Dewforum.İNFO  


Geri git   Dewforum.İNFO > Kültür - Sanat - Tarih - Biyografi > Düşünce Grubumuza Katılın > Renklerimiz

Bedava üye ol - Şifremi Unuttum


 
 
Görüntüleme: 9 - Cevaplar: 0  
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 01-21-2008, 04:59 PM   #1 (permalink)
Onursal Üye

cuL de sac - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

cuL de sac Şuan Çevrimdışı
Kayıt Tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 847
Rep Gücü: 101 Rep Puanı: 101 Rep Derecesi: cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--cuL de sac маhмυt4ξνξг --ThE besT oF DewForuM--
Standart Dengbejler ve Dengbejlik geleneği hakkında güzel bir makale...




Su, Taş, Güneş ve Dengbej

Rahmi Batur, Ender Özkahraman
24.05.2005


Bu yazı "Kaçak Yayın" adlı Dergiden alınmıştır.



Dengbej kelimesi Kürtçe’de bir sözü sözle aktarmak anlamını içerir. ‘deng’ ses, ‘bêj’ söyle, aktar anlamındadır. Kürtler tarihleri boyunca kültürlerini sözle icra etmek zorunda bırakılmıştır. Kürt kültürünü sonraki kuşaklara aktarmak işini bile yine ve ne yazık ki, bu iki dudak arasındaki sesler üstlenmiştir. Yaşadıkları bütün coğrafyalarda ve zamanlarda baskıya maruz kalan Kürtlerin yazı ile olan mesafeli ilişkisinin ardında da yine bu korku duygusu barınmaktadır. İki yüz yıl önce Bağdat Valisinin, yazı ve edebiyatla haşır neşir Kürt vatandaşlarını yakalama emri çıkardığı ve ele geçirenlerin derisini yüzdürüp özel çerçevelere gerdirdiği bilinmektedir.

Söz uçarken yazının kaldığı düsturunu ters yüz eden Kürtler, müziğin yardımıyla bir dengbejlik müessesini yaratmış ve ortaya kilamlar (manzum hikaye) ile lawjeler (mistik vaazler) çıkmıştır. Böylece Kürtlerin günlük yaşamlarının ufak ayrıntıları üzerine kurulu bir sözlü edebiyat başlamış ve bu anlatılar, muhtevasındaki melodiler sayesinde daha geniş kitlelerin ilgisine mazhar olmuştur.



Karapêtê Xaço

Dengbêjler gezgin sanatçılardır. Geçmişte şehir şehir, köy köy dolaşmış, gittiği yerin nüfuslu kimselerin divanında sözlerini icra ederek geçimlerini sağlamış ve gittikleri yerin kilam ve lawjelerini de ele alıp onları yeniden derlemleri sayesinde repertuarlarına zenginlik katmıştır. Dengbejler arasında okuma yazma bilen, derlediği kilam ve lawjeleri yazıya dökenlerin sayısı yok denecek kadar azdır. Doğu’daki bu folklorik malzeme bolluğunun Batılı seyyahlara çarpıcı gelmesinin temel nedenlerinden biri de Kürtlerdeki okuryazarlık oranının çok düşük olmasıdır. Çünkü dengbejliğin doğası doğaçlama üzerine kuruludur. Derleme yöntemleri ezbere dayalı olduğu için neredeyse bütün kilamlar değişime uğramış, her dengbej derlediği kilama ya kendisinden bir şeyler eklemiş ya da tersine, bazı bölümleri unuttuğu için anlatıyı tahrip etmiştir. Dengbejliğin bu aktarıcı rolü sayesinde birçok kilam, onu yaratan kadınlardan alınmış, yeniden derlenerek daha geniş dinleyici kitlesine ulaşmıştır. Aksi halde bir çok kilam, yaratıcısı köylü kadınların ölümüyle birlikte unutulup gidecekti.

