Dewforum.İNFO  


Geri git   Dewforum.İNFO > Kültür - Sanat - Tarih - Biyografi > Düşünce Grubumuza Katılın > Köşe yazıları

Bedava üye ol - Şifremi Unuttum


 
 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 10-06-2008, 10:02 PM   #1 (permalink)
Root Administrators

Kurtarici - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Kurtarici Şuan Çevrimiçi
Kayıt Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 5.538
Rep Gücü: 10000 Rep Puanı: 10000 Rep Derecesi: Kurtarici has a spectacular aura aboutKurtarici has a spectacular aura about
Standart Medyaya karşı nasıl korunacağız?-Prof. Dr. Atilla YAYLA




Huyum kurusun. Aykırı tarzları ve fikirleri severim. Yaygın inanç ve kabullerden şüphe ederim. Onları sorgularım. Toplu inanma veya toplu ret ayinlerinden hazzetmem. İnsanların kitleler halinde inandığı şeyleri reddetmeye meyilliyimdir.

İnsanda akla ve sağduyuya inanırım. Grup sadakatini insanî değerleri zaafa uğratmanın en etkili yolu olarak görürüm. Bir şeyin veya bir kişinin abartılı reklamı yapılıyorsa ve hele bu, bu alanda sicili hayli bozuk kişi ve kuruluşlarca yapılıyorsa hemen kuşkulanırım. İtiraf etmeliyim ki bu şüpheci ve sorgulayıcı kişiliğim ve tavırlarım zaman zaman başımı derde sokuyor. Rahatımı kaçırıyor. Ama ne yapayım, anlamak istemeyenlere bir kere daha ve bu sefer İngilizce söyleyeyim: "I am what I am".

Mamafih, böyle olmanın yararları da çok. Hepsinden önemlisi siz siz olabiliyorsunuz. Değerlerinizi bizzat seçebiliyorsunuz. Ne yapmak istediğinize kendiniz karar verebiliyorsunuz. Ve başka insanlar tarafından manipüle edilmekten kurtulabiliyorsunuz. Serde bireycilik ve popüler entelektüel kültüre şüpheci bakış da olunca bazen başkalarının fark edemediğini fark edebiliyor ve böylece gergedanlaşmaktan kurtulabiliyorsunuz. Bugünlerde yine kendimi kalabalıktan epeyce ayrı düşmüş hissediyorum. Bunun sebebi, Başbakan'ın bazı gazeteleri boykot çağrısı ve buna bir kısım medyanın abartılı ortak reaksiyonu. Biliyorsunuz, Başbakan ile bir medya grubu arasında bir söz düellosu yaşandı. Sonunda Başbakan kendi partisine mensup kimselere "yalan yazan bu gazeteleri almayın, evinize sokmayın" tarzında bir çağrıda bulundu. Bu çağrı bir kısım medyada kıyametin kopmasına yetti. Ben fark etmemiştim ama bu çağrı, söz konusu gazetelere göre, gazetelere bir "müdahale" imiş ve basın özgürlüğüne aykırıymış. Radikal "radikal" bir başlık çekerek "faşizmin ayak sesleri" demiş. Vay be! Niye sosyalizmin ayak sesleri değil de faşizmin ayak sesleri, önce onu sormak lazım. Faşist ülkelerde, benim bildiğim, sosyalist ülkelerden daha fazla basın özgürlüğü vardı. Veya tek parti döneminin ayak sesleri denmesi daha münasip olmaz mıydı? Meram totaliterizmde basına verilen yeri anlatmaksa neden ille totaliterizmin faşist türü öne çıkarılıp sosyalist türü ihmal edilir? Herkes içimizdeki faşizmden söz ediyor ama kimse içimizdeki sosyalizmi dert etmiyor. Tuhaf değil mi? Sonra, dediğim gibi, niye uzağa gidiyoruz? Basın özgürlüğünü budamanın dik âlâsı tek parti döneminde yapılmadı mı? Niye o tek parti dönemine hiç referans yok? Tek parti döneminde gazeteciler basın özgürlüğünü doya doya mı gıdım gıdım mı teneffüs ediyorlardı?

