Dewforum.İNFO  


Geri git   Dewforum.İNFO > Kültür - Sanat - Tarih - Biyografi > uZaY ve BiLiNMeYeN > paranormal-telepati

Bedava üye ol - Şifremi Unuttum


 
 
Görüntüleme: 29 - Cevaplar: 0  
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 09-26-2007, 01:18 PM   #1 (permalink)
Easy Master

k1nqk2 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

k1nqk2 Şuan Çevrimdışı
Kayıt Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 1.689
Rep Gücü: 3 Rep Puanı: 3 Rep Derecesi: k1nqk2 will become famous soon enough
Standart Bilincin Standard? Olarak Metafizik




?nsan?n irade yetene?i, tabiatla çeli?mez; fakat, insan?n bu yetene?e sahip olmas?, bir fark tam kavranamad??? için, birçok yan?lg?ya yol açar: metafiziken-verili olan ile insan?n yapt??? herhangi bir nesne, kurum, usul veya davran?? kural? aras?ndaki hayati fark.
Metafiziken-verili olan, kabul edilmelidir: o de?i?tirilemez. Fakat, insan-yap?s? bir ?ey, hiçbir zaman ele?tirisiz kabul edilmemelidir: önce yarg?lanmal?, sonra ya kabul edilmeli ya da reddedilmeli ve gerekiyorsa de?i?tirilmelidir. ?nsan ne Alim-i Mutlak (her?eyi bildi?i varsay?lan "ilahi" varl?k) ne de yan?lmazd?r; baz?lar?, bilgi noksanl???ndan masum hatalar yapabilir; baz?lar?, yalan söyleyebilir, hile yapabilir, sahtekarl?k yapabilir. ?nsan-yap?s? bir ?ey; bir dahilik, bir gözlemcilik, bir yarat?c?l?k, bir iyilik ürünü olabilir; insan-yap?s? ba?ka bir ?ey, bir budalal?k, bir ihmalkarl?k, bir sahtekarl?k, bir kötülük ürünü olabilir. Tek bir insan hakl? ve geri kalan herkes (veya aralar?ndaki herhangi bir oran) haks?z olabilir. Tabiat, insan yarg?lar?n?n otomatikman do?ru olaca??na dair hiçbir garanti vermez; bu, kabul edilmesi gereken metafizik bir olgudur. O halde, yarg?ç kim olmal?d?r? Her insan -yetene?inin ve dürüstlü?ünün mümkün k?ld??? en üst düzeyde, her birey- zihni yarg?lamalar?n?n yarg?c? olmal?d?r. Yarg? standard? ne olmal?d?r? Metafiziken-verili olan.
Metafiziken-verili olan, -gerçeklikle ili?kisi aç?s?ndan- do?ru veya yanl?? olamaz; o neyse odur. ?nsan; yarg?lar?n?n do?rulu?unu veya yanl??l???n?; bu yarg?lar?n, realitedeki olgulara tekabül edip etmemesiyle, yani metafiziken-verili olgulara uyup uymamas?yla anlar. Metafiziken-verili olan -ahlaki aç?dan- do?ru veya yanl?? olamaz; o, do?ru ve yanl???n, iyi ve kötünün standard?d?r; (rasyonel) bir insan, amaçlar?n?, de?erlerini, seçeneklerini yarg?larken bu standard? kullan?r. Metafiziken- verili olan neyse odur, neyse o idi, neyse o olacakt?r ve neyse o olmak zorundad?r. Fakat, insan-yap?s? hiçbir ?ey neyse o olmak zorunda de?ildir: öyle olmas? insan taraf?ndan seçilmi?tir.
Metafiziken-verili olana kar?? isyan etmek, mevcudiyeti inkara te?ebbüs etmektir; ve bu te?ebbüs, ba?ar?s?z kalmaya mahkumdur. Fakat, insan-yap?s? bir ?eyi tart??mas?z kabul etmek, insan?n kendi bilincini inkara te?ebbüs etmektir; üstelik bu te?ebbüs ba?ar?l? da olacakt?r. Huzur, mevcudiyete "Evet" demek yetene?inden; cesaret, ba?kalar?n?n yapt??? yanl?? seçimlere "Hay?r" demek yetene?inden gelir.
