, (William Washabaugh, 1996)
Flamenco - Tutku,Politika ve Popüler Kültür (Ayrıntı Yayınları, pg. 45-50)

[ÜYE OLMADAN L?NKLER? GÖREMEZS?N?Z. BURAYI TIKLAYARAK BEDAVA ÜYE OLUNUZ...]
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla  
 
önceki Konu | sonraki Konu


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Flamenko Sözlük cuL de sac Renklerimiz 0 01-28-2008 01:47 AM
Yıldızlar ve Gezegenlerin Etkileri By.CaNaVar Astroloji 0 01-23-2008 12:07 AM
burçların kötü yönleri By.CaNaVar Astroloji 0 01-23-2008 12:04 AM
Flamenko ve Flemenko Dansı Cümle Mühendisi Hobileriniz 2 01-11-2008 02:47 PM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:21 AM .


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.1.0
Forum program Divx haber youtube

Nokia

Oyun

Program Download Merkezi

Divx-Mp4

Message Boards and Forums Directory

[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13]

[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15] [16]


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524