Dewforum.İNFO  


Geri git   Dewforum.İNFO > Kültür - Sanat - Tarih - Biyografi > Karış karış Vatanım > Muş

Bedava üye ol - Şifremi Unuttum


 
 
Görüntüleme: 94 - Cevaplar: 0  
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 01-16-2008, 09:58 AM   #1 (permalink)
Yeni Üye

!!EmRe!! Şuan Çevrimdışı
Kayıt Tarihi: May 2007
Mesajlar: 148
Rep Gücü: 2 Rep Puanı: 2 Rep Derecesi: !!EmRe!! will become famous soon enough
Standart Muş'un Edebiyatımızdaki Yeri




Edebiyatta Muş


Tabii güzellikleri ve köklü tarihine rağmen Muş'un edebiyatta yeterince işlendiği söylenemez. Cumhuriyet Dönemi'nde Muş ve çevresine görevle giden yazarlar ile Muş kökenli edebiyatçılar ve halk ozanları, eserlerinde Muş'tan söz etmişlerdir.Muş'u şiirlerinde işleyen başlıca ünlü şairler Ceyhun Atıf Kansu, Sennur Sezer, Tahsin Saraç, İsmet Özel ve Fazıl Hüsnü Dağlarca'dır. Muş kökenli şairlerin başlıcaları ise Burhan Garip Şavh, Nihat Aktaş, M. Salih San, H. Şükrü Bulakçıbaşı ve Nurettin Yıldırak (Prof. Dr.)'tır.Ceyhun Atıf Kansu, "Anadolu" adlı şiirinin ilk bölümü olan "Muş Ova-sfnda, Muş'un köklü tarihi kimliğiyle bu gününü içice anlatır.Anadolu'nun kapısı, gökyüzüne Ve bereketin kardeş ovasına açılan Selçuklu atlarıyla Yaşama umuduna bir halkın Yüzlerce yıl sonra bir gün geçersen Bak bakalım ne kalmış o şevkten Muş Ovası'nda toprak evlerde O sağlam buğdayın sevinci var mı? Bak bakalım doyuyorlar mı?Sennur Sezer, 1966 Varto Depre-mi'nden sonra yazdığı "Kara Türkü II" adlı şiirinin bir bölümünde Varto'lula-r'ın acısını paylaşır
Yolumuz yokuş, gel gel varılmaz


Anlaşılmaz dilimiz-kaba

Küflenir acılarımız

Elinize değmeyen ekmeklerce

Dağ-taş


Tahsin Saraç, çeşitli kitaplarında memleketini dile getirir. "Direnmeler adlı kitabında, "Yalın Acı" şiirinde Muş'tan ayrılışın hüznünü anlatır. "Sıcak Anılı Öykü" adlı şiirinde özlediği Muş'u ayrıldığı kadınla aynılaştırır. "Güneş Kavgası" adlı kitabının "Son Mavi Kuş" adlı şiirinde de doğduğu memlekete neden dönemediğini anlatmaya çalışır. Tahsin Saraç'ın "Sıcak Anılı Öykü" adlı şiiri şöyle: Ve şimdi banaBir tarçın tadındadtr artık anım Şu yaban yitikliğinde Muş'un Kara buz akşamlarında kışın Morarmış çocuk ellerinde İçilen bir sıcak çay, bir tarçınİsmet Özet, "Muş'ta Bir Güz İçin "Prelüdler" adlı sekiz bölümlü şiirinde, Muş'u bir mahpusun bakış açısıyla anlatır. Bu şiirin, güzün ve çekilen acıların sona erişini tasvir eden sekizinci bölümü şöyle:

Kirpiklerinin ucundaki bulutlar

Muş'ta güzün artık son kelimeleridir

Yüzümde serin soluğunu duyuyorum

dünyalı meleklerin

Kar düşmeye başladığı tepelerimize

Beyaz bir şiir için artık

Tüfeğimi doğrultuyorum.

Fazıl Hüsnü Dağlarca, Malazgirt Sa-vaşfnın 900.yıldönümü dolayısıyla yazdığı "Malazgirt Ululaması" adlı şiirinde Muş'un köklü tarihi ile tabiatını iç içe işler. Bu şiirin, "Murat Suyu" adlı bölümünde Anadolu"nun Türkler için bir anayurt olduğunu dile getirir:

Murat suyu bakar yükselen al ovaya

Kımıldar içinde uzak bir duyu

Maviliğinden atar artık kurtulur

kurtulmaz

Korkuyu.