Ne zamandır özgürlükten yanasınız?
azı gazetelerin yazarlarına ve o gazetelere demeç veren kimilerine göre Başbakan'ın boykot çağrısı totaliter bir tavırmış, anti-demokratikmiş, basın özgürlüğüne aykırıymış, basına baskıymış. Niye ki? Bir izah etseler ben de anlasam. Başbakan'ın bu tartışmaya bizzat girmekle akıllılık edip etmediği, bunun rasyonel bir davranış olup olmadığı, kullandığı üslubun yakışık alıp almadığı tartışılsa anlarım. Ama bu kocaman kocaman iddialar nereden çıkıyor ve neye dayandırılıyor? Başbakan bazı gazeteleri okumayın demiş, bu gazeteleri çıkaranları hapse atın, matbaalarına el koyun, mürekkep almalarını engelleyin dememiş. Bir siyasî lider olarak tabanına bu gazeteleri okumamaları çağrısında bulunmuş. Buna hakkı yok mu? Niye telaşa kapılıyorsunuz? Herkesin Başbakan'ın bu çağrısına uyacağını mı zannediyorsunuz? Uyan da olur tersini yapan da. Hatta Başbakan'ı sevmeyenlerin bir kampanya başlatıp bu gazetelerin tirajını sıçratması daha muhtemeldir. Başbakan tabanı üzerinde bunu sağlayacak derecede etkili ise bunu zaten açık çağrıda bulunmadan da yapacaktır. Yani değişen bir şey olmayacaktır. Yani, Demirel üslubuyla söylersek, "telaşa mahal yok!"tur.

Tamam, Başbakan tavrını gözden geçirsin ama bu medya grubunun da tavrını gözden geçirmesi gerekmez mi: Önce şark kurnazlığını terk etmeleri iyi olmaz m? Adını verdiğim gazete "Erdoğan'ın gazeteleri boykot çağrısı..." demiş. Benim bildiğim Erdoğan bazı gazeteleri boykot edin dedi bütün gazeteleri değil. Yani bu gazetenin bağlı bulunduğu grubu kastetti. Ne oluyor, bu grup sadece kendi gazetelerini mi gazete sayıyor? Alın işte ben de buradan aynı çağrıyı tekrarlıyorum vatandaşlarıma. Hatta öğrencilerime de söyleyeceğim derslerimde. Yalan yazan, kişilik haklarına saygı göstermeyen, gazeteleri siyasetçilere ve sıradan vatandaşlara karşı tehdit ve şantaj aracı olarak kullanan, basın özgürlüğünden dem vurup linç kampanyaları açan veya linç kampanyalarını destekleyen gazeteleri satın almayın diye. Ne yanlış var bunda? Bir vatandaş olarak buna hakkım yok mu? Gazeteler ve gazetecilik kutsal mı? Basın özgürlüğüne saygı göstermek demek gazetelere hiç karşı çıkmamak, onlara asla itiraz etmemek, ne yaparlarsa yapsınlar sineye çekmek demek midir?

