![]() |
|
|
| ||||||
|
Görüntüleme: 168 - Cevaplar: 0
| LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Onursal Üye ![]() cuL de sac Şuan Çevrimdışı Kayıt Tarihi: Jan 2008 Mesajlar: 847
Rep Gücü: 101
Rep Puanı: 101
Rep Derecesi: ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | MİNİK ETNİK GRUPLAR POLONEZLER Polonezler, İstanbul-Beykoz Polonezköy’de yaşayan Polonya asıllı bir topluluktur. Prens Adam Czartoryski 1830-31 yılında Polonya’da bir devrim yapmak ister. Başarısız olur. Böyle olunca sürülür. İstanbul’a gelir. Polonezköy 1830 yılında böyle kurulur. Başlangıçta topluluk 5 değişik çiftlikte yaşıyormuş. Toplam 12 göçmen varmış. Sonra başkalarıda katılır. Bu grup dönemin Polonya sultanının ve Fransız Lazari’stlerinin koruması altındadır. Polonezköy bu prensin ve adamlarının yaşaması için kurulur. Giderek başka Polonyalılar’da gelir ve köy genişler. 1912-14 yıllarında ise köyde kilise kurulur. Dış dünya ile ilişkiler devam eder. Polonyalılar’la evlilikler sürer. Polonez erkekler; Rum, Ermeni ve Kars’taki Estonlarla evlilikler yaparlar. Türkler’le evlenen kız sayısı yalnız 2 tanedir. Prens, 1935 yılında Türk uyruğuna geçmiştir. Lehçe eğitim yeriniTürkçe’ye bırakır. 1942’de yüksek vergi konur. 1968’de Prens Czartoryski mülkiyet haklarını köylülere bırakır gider. Köylüler toprakları Türkler’e satmaya başlar. Polonezköy’de yaşayan Polonyalılar lehçe konuşur. Bu dil, Hint-Avrupa dil grubundan Slav dillerindendir. Köydeki kilise Roma Katolik Kilisesine bağlıdır. Polonya’da Rus egemenliği bitince bir kısmı Polonya’ya gitmiş. 1965’de 500 kişi olmuşlar. SonraPolonya’ya Avrupa’ya gidenler olmuş, bugün yaklaşık 90-100 kişi bulunuyor. Köyün kilisesi, okulu, karakolu ve muhtarlığı var. Kendine özgü bir yaşam sürdürüyorlar. KAYNAKLAR • P. A. Andrews, Türkiye’de Etnik Gruplar, 1992 İstanbul • Ali Tayyar Önder, Türkiye’nin Etnik Yapısı, 1999 Ankara • Hale Soysa, Kavimler Kapısı, 1992 İstanbul • Yakup Aygil, Hıristiyan Türkler, 1995 İstanbul • Orhan Türkdoğan, Etnik Sosyoloji, 1997 İstanbul KUBAN KAZAKLARI 1863 yılında bir grup Ortodoks Hıristiyan Rus çıkan bir ayaklanmadan sonra inançlarına uygun yaşayabilmek örneğin istedikleri biçimde sakal bırakmak için Rusya’dan Anadolu’ya göç yapmaya karar verirler. BunlaraHıristiyanlık’ta “Eski İnananlar” adı verilir. Aslında bazı kaynaklar Kazaklar’ınRuslaşmış Türkler olduğunu yazıyor. Taa… Altınordu Devleti zamanında bu Ruslaşma işi oluyor. O yıllarda Ruslaşan Kazak Türkleri şimdi iseTürkiyede yeniden Türkleşme sürecini adeta yaşıyor. Kuban Kazakları’nda akraba evliliği yoktur. Dini inanışlarına göre, iki kişinin evlenebilmesi için en az beşinci dereceden akraba olunabilmesi gerekiyor. Topluluk en az beşinci derece sınır nedeni ile 1961 yılında evlenme yasağı konulan akrabalık sınırına ulaşıyor. Artık kimse kendi toplumundan birisi ile evlenemiyor. Yabancı ile de evlilik yapılamıyor. 