![]() |
|
|
| ||||||
| Magazin magazin adına herşeyi burada buLabiLir ve payLaşabiLirsiniz |
|
Görüntüleme: 13 - Cevaplar: 0
| LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Misafir Asi Şuan Mesajlar: n/a | Atatürk'ün Fikir Babas?: Ziya Gökalp Türkiye Cumhuriyeti'nin icra plân?nda kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, fikir plân?nda kurucusu Ziya Gökalp'tir. Atatürk de, bu durumu, "Vücudumun babas? Ali R?za Efendi, fikrilerimin babas? Ziya Gökalp'tir." diye izah etmi?tir. Ziya Gökalp'i incelerken Türk Oca?? ile ba?lamak gerekir. 12 Mart 1912'de kurulan Türk Oca??n?'n?n amac? ?öyleydi: "?slam kavimlerinin ba?l?ca bir kesimi olan Türklerin milli terbiyesinin, ilmi, sosyal, ekonomik düzeyinin ilerleme ve yükselmesi ile Türk ?rk ve dilinin olgunla?mas?na çal??mak." Cemiyetin çal??ma ?ekli de böyle belirtiliyordu: "Cemiyet, amac?n? elde etmek için Türk Oca?? adl? kulüpler açacak, dersler, konferanslar, piyesler düzenleyecek, kitap ve bro?ürler yay?nlanacak ve okullar açmaya çal??acakt?r. Milli geliri korumak ve ço?altmak için her Türk'ten meslek ve sanat erbab?yla görü?ecek, ekonomik ve tar?msal te?vik ve uyanlarda bulunacak, bu gibi kurumlar?n do?up ya?amas?na elinden geldi?ince yard?m edecektir. Ocak, amac?n? elde etmeye çal???rken, milli ve sosyal bir konumda kalacak, asla siyaset ile u?ra?mayacak ve hiçbir zaman siyasi partilere hizmet etmeyecektir." Türk Oca??n?n kurulmas? t?p ö?rencileri aras?nda büyük heyecanla kar??land?. Yusuf Akçurao?lu'na göre, Ziya Gökalp'in Türk Oca??ndaki faaliyetleri ?öyleydi: "Hamdullah Suphi, Türk gençli?inin ruhunu etkilemeye ve ocaklar?n örgütlenmesine çal???rken, Türk milliyetçili?i fikrinin teorisini düzenlemeye, onu sistem haline getirmeye de Türk Oca??'ndaki konferans ve sohbetleri, Türk Yurdu'ndaki makaleleri ile bilhassa Ziya Gökalp Bey çal???yordu." Nitekim "Genç Kalemler" ekibi olarak Türk Yurdu'nun yaz? kadrosuna kat?lm??lard?. "Bu ?ekilde, Türkçülük fikri, gençler ve ayd?nlar aras?nda yay?ld? ve yerle?ti. Kendini ret ve inkar eden hava, oca??n üzerinden da??ld?. Ziya Gökalp'in de?erlendirmesine göre, Do?u ve Bat? kökenli ak?mlara tak?lmakta ?srar eden softalarla züppelerden ba?ka herkes, oca?a üye yaz?lm?? ve dost kesilmi?lerdi." Osmanl? ?mparatorlu?u'nda art?k partiler de?il, milletler birer siyasal organizasyon halini al?yordu. Bu yüzden, Anadolu'da Mustafa Kemal Pa?a'n?n ba?kanl???nda ba?layan Türk milli hareketi, milli bir Türk devleti meydana getirmeyi hedef seçmi?ti. Türk Ocaklar? bu harekete kat?ld?lar. ?stanbul'da yap?lan milli mitinglere öncü oldular. Bat? Anadolu'daki savunma örgüleri ile ili?kide bulundular. Milliyetçi Hareket'in ba?? Mustafa Kemal Pa?a'ya ba?l?l?klar?n? bildirdiler. ?mparatorlu?un son Meclis-i Mebusan'? seçilirken oca??n belli ba?l? adamlar? Milli Türk Partisi adl? partiyle seçime kat?larak birkaç mebus seçtirdiler. ?ngiliz Bask?lar? Oca??n çal??malar?n? dikkatle izleyen ?ngiliz i?gal kuvvetleri, 1920 y?l?nda Türk Oca??'n? iki defa basarak e?ya ve evraklar?ndan bir k?sm?n?n yok olmas?na sebep oldu?u gibi, faaliyetini de kesintiye u?ratt?lar. Ancak Türk Oca?? kendim korudu ve da??lmad?. Ankara'da milli Türk devleti Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümeti ad? ile kuruldu?u s?ralarda. Türk Oca??'n?n merkezi de Ankara'ya yerle?ti. Yeni Türk devleti "Türk milliyeti" prensiplerini kabul ediyordu. ?smet Pa?a da 17 Temmuz 1917'de ?smet ?nal ad?yla ve 2320 numara ile Türk Oca??'na girmi? bir ocakl? arkada? idi." Türkçülük Gerçek Oldu Yusuf Akçurao?lu 1928'de yazd??? "Türkçülük" kitab?n? ?u cümlelerle bitirir: "Türkiye Cumhuriyeti'nin ba?ta Büyük Millet Meclisi hükümeti ad? ile, sonra da gerçek ismi ile kurulmas?, Türk milliyetçili?i aç?s?ndan Türkçülük idealinin gerçekle?mesi demektir. Ço?u Türkçülerin belki hayallerinde gerçekle?ece?ini ümit bile edemedikleri idealdir. Türk dahisinin gücü ile gerçek olmu?, milli Türkiye Devleti kurulmu?tu. Türk milliyetçileri dilin Türkle?mesini, hukukun Türk hukuku olmas?n? ve bundan dolay? kad?n?n ça?da? Türk kanunlar?na uygun bir hürriyet kazanmas?n?, sanat?n Türkçele?mesini, yani ?iirin, müzi?in, resmin vb. milli ve ileri olmas?n?, k?saca Türk kültürünün yabanc? etkilerden kurtulup kendi benli?ini bularak geli?mesini temenni ediyor ve buna ellerinden geldi?i kadar çal???yorlard?. Fakat bugün kültürel hürriyet ve ba??ms?zl???n siyasal alanda tüm hürriyet ve istiklal kazanmad?kça elde edilemeyece?i Me?rutiyet deneyi ile anla??lm??t?r. Osmanl? Devletinin siyaseti, say?s?z