Herhangi bir tabii fenomen, yani insan kat?l?m? olmaks?z?n meydana gelen bir olay, metafiziken verilidir; ba?ka türlü olamazd? veya olmazl?k edemezdi; fakat, insan eyleminin kat?ld??? her olay, insan yap?s?d?r; farkl? olabilirdi. Mesela, meskun olmayan arazilerde olan bir sel, metafiziken-verili bir olayd?r; seli tutmak için in?a edilmi? bir baraj, insan-yap?s?d?r; e?er, baraj? in?a edenler, yanl?? hesap yaparlar ve baraj çökerse, ortaya ç?kacak sel felaketi, metafizik kökenlidir, fakat sonuçlar? insan taraf?ndan a??rla?t?r?lm??t?r. Durumu düzeltmek için, insanlar, selin sebeplerini ve potansiyellerini inceleyerek tabiata itaat etmek, sonra daha iyi sel kontrol araçlar? in?a ederek ona kumanda etmek zorundad?r.
Fakat, mevcudiyet içindeki ?artlar?n? iyile?tirmek için insan?n yapt??? bütün çabalar? nafile ilan etmek; tabiat?n bilinmez oldu?unu, çünkü hat?rlad???m?z kadar?yla her sene bir sel felaketi olmu? olsa bile, gelecek sene de sel olaca??n? isbat edemeyece?imizi iddia etmek; insan bilgisinin bir illüzyon oldu?unu, çünkü o y?k?lan baraj? in?a edenlerin, baraj?n sa?lam oldu?una emin olduklar?n?, fakat yine de baraj?n y?k?lm?? oldu?unu öne sürmek; insan?, bilinç ile realite aras?ndaki ili?kiyi kavrayamad?klar? ilkel ?a?k?nl?k dönemlerine geri itmek ve böylece insan? huzur ve cesaretten mahrum k?lmaya giri?mek demektir. Modern felsefenin, ikiyüzden fazla y?ld?r yapt??? tahribat bundan ba?ka bir ?ey de?ildir.
Mevcudiyetin önceli?i aksiyomu (yani, realitenin mutlakl???n?n kabul edilmesi) üzerine kurulu bir felsefe sistemi, insan?n kimli?inin ve dolay?siyle haklar?n?n tan?nmas?na yol açt?. Oysa, bilincin önceli?ine (yani, tabiat?n, insan nas?l görmek istiyorsa, öyle oldu?u tarz?ndaki megalomanca nosyona) dayal? felsefe sistemleri, insan?n hiçbir kimli?i olmad???, sonsuz plastiklikte, kullan?l?p at?labilir bir ?ey oldu?u görü?üne yol açt?.
Ba?ta Kant olmak üzere modern filozoflar?n hepsinin, insan zihnine yapt?klar? sald?r?n?n a??rl?k merkezi, metafiziken-verili olan ile insan-yap?s? aras?ndaki fark? bulan?kla?t?rmak do?rultusunda olmu?tur. Bu fark üzerindeki zihin kar???kl???, çok eskilere dayan?r (Aristo dahi, Plato'nun etkisini yok edemedi?i baz? görü?lerinde buna katk?da bulunmu?tur); fakat, bugün bu kar???kl?k, insan bilincini inan?lmaz ölçülerde köreltmektedir ve geçmi?teki hiç bir mazeret, bu günün insanlar? için söz konusu de?ildir.
Bu kar???kl??? yaratmak için tipik bir yakla??m, bugünün felsefe kürsülerinde ?öyle dile gelir: evrende "gereklilik" diye bir?eyin olmad???n? isbat etmek için, felsefe profesörü ?u örne?i verir: nas?l ki, Türkiye altm??yedi vilayete sahip olmak zorunda de?ildi, altm??be? veya altm??dokuz da olabilirdi; ayn? ?ekilde, güne? sistemi de dokuz gezegene sahip olmak zorunda de?ildi, yedi veya onbir de olabilirdi.
?nsan zihnini felç etmenin temel tekni?i, bir yandan insan-yap?s? ?eyleri metafiziken-veriliymi? gibi sunmak, öte yandan tabiata (yani, metafiziken-verili olana) insani bir kimlik vermekten ibarettir. Bu tekni?in hilesi, insan?n bilgi eksikli?inden ba?ka bir ?eye i?aret etmeyen "?ans" veya "probabilite" gibi kavramlarla yüklü bir ba?lam kurarak, tabiata belirsizlik atfetmektir. "?nsan davran??lar? kestirilemez; dolay?siyle, tabiat kestirilemez" gibi örtülü bir yan?lg?dan, "Tabiat?n iradesi vard?r, insan?n yoktur; tabiat özgürdür, insan bilinmez kuvvetlerce yönetilir; tabiat fethedilmez, insan fethedilir" gibi aç?kca vahim yan?lg?lara k?sa bir mesafe vard?r.