Bu grup ne zamandan beridir basın özgürlüğüne önem veriyor? Yıllardır uyduruk irtica raporlarında bazı gazete ve gazetecilerin "irticai", "mürteci" sıfatlarıyla damgalanmasına ne zaman itiraz ettiler? Yoksa, itiraz bir yana, bu raporları alkışlayıp raporlamayı teşvik mi ettiler? Bir gazetenin sahibi bir namaz çıkışında "deprem Allah'ın bize cezasıdır" gibi bir şey dediği için hapis yatırılmadı mı? Bunu sağlamak için bazı gazete ve televizyonlar ısrarlı ve bilinçli bir çaba sarf etmedi mi? Bir şarkıcı bir aykırı şey söyledi diye linç kampanyasına tabi tutulup ülkesini terk etmek zorunda bırakılmadı mı? Bunu yapanlar bütün dillerin en güzel kelimesi özgürlüğü kendilerine isim olarak seçenler değil miydi? Basın özgürlüğünde çok hassas olan bu gazeteler ve gazeteciler bu mağduriyetleri yaratan süreçlerin yorulmaz savaşçıları değil miydi? Bu gazeteler Genelkurmay'ın basın özgürlüğüne doğrudan aykırı akreditasyon uygulamasına karşı ne yaptılar? Herkesi sorguladılar da niye silahlı bürokratlara çanak sorular sormanın dışına çıkamadılar, "toplum adına" askerleri denetleme görevini yerine getirmediler? Buna cesaretleri mi bilgileri mi yetmedi? Yoksa niyetleri mi yoktu? Yoksa onların hedefi sadece politikacılar, özgürlükçü yazar ve akademisyenler, onlar gibi inanıp yaşamayanlar mı? Daha yakınlardan, daha taze bir olayı hatırlatayım. Haftalardır Sabah Grubu'na karşı bir batırma, yıkma kampanyası izleyenler kimler? Niye Sabah Grubu'na karşı kendileri boykot kampanyası başlattılar, günler boyunca köşelerinden kendileri gibi yayın yapmadığı için Sabah Gazetesi'ne saldırdılar? Onu ve çalışanlarını aşağıladılar, karaladılar? Bütün bunlar basın özgürlüğüne aykırı değil miydi? Bu kampanyanın ayak sesleri neyin sesiydi? Faşizmin mi yoksa başka bir şeyin mi? Hiç şüphesiz, demokratik bir ülkenin temel gereklerinden biri hür basındır. Basın özgür olmalıdır. Sansürlenmemelidir. Engellenmemelidir. Bunun anlamı devletin elindeki imkân ve araçları kullanarak yayın organlarını susturmaması, siyasî sebeplerle onların sahiplerini ve çalışanlarını cezalandırmamasıdır. Ama ya yayın organlarının kendileri basın özgürlüğünü ve ifade özgürlüğünü çiğnerse, korumasız insanlara karşı linç kampanyaları açarsa, yalan yanlış haber ve iddialarla kişilerin şeref ve haysiyetini incitirse, kişilik haklarını bilinçli ve ısrarlı şekilde ihlal ederse ne olacak? Biz sıradan insanlar gazeteler ve televizyonların saldırı ve karalamalarına karşı kim tarafından ve nasıl korunacağız? Gazetecilerin tacizine uğrarsak ne yapacağız? Bir hayal dünyasından bahsetmediğimi bu ülkede yaşayan herkes biliyor. Ben çok daha iyi biliyorum. Benim gibi insanlar ifade özgürlüklerinin medya tarafından engellenmesi ve kişilik haklarının tepe tepe çiğnenmesi karşısında ne yapacaklar, kendilerini nasıl koruyacaklar?

Hayatı medya tarafından mahvedilenler albümü
üşünen insanlara sesleniyorum. Bir kısım medyadaki şamataya aldanmayın, yanıltma çabalarına teslim olmayın. Bugün Türkiye'de çok ciddi bir medya ahlakı, kişi hak ve hürriyetlerinin medyaya karşı korunaklılığının kuvvetlendirilmesi meselesi vardır. Medya masum, çaresiz insanların hayatını mahvedebilir ve hiçbir şey olmamış gibi elini kolunu sallayarak çalışmaya devam edebilir. Bir kısım medyada ahlakî standartlar ya hiç yoktur ya da çok düşüktür. Hem malî hem organizasyonel olarak güçlü medyada çıkan bir yanlış veya kasıtlı haberi düzelttirmek, eğer siz de güçlü değilseniz -yani medyanız, paranız, yüksek bürokratik veya siyasî statünüz yoksa- hemen hemen imkânsızdır. Hayatı medya tarafından haksız ve keyfî şekilde mahvedilen insanların bir albümü yapılsa bu albümün çok kalın olacağından şüphe etmeyin. O yüzden, insan şeref ve haysiyetine, insan hak ve özgürlüklerine değer veren, demokratik sisteme ve gücün denetlenmesi gerektiğine inanan herkes ahlaksız ve ilkesiz medya organlarına karşı dikkatli olmalıdır. En azından bu tür medya organlarına satın almamak ve seyretmemek yoluyla tepki göstermeli ve bunu yapmak için siyasilerin çağrısını beklememelidir.

