Dewforum.İNFO  


Geri git   Dewforum.İNFO > Kültür - Sanat - Tarih - Biyografi > Düşünce Grubumuza Katılın > Renklerimiz

Bedava üye ol - Şifremi Unuttum


 
 
Görüntüleme: 88 - Cevaplar: 0  
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 01-21-2008, 07:23 PM   #1 (permalink)
Onursal Üye

cuL de sac - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

cuL de sac Şuan Çevrimdışı
Kayıt Tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 847
Rep Gücü: 101 Rep Puanı: 101 Rep Derecesi: cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--
Standart Rumlar




RUMLAR



Rum sözcüğü, Romeos (Romalı) sözcüğünden türetilmiştir. Rum sözcüğü başlangıçta Bizans (Doğu Roma) İmparatorluğu’nun halkı anlamında kullanılmıştır. Daha sonraki yıllarda ise, Hıristiyanlığın Ortodoks mezhebine bağlı Yunanca konuşan kimseleri ifade etme anlamında kullanılmıştır.

Rumlar, Bizans döneminde Batı Anadolu özellikle İstanbul ve İzmir halkının büyük bir çoğunluğunu oluşturmuşlardır. Anadolu, önce Türkmen Beylikleri, ardından Selçuklu Türkler daha sonraki yıllarda da Osmanlı Devleti’nin gelişme seyrine koşut olarak Türkler’in hakimiyetine geçmiştir. Bu durum aynı zamanda Anadolu’nun Türkleşmesini ve Müslümanlaşmasını gerçekleştirmiştir.

İstanbul’un yerli halkının çoğunluğunu oluşturan Rumlar İstanbul’un fethinden sonra da kentin nüfusunun büyük bir bölümünü oluşturmaya devam etmişlerdir. Ortodoks Hıristiyanlığın dinsel merkezi olan Fener RumPatrikliği fetihten sonra da varlığını sürdürmüştür. İstanbul’un anahtarını bizzat dönemin patriği Ayasofya’da yaptığı bir törenle Fatih Sultan Mehmed’e vermiştir. Osmanlı ile Rum Patrikliği arasında kurulan olumlu diyalog uzun süre devam etmiştir. 1839’da Tanzimat Fermanı ile ilan edilen Reformlar sonucunda ise Osmanlı İmparatorluğu Rumlara “millet” statüsü vermiştir. Böylece Rumlar Osmanlı İmparatorluğu içinde özerk bir statüye sahip olmuşlardır. Artık Rumlar Osmanlı İmparatorluğu bünyesinde içişlerinde bağımsız özerk idari bir yapı statüsünde bulunuyorlar.

Osmanlı Sarayı ile Fener Rum Patrikliği arasındaki kurulan olumlu ilişki nedeni ile olsa gerek Osmanlı Sarayı’nın yönetim erki süreç içerisinde Rum kökenli yöneticilere kapılarını açmıştır. İstanbul’un Fethi sırasında Vezira zam olan Türkmen Çandarlılar yönetim erkinden tasfiye olmuş yerine Rum kökenli Zaganos Paşa getirilmiştir. Bunu yenileri izlemiştir. İstanbul’un Fethi’nden sonra Osmanlı Sarayı’nın yönetim erkine vezirazam, kaptanı Derya ve Başdefterdar olarak son 400 yıl içinde Türk kökenliden çok Rum, Ermeni, Hırvat, Sırp v.s. kökenli yöneticiler görev yapmıştır.(1)

Hıristiyan azınlıkların Osmanlı Sarayı ile kurduğu bu ilişki; 1. Dünya Savaşı sonucunda Anadolu’nun batısını işgal kuvvetleri ile birlikte Yunanistan’ın da silahlı işgali ile son bulmuştur. Türk Kurtuluş Savaşı sonucunda, Batı Anadolu’yu silahlı işgal eden Yunanistan’ın yenilgiye uğrayıp çekilmesi ile birlikte Rum nüfusta önemli ölçüde Yunanistan’a zorunlu göç yapmıştır.