Metafiziken-verili olan ile insan-yap?s? ayr?m?n?n tam bilincinde olmamak, insanlar?n ço?unun içinde bulunduklar? belirsizlik duygusunun, ümitsizli?in, karamsarl???n, içebak??taki ba?ar?s?zl?klar?n?n temel sebeplerinden biridir.
?nsan bilinci, en az bilinen ve en çok suistimal edilen; dolay?siyle, üzerindeki kontrolun en s?k kaybedildi?i hayati organd?r. Bir insan?n, bilinci üzerindeki kontrolu kaybetmesi, insani tecrübelerin en korkuncudur: kendi etkinli?inden ?üphe eden bir bilinç, dayan?lmaz bir rahats?zl?k duyar. Fakat; ço?u insan, bilincini felç etmek için her?eyi yapar; saçlar?na, ayak t?rnaklar?na, midesine gösterdi?i itinay?, bilincine göstermez. Bilir ki, bu ?eylerin spesifik kimlikleri ve spesifik ihtiyaçlar? vard?r; saçlar? muhafaza etmek için taramak, ayak t?rnaklar?n? muhafaza etmek için kesmek, mideyi muhafaza etmek için asit içmekten geri durmak gereklidir. Fakat, s?ra insan bilincine gelince... Onlara göre, bilinç, hiçbir ?eye ihtiyac? duymaz ve her ?eyi mideye indirebilir; psikiyatrist kar??s?na vard?klar?nda, hala, hiçbir sebep yokken kronik bir korku ve s?k?nt? içinde olduklar?n? söylemektedirler.
Bir çok insan?n, insan bilincinin tabiat? (i?leyi? tarz?) üzerinde hiçbir bilgiye sahip olmamas?, kendileriyle d?? dünya aras?ndaki ba?? kopart?r: kendilerine neyin mümkün olup, neyin olmad???, kendilerinden ve ba?kalar?ndan neyi talep edip, neyi edemeyeceklerini, neyin kendi hatalar? oldu?u, neyin olmad??? konusunda hiçbir fikirleri kalmaz. Bilincin hiçbir kimli?i olmad??? z?mni öncülünü kabul etmi? olduklar? için; bir uçta, bilinçleri üzerinde sonsuz bir güce sahip olduklar?n? ve onu her türlü riskten uzak, istedikleri gibi suistimal edebileceklerini zannederken ("Farketmez; bu sadece benim zihnimdeki bir ?ey" veya "Bo?ver, benden ba?ka bilen yok" nosyonlar?ndaki gibi); di?er uçta, bilinçleri hakk?nda hiçbir ?ey yapamayacaklar?n? zannederler: bilinçleri üzerinde, seçeneklerinin ve kontrollar?n?n oldu?unu bilmezler; bilinçlerinin içeri?inin, tabiatca belirlenmi? oldu?unu zannederler; kendilerini, kafataslar? içindeki eri?ilmez bir gizin kurban? olarak görürler; bilinmez bir dü?man?n esiri gibi hissederler; rasyonel izah? bulunmayan bir tak?m duygularca yönetilen çaresiz bir otomaton olmay? kabullenirler ("Ne yapay?m, ben böyleyim" nosyonundaki gibi).
Bu belirsizlik insan? sakatlar. Böyle bir insan?n, bir amaç veya arzu hakk?nda dü?ünürken, sordu?u ilk soru "Bunu yapmak ne gerektirir?" olmak yerine, "Ben bunu yapabilirmiyim?" olur. Sorusunun anlam? ?udur: "Ben do?u?tan bunu yapma yetene?ine sahip miyim?" Mesela, "Hayatta en büyük iste?im, bestekar olmak; fakat, bunun nas?l yap?laca??na dair hiç fikrim yok. Bana bu i?i her nas?lsa yapt?racak o esrarengiz istidat bende var m??" Bu insan, bilincin önceli?i gibi bir öncülü hiç duymam?? olabilir; fakat, bilincinin karanl?k labirentlerinde giri?ti?i bu ara?t?rmaya onu sevk eden bu öncüldür; ara?t?rmas?n?n ona bir ?ey bulduraca?? yoktur; çünkü, mevcudiyete (realiteye) ba?vurmadan kendi bilinci hakk?nda hiçbir ?ey ö?renmesi mümkün de?ildir.
