![]() |
|
Fifa 2009 / 09 Full İndir futbol severler buyrun (Cep İcin)
Fifa 2009 / 09 Full İndir futbol severler buyrun (PC İcin)
| |||||||
| Kadın Hakları Kütüphanesi Kadın Hakları, Medeni Kanun, Boşanma, Sığınma Evleri, Kadın Köşe Yazarları, Tarihin Unutulmaz Kadınları, Kadın Kütüphanesi - Bilgi ve Tartışma Platformu |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Root Administrators ![]() ![]() Kurtarici Şuan Çevrimdışı Kayıt Tarihi: Sep 2007 Mesajlar: 5.108
Rep Gücü: 10000
Rep Puanı: 10000
Rep Derecesi: ![]() | Geleneksel vücut ölçülerine sahip kadın dedektif Ramotswe'nin bürosu artık Türk okurların hizmetinde Bu yazıya, sayın okurlarımızdan bir ricada bulunarak başlamak istiyoruz: Lütfen kafanızdaki her türlü kategoriyi, kategorileştirme arzusunu, vesaireyi bir tarafa bırakın. Kitabı bitirinceye kadar da onları unutun. Hatta, arkadaşlarınıza, editörünüze, etrafınızda kime anlatacaksanız ona, kitabı anlatırken de türlü kalıpları kullanmayın... Zira elinizdeki kitap, başlığındaki 'kadınlar' ve 'dedektiflik' kelimelerine rağmen basit kategorileştirmelerden çok daha fazlasını ifade ediyor. Ricamız, bu kitabı okuyup, bu yazıya da "hım, bakalım ne denmiş?" merakıyla yaklaşanlar için de geçerli. Kitabın, bir kısım 'ağır' arkadaşın 'çocukça' bulduğu yanlarını da, mümkünse Afrika hissiyatı olarak görmeye çalışın... 'Olmaz' demeyin, bal gibi olur... Çok zorlanıyorsanız, yardımcı olalım, hatta kelâmımızı maddelere bölelim ki, şekil, şema, metod meraklılarını üzmeyelim. Şöyle ki: 1-Çocukluk, 'çocukçalık', ağırlıktan muaf değildir; bilâkis, bizim tüm karmaşıklık, anlaşılmazlık, hatta 'arıza' sevdamız yanında sade, içten ve doğrudan olabilmek çok daha ağır ve ciddi bir hadisedir; 2-Mesele 'arıza olma' noktasında kilitleniyorsa, Afrika'nın bizzat kendisi 'arızadır'; 3-Kadın, kadın hissiyatı dediğinizse başlı başına karmaşadır zaten. Polisiyeye ilk saldırı Bütün bunlar iyice anlaşıldıysa ve işbu yazıyı ve kitabı okuma ön şartlarında anlaştıysak tanıtıma geçiyoruz: Şimdi, beğeninizi etkileyen, sizin bir ürünü almanızı teşvik eden kanaat liderleri diyebileceğimiz birtakım referans insanlar vardır. Bu insanların beğendikleri şeyde bir keramet ararsınız. Elbette bu referanslar kişiden kişiye değişir. Kendi adımıza, Red Hot Chili Peppers'dan Flea'nın "Alexander McCall Smith adlı herifin yazdığı bazı nefis kitaplar var. Kitapların ilki 'Bir Numaralı Kadınlar Dedektiflik Bürosu'" yönündeki beyanatı bizim için oldukça yönlendirici oldu. Sağolsun, ne Flea ne de kitap bizi yanılttı. 'Bir Numaralı Kadınlar Dedektiflik Bürosu', McCall Smith'in, kendi deyişiyle, "polisiye karasularına yaptığı ilk saldırı." Tavuk kovalayan bir Botswanalı kadından esinlenerek yarattığı Mme Precious (Kıymetli) Ramotswe, şimdiye kadar dört kitaba ulaşmış bir serinin baş kahramanı. Beşinci kitap da yolda. "Şu anda beşinciyi yazarken bir yandan da altıncıya kafa yoruyorum" diyor McCall. O kafa yoradursun, elinizdeki kitabın Anthony Minghella (İngiliz Hasta'nın yönetmeni) ve Syndey Pollack'ın (e artık onun da kim olduğunu hatırlatmayalım) şirketi Mirage ve New Africa Media Filmcilik işbirliğiyle televizyon dizisi haline getirilmesi çalışmaları çoktan başladı. Afrika da, Afrika kadını da bereketli ne de olsa. Kitaptaki, bir polisiyede pek alışık olunmayan