sebeplerden dolay? serbest olmad??? gibi Türk'ün kültürü de Ziya Gökalp Bey'in dedi?i gibi birçok kapitülasyonlarla ba?l?yd?. Bu kapitülasyonlara baz?lar?n? Do?u, baz?lar?n? Güney, baz?lar?n? da Bat?, Türk'ün boynuna takm??t?. Bütün bu a??r halkalar? boyunlar?na as?p, istedi?i gibi yürüyebilmek için Türk, hayat gücünü gösteren bir iktidar ve egemenli?i kazanmak zorundayd?. Neticede, siyasette tam hürriyet ve ba??ms?zl?k kazand?. Art?k kültürel sald?r?lar? birer birer söküp atmak yolu aç?lm??t?. Türk milleti, açt??? bu yoldan enerji ve ba?ar?yla devaml? ilerledi. Kültürel hürriyet ve ba??ms?zl???n? s?n?rlayan engelleri ara vermeden kald?rd? ve hâlâ kald?rmakta devam ediyor. Türkçülük fikri, yar?m as?r önce birkaç ki?inin kafa ve kalbinde dü?ünceler, duygular, ve emeller uyand?ran, ara s?ra dil ve kalemlerinden belirsiz ve çekingen bir ?ekilde ç?kan bir dü?ünce idi. Bu dü?ünce, o zamanlar ortama o kadar ters dü?üyordu ki, taraflar? olanlar?, onu aç?kça yazmaktan çekmiyorlard?. Halbuki Türkçülük fikri bütün gerçek olmu?tur." Etnik Partiler Osmanl?'y? Da??t?verdi... Osmanl?, "etnik partiler"in birer siyasi organizasyon halini almas? ile k?sa sürede da??l?verdi. Her etnik grubun, kendi siyasi organizasyonu pe?inde gitmesi önce Osmanl?c?l??? y?kt?. Sonra ?slamc?l?k ile Araplar, devlet bünyesinde tutulmak istendi. O da mümkün olmay?nca Türkçülük'ten ba?ka çare kalmad?. Türkçüler, her ne kadar Frans?z ?htilali'nin tesiriyle ba?layan milliyetçilik hareketlerinin tesirindeyse de, as?l milliyetçilik ruhu bütün Türk ayd?nlar?nda mevcut idi.. Sadece, devletin politikas? de?ildi.. Sonunda o da gerçekle?ti. Türkçülü?ün Esaslar? Türk Milliyetçili?i'ni "Türkçülü?ün Esaslar?" ba?l??? alt?nda sistem haline getiren Ziya Gökalp, Türkçülü?ün babalan olarak Ahmed Vefik Pa?a ve Süleyman Pa?a'y? gösterir. Rusya'da ise iki büyük Türkçü vard?. Birisi Mirza Fethali Ahundof, di?eri Gasp?ral? ?smail. Gökalp'in Atatürk hakk?ndaki fikri ise ?öyledir: "Evvelce, Türkiye'de Türk milletinin hiçbir mevkii yoktu. Bugün, her hak Türk'ündür. Bu topraktaki hakimiyet Türk hakimiyetidir. Siyasette, kültürde, iktisatta hep Türk Halk? hakimdir. Bu kadar kat'i ve büyük inkilab? yapan zat, Türkçülü?ün en büyük adam?d?r. Çünkü dü?ünmek ve söylemek kolayd?r. Fakat, yapmak ve bilhassa muvaffakiyetle neticelendirmek çok güçtür." Gökalp, "Millet ne ?rki, ne kavmi, ne co?rafi, ne siyasi, ne de iradi bir zümredir. Millet, lisanca, ahlakça, edebiyatça, mü?terek olan, yani ayn? terbiyeyi alm?? fertlerden mürekkep bulunan bir zümredir "der. Irk Meselesi Gökalp'in, "Atlarda ?ecere aramak laz?md?r. Ancak, insanlarda ?rk?n sosyal hasletlere tesiri olmad??? gibi, ?ecere aramak do?ru de?ildir. Bunun aksi bir yol tutarsak, memleketimizdeki münevverlerin ve mücahitlerin birço?unu feda etmek gerekir. Bu mümkün olmad???na göre, Türk'üm diyen her ferdi Türk tan?maktan, yaln?z Türklü?e h?yaneti görülenler varsa, cezaland?rmaktan ba?ka çare yoktur" görü?ü, Atatürk taraf?ndan, "Ne mutlu Türk'üm diyene" ?eklinde ifade edilmi?tir. ??te Gökalp'in kurdu?u sisteme göre Türçülü?ün esaslar?: * Türk'ün yaln?z bir lisan?, bir tek kültürü vard?r. Kültürde birle?meleri kolay olan Türkler: O?uz Türkleri, yani Türkiye, Azerbaycan, ?ran, Harezm Türkmenleri'dir. Türkçülükteki yak?n ülkümüz O?uz Birli?i, yahut Türkmen Birli?i olmald?r. (1924 için) * Türkçülü?ün sonraki ülküsü ise Turan'd?r. Turan kelimesini Türkler'den ba?ka Mo?ollar'?, Tengizler'i, Finler'i , Macarlar'? da kapsayan bir kelime olarak almamak gerekir. * Turan, Türkçe konu?an Yakut, K?rg?z, Özbek, Kazak, K?pçak (Tatar), O?uz gibi Türk ?ubelerini kapsayan Büyük Türkistan'd?r. Bütün O?uzlar "Türk" ad? ile birle?ebilir. Yaln?z, Kazaklar ayn? kültürler vücuda getirirlerse, o zaman mü?terek unvan ihtiyac? olacak, i?te bu mü?terek unvan Turan kelimesidir. * Türkçülerin ülküsü Turan ad? alt?nda O?uzlar'?, Tatarlar'?, K?rg?zlar'?, Özbekler'i, Yakutlar'?, Kazaklar'? lisanda, edebiyatta, kültürde birle?tirmektir. * Dün Türkler için bir milli devlet hayaldi, gerçek oldu. Turan da bir ülküdür. Gerçekle?ecektir. Ancak, ?imdilik yürürlük sahas?nda sadece Türkiyecilik vard?r. (Cumhuriyet'in ilk y?llar? için) K?z?l Elma, yani Turan mazide gerçekle?mi?tir. Hunlar, Gök Türkler, O?uzlar, K?rg?zlar, Kazaklar, Kor Han, Cengiz Han, Timurlenk, Turan ülküsünü gerçekle?tirmedi mi? Turan, bütün Türk ilkelerinin toplam? olan bir Türk camias?ndan ibarettir. Osmanl?'da ise son dönemlerde idare edenler kozmopolit Osmanl? s?n?f?n?, idare edilenler ise Türk