Dewforum.İNFO  


Geri git   Dewforum.İNFO > Kültür - Sanat - Tarih - Biyografi > Düşünce Grubumuza Katılın > Renklerimiz

Bedava üye ol - Şifremi Unuttum


 
 
Görüntüleme: 134 - Cevaplar: 0  
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 01-28-2008, 01:11 AM   #1 (permalink)
Onursal Üye

cuL de sac - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

cuL de sac Şuan Çevrimdışı
Kayıt Tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 847
Rep Gücü: 101 Rep Puanı: 101 Rep Derecesi: cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--
Standart Hep Yolun Başında Erkan Oğur




"Geçtiğimiz 16 Nisan’da Ankara’daki konser başlamadan görevliler bir not ulaştırıyor. Notta şunlar yazılı: "Çok sevgili Erkan, seni uzun yılların ardından ilk kez sevgiyle, özlemle ve gururla izleyeceğim. Salonda, seni herkesten farklı bakan gözlerle, duyan yüreklerle seyredeceğim..." Erkan Oğur’un eli ayağı dolaşmış. Heyecanla karışık bir telaş almış müzisyeni."

Dünyanın dört bir yanında yüz binlerce izleyiciye konser veren, sayısız albüme katkı sağlayan, kendine ait dokuz albümü olan bu adam neden bu kadar heyecanlı? Çünkü notu gönderen hanımefendi onun şu anda bu sahnede olmasını sağlayan insanmış. Notun altında "İlk müzik öğretmenin Ülkü Özer (Elazığ’dan)..." imzası yer alıyormuş. Yani Erkan Oğur’u bütün dünyaya armağan eden müzik hocası. Ve hikaye yıllar önce Elazığ’da başlamış.

Elazığ Harputlu olan Erkan Oğur, 1954’te Ankara’da doğmuş. Aslında Elazığ’da doğacakmış ama aile bir ziyaret için o tarihte Ankara’da bulunuyormuş. Doğumun ardından tekrar Elazığ’a dönmüşler.

Erkan, Gülten Hanım’la cerrah Mustafa Bey’in ikinci oğulları. Babası askeri doktor. Kore Savaşı sırasında parçalanan asker bedenlerini birleştirmekle uğraşmış, Türkiye’de ilk mikrocerrahi ameliyatlarını başlatmış, yanık tedavisinin öncülüğünü yapmış büyük bir doktor. Savaşın ardından ordudan ayrılarak sivil hayata geçmiş ve Elazığ Devlet Hastanesi’nde çalışmaya başlamış. İlerleyen yıllarda bu hastanenin baştabibi olmuş, sevilen, sayılan bir hekim.

Harput, hemen Elazığ’ın karşı tepelerinde kurulmuş bir eski zaman kenti. Şehir merkezine 4-5 kilometre. Bu yüzden aile, kışları hafta sonlarını, yazları günlerinin çoğunu Harput’ta geçirirmiş. Erkan Oğur da 1970’e kadar Elazığ’la Harput arasında mekik dokumuş:

"Bazen evden çıkar, arkadaşlarla birlikte yürüyerek Harput Kalesi’ne tırmanır, tepedeki gözeden soğuk sular içer, koşa koşa Elazığ’a inerdik."


Radyoda Ne Duysa Unutmuyor

Bir de yörede adına "balta" dedikleri bir bağlaması varmış küçük Erkan’ın. Boyu kadar bir bağlamaymış bu. Bir akrabaları hediye etmiş. Çünkü Gülten Hanım herkese "Bizim çocuk radyoda ne duysa unutmuyor. Bir kez dinlediği melodiyi, noktasına virgülüne kadar aklına nakşediyor" demiş. Henüz 3-4 yaşındayken eline bağlamayı alıp kendi kendine sesleri ayırarak muntazam çalmaya koyulmuş. Okumayı da erken sökünce beş yaşında okula yazdırmışlar.

Ve bir gün şehre Ülkü adında bir öğretmen gelmiş. Bu zarif ve çok güzel genç hanımın yanında annesi de varmış. Bir ev tutup yerleşmişler Elazığ’a. Gazi Eğitim’in Şan Bölümü’nden henüz mezun olan Ülkü Hanım, Erkan’ın okulunda göreve başlamış. "Çoook güzel bir sesi vardı. Muhteşem bir sopranoydu" diye anlatıyor hocasını.

Bu sıralarda Erkan’a bir başka akrabası keman getirmiş. Keman minik çocuğa büyük gelmiş ama o kendi kendine keman yayını tellerin üzerinde gezdirerek sesleri bulmaya başlamış.