Böyle bir arzuyu hemen terk etmezse, bunu gerçekle?tirmek için belirsizlik içinde gezinip durur. Herhangi bir küçük ba?ar?, huzursuzlu?unu art?r?r; çünkü, neyin buna sebep oldu?unu ve bu ba?ar?y? bir daha nas?l tekrarlayaca??n? bilmez. Herhangi bir küçük ba?ar?s?zl?k, ezici bir darbe olur; çünkü, bu ba?ar?s?zl???, kendisinin o esrarengiz ihsandan yoksunlu?unun delili olarak al?r. Bir hata yapt???nda "Ne ö?renmem gerekir?" diye sormaz, "Bende yanl?? olan nedir?" diye sorar. Otomatik ve her?eye muktedir bir ilham bekler; tabii, bu ilham hiçbir zaman gelmez. Ne?esiz bir mücadele içinde y?llar geçirir; kar??s?ndaki realite bütün gücüyle kendini gösterirken, zihni, onu görmemekte kararl? olarak hep bilincinin içinde do?up büyüyen o kendine-sayg?s?zl?k-ve-güvensizlik canavar?na korkuyla bakar. Sonuçta, arzusunu terkeder.
Bestekar yerine herhangi bir i?i -bilim adam?, i?adam?, yazar olmak, zenginle?mek, arkada? bulmak, kilo vermek- koyun, ?ema ayn?d?r.
Neyi de?i?tirip, neyi de?i?tiremeyeceklerini belirlemekten aciz baz?lar?, "realiteyi yeniden yazma?a," yani metafiziken-verili olan?n tabiat?n? de?i?tirme?e te?ebbüs eder. Baz?lar?, insan?n mutluluktan ba?ka hiçbir ?ey hissetmeyece?i, hiçbir ac?n?n, hüzünün, hastal???n olmad??? bir evren -bir "ütopya"- hayaline dalar ve neden yeryüzündeki hayatlar?n? iyile?tirmek için bütün arzusunu kaybetti?ini merak eder. Baz?lar?, herkes öyle olsa, kendisinin de cesur, dürüst, h?rsl? olabilece?ini; fakat bugünkü dünyada böyle olmas?n?n mümkün olmad???n? zanneder. Baz?lar?, birgün mutlaka gelecek olan ölümün, dü?üncesinden korkmaktan, ya?ama i?ine hiç giri?mez. Baz?lar?, zaman?n geçi?ine her?eye kaadirlik atfeder ve gelene?i (yani insan-yap?s? olan bir ?eyi) hakikate (yani metafiziken-verili olana) e?de?er görür: "?nsanlar bir fikre yüzy?llarca inanm??larsa, o fikir do?ru olmal?d?r" der. Baz?lar?, insanlar?n fikirlerine bile de?il, hislerine her?eye kaadirlik ve metafiziken-verili olma statüsü bah? edip; onlar?n irrasyoneliklerini, önyarg?lar?n?, bat?ll?klar?n?, k?skançl?klar?n? ok?ar. Baz?lar?, kendi eylemlerinin kabahatini, hiç rolü olmayan ba?kalar?na yükler; baz?lar?, hiçbir rolleri olmad??? halde, ba?kalar?n?n eylemlerinin kabahatini yüklenir. Baz?lar?, bilmeye hiç imkanlar?n?n olmad??? bir ?eyi bilmemekten suçluluk duyar. Baz?lar?, bugün ö?rendiklerini dün bilmedikleri için suçluluk duyar. Baz?lar?, bütün dünyay? bir gecede ve zahmetsiz olarak kendi fikirlerine çekemedikleri için suçluluk duyar.
Tabiatla nas?l etkile?ilece?i meselesi, hiç de?ilse baz? insanlar taraf?ndan k?smen anla??lm??t?r. Fakat, insanlarla nas?l etkile?ilece?i, onlarla ilgili yarg?lar?n nas?l verilece?i konusu, hala tarih öncesi bir karanl?k içindedir. ?nsan?, di?er canl?lardan ayr? k?lan husus; insana, kendisini ve ba?kalar?n? anla??lamaz, bilinemez, Kimlik Kanunundan muaf zannettiren ?ey: insan?n irade yetene?idir.