s?n?f?n? olu?turdu. Türk'e "E?ek Türk" denilirdi. Türkler aras?nda mezhep ayr?l???n?n ortaya ç?kmas? bile bu yüzdendir. Çünkü, Türklerin u?rad??? eziyet, halk ?eyhleri taraf?ndan Ehl-i Beyt'in u?rad??? eziyete benzetiliyordu. * Sünni kalan Türkler de Osmanl? Kültürüne lakay?t kald?lar. Halk ?airleri, halk?n hediyeleri ile saray ?airleri, saray?n "caize"si ile geçinirdi. * Eski Türklerde "?l" demek "bar??" demekti. "?lhan" ise "bar?? hakan?" demekti. Türk ilhanlar? kendilerini beynelmilel bar??? sa?layan kimseler olarak görürlerdi Atilla'n?n unvan? da Tanr? kut idi. Ancak Avrupal?lar bu unvan? "Tanr?'n?n Belas?" diye tercüme ederek günah i?lemi?lerdir. Attila, ma?lup milletler ne zaman bar?? istese kabul eden bir ilhan idi. Kültür - Medeniyet * Gökalp'e göre bir kavim kültürde yükseldikçe, siyasette de yükselerek kuvvetli bir devlet vücuda getirir. Yükselen kültürden, yükselen bir medeniyet do?ar. Medeniyet de milli kültürden do?ar. Daha sonra di?er milletlerden de birçok müesseseler al?r. Ancak süratli bir kültür de?i?imi ferdi seciyeyi bozar. Medeniyet de?i?ikli?i de milli kültürü bozar. * Kültürü kuvvetli olan milletler, medeniyet kuvveli olan milletlere daima galip gelmi?tir. * Türkçüler tamamiyle Türk ve Müslüman kalmak kayd?yla, Bat? medeniyetine girmek isterler fakat bundan önce milli kültürümüzü aray?p bularak meydana ç?karmam?z gerekir. Deha, esasen halktad?r. * Akdeniz medeniyetinde, yani Sümerler'in, Hititler'in, Asurlar'?n, Fenikeliler'in medeniyetlerine Yunanl?lar varis oldu. Yunan medeniyetine de Romal?lar. * Avrupal?lar Bat? Roma'ya, Müslüman Araplar, Do?u Roma'ya varis oldular. Acemler gibi Türkler de mant???, felsefeyi, tabii bilimleri t?bb? ve di?erlerini Araplar'dan iktibas ettiler. Müslümanlar haremlik selaml?k, çar?af, peçe gibi adetleri Hristiyan Bizans'tan ve Müslümanlardan ald?. Skolastik Felsefe * Avrupa, Rönesans ve reform ile skolastik felsefeden kurtuldu. Biz ise hala skolasti?in tesiri alt?nday?z. Do?u Avrupa'n?n Ortodoks milletleri de halen skolasti?in tesirinden kurtulamad?lar. Ruslar, Deli Petro zaman?nda Do?u medeniyetinden Bat? medeniyetine geçtiler. Do?u medeniyeti, bugünkü hali ile geli?meye engeldir. * Avrupa medeniyetinin geli?mesi, ?ehirle?me ve i? bölümünün geli?mesi ile do?mu?tur. Do?u'da ise ?ehirle?me ve i? bölümü azd?r. Bunun bir örne?i de ilimlerdeki i? bölümüdür. Avrupa'da her ilmin ayr? uzmanlar? yeti?ti. Do?u'da ise uzmanla?ma yoktur. Do?u'da bilim adam?, bütün ilimlerle ilgilenirdi.. (Dünya bugün yine bütün ilimlerle ilgilenen bilim adam? yeti?tirenlerin elinde.) * Bat?'da siyasi kuvvetler ayr?l??? yani, yasama yürütme, yarg? ayr?l??? benimsendi. Tanzimatç?lar, Avrupa medeniyetini almaya te?ebbüs etti. Ancak yeterli ilmi ara?t?rma yapmadan, esasl? bir ülkü ve program olu?turmadan yar?m-tedbirli oldular. ?ki medeniyeti birle?tirmek istediler. ?ki türlü kanun, iki türlü mahkeme, iki türlü vergi, iki türlü bütçe do?du. Medrese ile mektep ayr?l??? do?du. Yâln?z Harbiye ve T?bbiye'de ikilik olmad?. Bunlar da milli hayat?m?z? kurtard?lar. Yeniçerilerin askerli?iyle, hekimba??lar?n doktorlu?u ile kalsayd?k bunu yapabilir miydik? Ancak di?er mesleklerdeki yeniçerilikler devam etti. * Japonlar, dinlerini ve milliyetlerini muhafaza etmek ?art?yla Bati medeniyetine girdiler. Bu sayede her hususta Avrupa medeniyetlerine yerle?tiler. Böyle yapmakla, dinlerinden, milli kültürlerinden hiçbir ?ey kaybettiler mi? Asla! O halde, biz niçin tereddüt ediyoruz? * Rumi takvim Rumlar'a aitti. B?rakt?k, Miladi takvimi ald?k. Ayn? ?ey, Aristo mant???n? b?rak?p, Descartes-Bacon mant???n? al?rsak bunun dinimize ve kültürümüze ne zarar? olabilir? Eski ilimleri Araplar yolu ile Bizans'tan alm??t?k. Terk edece?imiz ?eyler hep Bizans'tan ald???m?z ?eylerdir. * Birbirine benzemeyen üç tabakam?z var; Halk, medreseler, mektepliler. Bir milletin böyle üç yüzlü bir hayat ya?amas? normal olabilir mi? * Hülâsa, Türk milletindenim. ?slam ümmetindenim. Bat? medeniyetindenim. Gökalp, "Türkle?mek, ?slamla?mak, Muas?rla?mak" diye sloganla?t?rd??? görü?lerini ?öyle ifade etmi?tir: * "Türk milletindeniz" dedi?imiz için, lisanda, edebiyatta, ahlakta, hukukta, hatta diniyatta ve felsefede Türk kültürüne, Türk zevkine, Türk vicdan?na göre bir orijinallik, bir ?ahsilik göstermeye çal??aca??z. * "?slam ümmetindenim" dedi?imiz için, namaz?m?zda en mukaddes kitap Kur'an-? Kerim, en mukaddes insan Hazreti Muhammed, en mukaddes mabed Kabe, en mukaddes din ?slam olacakt?r. * "Bat? medeniyetindeniz" dedi?imiz için de, ilimde, felsefede, fende, di?er medeni sistemlerde, tam bir Avrupal? gibi hareket edece?iz. Türkler Köylüle?ti * Di?er kavimler, Osmanl? camias?ndan irfanl?, medeniyetli ve zengin bir halde ayr?l?rken, zavall? Türkler, ellerinde bir k?r?k k?l?