1925 de Lozan Antlaşması uyarıncaYunanistan’daki Müslümanlarla, Türkiye’deki Rum nüfusun yer değiştirmesi kararlaştırıldı. İmroz (Gökçeada) ve Bozcaada Rum nüfusu bu yerdeğiştirmenin dışında tutuldu. Savaş sonrası tamamlanan mübadele sonucu; Anadolu’dan Yunanistan’a 1,5 milyon Rum nüfus gitti. Yunanistan’dan Türkiye’ye ise 600 bin Türk nüfus geldi. Bu mübadelede Rumca bilip Türk olan Karaman Türkleri’de Rum sayılıp Yunanistan’a gönderildi. Bu sonuç yıllarca tartışılmıştır. Çünkü nüfus değiştirmede kıstas Hıristiyan olanın Anadolu’dan Yunanistan’a gönderilmesi şeklinde uygulanmıştır. Orta ve Batı Anadolu’da Karaman Türkleri gibi Hıristiyan Türkler’de Anavatanlarında Türk devleti eliyle Yunanistan’a sürgün edilmişlerdir.

Türkiye ile Yunanistan devletleri arasında 1925’de yapılan nüfus mübadelesi sonucu; Türkiye’de 100 binden fazlası İstanbul’da ikamet eden 10 bin kadarı ise İmroz veBozcaada’da yaşayan 110 bin civarında Rum nüfus bulunuyor.

1935’de yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin yaptığı ilk sayımda ise ülkenin nüfusu; 13.889.000. Bu sayımda Rum nüfus; 108 bin, Ermeni nüfus; 57 bin, Musevi nüfus ise; 42 bindir. Bu sayılar 1950 nüfus sayımlarında ise şöyle olmuştur. Toplam nüfus; 20 milyon 947 bindir. Rum nüfusun toplamı; 89 bin, Ermeni nüfus; 52 bin, Musevi nüfus ise; 35 bin olarak tesbit edilmiştir.

Nüfus genel olarak arttığı halde Rum, Ermeni ve Musevi nüfusun azalış nedeni yurt dışına giden güçtür. Türk-Rum dış politikasına koşut olarak oluşan gerginlik Rum nüfusun Yunanistan’a ya da Avrupa ülkeleri ve ABD’ye göçünü gerçekleştirmiştir. Aynı yıllarda Batı Trakya’dan da önemli bir Türk nüfus Türkiye’ye ve Avrupa ülkelerine göç etmek zorunda kalmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu sırada Lozan’da yapılan “Lozan Antlaşması” gereğince ülkede bulunan Rumlar, Ermeniler, Museviler “azınlık” kabul edildi ve “azınlık hakları” verildi. Yani “azınlık hakları” denen haklardan bu toplumsal kesimler yararlanabilirler dendi. Bu kesimler anadillerinde okul açabilirler, gazete, dergi, kitap yayınlayabilirler, ibadetlerini ana dillerinde yapabilirler ve hatta isterlerse ayrı mezarlıkları olabilirdi.

Museviler, kendilerine verilen azınlık haklarını istemediler. Bundan feragat ettiler. Diğerleri ise kullanmaya başladılar.

Bazıları bu haklara karşın özellikle Rum ve Ermeniler’in göçünün Cumhuriyet döneminde devam ettiğini ve nüfuslarının artış yerine azaldığını ifade ediyorlar. Bunu anlamakta zorlanıyorlar. Aslında olayı anlamak çok zor değil. Osmanlı ümmet esasına dayalı bir yönetimdi. Özellikle Rumlarla ilişkileri iyiydi. Osmanlı’yı adeta Türkler değil Rum, Sırp, Hırvat, Arnavut v.s. kökenli bürokratlar yönetiyordu. 1. Dünya Savaşı’nda bir toplumsal alt-üst oluş gerçekleşti. Ümmet devletleri yerini ulus devletlerine bıraktı. 1. Dünya Savaşı sırasında ülke işgal edildi. Bu işgale Ermeniler Doğu Anadolu’dan, Rumlar Batı Anadolu’dan işgal kuvvetlerine eşlik ettiler. Sonunda işgale karşı Türkler Ulusal Kurtuluş Savaşı verdiler. Çanakkale’de sadece Yunan işgaline değil başta İngiltere olmak üzere yedi düvele karşı varolma mücadelesi verdi. Bazı verilere göre, Türk ulusal Kurtuluş Savaşı’nda yaklaşak 3 milyon insan öldü. Kazancın faturası Türk halkına çok ağır fatura edildi.