Üzerine gecenin yansıması düşse de

Yaprakların gölgesini yaşar,

değişmez huyu

Çeker suyunu en yeni köylerden

Yeni evlenmiş bir çiftçinin açtığı kuyu

Bu topraklardır işte ne güzel,

Ötelerden gelmiş sürülerin doyduğu.

Daha da dağ akar

Selçuk atlan içtiğinden beri Murat

Suyu

Burhan Ga.ip Şavh, "Muş'un Kaderi" adlı şiirinde, Muş'un trajedisini dile getirir:

Havası ho

Suları serin,

Bir şehir var uzaklarda,

Ellerinde kaderin

Gün görmüş Haçeş'lerin,

Yeşil beyaz bir madalya gibi,

Birlenir var uzaklarda,

Dağların kalbi,

Derdi var a dostlar.

Çekilmez derdi o diyarın,

Giden gelmiyor derler,

Bu ne iştir ikide birde,

Bir başka hal var o şehirde,

Bir başka kader var havasında,

Hep yanık türkülerle geçer ömür,

Dağında yaylasında ovasında, Yollar boyunca bozuk düzen, Bir bitmeyen çile var yollar boyu İnsanları var o diyarın, Mütevekkil,

Yeşili yeşil, günü gün değil, Nice ocaklar yıktı bu dert. Bilmemki bu yol nereye vant, Olurmu böylesine mevsim, Havada bulut yok bu ne dumandır

Nihat Aktaş, "Muş'um" adlı şiirinda memleketinin maddi ve manevi güzelliklerini halk ozanlarının deyiş l, : zıyla anlatır:

Buzlar çözülüyor ırmaklarından, Kalkmış uykusundan gerinir Muş'un Kan baruttur kokan sokaklarından Senin için canlar verilir Muş'um, Doğusunda Bitlis gölge eylemez, Karasu Murad'ı kimse eylemez, Aşıkları yanar yanar söylemez, Sende bir başka his belirir Muş'um Eteğinde kuzuların meleşir, Çar çayı Karasu'yla birleşir, Kerem, Aslı için burda dolaşır, Yolunda aşıklar devrilir Muş'um. Ak bağrını sapanımla sürmezsem, Alparslan'ı, Malazgirt'! bilmezsem, Her baharda gelir seni görmezsem, İnanki Nihat'ın delirir Muş'um

M. Salih San, "Muş'un Kurtuluşu' adlı şiirinde Muş halkının işgale kaış; direnişini destanlaştırır. "Muş" adlı şıi rinde ise memleketinin geri kalmışlık tan bir gün mutlaka kurtulacağt inancını dile getirir. Ovası kadar engin sabırlı Haçreş'leri kadar yüksek onuıiu, Dik başlı açık sözlü, temiz kalpli Tu;;. Muşlu.

Nasıl esir edilirdi?.. Bihaber, zalim, ezeli düşman, Kahraman Türk Muşlu'ya a/ıcık h, aman

Gelin, gelinliklerini, Güvey, güveyliklerini, İhtiyar, asasını aldı o zaman Hasta yatağından kalktı, kaşını çattî, İntikam hırsıyla,

Düşmana son bir defa da olsa, Ders vermek amacıyla, Ele geçirdiği tüfeğini, satirini, değneğini,

Kesici ve vurucu nesi varsa aldı, Kendini Muş gönüllüleri arasına katî; Vurdu... Vuruldu.. Aziz toprağına kanını akıttı Fakat koymadın, güzel Muş'um düşman elinde.

Gencinin, ihtiyarının hançer belinde tüfek elinde,

Girdi, ata yadigarı şirin Muş'una Mağrur düşman, az zamanda dönmüştü tavus kuşuna, Ne çıkar...

Vatan kurtulmuş, Muş kurtulmuş, c zaman Her çağda Türk böyle yapmış.

Muş'ta erkek giyim-kuşamı sadedir "Şal" geleneksel erkek giyiminin en önemli unsurudur. Pantolonun yerini tutan "şal", bol paçalıdır, Geniştir, şalvarı andırır. Gömlek yerine giyinen renkli ve yakasız "işlik", "şal" gibi geleneksel erkek giyiminin bir diğer önemli unsurudur. Bele kalınca dokunmuş kuşaklar dolanır. İşlik, kiiot pantolon ve çizme, gençlerin tipik giyim-kuşamıdır. Orta yaşlılarsa, lacivert kumaştan bol paçalı pantolon. yırtmaçlı ceket ve yelekten oluşan takım elbiseleri tercih ederler. Kış aylarında ak yün çoraplar giyilir. Başlıca erkek ayakkabıları iskarpin, kaloş potin, "rogan" kundura ve "şippik" (talik), kışları da mest-lastik türü ayakkabılara rastlanır. Altın ya da gümüşten büyük köstek saat, başlıca erkek takısıdır.Köylerdeki erkek giyim kuşamı, kadın giyim kuşamına benzer biçimde geleneksel özellikler gösterir. "Şal-şepik" denen elbiseler yaygındır. Gömlek yerine yakasız, renkli işlik, pantolon yerine bol paçalı "şal" ya da büzmeli, bol, ayak bileklerine kadar uzanan "tuman" denen bir tür kilot giyerler. "Agal" denen renkli pusular başlık olarak kullanılır. Kış aylarında tiftik başlıklar ve desenli çoraplar


Savaşta doğmuş, savaşta büyümüş, Vatan toprağını kendine mezar yapmış,

Fakat yurt kurtulmuş, Otuzdokuz yıl evvel mayısın on dördünde, yıl 1917

Alparslan'ın armağanı, Doğu'nun incisi Muş.

İşte, böyle savaşarak istiladan kurtulmuş.

Kızlar gelinliklerini, Erkekler yeni elbiselerini giymiş, O gün Muş, bir bayram günü yaşamış.

Ölenlerin ruhu şad, Güzel Muş, abat olmuş * * *

Benim güzel memleketim, Şirin yurdum Muş. Uzun zaman görmedin seni, Hasretim yüzüne.

Gördüğümde tanıyamadım doğrusu, İnanamadım gözüme. Adeta,

Gençleşmişsin, Güzelleşmişsin. Yolun yokuştur derlerdi, Şimdi düz olmuş. Üstüne gün doğmuş, içine ümit doğmuş. Ovan altın, Yüzün ışıl ışıl...

Lokomotif sesi duymazdı kulağın, Şimdi türküler söylüyor sana, demi-ryolların.

Kış-yaz açık olmuş yolun, Hamdolsun. İyi gelmiş oluyor sonun. Ovamda fabrika bacaları görmek istiyor gözüm. İki gözüm,

Kulaklarım da işitmek istiyor, Geriliğin tıkanan sesini. İleri,

Durmadan ileri, DEMOKRASİ dediğin budur. Hemşerim, Asla dönmeyeceğiz geri.

M. Şükrü Bulakçıbaşı, hece vez-niyle yazdığı "Muş" adlı şiirinde, Muşu tasvir eder ve Şehrine olan sevgisini anlatır. M üş'un etrafında dağlan yüksek

Ölmeden Kurtik'İ bir daha görsek,

Kızıl Ziyaret'te soğuk su içsek,

Şerefettin'de peynir yesek ne olur.

Dağlardan inipte geldim şehire,

Ovasında yolum varır nehire,

Karasu, Murat hayat verir şehire

Irmağına kurban olsak ne çıkar.

Kale mahallesi şehirden yüksek,

Ölmeden parkında bir daha gezsek,
Ramazanda topun sesini duysak,
Atasına kurban olsak ne çıkar.

Muratpaşa mahallesinde sürüler,
Köpekleri sürülerle yürürler,

Kantereden oduncular gelirler,
Karnesine kurban olsak ne çıkar.

Dere Mahallesi'nde Çar çayı akar

Güzeller burada çamaşır yıkar,

Bir gün olur heyelan burayı yıkar,

Milletine kurban olsak ne çıkar.

Diğer mahalleleri, Kültür, Minare,

Unutulanları atın kenara,

Burada vardı cami minare,

Camisine kurban olsak ne çıkar.

Davuluyla, zurnasıyla, sazıyla,

Oyun oynar erkeğiyle, kızıyla

Hüner yapar cilvesiyle, nazıyla,

Folklörüne kurban olsak ne çıkar.

Koçeri'den, Zeyne'sine oynar oyunu, Gösterirler kadınları erkekleri boyunu,

Sen YEMEN'e sor Muşlu'nun soyunu, Ecdadına kurban olsak ne çıkar.

Prof. Dr. Nurettin Yıldırak, "Burası Muş'tur" adlı şiirinde, Muş'un trajik kaderini dile getirir:

Havada bulut yok, yerde kar,

Bin yıldır bekledik gelmedi bahar,

Kentin üstüne dökülen keder,

Bin yıl önceki hüzünle bakar.