çla eski bir sabandan ba?ka bir mirasa nail olmal?d?rlar. Çünkü, "Reaya" halini alm??lard?. ?imdi cemiyet ve millet haline yeniden geliyoruz. Tarih gösteriyor ki, nereye milliyet ruhu girdiyse, orada büyük bir terakki ve tekamül cereyan? do?du. Milli vicdan? uyanm?? bir ülkeye kocaman ordular yönlendirilse bile orada en küçük bir nüfuz kazanmak mümkün de?ildir. Amerika'n?n Ermenistan'da ve Türkiye'de manda kabulüne yana?mamas?, buralardaki milli vicdan?n ?iddetini göstermesinden dolay?d?r. Arap ülkelerinde ise milli vicdan henüz uyanmam??t?. * ?slam aleminde, milli vicdan?n geli?mesine engel olmak, Müslüman milletlerin istikbaline engel olmak demektir. Di?er islam ülkelerinde de milli vicdan? uyand?rmaya ve kuvvetlendirmeye çal??mak gerekir. * Türkiye'de yüzlerce, hatta binlerce vatan haini zuhur etti. Ancak medeni ahlak? dü?ük olan ?ngiltere'de tek bir vatan haini ç?kmad?. Biz de milli birli?i kuvvetlendirmek için vatani ahlak? yükseltmeliyiz. Milli kültürümüzü, bütün güzellikleriyle ne zaman ortaya ç?kar?rsak, vatan?m?z? en çok o zaman sevece?iz. Yaln?z tehlike anlar?nda de?il, bar?? anlar?nda vatan için büyük ?ahsi ve zümrevi ihtiraslar?m?z? feda edebilece?iz. * K?ymetin birinci derecesinde milletda?lar?m?z?, ikinci derecesinde ümmetda?lar?m?z?, üçüncü derecesinde medeniyetda?lar?m?z?, dördüncü derecesinde bütün insanlar? görmemiz ve onlar? derecelerine göre sevmemiz laz?m gelir. * Milli birli?i kuvvetlendirmek için vatani ve medeni ahlaklardan sonra, bir de mesleki ahlak? yükseltmek gerekir. Bu milli hürriyet ve istiklalin temelidir. * Milli müzeleri, Etnografya müzelerini, milli ar?ivleri, milli tarih kütüphanelerini, geli?tirmeliyiz. * Türkçülük, kozmopolitlikle uzla?amaz. Hiçbir Türkçü kozmopolit olamaz. Hiçbir kozmopolit de Türkçü olamaz. Fakat, her Türkçü, ayn? zamanda beynelmineliyetçidir. Çünkü hem milli hem de beynelmilel olarak iki sosyal hayat ya?amaktay?z. Bizde Frans?zlara, ?ngilizlere, Almanlara, Ruslara, ?talyanlara ait güzellikler ancak egzotik güzellikler olabilir. Bu güzellikleri sevmekle beraber hiçbir zaman gönlümüzü onlara vermeyece?iz. Hiç birinin kültürünü taklit etmemize imkan yoktur. Bütün , kültürüne k?ymet veririz ve hürmet ederiz. Türkçülük; bütün a?k?yla yaln?z kendi orijinal kültürüne meftundur. Ancak ?oven ve mutaas?p da de?ildir. Gökalp'in Haz?rlad??? Türkçülü?ün Program? * Lisanda Türkçülük yapaca??z. Milli lisan?m?z ?stanbul Türkçesidir. Türkçesi bulunan ve hiçbir özel anlam? olmayan kelimeleri art?k lisan?m?zdan atmal?y?z. Ancak, lisan?m?zda olmayan kelimeler için buna gerek yoktur. Halk?n kulland??? dil, Tükçenin temeli olmal?d?r. * Herhangi bir lisan?n mükemmeliyeti, her kelimesinin yaln?z bir anlama, her anlam?n da yaln?z bir kelimeye malik olmas? ile vücuda gelir. Yapmam?z gereken budur. Bir milletin kamusuna girmi? kelimeler, art?k o milletin milli lisan?na mal olmu?tur. Eski Türkçe kelimeleri diriltmeye gerek yoktur. Ancak, Arapça ve Acemce kaideler kald?r?lmal?d?r. Edebiyatta; ?iirde, vezinde, müzikte, di?er sanatlarda Türkçülük ?artt?r. * Türkler ahlakta birinci millettir. Vatani ahlak?, mesleki ahlak?, aile ahlak?n?, medeni ahlak?, beynelmilel ahlak? kuvvetlendirmeliyiz. * Hukukta da Türkçüyüz. Teokraside kanunlar? halifeler ve sultanlar yapar. Klerikalizmde ise, kendilerini Allah'?n tercüman? yerine koyan ruhaniler, yani bir ruhban s?n?f? tefsir yapar. (?slam'da ruhbanl?k yoktur) * Halbuki, milletin bütün fertleri birbirine e?ittir. Özel imtiyazlara malik, hiçbir fert, hiçbir aile, hiçbir s?n?f mevcut olamaz. * Kanunlar?m?zda e?itli?e, hürriyete ve adalete ayk?r? ne kadar kaide varsa hepsine son vermek laz?md?r. Dinde Türkçülük, din kitaplar?n?n ve hutbelerde vaazlar?n Türkçe olmas? demektir. Bir millet, dini kitaplar?n? okuyup anlayamazsa, tabiidir ki, dinin hakiki mahiyetini anlayamaz. Anlamad??? için de ibadetlerden dini bir zevk alamaz. ?badetten al?nacak vecd, ancak okunan dualar?n tamam?yla anla??lmas?na ba?l?d?r. * ?ktisatta siyasette, felsefede Türkçülük ?artt?r. * Türkçülük siyasi bir parti de?ildir: ilmi, felsefi bedii bir okuldur. Bu sebepledir ki, Türkçülük, ?imdiye kadar bir parti ?eklinde siyasi mücadele meydan?na at?lmad?. Ancak, Türkçülük, büsbütün siyasi ülkücülere de tarafs?z kalamaz. Çünkü, Türk kültürü, siyasi ülkülere de sahiptir. Bu yüzden, Halk F?rkas?n?n (Cumhuriyet Halk Partisi'nin) esaslar? Türkçülük esaslar?d?r. Devletimize "Türkiye", halk?m?za "Türk Milleti", adlar?m bu f?rka verdi. Müdafa-i Hukuk Cemiyeti Türkçülü?