Bir dengbejden herhangi bir kilam isteyin, size sözcükleri hemen sıralayamaz, önce ezgiyi mırıldanır sonra sözleri düz olarak sıralar. Çünkü o kilam ezgisiyle birlikte ezberlenmiştir. Ezgi gidince söz dizimi de dengbejin zihninden uçar gider. Bu kovalamaca ancak müziğin araya girmesiyle son bulur.



Meryemxan

Kilamların konusu genellikle dünyevi meselelerdir. Aşk, doğa, iyilik gibi birçok katmanda ele alınabilecek temalar söz alabildiğince uzayıp gider. Kilamlar, genel kanaatin tersine katı nazım kurallarına bağlı olmak yerine tam bir özgürlük, hatta meşhur Kürdolog Basil Nikitine’in deyimiyle bir anlatı anarşizmi içerir. Bir dengbêj elini kulağına dayayıp kilam söylüyor diyelim; sıra uzun mısralara geldiğinde ritmi hızlandırıp yalnız sondan bir önceki heceye bastırır ve ritmi vurgulamak için son heceyi bir solukta anlatır. Lirik bölümlerdeki kısa mısralarda da yine ritmi vurgulamak için söyleşine daha yavaş bir kıvam verecek ve o mısraları uzatacaktır.

Kürt edebiyatının mihenk taşı sayılan bu sözlü gelenek, 60’lı yılların sonuna doğru bir duraklama dönemi yaşadı.

Kürt gençleri üniversitelerde sosyalist düşünceyle tanışınca, kan davası, namus cinayeti gibi iç çatışmaları körüklüyor diye dengbejliği aşağılamaya hatta bütünüyle reddetmeye başladı. Şivan Perwer çıkıp da o etkili sesi ve protest şarkılarıyla dinleyenleri sarsınca, dengbejlere alternatif de yaratılmış oldu. Kimi zaman Şivan dahi bu dengbejlerin kilamlarını söylemesine rağmen onlara karşı mantıktan yoksun bir tepki hızla gelişti ve müzikte müthiş bir ajitasyon dönemi başladı.




Şivan Perwer


68 ruhu dünyaya yepyeni bir dalga yayıyordu. Sanatın nerdeyse her alanında bir dalgalanma yaşanıyor, marjinal tarzlar ortaya çıkıyor ve hızlı bir şekilde kabul görüyordu. 70’lerin sonunda artık Türkiyeli Kürtler de televizyonla tanıştı ve dengbejlik gibi bu ağızdan ağza, kulaktan kulağa mucizevi bir şekilde aktarılan geleneksel ve doğal mecranın önüne bir anda bent çekildi. Televizyonun yaygınlaşmasıyla birlikte birçok halk masalı ve destan unutuldu.

Ölen her dengbêjle birlikte bir kültür hazinesi de toprağı boyluyordu artık...

Bir ara, Ermenistan’daki Erivan Radyosu’nun yaptığı bazı yenilikler –Kürtçe eski kilamların aranje edilmesi gibi- bizde de etkisini gösterdi ve bazı dengbêjler stüdyoya girip enstrümanlar eşliğinde söylemeye başladılar. Bu reform sürecinin onları yeniden diriltebilme ihtimali vardı. ‘Netekim’ önemli bir dinleyici kesimine de ulaştılar; ancak 1980 darbesi bu yenilenme çabasını daha emekleme dönemindeyken boğdu.

80’li yıllardan 2000’e gelene değin dengbejliğin esemesi, ne Kürtler ne de Türkler tarafından telaffuz edildi. Ece Ayhan’a ait bir söz, bugün izlenen yolda bir uyarı levhası gibi duruyor: ‘Fazla batıya açılma, yoksa doğuya düşersin!’

