Dewforum.İNFO  

Geri git   Dewforum.İNFO > Kültür - Sanat - Tarih - Biyografi > Düşünce Grubumuza Katılın > Köşe yazıları

Bedava üye ol - Şifremi Unuttum


 
 
Görüntüleme: 67 - Cevaplar: 0  
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 01-23-2008, 02:19 PM   #1 (permalink)
S-AdmiN CaNaVar

By.CaNaVar Şuan Çevrimdışı
Kayıt Tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 171
Rep Gücü: 1 Rep Puanı: 1 Rep Derecesi: By.CaNaVar will become famous soon enough
Standart Öncü doktorlar nerede?




Öncü doktorlar nerede?
Önceki gün bu sayfada "Doktorlara sitem" başlıklı bir yazı kaleme aldım. Annemin vefatını vesile ederek, hemen herkesin dert yandığı bir meseleye parmak basmaya gayret ettim. Nitekim, okurdan büyük bir ilgi buldu bu yazı; demek ki yara derin.
Maksadım ne doktorları incitmek, ne hasta yakınlarının acılarını tazelemek. Demek istediğim gayet açık: Her hasta ayrı bir insandır; yani ayrı bir dünya, ayrı bir derya... Her gün onlarca hastayla karşılaşan doktorlar (hemşireler, hastabakıcılar, hastane yöneticileri) çevrelerinde yaşanan trajik durumu rutinleşmiş ilişkiler nedeniyle kanıksıyor olabilir; ancak unutmamak gerekiyor ki tıp mesleği şefkate, merhamete, fedakârlığa dayanıyor. Şartlar ne kadar kötü olursa olsun, her hastaya ihtimam gerekiyor. Herkesin yakındığı problemlerin sebebi teknolojik yetersizlik, altyapı sorunları, sistem hatası vs. değil. Tabii ki bu tür faktörler de göz önüne alınmalı; ancak her şeyden önce sağlık hizmetleri veren kadronun insana yaklaşımında yeniden bir niyet tazelemesi gerekiyor...
Bizde tıp hâlâ çok pozitivist ve materyalist
Yıllar önce bir hastayı evinde ziyaret ettim. Kendisi hacca gitmiş, başından sarığını, sırtından cübbesini çıkarmayan, orta ölçekli bir esnaftı. İstanbul'da bulunan bir azınlık hastanesinde ameliyat olmuştu. Şuradan buradan konuşunca titrek sesiyle şöyle fısıldadı kulağıma: "Az daha Hıristiyan olacağım sandım." Şaşırmıştım. "Ne demek şimdi bu?" diye çıkıştım. "O hastanede insana o kadar candan, o kadar içten ve o kadar gönülden davranılıyor ki..." Ameliyat sonrası doktorun kendisini birkaç günde bir aradığını, hal hatır sorduğunu, ev telefonunu vererek, "Her saat arayabilirsin" dediğini uzun uzun anlattı. İnanamadım. Gün geldi o hastanede bir arkadaşımın babasını ziyaret ettim. Huzur veren bir bahçe içinde küçük bir kilise... Hastaya birkaç soru yöneltince anladım ki burada tedavi gören herkesin genel bir hoşnutluğu söz konusu. Hemşireler girdi odaya. Davranışları, onlara duyulan hayranlığın boşuna olmadığını yeterince açıklıyordu. Aradan geçen yaklaşık yirmi yıla rağmen hep sorarım "Niçin bizim doktor kardeşlerimiz de hastalarını böyle şefkatle kucaklamaz, niçin bizdeki hemşireler de melekleri kıskandıracak bir güler yüzle hastalara muamele etmez, niçin..?" Tabii ki fedakâr doktorların sayısı az değil; ama genelde şefkat çıtasının yukarıda olduğunu söylemeye hiç kimsenin dili varmıyor...
Doktor arkadaşlarla konuşuyorum, onların dertlerini dinliyorum; onlara çoğu kez hak veriyorum. Ancak fazla mesai yapmak, yorgun düşmek, çok hastayla meşgul olmak gibi sebeplerin doktorluğun ruhunu öldüreceğine inan(a)mıyorum. Çünkü her defasında gözümün önüne o koca Afrika kıtası geliyor. Bu kara kıtayı Hıristiyanlaştıran, onca imkânsızlıklara ve olumsuzluklara boyun eğmeden hizmet götüren doktorlardır. Misyonerlerin fedakârlığını alkışlamak için söylemiyorum bunları. Tam aksine, Hıristiyan doktorlar şefkatle yaklaşıp insanların tedavisiyle gönüllere girerken, şefkatle merhametin burçlarında yetişen hekimlerimiz ne yapıyor diye sormak istiyorum. Fethedilmiş bir Afrika'mız yok; çünkü karanlıkları ışığa boğacak tabiplerimiz yok...