Annesi bir gün Erkan’ın müzik yeteneğinden, bağlamadan ve kemandan söz edince hocası Ülkü Hanım, "Biliyorum, bırakın ben ona özel ders vereyim" demiş. Ve ilk keman dersi böyle başlamış.


Çekingen, Utangaç Çocuğun Kemanı

"Enstrümanınızı alıp dağlara tırmanır, ıssız vadilerde keman çalarmışsınız" diyorum: "Başka çarem yoktu ki, çekingen, utangaç bir çocuktum. Elazığ’daki evde keman çalmaya başladığımda komşular camın önüne toplanıp dinlerlerdi. Ben de bundan utanırdım. Alıp elime kemanı dağlara çıkar orada çalardım. Kemanımla semada uçan kartalların, bülbüllerin sesini taklit etmeye çalışırdım..."

Ülkü Hanım, küçük yetenek için Ankara’dan Arthur Seybold’un "Keman Metodu" kitabını getirip öğrencisine armağan etmiş. Ve metotlu çalışma dönemi başlamış. Bu eğitim bir buçuk yıl kadar sürmüş. Hocası "Artık Erkan’a benim öğreteceğim bir şey kalmadı" diyerek noktayı koymuş.

Ses çıkaran ne varsa peşine düşen Erkan, kemanın ardından mandoline, bir müddet sonra da Elazığ folklorunda sıkça kullanılan cümbüşe merak salmış. 10 yaşına vardığında çalmadığı alet kalmamış. Babası sık sık "Yahu bu çocuğa müzik istidadı nereden gelmiş ki" diye sorarmış.


İyi Fizikçi Yerine Ortalama Müzikçi

Ortaokul bitince İstanbul’daki Kabataş Erkek Lisesi’ne gönderilmiş. Yatılı eğitim gördüğü bu okuldan çok sıkılmış. 1970’lerin ortalarında aile, Keban Barajı yapılırken başlayan göç dalgasına kapılıp Ankara’ya taşınmış. Erkan da ailesinin yanına.

Liseyi Ankara’da tamamlamış, Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Bölümü üçüncü sınıftayken bir burs kazanmış ve fizik eğitimini tamamlamak için Almanya’nın yolunu tutmuş. Münih Üniversitesi’nde lisansını tamamlayıp master yapmaya başlamış ama gönlü hep müzikte.

Fizik okurken bir yandan da Alman müzik çevrelerine girip çıkıyor, barlarda, müzikhollerde enstrüman çalıyormuş. Almanya’dayken favorisi klasik gitar olmuş.

Kendi başına gitarını tıngırdattığı bir gece yarısı kararını vermiş: "İyi bir fizikçi olacağıma ortalama bir müzikçi olurum." Ve Münih Üniversitesi’ne, karmaşık teoremlere, soğuk fiziğe elveda deyip kendini müzik deryasına atıvermiş.

Bir yandan barlarda çalmayı sürdürmüş diğer yandan neredeyse tüm vaktini gitarın sırrını çözmeye adamış. Günde 6-10 saat gitar çalıştığı için iki yıl sonra iki eli bileklerinden tutmaz olmuş. Alman doktorlar bileklerinden ameliyat olması gerektiğini söylemiş. Babası Mustafa Bey, "Hayır" demiş, "Ameliyatlık bir şey yok. Bu bir meslek hastalığı, protezlerle iyileşir."

Ellerinin kalıbı çırakılarak özel protezler imal edilmiş ve Erkan Oğur, bir yıl boyunca geceleri bu protezi takarak uyumuş. Sonunda bilekleri şifa bulmuş ama, hálá ellerini bileklerinden itibaren geriye götüremiyor.

Yani Erkan Oğur, öyle kolay kolay Erkan Oğur olmamış. Müzik aşkına yıllar süren ağrılara, sızılara katlanarak yeryüzünün tüm melodileri içinde yüzmeyi öğrenebilmiş.


Perdesiz Gitar Dünyaya Bir Hediye

Müzikle ilgilenenler Erkan Oğur’un, "perdesiz gitar"ın mucidi olduğunu iyi bilir. Bu gitarı işte bahsi geçen Almanya yıllarında icat etmiş. Gitarın perdelisini aşınca bir de perdesizini deneyeyim diyerek başlamış çalışmaya. Enstrüman yapımını da o dönemde öğrenmiş. Perdeliyle perdesizi üst üste koyarak yeni bir saz çıkarmış ortaya. Neden diye soranlara cevabı şu:

"Gitarla düşünmeye alıştım. Düşüncelerimdeki Türk müziği sesleri ihtiyacım, gitardaki perde sistemini kaldırmama ve sınırlı bir aralık içerisinde sonsuz ses imkanı sağlayan perdesiz gitarı yapmama neden oldu. Yıl 1976... Aslında sonsuz perdeli gitar desek daha doğru olurdu. Perdesiz gitar, bütün yaylı sazlar ailesi ve insan sesi gibi çok yüksek anlatım gücü olan, yeni bir müzik aleti olarak dünyaya ve insanlığa hediyedir."