ün siyasi program?n? tatbik etti. Bütün Türkçüler ?stiklal Sava??n'da vatan?n müdafileri oldu. * Türkiye'de Allah'?n k?l?ca halkç?lar?n pençesinde ve Allah'?n Türkçülerin elinde idi. Türk vatan? tehlikeye dü?ünce, bu k?l?çla bu kalem birle?ti. Bu evlilikten bir cemiyet do?du ki ad? Türk milletidir. * Her Türkçü, siyaset sahas?nda halkç? kalacakt?r. Siyasette mesle?imiz halkç?l?k; kültürde mesle?imiz Türkçülüktür. * ?lim beynelmileldir. ?limde Türkçülük olmaz. Fakat, felsefede Türkçüyüz. Türklerde yüksek felsefe geli?memi? olmakla beraber, halk felsefesi yüksektir. ??te felsefi Türkçülük, bu milli felsefeyi aray?p meydana ç?karmakt?r. Bu arada Gökalp'in "Kültür millidir medeniyet evrenseldir" görü?ünü de belirtmeliyiz. K?saca, Gökalp'in çizdi?i "Türkçülü?ün Esaslar?" böyledir. Atatürk'ün Türkçülü?ü: "Cenneti Gören Uhut ?ehitleri Gibi Türk Birli?ini Görüyorum." Gökalp'in program? "?stiklal Sava??"ndan sonra Mustafa Kemal'in program? oldu. Hatta, baz? konularda Mustafa Kemal, Gökalp'i geride b?rakt?. "Bir Türk dünyaya bedeldir" diyen Atatürk. Türk ?rk?n? üstün tutuyordu. Türk ?rk?n?n damarlar?nda "asil kan" dola??yordu. "Muhterem milletime ?unu tavsiye ederim ki, ba??na geçirece?i insanlar?n kan?ndaki asli cevheri tayin etmekten bir an uzak olmas?n" sözleri Atatürk'e aitti. Söylevlerinde hep milletle?mekten bahsediyordu. "Bir ulusun ink?lab?n?, haz?r elbise gibi giyme te?ebbüsü, onu tatbik eden milletler için fena neticeler do?urmu?tur" diyordu. Mahmut Esat Bozkurt'a verdi?i "Türk ink?lab? Tarihi Enstitüsü" derslerinde "Türk ihtilali, öz Türkler'in elinde kalmal?d?r" diyordu. ?smet Pa?a da Ankara Hukuk Fakültesi'nde 20.11.1932 günü yapt??? konu?mada, "bu memleket Türkiye'nindir Burada ya?ayanlar Türk'türler. Türk vatanperverli?i ve Türk milliyetçili?i bu memleketin idaresinde mukadderat?nda müessir ve hakimdir" diyordu. ?stiklal Mar??'nda: "Kahraman ?rk?ma bir gül! Ne bu ?iddet bu celal" ve "Ebediyen sana yok, ?rk?ma yok izmihlal" ifadesi, onuncu y?l mar??nda: "Türk'üz, bütün ba?lardan üstün olan ba?lar?z", Harbiye Mar??'nda; "Y?ld?r?mlar yaratan bir ?rk?n ahfad?y?z", Yedek Subay Mar??'nda; "Türklü?ün öz cevheri ta?ar temiz kandan", Kuleli Mar??'nda; "Hayat umar vatan tatl? sesinden, miras kalan asil kanla ceddinden", Piyade Mar??'nda; "Aln?mda ?rk?m?n hilali" sözleri Atatürk Türkiyesi'nin eserleridir. Askeri okullara al?nacak ö?rencilerin öz Türk ?rk?ndan olmalar? ?art? 1944 y?l?na kadar devam etti. Dil-Tarih Co?rafya Fakültesindeki antropolojik incelemeler, kafa tas? ile ilgili ara?t?rmalar bu maksatla yap?lm??t?. Atatürk, Cumhuriyetin ilk y?llar?nda, 1927'de ?rk fark? gözetmeksizin cihangirane devlet kurma h?rslar?n?n zararlar?ndan bahsetmektedir. Panislamizm ve panturanizme kar?? ç?kmaktad?r ancak, Mahmut Esat Bozkurt'a 1937'de yazd?rd??? kitab?n 191'inci sayfas?nda ?u cümlelere yer verilmi?tir: "?u ciheti tebarüz ettirmeliyim ki; ben komünist de?ilim. Türk milliyetçisiyim. Böyle do?dum, böyle ölece?im. Türk Birli?i'nin bir gün hakikat olaca??na inanc?m vard?r. Ben görmesem bile, gözlerimi dünyaya onun rüyalar? içinde kapayaca??m. T?pk? Uhud'da ?ehit olurken, ba? ucunda bulunanlara demi? ki, (Gidiniz, Peygamberinize deyin ki, onun ?ehitlerle müjdeledi?i cennetleri görüyorum ve ?imdi oraya gitmek üzereyim.) Said, Müslümanl??a bu kadar inanm??t?. Ben de Türk Birli?i'ne bundan fazla inan?yorum. Onu görüyorum, yar?n?n tarihi, yeni fas?llar?n? Türk birli?i ile açacakt?r. Dünya, sükununu bu fas?llar içinde bulacakt?r. Ka?garl? Mahmut'un dedi?i gibi, "Tanr?, Türk'ü, insanl?k ?erlerinden, ?akilerden kurtulsun diye yaratt?" (Prof Dr. Hikmet TANYU) Mahmut Esat Bozkurt, "Atatürk ?htilali" adl? eserinde tamamen ikinci elden, Atatürk'ün emriyle, Atatürk'ün görü?lerini seslendirmi?ti. Atatürk, bu kitab?n, okullarda "?nk?lap Tarihi Dersleri" ad? alt?nda okutulmas?n? emretmi?tir. Gökalp'in Turanc?l??? Teori ile uygulama farkl?d?r ve farkl? olmak zorundad?r. Atatürk'ün sözleriyle Turanc?l??a kar?? ç?k?yor, ama e?itim-ö?retimde Türk çocuklar?na O?uz Ka?an destan?n, Ergenekon destan?n?n ve benzeri Türk destan motiflerinin gösterilmesini istiyordu. Lise tarih kitaplar?nda ise, bütün Türk cumhuriyetlerinin tarihine geni? olarak yer verdiriyor ve dünyada o tarihte 100 milyonun üzerinde Türk ya?ad???n? Türk çocuklar?n?n beynine nak?etmek