Bu savaşta; OsmanlıPadişahı, sarayın üst yönetiminin bir kısmı ve Rumlar, Ermeniler önemli ölçüde işgal kuvvetlerinin yanında yeraldılar. SavaşıTürkler kazandı. ÖncePadişah ailesi efradı, tacı, tahtı ile hilafeti ve şeriatı ile Türkiye Cumhuriyeti tarafından sınır dışı edildi.

Padişahını dahi işgalcilerle işbirliği yaptığı için sınır dışı eden yeniTürkiye Cumhuriyeti devleti, işgalci ile işbirliği yapan Rumları ve Ermenileri ne yapabilirdi. Ödüllendirmesi mi bekleniyordu?

Ayrıca böyle bir toplumsal mücadelede aktif olarak taraf tutmuş savaşta yer almış Rum ve Ermeni asıllı kişi de artık Türkiye’de kalmak istemiyebilir. Bunda şaşırmamak gerekir. Bu toplumsal kesimlerin nüfuslarının neden artmayıp azaldığını anlamakta zorluk çekmemek gerekir.

Batı’da feodal İmparatorluklar, krallıklar yıkıldı. Cumhuriyetler kuruldu. Ama dikkat edilirse Krallar, Kraliçeler v.s. korunmuştur. Korunmaktadır. Ama Türk Devrimi işgalci Emperyalistlerle işbirliği yapan padişahını, tacı ile tahtı ile, hilafeti ve şeriatı ile sınır dışı etmiştir. Peki bunlarla işbirliği yapan ya da onların tanıdığı imtiyazlardan yararlanarak ülkeyi yöneten işbirlikçilerini ne yapmalıydı? Herhalde ödüllendirecek değildi. Zaten olaylarda böyle gelişti. Böyle olmasaydı durum eşyanın tabiatına aykırı olurdu.

Çeşitli kaynaklar; günümüzde Rum nüfusun 1.500-2000 kişiden ibaret olduğunu, Ermeni nüfusun 60 bin, Museviler’in ise, 25 bin olduğunu belirtiyor.

Türk-Yunan gerginliği Kurtuluş Savaşı’nın bitmesi ile bitmedi. Türkiye ile Yunanistan arasında; BatıTrakyasorunu, Egesorunu, Kıta sahanlığı sorunu, Kıbrıs sorunu hala sıcaklığını sürdürüyor. Türkiye’de yaşayan Rum için şartlar ne denli güvenli ise, Batı Trakya ya da Güney Kıbrıs’ta yaşayan Türk içinde o denli güvenli. Bu durum iki ülkenin bölge ile ilgili siyasetlerine koşut olarak değişiyor. Bu nedenle bu durumun faturasını sadeceTürkiye’ye çıkarırsak durum saptamasında gerçekçi olamayız. Önce kendimizi sonradan kendi etki alanımızı yanıltmış oluruz.





RUMLAR’DA DİL ve DİN



Türkiye’deki Rumlar’ın çoğunluğu İstanbul’da yaşamaktadır. İstanbul’un ise, Beyoğlu, Galata, Nişantaşı ile Prens Adaları adı da verilen Büyükada, Heybeli, Kınalı Burgazadaları semtleri öncelik taşır.

Rumlar’ın genç nüfusunun çoğunluğu sosyal ve ekonomik şartlar nedeni ile Yunanistan ya da Avrupa’ya gitmeyi tercih ediyor. Son yıllardaRumca eğitim veren okulların öğrenci sayısı oldukça azalmıştır.

İstanbul’da konuşulan dil modern Yunanca’nın bölgesel bir versiyonu sayılıyor. Yunanca, ya daRumca dil grubu olarak; Hint-Avrupa dil ailesinin Helen kolundan sayılıyor. İstanbul’da konuşulan Rumca’dan Türkçe desteği de söz konusu oluyor.

İstanbul’daki Rumlar Hıristiyan’dır. Hıristiyanlığın ise Ortodoks mezhebindedirler. Ortodoks Hıristiyan mezhebinin iseRum Ortodoks kilisesi ya da Ortodoks Katolik Apostolik DoğuKilisesi’ne mensuplar. Örneğin; İstanbul’da OrtodoksHıristiyan olupta Ermeni ya da Süryani olanların kiliseleri ayrılıyor. Rum Ortodoks Kilisesi Fener’de ki Patrikliğe bağlıdır. İstanbul Fener’deki Patriklik Ortodoks Hıristiyan dünyası açısından çok önemlidir. Katolik dünyası için Papalık ne derece önemli ise, Ortodoks Hıristiyan dünyası için ise Fener Patrikanesi o derece önemlidir. 1974 yılındaki bir tesbite göre; 100.000, 1975 verilerine göre; 80.000 kişinin bu kiliseye bağlı olduğu saptanmıştır. Ayrıca, Bizans geleneklerine bağlı 82 Katolik Rum veRum Pretestan Kilisesine bağlı 200 Protestanın bu kilisenin üyesi olduğu belirtiliyor.

