![]() |
|
|
| ||||||
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 (permalink) |
| S-AdmiN CaNaVar ![]() ![]() ![]() By.CaNaVar Şuan Çevrimdışı Kayıt Tarihi: Jan 2008 Mesajlar: 171
Rep Gücü: 1
Rep Puanı: 1
Rep Derecesi: | Yazi bana ait degil ama ne diyeceginizi merak ettim. > Evet, Deve'nin Başı!.. > > Lider Kimdir?.. > > > > İngiliz gazeteci, Sina dağında karşılaştığı bir Bedevi'ye sorar: > > "Sence lider kimdir?.." > > Bedevi; > > "Bir tanım yapmak yerine, bir öykü ile sorunuza cevap verebilir miyim" der > Gazeteci; "Elbette, anlat öykünü" diye yanıtlar. > > Bedevi anlatır; > > "Benim gibi bir Bedevi, devesinin üstünde ve kızgın güneşin altında, Sina > Çölü'nde yol almaktadır. Birden ufuk çizgisi kararır, gökyüzünde nadiren > tek tük görülen kuşlar, bu kez toplu halde, karanlığın aksi istikametine > doğru, telaşla kanat çırpmaktadır. Çölün mutlak sessizliği, daha da > yoğunlaşır sanki. Deneyimli Bedevi; bu alametlerin, şiddetli bir kum > fırtınasının habercisi olduğunu hemen anlar. > > > Devesini çökertir, üstünden iner. Heybeden aldığı sağlam bir kazığı, > kızgın kumlara çakar ve devesini sıkıca bu kazığa bağlar. Sonra yine > heybelerden, katlanmış parçalar halinde çıkardığı küçük çadırını alelacele > kurup, içine girer ve kapı örtüsünü her iliğinden düğümler. > > > > Son düğümü henüz atmıştır ki; fırtına bulundukları bölgeye ulaşır. Küçük > çadır havalanacakmış gibi sallanmakta, rügarın oluşturduğu kum sağnağı, > neredeyse delip geçecek bir hızda, çadır yüzeyine çarpmaktadır. Her kum > tanesinin, boyları küçük fakat verdikleri acı büyük oklar gibi bedenine > saplandığı deve, dile gelir: > > 'Efendi, canım çok acıyor. Hiç olmazsa başımı çadıra sokmama izin verir > misin' der. Dışarıda olmanın ne kadar zor olduğunu iyi bilen Bedevi, > zavallı devenin bu dileğini kabul eder ve 'Pekii, başını çadıra > sokabilirsin' diyerek, kapıyı bağlayan düğümleri boşaltır. > > > > Durmak bir yana, fırtına giderek daha da gemi azıya almaktadır. Deve, > sahibine tekrar yalvarır; 'Efendi, derimin en ince olduğu yer boynumdur ve > şu an çok acıyor. İzin ver, boynumu da çadıra sokayım.' Biraz > ikirciklenmeyle, bu isteğe de 'Pekii' der Bedevi. > > > > Fırtına, sanki sonsuza dek sürecek gibidir. Deve bu kez, ilk ikisinden > daha acıklı bir sesle yalvarır; 'Efendi, ne olur, hörgücümü de çadıra > sokmama izin ver...' Bedevi bu son isteği de kerhen kabul eder. Ancak, > hörgücün de içeri girmesiyle, küçücük çadırda, artık kımıldayacak yer > kalmamıştır. Bu duruma, Bedevi'den önce, deve tepki gösterir; 'Efendi, bu > çadır ikimize dar geliyor. Sen dışarı çıkıp, başının çaresine baksan...' > > > > 'Lider kimdir?' demiştiniz; bu hikayeyi mesnet alarak cevap vereyim; > > Lider; devenin başını dahi, çadıra sokmasına izin vermeyen insandır... " > > > > Atatürk'ten sonraki lider İsmet İnönü; Köy Enstitüleri'ni kapatarak, > cumhuriyet devrimlerinin kırsala uzanan kollarını kopardı. > > > > Sonraki lider Menderes, dini politik bir enstrüman olarak kullanma > geleneğini başlattı. Dini; hurafelerden, siyasi spekülasyonlardan arınmış > bir şekilde halka öğretecek aydın din adamları yetiştirmek üzere kurulan > İmam Hatip liselerinin misyonunu ters çevirdi. > > > > Sonraki lider Demirel; Menderes'ten de baskın çıktı. Tarikatlar üzerinden > siyasi ikbal aramaktan çekinmedi. > > > > Arada gelen ve çoğumuz tarafından, Cumhuriyet devrimlerinin, laisizmin ve > demokrasinin seçkin temsilcisi olarak gördüğümüz bir başka lider, > Fethullah Gülen ile muhabbetli olmaktan sonuç bekledi. > > > > Sonraki lider Sayın Özal; zaten muhibban-ı tarikat olduğunu, gizlemeye > gerek bile duymadı. > > Sonraki lider Erbakan döneminde, tarikat şeyhleri, başbakanlık > protokülünün liste başındaydılar. > > > > Modern Türk Kadını imajını güçlü bir rüzgar gibi arkasına ve oy portföyüne > alıp, Başbakan olan Çiller, nabzını tarikatlara tutturdu. > > > Ecevit, Bahçeli, Yılmaz'lı hükümet, tarikatların ve dipten gelen dalganın > sırtını sıvazlamaya devam etti. > > > > Sonuc olarak; > > Atatürk'ten sonra gelen bütün liderler; devenin çadıra girmesine izin > verdiler. İzin vermenin ötesinde, teşvik ettiler. > > > > Özetle; > > Biz de Bedevi'nin öyküsünü mesnet alırsak; ortaya şu sonuçlar çıkıyor: > > > > 1). Türkiye; '10 Kasım 1938'den beri, varlık nedeni olan Cumhuriyeti, > gerçek anlamda savunan bir liderden yoksun olarak, 69 yıl geçirmiştir. > > > > 2) Bu dönemde gelen istisnasız tüm liderler, kendi siyasi pazarlamalarını, > Cumhuriyete ve Cumhuriyet Devrimlerine 'vurmak' üstüne kurulmuş > stratejilerle yapmışlardır. > > > > 3) Yaklaşık üç kuşağa tekabül eden bu zaman zarfında, Türkiye'nin milli > eğitim politikası 'teokratikleştirilmiştir' ve > 'teokratikleştirilmekte'dir. > > > > 4) 29 Ekim 1923'te gerçekleştirilen 'devrim', bila fasıla tam 84 yıl süren > bir 'karşı devrim' ile tasfiyenin son aşamasına gelmiştir. > > > > Son söz: "Başını rica ile çadıra sokan deve, artık sahibini dışarı davet > etmektedir..." > > > > 'Deve' deyip geçmeyin; kini çok derindir. Sizi çadırın dışına atacak > kadar... [ÜYE OLMADAN L?NKLER? GÖREMEZS?N?Z. BURAYI TIKLAYARAK BEDAVA ÜYE OLUNUZ...] |
|
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Devenin Büyük aşkı... | s*e*m*a | Komik Resimler | 0 | 01-18-2008 12:05 PM |
[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13]
[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15] [16]