Oysa, hiçbir ?ey Kimlik Kanunundan muaf de?ildir. ?nsan-yap?s? bir ürün, varolmak zorunda de?ildir; fakat, bir kere yap?ld???nda, art?k mevcuttur. Bir insan?n eylemleri, yap?lmak zorunda de?ildir; fakat, bir kere yap?ld???nda, onlar art?k realitenin olgular?d?r. Ayn? ?ey insan karakteri için de do?rudur; bir insan, belirli seçimleri yapmak zorunda de?ildir; fakat, yapt??? bu seçimlerle karakterini olu?turmu? olduktan sonra, bu karakter bir olgudur; ve bu karakter onun kimli?idir.
Metafiziken-verili olgulardan farkl? olarak; insan kökenli ?eyler (ister fiziki, isterse psikolojik olsun) "insan-yap?s? olgular" olarak nitelenebilir. Bir gökdelen, insan-yap?s? bir olgudur; bir da?, metafizik bir olgudur. Bir da?? oldu?u gibi, bir gökdeleni de insan de?i?tirebilir veya havaya uçurabilir; fakat, varoldu?u sürece o gökdeleni yok sayamaz veya onun ne oldu?unu inkar edemez. Ayn? prensip, insan eylemlerine ve karakterine de tatbik edilebilir. Bir insan, de?ersiz bir alçak olmak zorunda de?ildir; fakat, öyle olmay? seçti?i süre boyunca, de?ersiz bir alçakt?r ve kendisine bu gerçe?e uygun olarak muamele edilmelidir; kendisine kar?? bunun aksine davranmak, bir olgu ile çeli?kiye dü?mek, bir olguyu yok saymak demektir. ?nsanlar bir gökdeleni in?a etmek zorunda de?ildir; fakat, bir kere in?a edildi?inde, onu bir da? gibi metafiziken- verili bir olgu olarak görmek, onun ortaya konmas?ndaki insani görkemi yok saymak, realiteye kar?? olmakt?r.
?rade yetene?i, insana iki hayati aç?dan özel bir statü verir: birincisi, metafiziken-verili olandan farkl? olarak, insan ürünleri, ister maddi olsun, ister entellektüel, asla tart??mas?z olarak kabul edilmemelidir; ikincisi, metafiziken-verili olan tabiat? yüzünden, bir insan?n iradesi, ba?ka insanlar?n, gücü d???ndad?r. Evrensel Çekim Kanunu gibi de?i?mez ögeleri, evren için ne demekse; iradi bir bilince sahip olma özelli?i, "insan" denen varl?k için o demektir. Hiçbir ?ey, bir insan? dü?ünmeye zorlayamaz. Ba?kalar?; dü?ünmesine te?vik veya engel koyabilir, mükafat veya ceza verebilir; beynini, ilaçlarla veya sopayla da??tabilir; fakat, zihninin i?lemesini sa?layamaz; zihni çal??t?rmak, insan?n sadece kendi hükümranl???nda olan, sadece kendi iradesiyle harekete geçebilecek bir güçtür. Bu yüzden, insana, ne itaat etmeli (boyun e?ilmeli), ne de kumanda etmelidir.
Tabiattaki di?er ?eyler gibi; insan konusunda da "?taat" edilmesi gereken ?ey, insan?n metafiziken-verili tabiat?d?r. Tabiatta, kimlikleri tesbit edildikten sonra, bir istisna ile her?eye kumanda etmek mümkündür; tabiat?n içinde olmakla birlikte hiçbir ?ekilde d??ar?dan kumanda edilemeyecek bu ?ey, insan?n metafiziken-verili tabiat?n?n (kimli?inin) bir ögesi olan insan zihnidir. Tabii nesneler, insan amaçlar?na uygun olarak, yeni ?ekillere sokulabilir ve insan amaçlar? için araçlar olarak görülebilir; fakat, insanlar, yeni ?ekillere sokulamaz ve ba?ka insanlar?n amaçlar? için araçlar olarak görülemez.