Sonbaharda havaya çöker duman,

Kuşanır beyaz giysileri tüm sıradağlar,

Yiğit bekçileri gibi bu yörelerin,

Kuşa kurda vermezler aman.

Baharda kımıldar toprak, yeşerir meşe,

İpince dereleri süsler menekşe,

Sarmaşık canlanır, güller pür neşe,

Yürekte bir tutku kardeşe, eşe.

Bir özlem, bir sevgi, bir aşk ateşi,
Anamdan, babamdan, eşimden yüce

Yaban ellere terkedilen Muş,

Yüreğim sana yönelir bekler güneşi

Muşlu halk ozanlarına antolojilerde pek rastlanmamaktadır. Hayatını Muş'ta sürdürmüş Bitlisli Müştak Baba, Giresun'un Bildor Köyü'nden olup Malazgirt'in Balkaya Köyü'ne yerleşen Hacı İbrahim Ejder ile Aşık Kerem, Muş ve çevresinin halk şiirini etkilemiş olan ozanlardır.Muş, asıl "Havada Bulut Yok" adlı Yemen Ağıtı ile ölümsüzleşmiştir. Anonim olan bu ağıtın sözlerinde, Muş halkının değme şairlere taş çıkaran duyarlılığı zirveye çıkmıştır.

Aşık Kerem: Muş ve çevresinde en sevilen aşıktır. Aşık Kerem, 'Aslı'nın dolaştığı yerleri gezip bir ağaç gölgesine oturarak seyrettiği Muş Ovası'nı şöyle dile getirir:

Açıldı lâleler güller

Güzel gider Muş Ovası

Güzeller kol kola vermiş&

Akar gider Muş Ovası

Karasu akar boyunca

Murat suyu gider ince

Dolaşır gider boyunca

Şen olası Muş Ovası

Yaz gelince çayır çimen

Güz gelince çöker duman

Aşıkları eder figan

Yanar gider Muş Ovası

Muş Ovası Muş Ovası

Garip aşıklar yuvası

Edebiyatın Diğer Dallarında Muş

Katip Çelebi, "Cihannuma" adi; seyahatnamesinde Muş'u şöyle anlatır:

Cennete dönmüş bu ağaçlık yerle ,

Eteklerinden akan sularsa kevsoı cm bi,

Şenlendirir gönülleri, sükûnet! ve güzel kokusuyla,

Ve yıkanır toprakları bu suîaıfa kirden, dertlerden,

Her sene yeşerir Seyhanlar, o /urnrui yerlerde,

Ve her yer nazlı, her yer mmc! :udi güzel,

Kuşların otlağıdır o ülke

Dost olmuş orada aslanlarla kuşlar

Sarı sularla yıkanmış sanki topraklan

Zaferane boyanmış, o topraklar sao-ki

Halil Aytekin, "Doğu'da Kıtlık Vaıüı adlı seyahat, inceleme ve röportaj Kitabında, Doğu Anadolu'nun yapısın! aktarır. Bu kitabın "İşte Doğu" acjiı seyahat notunda Muş istasyon'uruia şahit olduğu bir olayı anlatırken Doğu'nun şıhlık düzenine ve yo;e halkının bilinç düzeyine temas ede?Muhtar Körükçü, "Teber Oğlu Ömer" adlı hikayesinde Muş"un katlı tabiatının yol açtığı acı bir olayı anlatır.Firuzan, "Münip Bey'in Günlüğü" adlı hikayesinde, İstanbullu bir memurun hatıra defterinden Muş'un monoton kış günlerini dile getirir.Mustafa Balel, ise "Horozlu Ayna' adlı hikayesinde dayı-yeğen iki Muş'luyu anlatır.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla  
 
önceki Konu | sonraki Konu


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Muş'un Bulanık ilçesi !!EmRe!! Muş 0 01-16-2008 09:42 AM
Türk Kadininin Ulusal Bütünlükte Yeri janjan Diğer Konular 0 01-08-2008 08:46 PM
ELMALI TEFSIRINDE Tesettür ali1903 Dini Konular 0 01-05-2008 08:04 PM
Edebiyatımızdaki İlkler Asi. Türk Dili ve Edebiyatı, 0 12-08-2007 12:10 PM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:47 AM .


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.1.0
Forum program Divx haber youtube

Nokia

Oyun

Program Download Merkezi

Divx-Mp4

Message Boards and Forums Directory

[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13]

[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15] [16]


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524