istiyordu. Türk destanlar?, bugün ilkokul kitaplar?ndan kald?r?lm??t?r. Turan ülkeleri ile ilgili bilgiler de 1944'te ?smet ?nönü'nün talimat?yla kitaplardan ç?kar?lm??t?r. 1990'a kadar Türkiye'de bu sayede komünistler veya h?zl? Bat?c?lar taraf?ndan, Türkistan'daki Türkler için "Onlar zaten Türklük'ten ç?km??t?r" propagandalar? yap?lm?? ve maalesef taban bulmu?tur. Türkiye'de halk?n uyanmas? için Sovyetler Birli?i'nin da??lmas? gerekmi?tir. Ziya Gökalp'in Turanc?l??? ise ?u ?ekildeydi: "?stanbul dilinin milli dil kabul edilmesi ve Avrupa medeniyeti içinde bir Türk kültürü mevcut olmal?. Vatan ne Türkiye'dir, Türkler'e ne de Türkistan; Vatan büyük ve müebbed bir ülkedir; Turan! Turan, Türkler'in bütününü içine alan ve Türkler'den ba?kalar?n? d??ta b?rakan mefkurevi vatand?r. Turan, Türkler'in oturdu?u Türkçe'nin konu?uldu?u bütün ülkelerin toplam?d?r." Gökalp'de, Atatürk de Turanc? do?dular, Turanc? ya?ad?lar, Turanc? öldüler. Ama, Atatürk'ün uygulad??? politikalardaki çeli?kileri de izah etmek gerekir. Çeli?kinin Kayna?? Çeli?ki, Atatürk'ün hedefinde de?il, uygulamalar?nda var gibi görünür. Ancak bu çeli?kileri, bir devlet kurmak için bütün varl???n? ortaya koyan Atatürk'ün "Politik deha"s? ile izah etmek mümkündür. ?smet Bozda?, "Peki Atatürk neden, ?nönü'yü ortadan kald?rmak istesin?" sorusuna ?u yorumu getirmi?tir: "?smet Pa?a tam bir Bat?c? idi. Atatürk ise milli idi. Milli kültürün korunmas?n? ve geli?tirilmesini istiyordu. Kendisinden sonra devletin ba??na geçecek ki?inin ?smet Pa?a oldu?unu tahmin etti?inden, bunu devletin ve milletin gelece?i aç?s?ndan tehlikeli buluyordu. Benim görebildi?im sebep budur." Atatürk'ün ?nönü'yü "Benden sonra kimse, benim tarihi konumuma ula?amas?n" k?skançl??? ile ortadan kald?rmak istemi? olmas? ise mümkün de?ildir. Atatürk'ün ölümünden önce mason localar?n? da kapatt?rd???n? bu tabloya eklemek gerekir. Ve bir de ?nönü döneminin uygulamalar?n?. Lozan'da verildi?i iddia edilen tavizleri. Peki neydi Lozan'daki taviz? Bu taviz, milletin ya?amas? için hayat? de?i?tirmeyi, yani Bat?'n?n bir parças? olmay? kabuldür. Bu taviz, "H?ristiyan anlay???nda olur gibi görünmek" ?eklinde uygulanm??t?r. Laiklik uygulamas?n?n "?slam dü?manl???" ?eklinde dönü?türülmek istenmesinin sebebi budur. Bu ?ekilde, Türkiye'nin Lozan'da elde etti?i Misak-? Milli s?n?rlar?n?n önemli k?sm?n?n Avrupa devletleri taraf?ndan tan?nmas?, Türk Milletini yeni bir sava?a, yok olmaya sürüklemeden, zamanla güçlenmesini sa?layacakt?r. Amerika'ya verdi?i taviz ise, daha önce Almanlara verilen 2000 kilometrelik Ba?dat demiryolu çevresinde bulunan 20'?er kilometrelik ?eritteki bütün madenlerin ABD i?letmesine verilmesi, ayr?ca yurdun çe?itli bölgelerindeki önemli maden rezervlerin i?letme hakk?n?n da sadece ABD'ye tan?nmas?d?r. Ancak, Atatürk'ün komünist partisi kurdurarak "komünist oluyoruz. Bol?evik oluyoruz" görüntüsü ile Rus deste?i sa?lanmas?, ABD'ye kar?? Sovyet dengesini kurmas? üzerine, ABD'ye verilen taviz derhal rafa kald?r?lm??t?r. ABD'nin Lozan'? tan?mamas?, bugün bile Sevr'i gündeme sokmaya çal??mas? bu yüzdendir. Demek ki, Lozan ve sonras?na uygulanan politika do?rudur. Netice vermi?tir. 1993 ?artlar?nda her ?eye ra?men , "Güçlü bir Türkiye" ortaya ç?km??t?r. Atatürk, kesin bir Bat?l?la?ma hiç istememi?tir. Bir taraftan "Bol?evikle?iyoruz" görüntüsü ile Rusya'n?n di?er taraftan "Bat?l?la??yoruz, Hristiyan anlay???n? yerle?tiriyoruz" görüntüsü ile Avrupa'n?n deste?ini sa?lam??t?r. ABD'yi ise saf d??? b?rakm??t?r. Atatürk hepsiyle dama ta?? gibi; satranç piyonu gibi oynam??t?r. Ve oynamas? gerekiyordu. Ve hepsini mat etti?i gibi, Avrupa'y? da, Rusya'y? da, ABD'yi de mat etmi?tir. Federasyoncular?n, Osmanl? görünümlü az?nl?k ?rkç?lar?n, adem-i merkeziyetçilerin, bölücülerin ve bunlara alet olan Türk gençlerinin, hatta y?llarca "Ülkücü saflar" da yer alm?? ve sonra "?slam'da kavmiyetçilik yoktur" diye bu saflar? terk etmi? Türk milliyetçisi gençlerin anlamad??? politikalar i?te bunlard?r. Kur'an? Türkçe hikmetlerle anlatan Ahmet Yesevi Türk Milliyetçili?i yapmad? m?? ?eyh Nak?ibendi, Hac? Bekta?-? Veli, Hac? Bayram-? Veli, Türk Milliyetçili?i yapmad? m?? Alparslan'lar, K?l?