İktidara ve TBMM'ye de bir çağrım var. Medyanın ihlallerine karşı kişilik hakları daha kuvvetli korunmalıdır. Başbakan'ın siyasî kavgası kendisi için çok önemli olabilir, ama hem vatandaşların güvenli gündelik hayatı hem de demokratik sistemin bizzat kendisinin geleceği açısından kişilik haklarının kullananları azdıran bir güç teşkil eden medya organlarına karşı hukukî olarak korunması çok daha önemlidir. Bununla ilgili hukukî mevzuat güncellenmeli ve takviye edilmelidir. Ülkenin asıl problemi malum medya grubunun AKP karşıtlığı değil, insan hakları karşısındaki saygısızlık ve hoyratlığıdır. Meclis'in ve hükümetin asıl bu konu üzerinde odaklanması gerekir. Bu yolda verilecek bir mücadele daha meşru ve daha saygıya değer olacak ve mutlaka arkasında daha büyük bir toplumsal destek bulacaktır.

Kaynak: [ÜYE OLMADAN L?NKLER? GÖREMEZS?N?Z. BURAYI TIKLAYARAK BEDAVA ÜYE OLUNUZ...]

Hak meşakkatli ve zordur. Batıl ise, kolay ve tatlı görünür. Nice zevkler var ki, ardında upuzun bir keder bırakır.” (İbnı Mes’ud)
Dikkat ediniz, uyanınız! Nice elbisesini parlatan cilalayan vardır ki dinini kirletmiştir. Ve nice kendini üstün görüp gururlanan vardır ki, şahsiyatını yerle bir edip eskitmiştir.”
(Ebu Ubeyde)
“Bir kötülüğü beğenen, onu işleyenden daha kötüdür.”(Şemseddin Sami)
“Allah rızası gözetilmeyen sözde, Allah yolunda harcanmayan malda, cahilliği yumuşaklığına galebe çalan kişide ve Allah yolunda kınayanın kınamasından korkan kulda hayır yoktur.”
(Ebu Bekir)
Gözü olmayana sen bir varlığı istediğin kadar tasvir et
Hapisteki adama diyorsun ki hadi gidelim gezmeye.Yalnızlık,olgunlaşmamış kişi ile oturmaktan daha hayırlıdır.Hz.Ömer (R.A.)
Sakın oturduğunuz yerden 'Allah'ım, rızkımı ver' deyip durmayın. Biliyorsunuz ki, gökten ne altın yağar, ne de gümüş. (Hazreti Ömer)
Akrabanın düşmalığı ve dostların eziyeti,yılan zehirinden daha acıdır. Hz.Ali (R.A.)
Hangi vâli birine zulmeder ve o zulüm bana şikayet olunur da;ben o zulmü izâle etmez isem,o kimseye ben zulmetmiş,adâletten ayrılmış olurum.Hz.Ömer (R.A.)
Hoşlanılmayan halleri görmezden gelip müsâmahakâr davranırsan,hürmet ve saygı görürsün.Hz.Osman (R.A.)
Dünyaya geldiğin zaman,sen ağlarken çevrendekiler gülüyorlardı.Öyle bir hayat sür ki,öldüğünde çevrendekiler ağlarken,sen gülümseyerek ahirete gidesin.Mecmeddin-i Kübra (Ks.)

Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla  
 



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:55 PM .


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.1.0
Forum program Divx haber youtube

Nokia

Oyun

Program Download Merkezi

Divx-Mp4

Message Boards and Forums Directory

[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13]

[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15] [16]


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517