Almanya’dan 1980’de Türkiye’ye dönen Erkan Oğur, İTÜ Türk Müziği Devlet Konservatuvarı’na girmiş. Dört yıl sonra mezun olup askere gitmiş. Terhisinin ardından kaldığı yerden devam etmiş müziğe. O yıllarda Sezen Aksu, Mazhar Fuat Özkan, Ajda Pekkan, Bülent Ortaçgil’le çalışmış.

Halen birlikte konser verdiği Ortaçgil’le zaten çocukluk arkadaşı: "Bülent’in babası Zafer Amca, babamla taa Haydarpaşa Askeri Lisesi’nden tanışır. Tıptan da beraber mezun olmuşlar. En son Boğaziçi Üniversitesi’nden birlikte emekli oldular. 50 yıldır ailece görüşürüz."

Erkan Oğur, kendinden söz etmekten nefret ediyor. Bu hikayeyi tamamlamak için tam dört kez oturduk sohbete. Ben kendisine dair soruyorum, o lafı başkalarının hikayesine çeviriyor. Bu yüzden olsa gerek, onun için "Bir tevazu abidesidir" diyorlar. Köklerini unutmadan yaşar bu dünyada. "Hiç" albümünde ifade etmeye çalıştığı gibi, insan bir hiçten gelip, bir hiçe doğru yol almaktadır, ona göre. Yerküreyi on kez turlayacak kadar mesafe almışken hep yolun başında olduğuna inanır. "Her seher yeni bir gündür. Her gün, yeni bir şey söylemek lazım" diye düşünür.


Türkiye'de Tanınması Zaman Aldı

- 1983’ten itibaren Çekirdek Sanatevi’nden çıkan çeşitli gruplara ait albümlerde çaldı. İlk solo albümü Perdesiz Gitarla Arayışlar’ı da burada yaptı.

- 1990’da "ilk albümüm" dediği Fretless’i Almanya’da çıkardı. Çünkü Türkiye’de başvurduğu bütün kapılar yüzüne kapanmıştı. Bu albüm Almanya’da üç yıl listebaşında kaldı.

- 1995’te Bir Ömürlük Misafir’i yaptı.

- 1996’da Eşkıya’nın müziklerini yapıp albümünü çıkarınca millet, "Yahu Erkan Uğur mudur, Ağır mıdır, Oğur mudur nedir bir adam çıktı. Ama iyi müzik yapıyormuş" demeye başladı.

- 1998’de, Gülün Kokusu çıktı. Hasan Saltık’a göre bu albüm Türkiye’de müzik ırmağının yatağını değiştirdi.

- 1999’da Hiç, 2000’de Anadolu Beşiği yayınlandı.

- 2001’de Civan Gasparyan’la birlikte Fuat’ı çıkardı.

- 2004’te, Nasip Olsa çıktı.

- 2005’te Yazı-Tura filminin müziklerini yaptı. Uğur Yücel şöyle demişti: "Çalarken, sazların ruhuna göçüyor."

- 2006’da müzikseverlerin karşısına Telvin’le çıktı.

Kaynak

Ersin KALKAN / Hürriyet (30 Nisan 2006 Sayısı)

[ÜYE OLMADAN L?NKLER? GÖREMEZS?N?Z. BURAYI TIKLAYARAK BEDAVA ÜYE OLUNUZ...]
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla  
 
önceki Konu | sonraki Konu


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Aynı cümLenin içinde iki yabancıyız "BiZ" Asi Aşk & Sevgi 22 01-14-2008 11:45 AM
"Gidenler hep bekle beni derler ve kalanlar hep bekleyece ine yemin ederler" Asi Aşk & Sevgi 0 01-14-2008 11:42 AM
dilemma _Melancholy_ Şarkı Sözleri (Lyrics) 1 01-11-2008 10:48 PM
Orhan Kemal///cemile SeDoSh Kitap Özetleri 0 11-09-2007 07:21 PM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:42 AM .


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.1.0
Forum program Divx haber youtube

Nokia

Oyun

Program Download Merkezi

Divx-Mp4

Message Boards and Forums Directory

[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13]

[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15] [16]


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524