Bugün bütün sanatçılar ve onların izleyicileri, sanatın bütün disiplinlerinde ucuz ve basit realist unsurlardan ve defalarca kullanılmış ideolojik klişelerden uzak durmaya çalışıyor. Artık milliyetin ve vatanın ötesinde, insanoğlunun müşterek cevheri olan dilin önemini Kürtler de kavramış durumda. Genç kuşak Kürtler, dilin yanı sıra, edebi zenginlik, tasavvuf, metafizik v.b. gibi ontolojik meselelerin derinliğini kavramada güçlük çekiyorsa, bunun çözüm yolu dengbejlik gibi birçok geneleksel kültürün üzerindeki ölü toprağını silkelememekten geçiyor. Bize bu kanaati esinleyen vakayı burada anlatmadan geçmek olmaz; Kürtçe müzik piyasasının önde gelen prodüktörlerinden bir arkadaşımızın eline bundan bir sene evvel bir ses bandı geçmiştir. Kürtlerin önyargılarını ifşa eden, son yirmi yılın adeta bir özeti gibidir bu kaset! Bugün hala yaşayan bazı dengbejlerin, devletle işbirliği yapan korucuları ironik bir dille analttığı söylenen bu kaseti evinde çözmeye çalışan arkadaşımıza, onun kötü bir teybe kaydedildiği, hatta kopyanın kopyası birt kaset olduğu bilgisi de beraberinde verilmiştir. Mutaden yaptığı gibi kaseti bir kaç defa dinledikten sonra deşifre eder ve bir kenara kaldırır. Ancak arkadaşımız o günden sonra evde babasının gizli gizli bu kaseti dinlediğini farketmiştir. Bir gün ‘suçüstü’ yaparak ‘hani sen iç çatışmaları körüklediği için onlardan nefret ederdin?’ diye babasına çıkışır. Babanın cevabı ilginçtir: ‘ İyi de oğlum, bunların çatışmayla, vurmayla, kırmayla alakası yok, bunların hepsi aşkla ilgili, aşk kilamlarını bunlar kadar iyi söyleyen yok!’

Daha yakın bir zamanda, yine aynı arkadaşımızın başından geçen diğer bir olay dengbejliğin kudretini daha iyi aktarıyor sanki: Küçükçekmece’deki dükkanında kaset satan arkadaşımız, dışarıya bir sandalye çekmiş oturuyor. Dükkanda da Şakiro adlı meşhur dengbejin kaseti çalmaktadır. Arabalar dükkanın önünden vızır vızır geçerken biri ani bir fren yapıyor. Arakadan gelen araba da ona çarpıyor. Adam inip hasarı şöyle bir gözden geçiriyor ve sonra kasetçi dükkanına girerek ‘Bu adamın kaç kaseti varsa ver!’ diyor.



Şakiro

Bahsi geçen kasette o sırada dönmekte olan hikaye, güneşin suda batmasına Kürtçe bir soyutlama getirmektedir:

Bir kadın..onun yedi oğlu ve yedi kardeşi vardır / Basit bir tarla meselesi yüzünden çatışıyorlar / Birkaç saat süren çatışmada altı oğlu ve altı kardeşi öldürülüyor / yedinci ve son oğlu da vurulunca annesine bakıyor / Anne bir tas su

–diye inliyor / Anne yakındaki dereye koşup su getiriyor / lakin artık geçtir –oğul son nefesini veriyor / Kadın elindeki su tasıyla donup kalırken küçük kardeşinin yanına geldiğinde yine geç kalmış olduğunu anlıyor / Kardeşi de son nefesini vermiş ve artık akşam alacası çökmüştür / Güneş Kürtlerin deyimiyle kadının elindeki suya gidiyor(batıyor)...

Kürtlerin sıklıkla yaşadıkları şehirlerdeki kahvehane sohbetleri, evlere yapılan misafir ziyaretleri v.b. gibi sosyal ilişkilerde kullanılan dile genellikle birbirinin benzeri olan dramatik bir hava hakimdir. Herkes kendisinde hatıra bırakan bir olayı sanki söz birliği etmiş gibi, bu dram duygusuyla birlikte anlatır. Hakkarili bir ağabeyimizin babasının ölümüyle ilgili, değişik yerlerde, çeşitlemeler yaparak anlattığı yetmişe yakın hikaye vardı. Bunların en acıklı olanları uzunca bir zaman şehrin kahvehanelerini dolaşıp durdu...ta ki bir gün, bir adamın ortaya çıkıp ‘Bir dakika, artık yeter yahu, o şerefsizin babası benim!’ deyinceye değin. Bugün Hakkari’de dengbejlik geleneği az da olsa sürüyorsa, olayları dramatize ederek yapılan bu sohbetlerin buradaki rolü büyüktür.