İstanbul, Fener’deki Patrikliğe; Türkiye, Girit, Aynaroz, 12 Adalar, Batı ve Orta Avrupa, Afrika, ABD veYunanistan’daki kiliseler bağlı bulunuyor. Fener Patrikhanesine bağlı İstanbul’da 20 okul var. Fener Rum Patrikliği 4. yüzyılda oluşmuş. Yani İstanbul şehrinin oluşumundan hemen sonra kurulmuş. Kendisini kurum olarak; “Ekümenik Patrik” yani “Evrensel Patrik” olarak ifade ediyor.

Türkiye’deki Rumlar’ın tümü Ortodoks Hıristiyan ve tümü Rumca konuşuyor Etnik kimlikleri ile dinsel kimlikleri adeta örtüşmüş. Bunun dışında tercih yok. Katolik Hıristiyan Rum olmadığı gibi. Ortodoksluğunda adeta Rumlara özgübir özellik olduğu görülüyor. Rumlar’da yabancı ile evlilik yok denecek kadar azdır. Türk ile ise hemen hemen hiç yoktur.

Rumlar, Türkiye’de Lozan’da verilen azınlık statüsü vasıtası ile okullarını, dillerini, dinlerini, gelenek ve göreneklerini yaşatıyorlar. Rumlar, İstanbul ticaret yaşamında yakın zamana kadar önemli bir gücü ellerinde tutuyordu. Beyoğlu, Galata, Nişantaşı, Adalar’daki yerlerde birçok işletme ve ikametgah Rumlara aittir.

Türkiye veYunanistan arasında dış politakada zaman zaman yaşanan siyasi gelginliğe rağmen günlük hayatındaişinde gücünde olan Türk ve Rum halkı arasındaki diyalog oldukça olumludur. Birçok Rum kendisini vatandaşı olması nedeni ile ve anavatan olgusu nedeni ile Türk hissettiğini ifade ediyor. Dış politikadaki yumuşama sağlanması durumunda bu iki komşu halkın dost olmasının önündeki nedenler kalkmış olur.

KAYNAKLAR



• Doğan Avcıoğlu, Türkler’in Tarihi (5 Cilt) 1998 İstanbul

• Doğan Acıoğlu, Milli Kurtuluş Tarihi (5 Cilt) 2002 İstanbul

• P.A. Andrews, Türkiye’de Etnik Gruplar 1992 İstanbul

• BRYER, Rum Pontuslar 1975

• Elçın Macar, Fener Rum Patrikhanesi, 1996 Ankara

• P.M. Byışkyan, Pontus Tarihi. 1998 İstanbul

• Ömer Asan, Pontus Kültürü, 1996 İstanbul

• Faruk Sümer, Oğuzlar, 2002 İstanbul

• T. Meecker, Karadeniz Türkleri

• Birikim Dergisi S. 71-72 1995 İstanbul

• Mahmut Gologlu, PONTUS, 1973 Ankara

• Dido Sottiri, Benden Selam Söyle Anadolu’ya, 1982 İstanbul

• Gerasimos Augustinos, Küçük Asya Rumları 1997 Ankara

• Jean Ebersolt, Bizans İstanbul’u, 1996 İstanbul

• Rıdvan Akar, Hülya Demir, İstanbul’un Son Sürgünleri, 1994 İstanbul

• Süleyman Yeşilyurt, Ermeni, Rum, Yahudi Asıllı Milletvekilleri, 1997 Ankara

• Haşim Albayrak, Pontus, 2003 İstanbul
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla  
 
önceki Konu | sonraki Konu


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:46 AM .


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.1.0
Forum program Divx haber youtube

Nokia

Oyun

Program Download Merkezi

Divx-Mp4

Message Boards and Forums Directory

[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13]

[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15] [16]


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524