1962 yılında Türkiye’de bu sınır nedeni ile evlilik şansını kaçıran 1.100 kişi başlarında genç papaz llya Bara ile birlikte anayurtlarına Rusya’ya dönüyorlar. Tabi ülkelerine dönüş öncesi bu evlilik yasağı çok tartışılıyor ama sonunda başka yol bulunamıyor. Tam, 99 yıl sonra Kuban Kazakları yine dinsel inançlarının gerektiği gibi yaşamak için bu kez Rusya’ya geri göç yapıyorlar. Arkalarında bir kişi bile kalmıyor. Bu olay ilginç toplumsal bir olay. Ama kalkıp “Türkiye’de Etnik Gruplar” adlı bir kitabın içine ayrı bir katagori olarak aynı bir “etnik grup” olarak Kuban Kazakları’nı sayarsak artniyet değil ise komik bir durum olur.Türkiye’de Kürtler gibi, Ermeniler, Araplar, Çerkesler gibi gruplar bu başlık altında sayılabilir. Ama Türkiye’de bir tek kişinin kalmadığı bu grubu “etnik grup” olarak sayarsak kendi çabamızın ciddiyeti tartışma konusu olabilir. Yine aynı kitaptaki, Polonezler, Sudanlılar, Almanlar, Estonlar, Molokanlar’da bu olaydan farklı olaylar değiller. Ama her nedense adı geçen kitapta Türkiye’deki “etnik gruplar” arasında sayılıyorlar. KAYNAKLAR • P.A. Andrews, Türkiye’de Etnik Gruplar, 1992 İstanbul • Yakup Aygil, Hıristiyan Türkler. 1995 İstanbul • Hale Soysü, Kavimler Kapısı, 1992 İstanbul • Mehmet Eröz, Türkiye’de Slavlar, 1962 Ankara • Zihni Papakçı, Terekemeler (Karapapalılar) 2002 İstanbul SUDANLILAR Sudanlılar ya da Türkiye’de yaşayan Afrikalılar veya Zenciler. Bunlar da Osmanlı’dan miras. Osmanlı İmparatorluğuna karşı ayaklanıp 1834 yılında Adana’yı işgal eden İbrahim Paşa’nın Sudan’dan getirdiği köleleri olduğu sanılıyor. İbrahim Paşa 1834’de ayaklanmadan vazgeçince burada kalıyorlar. Bunlardan 3 köy oluşuyor. Sudanlılar, 1946’dan sonra ilçelere göçerler. Beyazlarla evlilikler yaparak bilinçli olarak asimile olurlar. Benzer nedenlerle İstanbul’da, İzmir’de, Adapazarı’nda, Menderes ve Gediz havzalarındada zencilere rastlanır. Bunların inançları İslam’dır. Dil olarak Türkçe konuşuyorlar. Bunlara bilmeden Arap deniyor. Halbuki Araplık’la ilgileri yok. Ege’de Menderes ve Gediz havzalarında yaşayanlar yabancı evlilikler yapmıyorlar. Bu durum kendilerini korumayı sağlıyor. Bu grubun sayısı bilinmiyor. Tahminen en fazla 150-200 kişi olabilir.Bu grubu da adını daha önce verdiğim kitapta, “etnik grup” olarak saymanın mantığını anlamakta insan biraz güçlük çekebilir. KAYNAKÇA • Hale Soysü, Kavimler Kapısı 1992 İstanbul • P. A. Andrews, Türkiye’de Etnik Gruplar 1992 İstanbul • Yakup Aygil, Hıristiyan Türkler, 1995 İstanbul • Dr. Ali Tayyar Önder, Türkiye’nin Etnik yapısı 1999 Ankara ESTONLAR Estonlar, nasıl olmuş ise 1886’da KarslıRuslar’ın işgali sırasında Karacaören’de bir köy 300 Eston tarafından kuruluyor. Sonradan çoğuRusya’ya geri dönüyor. Bunlar Hıristiyanlığın Evangelikal Kilisesi’ne bağlı bulunuyorlar. 1972’de kalanlardan bir kısmı ise Almanya’ya işçi olarak gidiyor. Gruptan iki kişi Müslüman erkeklerle evleniyor. Bu grubu da Türkiye’deki “etnik gruplar’a dahil etmek çok zorlama olmaktadır. Gençler bozuk Estonca konuşuyor. Onlar ise Almanya’ya gitmiş. Artık Kars’ta kimse kalmamış. KAYNAKLAR • P. A. Andrews, Türkiye’de Etnik Gruplar 1992 İstanbul • Mehmet Eröz, Türkiye’de Slavlar, 1962 Ankara • Orhan Türkdoğan, Etnik Sosyoloji, 1997 İstanbul MOLOKANLAR (RUSLAR) Molakanlar’da tıpkı Kuban Kazakları gibi evlilik sınırları nedeni ile evlenilecek kişi kalmayıncaRusya’ya 1962’de dönen topluluktur. Kars, Rusya sınırındadır. Kars, bitip tükenmeyen Osmanlı-Rus savaşlarında sınır şehridir. Estonlar’ın, Molokanlar’ın v.s. zaman zaman yollarının Kars’a düşmesi orada kalıp küçük bir nüfusla yaşam kurmaları bu durumdan kaynaklanıyor. Normal olmayan bu minik savaş arkası kalan nüfusları “etnik kimlik” saymaktır. Molokanlar, Rusça konuşuyorlar. 