Kürt müziği popüler anlamda en civcivli dönemlerinden birini şu anda yaşarken, kimi cevval organizatörler, tamamen ticari bir atraksiyonla dengbejliğe de el uzatmaya başladı. Sayıları zaten çok az olan bu fikir ve söz adamları birer ikişer sürdürdükleri münzevi hayatlarından koparılıp büyük şehirlere; buradaki bar, kafeterya ya da sözüm ona diğer kültürel etkinliklerde sahne almak üzere getiriliyorlar. Sahile vuran balina misali; dengbejlerde de gözükapalı bir tutum söz konusu olduğu için, doğalarında var olan saflık, dürüstlük gibi erdemler yüzünden ellerinden tutanın peşi sıra gitmekten çekinmiyorlar. Kutlamalarda, yemekli-içkili eğlencelerde, kendilerine methiye dizen sunuculara tav olup sahneye çıkıyor ve saatlerce kilam okumaya başlıyorlar.

Dengbejleri astıktan sonra, darağaçlarının dibine oturup ağlayacak olanlar sayesinde geleneksel Kürt kültüründe akamete yol açacak bir cehalet tablosuyla daha karşılaşmak üzereyiz.

Hepimizi dört yandan kuşatan keşif bir gerçeklik duygusuyla birlikte yaşıyoruz. Bu dünyevi ahvalin bizi alt üst ettiği her halimizden aşikar; dünyaya yeni gelen bir bebeği bu şaşkın ve afallamış halimizle karşılıyor, hayatını kaybeden bir dostun arkasından edebilecek bir kaç doğru düzgün kelam bulamıyoruz. Huzursuzluğa gark olmuş bir haldeyiz ve artık yeni hiç bir söz, ses; hiçbir haber, hiçbir roman yada filmin bizi derinden etkilemeyeceğine dair kati kanaatler besliyoruz. Yere serili halimizde boşuna nihilist bir yan aramayalım. Bu uyuşukluğun kökeninde bir kırılganlık duygusu yattığı gerçeğini reddedemeyiz.

Bizde bir uyanma ve arınma halinin hasıl olması için bundan çok uzun seneler önce bir sözlü kültür inşa edildi ve ne yazık ki bugüne ancak kalıntı halinde gelebildi. Bizi sağaltacak duygusallığı, şu kalıntı haliyle bile bu geleneksel edebiyattan edinebilmek ihtimali içimize doğuyor ve ‘Güneş Kürtlerin deyimiyle kadının elindeki suya gidiyor’



Rahmi Batur, Ender Özkahraman
24.05.2005
Bu yazı "Kaçak Yayın" adlı Dergiden alınmıştır.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla  
 
önceki Konu | sonraki Konu


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Mükemmel Aşk Sözleri !!!! Asi Aşk & Sevgi 5 07-24-2008 12:30 PM
İçeriği Boşaltılan Kavramlar cuL de sac Renklerimiz 1 01-21-2008 01:14 PM
Divan Edebiyatı !!!!!!!! Asi Türk Dili ve Edebiyatı, 0 01-17-2008 12:20 PM
Türk Edebiyatinda Yazin Akimlari Asi Türk Dili ve Edebiyatı, 0 01-17-2008 12:15 PM
Aynı cümLenin içinde iki yabancıyız "BiZ" Asi Aşk & Sevgi 22 01-14-2008 11:45 AM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:40 AM .


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.1.0
Forum program Divx haber youtube

Nokia

Oyun

Program Download Merkezi

Divx-Mp4

Message Boards and Forums Directory

[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13]

[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15] [16]


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524