çarslan'lar, Osman Gazi'ler, Fatih'ler, Yavuz'lar, Kanuni'ler, Türk Milliyetçili?i yapmad?lar m?? Onlar ne kadar milliyetçi ise biz de o kadar milliyetçiyiz. Onlar ne kadar ümmetçi ise biz de o kadar ümmetçiyiz. Onlar ne kadar "ilimci" ise biz daha fazla "ilimci"yiz. Ama medeniyet, insanl???n ortak mal?d?r. Do?u Medeniyeti-Bat? Medeniyeti yoktur. Bir tek medeniyet vard?r. O da insanl???n ortak medeniyetidir. O halde, Gökalp'in "Bat? medeniyetindenim" de böyle alg?lamam?z gerekir. Yani "ilim, müminin yitik mal?d?r" nerede olsa aranmal?d?r. Medeniyet denilen tek di?i kalm?? canavar? veya az? di?leri ç?kmam?? canavar? de?il, biz gerçek medeniyetin kayna?? "bilgi"yi aramal?y?z. Bunun için tek ç?kar yol ilimdir. Simdi, Atatürk döneminin ve öncesinin çeli?kilerine bakal?m. Cumhuriyet ?deolojisi Cumhuriyet ideolojisinin çeli?kilerini, Hayati Tüfekçio?lu, Atatürk'ün ç?kard??? Hakimiyeti Milliye gazetesinin Aral?k 1928-31-Aral?k 1929 tarihleri aras?ndaki say?lar?n? inceleyerek ortaya koymu?tur. ??te Tüfekçio?lu'nun vard??? sonuçlar: Osmanl?'n?n y?k?l?? ?artlar? içinde olu?an yeni Türk devleti, ç?karlar?n? dünya egemenli?ini tart??mas?z ?ekilde ele geçiren Bat?'n?n genel siyaseti içinde aramaktad?r. Türk tarihinde yeni bir dönemin ba?lang?c? olan Bat?l?la?ma tercihi geleneksel kimli?in yerine yeni bir kimlik olu?turulmas? sorununu da gündeme getirmi?tir. Osmanl?'n?n y?k?lmas?ndan sonra o günün ?artlar?nda geçerlili?ini yitirmi? bulunan geleneksel Do?u siyasetiyle birlikte eski kimlik de tamamen tasfiye edilmektedir. Ve yo?un bir Osmanl? ele?tirisi ile birlikte Osmanl?'y? tan?mlayan her ?eyi kötü kabul edilmekte, yeni kimlik tamamen bir Osmanl? ele?tirisi üzerine kurulmaktad?r. Yeni kimli?imizin olu?mas?na yön veren ki?i Ziya Gökalp olmu?tur. Osmanl? ?mparatorlu?u'na ç?k?? yollar? arayan ?ttihat ve Terakki partisinin ideologu say?lan Gökalp, imparatorlu?un y?k?l???ndan sonra, genç Türkiye Cumhuriyeti'nin ideolojik temellerinin olu?mas?ndaki büyük katk?s?yla asl?nda Cumhuriye'tin ideologu say?labilecek bir dü?ünürümüzdür. Yurdumuzda, sosyolojinin öncülerinden olan Ziya Gökalp, sorunlar?m?za sosyoloji bilimi çerçevesinde çözüm yollar? aram??t?r. Bat? medeniyeti potas? içinde Türkçülük ile yeni kimli?imizi olu?turmaktad?r. Ziya Gökalp'in Türkçülük siyaseti, tamam?yla Türk ve Müslüman kalmak ?art?yla Garp medeniyetine tam ve kati bir surette girmeyi gerektirmektedir. Fakat Garp medeniyetine girmeden evvel milli hars?m?z aran?p bulunacak, milli hars?m?z meydana ç?kacakt?r. Milli hars?n aranaca?? yer ise "köy"dür. Böylece köycülük çal??malar? bu zemin üzerine temellendirilecektir. Ziya Gökalp, sorunu kültür ve medeniyet kavramalar?n?n uyguland??? bir formülle izah etmektedir. Gökalp'e göre' medeniyet milletleraras? oldu?u halde, kültür millidir. Medeniyet bir ulustan ba?ka bir ula?a geçer, kültür geçmez. Buna ba?l? olarak bir ulus kültürünü de?i?tirmeden ba?ka bir medeniyet alan?na girebilir ve kimli?ini koruyarak ya?ayabilir. ??te Türk milleti de y?k?lan Osmanl? medeniyeti yerine, kendi kültürünü koruyarak Bat? medeniyetine girecektir. Türkiye, Do?u uygarl?k alanad?r. Sorunlar?n temel sebebi burada bulunmaktad?r. Burada. kültür medeniyet ayr?m? konuya aç?kl?k getirmektedir. De?i?tirilmesi gereken sadece medeniyettir. Kültürümüz korunacakt?r. Uygarl?k de?i?imi de basit bir teknik sorundur. Uygarl???n uluslararas? niteli?i Bat? uygarl???n? bizim de rahatl?kla benimsememize izin verecektir. Böylece yeni Cumhuriyet'in ideolojik temellerini olu?turan bat?lc?l?k, Ziya Gökalp'in kültür medeniyet ayr?m?n?n uyguland??? bir formüle hiçbir sak?ncas? bulunmayan teknik bir konu olarak benimsetilmek istenecektir. Durkheim sosyolojisinden yola ç?karak, milli bir sosyolojiden söz etmesi çeli?kili bir durum olarak da görülen Ziya Gökalp'in, kültür uygarl?k ayr?m? ele?tirilere u?ram??t?r. Emre Kongar, "Gökalp'in en zay?f kald??? konu hars ve medeniyet ayr?m?d?r" demekte ve kültürde medeniyetin belli maddi araçlarla manevi de?erler aras?nda çok yo?un etkile?im bulundu?unu, bir toplumun ba?ka bir toplumdan yaln?zca din, ya da yaln?zca teknik alamayaca??n?, etkile?im ba?lay?nca bunun günlük hayat?n tüm alanlar?n? kapsayaca??n? söylemektedir: "Gökalp'in Bat? uygarl???n?n bilimini, tekni?ini, akl?n? al?p öteki alanlar?n? ulusal kültürünü özgün ö?eleriyle doldurma önerisi mümkün de?ildir. Kald? ki kültür ve medeniyet kavramlar?, Bati taraf?ndan ve Bat? siyasetine yarar amac?yla geli?tirilmi? kavramlard?r. Halbuki, "kendi toplumumuzun düzen ve aray??lar?na kendi bak?? aç?m?zdan kaynaklanan, güçlükleri çözmede geçerli ele al?? biçimlerine ula?abilen" bir sosyoloji anlay???yla kendi tarihimize de dayanmak ?art?yla ula?mak "hiç de?ilse dünü ile bat?l? olmayan toplumumuz için" geçerli olacakt?r." Gökalp'in Kültür-uygarl?k ayr?m?n?n getirdi?i bak?? aç?s?yla Türk kültürünün Osmanl?'dan farkl? gösterilen Anadolu köylüsü vas?tas?yla korundu?u ve sürdürüldü?