Bırakın Afrika'nın metruk bir köyünde insanların gönlüne girmeyi, bizde doktorların azımsanmayacak bir bölümünü mecburî Doğu hizmetine göndermek bile büyük bir sıkıntı. Devlet direndikçe tabipler de direniyor. Zorla olacak değil ya! Bu bir gönül işi. Öğretmeniyle, mühendisiyle, esnafıyla, yatırımcısıyla bir gönül seferberliği olacak ki doktor da bu güzel gayretin en aktif gönüllü kadrosu haline gelsin. Doktorluğun özü fedakârlık ve ayrım gözetmeksizin insanlara sevgiyle yaklaşmak olduğuna göre; hiç kimsenin gitmediği yere en önce doktor gider; gitmelidir. Batıdan Doğu'ya akın akın gönül seferberliğimiz olsaydı, ayrılıkçı güçler bu kadar kolay serpilip gelişemezdi bu ülkede.
Acı bir hatıra daha: Yıllar önce yakın bir dostumun nişan töreni için Kosova yakınlarında bir köye gittim. Herkesin keyfi yerindeydi. Oyunlar, yemekler, çaylar, kahveler, sohbetler. Ruhumda derin bir kasvet hissettim. O esnada öğrendim ki beş-on kilometre ötede bir mülteci kampı var; savaştan kaçanlar oraya yerleştirilmiş. Rica ettim ev sahiplerine, beni kampa götürdüler. 3 bin kişinin barınması gerektiği yerde 30 bin mağdur insan kalıyordu. Gözlerim doldu. Utandım, gözyaşlarımı gizledim. Hicap ettim, yetim çocuklara sarılamadım. Onlarca doktor gördüm etrafta; sağa sola koşuşturuyor, insanlara merhametle, şefkatle yaklaşıyordu. İçlerinde bir tanecik Türk görmedim, İslam ülkelerinden gelen bir tabibe de rastlamadım. Belki de bizdeki tıp fazlaca pozitivist bir yörüngede deveran ediyor diye düşünmek zorunda kaldım. Fazlaca pozitivist, fazlaca materyalist, fazlaca...
Doktorlara dilekçem
Bir açıdan düşündüğümüzde rahatlıkla diyebiliriz ki, "Tıp âleminde dünyanın gerisinde değiliz". Doğrudur; modern hastaneler, gelişmiş cihazlar, teknolojik imkânlar... Ancak doktorluğun ruhuna, o ruhtaki ruhaniyete dönmek, belki her şeyi tepeden tırnağa bir daha düşünmek gerekiyor. Sistemde yapılacak reformlarla doktorlara daha rahat çalışma imkânı sunulmalı, onların problemlerine çözüm bulunmalı... Bütün bunlar yapılırken sağlık sektörünün insanı yeniden keşfe dair çıkacağı seyr-ü sefer çok önemli. İnsanlara şifa sunmakla mükellef her fert, insan psikolojisini yeniden satır satır okumak ve her bir hastaya ayrı bir ihtimam göstermek zorunda. İnsanı tıbbî tahlillerden oluşan kobay gibi gören anlayış iflas etmiştir...
Bu büyük değişim ve dönüşüm tepeden inme reform programlarıyla yapılamaz; öncü doktorlara da ihtiyaç var. Karşısına çıkan hastaya din, dil, ırk farkı gözetmeksizin hizmet veren doktorlar nerede? Fedakârlığıyla gönüller fetheden, şefkatiyle şifa dağıtan, insanlığıyla hayatı öğreten öncülere ihtiyaç duyuluyor bugün. Eğitimde yaşandı bu; sağlıkta neden yaşanmasın? Niçin hasbî bir kısım doktorlar insana odaklanmış doktorluğun öncülüğünü üstlenmiyor, niçin bazı hastaneler, insan merkezli tedavinin sembolü haline gelmiyor ve sektörde büyük bir devrim yapmayı başaramıyor? İnsan sevgisiyle dopdolu doktorlara dilekçemdir bu; lütfen bu mesleği şefkatinizle yeniden ihya edin...
27 Aralık 2007, Perşembe EKREM DUMANLI

ZAMAN GAZETESİ

[ÜYE OLMADAN L?NKLER? GÖREMEZS?N?Z. BURAYI TIKLAYARAK BEDAVA ÜYE OLUNUZ...]
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla  
 
önceki Konu | sonraki Konu


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Divan-I Kebir Mevlana Asi. Türk Dili ve Edebiyatı, 0 12-08-2007 12:15 PM
Benim başkanım nerede GüçLü Diger kLüpler 0 11-19-2007 03:14 AM
Doktorlar Sharetor DeliTurK Yerli Diziler 0 11-14-2007 12:46 PM
Tıp Eğitiminde Anadilimiz Nerede? [Tıp-Söyleşi] ata94 Diğer Konular 0 11-12-2007 02:42 PM
Doktorlar çok uÄŸraÅŸtı ama o inatla ölmedi k1nqk2 Güncel Haberler 0 11-04-2007 09:31 PM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:34 AM .


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.1.0
Forum program Divx haber youtube

Nokia

Oyun

Program Download Merkezi

Divx-Mp4

Message Boards and Forums Directory

[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13]

[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15] [16]


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524