1960’da yaklaşık 1300 kişiymiş. Bir kaç aile dışında diğerleri 1962’de Rusya’ya gitmiş. Türkiye’ye 1876-77 yıllarında gelip 35 köy kuran Rus kolonistler tarafından Kars’a yerleştirilmiştir. Kendileri gibi Hıristiyan olan Eston ve Almanlar’la evlilik ilişkileri olmuştur. KAYNAKLAR • P. A. Andrews, Türkiye’de Etnik Gruplar, 1992 İstanbul • Ali Tayyar Önder, Türkiye’nin Etnik Yapısı, 1999 Ankara • Hale Soysü, Kavimler Kapısı, 1992 İstanbul • Yakup Aygil, Hıristiyan Türkler, 1995 İstanbul • Orhan Türkdoğan, Etnik Sosyoloji, 1997 İstanbul ALMANLAR Ruslar, Alman ve İsviçre’li 100 aileyi 1876-1877 yıllarında Kars’a yerleştirmiştir. Her iki grupta mandracılıkla işe başlamış ve mandracılıkta uzmanlaşmış. Giderek peynir üreticiliğinde isim yapmışlardır. Kadınlar ise Kars kültürü ile iletişim kurarak halı dokumacılığına başlamışlardır. Almanlar evlilik konusunda çok katı davranmamışlar. Molokan ve Estonlar’la uygun eş bulamadıkları zaman Türkler’lede evlilik yapmışlardır. Almanca konuşan, Protestan Hıristiyan olan Almanlar işin ilginç yanı 1972’de Kars’tan Almanya’ya Türk pasaportu ile işçi olarak gitmişlerdir. Bugün bu gruptan Kars’ta kimse kalmamıştır. Zaman zaman ziyarete gelenler olmuştur. KAYNAKLAR: • P. A. Andrews, Türkiye’de Etnik Gruplar, 1992 İstanbul • Ali Tayyar Önder, Türkiye’nin Etnik Yapısı, 1999 Ankara • Hale Soysü, Kavimler Kapısı, 1992 İstanbul • Yakup Aygil, Hıristiyan Türkler, 1995 İstanbul • Orhan Türkdoğan, Etnik Sosyoloji, 1997 İstanbul POLONEZLER Polonezler, İstanbul-Beykoz Polonezköy’de yaşayan Polonya asıllı bir topluluktur. Prens Adam Czartoryski 1830-31 yılında Polonya’da bir devrim yapmak ister. Başarısız olur. Böyle olunca sürülür. İstanbul’a gelir. Polonezköy 1830 yılında böyle kurulur. Başlangıçta topluluk 5 değişik çiftlikte yaşıyormuş. Toplam 12 göçmen varmış. Sonra başkalarıda katılır. Bu grup dönemin Polonya sultanının ve Fransız Lazari’stlerinin koruması altındadır. Polonezköy bu prensin ve adamlarının yaşaması için kurulur. Giderek başka Polonyalılar’da gelir ve köy genişler. 1912-14 yıllarında ise köyde kilise kurulur. Dış dünya ile ilişkiler devam eder. Polonyalılar’la evlilikler sürer. Polonez erkekler; Rum, Ermeni ve Kars’taki Estonlarla evlilikler yaparlar. Türkler’le evlenen kız sayısı yalnız 2 tanedir. Prens, 1935 yılında Türk uyruğuna geçmiştir. Lehçe eğitim yeriniTürkçe’ye bırakır. 1942’de yüksek vergi konur. 1968’de Prens Czartoryski mülkiyet haklarını köylülere bırakır gider. Köylüler toprakları Türkler’e satmaya başlar. Polonezköy’de yaşayan Polonyalılar lehçe konuşur. Bu dil, Hint-Avrupa dil grubundan Slav dillerindendir. Köydeki kilise Roma Katolik Kilisesine bağlıdır. Polonya’da Rus egemenliği bitince bir kısmı Polonya’ya gitmiş. 1965’de 500 kişi olmuşlar. SonraPolonya’ya Avrupa’ya gidenler olmuş, bugün yaklaşık 90-100 kişi bulunuyor. Köyün kilisesi, okulu, karakolu ve muhtarlığı var. Kendine özgü bir yaşam sürdürüyorlar. Bunlarıda “Türkiye’de Yaşayan Etnik Gruplar” sınıflaması içine almak komik olur. KAYNAKLAR • P. A. Andrews, Türkiye’de Etnik Gruplar, 1992 İstanbul • Ali Tayyar Önder, Türkiye’nin Etnik Yapısı, 1999 Ankara • Hale Soysa, Kavimler Kapısı, 1992 İstanbul • Yakup Aygil, Hıristiyan Türkler, 1995 İstanbul • Orhan Türkdoğan, Etnik Sosyoloji, 1997 İstanbul |
|
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13]
[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15] [16]