Tabiatla ilgili olarak; "de?i?tiremeyece?im ?eyleri kabul etmek" metafiziken-verili olan? kabul etmektir; "de?i?tirebileceklerimi de?i?tirmek" bilim yoluyla bilgi edinerek verili olan ?eyleri insani amaçlara uygun olarak de?i?tirmeye çabalamak demektir; "ikisi aras?ndaki fark? bilmek" tabiata isyan edilemeyece?ini bilmek ve kar??s?nda hiçbir eylem mümkün de?ilse, tabiat?n ortaya koydu?u ?eyi huzurla kabul etmek demektir.
?nsanla ilgili olarak ise; "kabul etmek" hemfikir olmak demek de?ildir; "de?i?tirmek" de zorlamak demek de?ildir. Kabul edilmesi gereken, ba?kalar?n?n zihninin i?leyi?ine senin gücünün, senin zihninin i?leyi?ine de ba?kalar?n?n gücünün kapal? oldu?u gerçe?idir; yani, ba?kalar?n?n kendi seçimlerini yapma hakk?na sahip olduklar?n? kabul etmek ve senin, ba?kalar?yla çeli?me veya hemfikir olma, onlar? kabul veya reddetme, onlara kat?lma veya kar?? durma konusunda, sadece kendi zihninin dikte etti?i tarzda davranman demektir. "De?i?tirmek" konusunda anla??lmas? gereken tek ?ey, tabiat konusunda oldu?u gibidir: bilgi verme yoluyla ikna etmek; ki, bu, kar??daki insanlar?n aktif bir zihne sahip oldu?unu varsayar; aktif bir zihne sahip olmayanlar, dinlemek istemeyenler, kendi hatalar?n?n sonuçlar?yla ba?ba?a kalmak üzere rahat b?rak?lmal?d?r. "?kisi aras?ndaki fark? bilmek" insan-yap?s? kötülükleri (esasen kötülükleri zaten sadece insanlar yapabilir) asla tevekkülle kar??lamamak, onlara asla gönüllü olarak teslim olmamak demektir. Kar??s?nda direnmek için hiçbir eylemin yap?lamad???, en zorba bir diktatörlü?e esir dü?ülmü? olunsa bile; böyle bir diktatörlü?ün zindanlar?nda i?kence alt?nda olunsa bile; bu diktatörlü?ün kötülü?ünü görmenin ve bu kötülü?ü kabul etmiyor olman?n bilgisi; o ?artlarda dahi duyulabilecek bir "huzur"un kayna??d?r.
?nsanlarla zor yoluyla etkile?imde bulunmak, tabiatla ikna yoluyla etkile?imde bulunmak kadar imkans?zd?r. Bu yol, insanlar? zor yoluyla yönetirken; tabiata; dualarla, büyülerle, rü?vetlerle (kurbanlarla) yalvaran vah?i insanlar?n siyasetidir. Bu siyaset i?lemez ve tarih boyunca hiçbir insan toplumu için i?lememi?tir. Ne var ki, modern filozoflar; kendileri, bilincin önceli?i nosyonuna geri dönerken, bütün insanl??? da böyle bir siyasete sevk etmektedirler. Modern filozoflar?n bir gurubu; tabiata; pasif, mistik, "ekolojik" bir boyun e?i? önerirken; müttefikleri bir ba?ka gurup, insanlar?n kaba kuvvetle yönetilmesini tavsiye etmektedir. Kimlik Kanunu'nu insana tatbik etmemek, insan?n kimli?ini belirsiz b?rak?r; böyle olunca, insan?n insan-olarak hayatta kalmas?n?n zorunlu k?ld??? maddi ve entellektüel ihtiyaçlar tam ke?fedilemez
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla  
 
önceki Konu | sonraki Konu


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:09 AM .


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.1.0
Forum program Divx haber youtube

Nokia

Oyun

Program Download Merkezi

Divx-Mp4

Message Boards and Forums Directory

[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13]

[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15] [16]


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524