ü öne sürülmekte ve yeni devlette bir köylücülük ak?m? ba?lamaktad?r. Anadolu Köylüsüne, Klasik Bat? Müzi?i Konserleri Köylerden, masallar, ata sözleri derlenmekte, buralardan toplanan numuneler için Ankara'da Etnografya Müzesi kurulmaktad?r. Fakat bunun yan?nda yeni ve Bat?l? bir hayat ?ekli sunulmaktad?r. Ankara'da Bat?'n?n yaln?z ilim , tekni?i al?nacak denmektedir, ama günlük hayatta Bat?'dan al?nanlar?n bütün ya?ant?y? ku?att??? görülmektedir. Danslar, balolar, garden partiler, maskeli balolarla olu?turulan yeni ?ekli, Bat?l? olman?n bir göstergesi olarak sunulmaktad?r. K?yafet, müzik, her ?ey Bat?'n?n ki gibi olmaktad?r. Köyden al?nanlar ise Etnografya Müzesi'ne kald?r?lmaktad?r. Ortaya konulan tezle, ya?ayanlar?n ayn? olmad??? dikkat çekmektedir. Bir yandan milli kültürümüzün kayna?? olarak köy gösterilmekte, di?er yandan düzenlenen turnelerle Anadolu köylüsüne Klasik Bat? Müzi?i. Görüldü?ü gibi yeni kimli?in olu?turulma çabalar?n?n Hakimiyet-i Milliye gazetesine yans?y?? ?eklinin gerisinde Ziya Gökalp'in fikirleri yatmaktad?r. Gökalp'i de?erlendirirken, y?k?lan bir imparatorlu?u ve bu ?artlar içinde kurulan yeni devleti de göz önünde tutmak gerekmektedir. Gökalp, sorunlara zaman?n ?artlan içinde çözüm bulmak isteyen bir dü?ünürdür. Ziya Gökalp, Türk sosyolojisinin öncülerindendir. Sosyoloji bilimi de yeni Türkiye'nin kurulu?unda önemli görevler üstlenmi?tir. Sosyoloji, Türkiye'nin Bat?l?la?ma giri?imleri s?ras?nda yeni bir kimlik olu?turma çabalar?na yol göstericilik yapm??t?r. ?lk günlerinde siyasi tart??malara yön verebilecek bir etkinli?i elinde tutmu?tur. Bu çal??madan yurdumuzda sosyoloji biliminin kendisi hakk?nda da sonuç ç?karmak mümkündür. Cumhuriyet rejimiyle sosyoloji ili?kilerinin çok içice bir yap?ya sahip oldu?u görülmektedir. Rejimin tasar?yla, sosyoloji çal??malar? adeta örtü?mektedir. Böylece sosyoloji tarihimize bir ba?ka aç?dan bak?ld???nda ilgi çekici sonuçlar ç?kabilece?i görülmektedir. Ancak Türkiye, seçimlerini tart??maya yer vermeyecek biçimde gerçekle?tirince, yurdumuzda sosyoloji bir anda i?levini yitirmi?tir. Görevi tamamlayan sosyoloji adeta bir yurtta?l?k bilgisi olarak liselerimizde okutulur hale gelmi?tir. Türkiye'de, sosyoloji çal??malar? ise art?k üniversitelerde s?n?rl? kalm??t?r. (Hayati TÜFEKÇ?O?LU) Görüldü?ü gibi, Ziya Gökalp'in Kültür-Medeniyet çeli?kisi, Durkheim sosyolojisinden kaynaklanmaktad?r. Bu çeli?ki, Atatürk dönemine de k?smen yans?m??t?r. Bilhassa ?smet Pa?a, "?slam kald?kça, ba??ms?zl???m?z tehlikededir" görü?ünde oldu?u için, Bat? kültürünü medeniyetle birlikte aynen al?p uygulamay? öngörmü?tür. ??te bu çeli?kiler günümüze kadar varl???n? sürdürmü?, Türk dünyas?n?n ortaya ç?kmas? bile, Devlete ve sosyolojinin görevini üstlenen medyaya gerçekleri tam anlam?yla göstermi?tir. Türkiye, yeniden vatan topraklar?n?n pe?ke? çekildi?i etnik kökene ve dine-mezhebe dayal? partilerin kuruldu?u, Prens Sabahaddin'in öngördü?ü adem-i merkeziyetçili?i, federasyonculuk ?eklinde hortlad???, ekonomi ve medya dünyas?n? olu?turan insanlar?m?z?n da, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulu? felsefesine ayk?r? bu harekeden maddi ve manevi olarak destekledi?i günlere geri dönmü?tür. Öyle ki, Fener Rum Patri?i bile, art?k Ege'de, Karadeniz'de cirit atarak Papaz Piyer Lermit gibi dola?abilmektedir. Ziya Gökalp'in kültür-medeniyet çeli?kisi, Atatürk'ün uygulamalar?nda da görülmekle beraber, ?nönü döneminden itibaren tam anlam?yla bir Bat?c?l?k ba?lam??, Menderes döneminde ABD'nin "yard?m yap ve denetle" politikas? ile birlikte, Türkiye ba??ms?zl???ndan taviz vermeye ba?lam??t?r. Sonraki dönemlerde, Türk yönetilmeye ba?lanm??t?r. ?imdi, Ziya Gökalp'in çeli?kisini gidererek ve 21'inci yüzy?l? Türk yüzy?l? yapabilecek, hatta "üçüncü bin y?l" ? etkileyerek yeni bir yap?ya ihtiyac?m?z vard?r. Kayna??, Türk kültür ve tarihinden, Ziya Gökalp'in fikirlerinden ve Atatürk'ün uygulamalar?ndan alan, fakat Türk insan? ile birlikte, bütün insanl??a hitap edebilecek bir üçüncü bin y?l ideolojisi. Ziya Gökalp, bugün var olmam?z? sa?layan mücadelenin fikir babas?yd?. ?imdi Türk Oca??n?n ?stanbul ?ubesi olarak da faaliyet gösteren II. Mahmut türbesinin arkas?nda yatarken di?er Türkçüler'le birlikte üçüncü bin y?la haz?rlanan bugünkü Türkçüler'e güç veriyor, fikir veriyor, ilham veriyor. Ruhu ?ad Olsun. |
|
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13]
[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15] [16]