çocukça olma hali, yani esprili ton -ki bu tonun had safhada Daniel Pennac'ı hatırlattığını, paralellik, benzerlik kurma arzusundaki arkadaşlara söylemek boynumuzun borcu- Afrika'da yaşayan insanların, yaşadıkları koşullarla iç dünyalarını dengelemelerinin bir sonucu. Burada, 1997'de, "bizden bir hikâye, hüzzam makamında bir korku" olarak addettiği 'Öte Yer' adlı kitabı vesilesiyle görüştüğümüz Sadık Yemni'nin mizah ve korku ilişkisi hakkında söylediklerini hatırlıyoruz: "bizde mizah hep gül(dür)mece olarak algılanır. Oysa asıl mizah korkunun içinde yatar. En kötü anınızda kendinizle dalga geçebilmenizdir bu." Bu dalga geçme ya da iç dünyayla içinde yaşanılan koşulları dengeleme hali, kitabın 'yerelini' anlatıyor. Başka bir deyişle, kitabın yarısı McCall'ın eseriyse, yarısı da Afrika'nın, Afrika insanının eseri aslında. Gelelim Mme Ramotswe'ye: Mme Ramotswe, Botswanalı bir kadın. Annesi onu doğururken ölmüş. İlk eğitimini, kısır olduğu için kocası tarafından terk edilen bahtsız ve azimli kuzeninden, sonra da kasaba okulundan almış. Zekâ, kavrayış ve soyutlama yeteneği gani gani... Ancak bölgesindeki hemen her kadın gibi, genç yaşta birisine kapılmış ve apar topar evlenmiş. Kısa ve bol dayaklı bu evlilikten yara bere içinde baba evine dönmüş. Ancak şen ruhu zarar görmemiş. Babası maden işçiliğinden emekli olduktan sonra kendisini sığırlarına ve kızına adamış, büyükçe bir bölümünü madenlere teslim ettiği ciğerinin geri kalanı da iflas ettiğinde biricik kızına, 'kıymetlisine' yüklüce bir miras bırakarak ölmüş. Babasının son arzusu, Precious'un kendi işini kurması. "Bir kasap dükkânı mesela". Ama Mme Ramotswe'nin gönlünde bir dedektiflik bürosu açmak var. İşte, Mme Ramotswe'yle hayatının bu noktasında tanışıyoruz: Bürosunda. Demirbaşları 'bir minibüs, iki sandalye, bir telefon, ve (kırmızı çalı çayı demlemek için) bir çaydanlık'tan ibaret bir büro bu. Mme Ramotswe'nin dışında büronun tek çalışanı, yaşı geçkince bir sekreter. Demirbaşların arasında bir de başvuru kaynağı var: 'Dedektifliğin İlkeleri'. Mme Ramotswe bu kitabı elinden düşürmese de, onun çok daha kuvvetli ve neredeyse şaşmaz bir başvuru kaynağı daha var: 'hiçbir envanter defterinde bulunamayacak' olan sezgileri. Kitap boyunca Mme Ramotswe'yle bu sezgilerin peşinden gidiyoruz. O, kıskanç bir babanın kızını izlerken, uzun yıllar önce sırra kadem bastıktan sonra aniden eve dönen 'şüpheli' bir kocanın gerçek kimliğini öğrenmeye çalışırken, büyücülerin kaçırdığı küçük bir çocuğun izini sürerken, düşünürken, kadim dostuna danışırken onunla beraber yanılıyoruz, düşüyoruz, üzülüyoruz, korkuyoruz, kendimizi yapayalnız hissediyor ya da 'hah, bulduk!' diyoruz, hadiseyi çözüyoruz, rahatlıyoruz, seviniyoruz ve etraftakilerle sarmaş dolaş oluyoruz. Ama şartlar ne olursa olsun 'hayattan' kopmuyoruz. Burada, önemli olan hangi olayların nasıl çözüldüğü, çözülüp çözülmediği değil. Önemli olan bir kıta-kadının, bir kadın-kıtanın hissiyatını, fikriyatını 'hissedebilmek.' Ve bu hissedişin peşinden gitmek isteyenlere müjde: Serinin ikinci kitabı 'Zürafanın Gözyaşları' yolda... BİR NUMARALI KADINLAR DEDEKTİFLİK BÜROSU Alexander McCall Smith, çeviren: Pınar Güncan, Çitlembik Yayınları, 246 sayfa, 10 milyon 500 bin lira. |
|
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |