![]() |
|
Fifa 2009 / 09 Full İndir futbol severler buyrun (Cep İcin)
Fifa 2009 / 09 Full İndir futbol severler buyrun (PC İcin)
| |||||||
| Kadın Hakları Kütüphanesi Kadın Hakları, Medeni Kanun, Boşanma, Sığınma Evleri, Kadın Köşe Yazarları, Tarihin Unutulmaz Kadınları, Kadın Kütüphanesi - Bilgi ve Tartışma Platformu |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Root Administrators ![]() ![]() Kurtarici Şuan Çevrimdışı Kayıt Tarihi: Sep 2007 Mesajlar: 5.120
Rep Gücü: 10000
Rep Puanı: 10000
Rep Derecesi: ![]() | Milliyet Cumartesi'de her hafta "Bilirkişi Raporu"nu yazan İlhan Uçkan, "Erkekleri Kullanma Kılavuzu", "Kadınları Kullanma Kılavuzu" kitaplarıyla da tanınıyor. Birçok kişi karşı cinsle ilişkilerinde yaşadığı sorunları çözmek için onun tavsiyelerini dinledi, onun sayesinde mutlu oldu. Uçkan'ın "Aşk Büyüsü" adlı yeni kitabı onun ilk romanı. Bu sefer tavsiyeler vermiyor ama sıkıldıkça cin çağıran, falcılara giden, büyüler yapan sıradan iki kız kardeşi, yakınlarını ve aşklarını anlatıyor. Neden bu sefer alışıldık tarzınızdan farklı bir kitap yazdınız? Diğer kitaplarımda verdiğim önerilerle ilgili olarak bana bir sürü e-posta geliyordu. İnsanlar "Nasıl böyle şeyler söylersin? Aşk yok mu yani?" diye bana kızıyordu. Duygu dediğin buğulu bakışlar, mum ışığı mı? Ben de bu kitabı yazdım. İşte size duygusal bir kitap! Kitabı yazmanızın sebebi bu mu yani? (Gülüyor) Aslında şöyle başladı... "Erkekleri Kullanma Kılavuzu"nu bitirdiğim sıralardaydı. Tatildeydik. Okumak için yanımda götürdüğüm kitaplar bitti. Kitap alabileceğim bir yer de yoktu. Eşim "Ne yapacaksın şimdi? Bitti kitapların" dedi. Ben de "yazarım" dedim ve başladım yazmaya. Kaldığımız yer bir köydü, etrafta böcek sesleri duyuluyordu, karanlıktı. Ben de korku hikayesi yazmaya karar verdim. Çocukluğumda anlatılan "Çarşamba Karısı" diye bir hikaye vardı. İnanışa göre çarşamba günü iş yaparsan çirkin bir kadın gelir, çocuğunu kaçırır. Hikayeyi yazarken gözümün önünde "Gulyabani" filminden görüntüler belirmeye başladı. Korku hikayesi nasıl "Aşk Büyüsü"ne dönüştü? Dönüşmedi aslında. Ben o "Çarşamba Karısı" hikayesini yazarken bir senaryo hayal ediyordum. Ama o sıralar zamanım olmadığı için buna devam edemedim. Sonra bir gün bu hikayenin başına oturdum ve devamı niteliğinde "Cinlerin Efendisi"ni yazdım. Kitap aslında bu ikinci hikayeyle gelişti. "Çarşamba Karısı"nı kitaba koymadım "İki kadın yan yana geldiğinde ortak dillerden biri fal ve büyü" Hikaye hep büyü ve fal etrafında dönüyor. Siz bu tarz konularla ilgilenir misiniz? Eğlenmek için eşimle arada sırada birbirimize fal bakarız. Ya da küçükken birine aşık olduğumda gece saat ikiye kadar bana fal baksın diye ablamı beklediğimi hatırlarım. Ama fal, büyü olağanüstü şeyler değil. İmajinasyonla, şartlanmakla ve bir şeyleri çok istemekle ilgili. Yani ben fala inanmıyorum. Bence geleceği söylemek de yok. Parapsikolojiyle falan da hiç ilgilenmedim. Ama bütün kitapta fal ve büyü var. Nasıl bir kaynaktan yararlandınız o zaman? Ben Bursa'da büyüdüm. Çevrede herkes faldan, büyüden bahsederdi. Hatırlarım, küçükken küfretmek istiyoruz, daha önce hiç yapmamışız ve bize küfretmek büyük günah denmiş. Biz de Allah bizi görmesin diye saklanıp küfrederdik. Yaşadığım yerde, kitapta yazdığım gibi karakterler vardı. Bence bu sosyal bir ilişki biçimi. İki kadın yan yana geldiğinde ortak dillerden biri fal ve büyü. Erkekler de bu konuda mutlaka söyleyecek söz buluyor. Ayakkabı falı, kan kesesi, haritalı büyü... Tüm bunları nereden biliyorsunuz? Tanıdığım bir kız vardı, çıkarılan ayakkabının duruşundan sahibi hakkında yorum yapabiliyordu. Gerdek gecesi bekaret kanıtı olarak kullanılan, bağırsaktan yapılan kese ise çok bilinen bir yöntem. Ya da mesela kare yapılır, içine sayılar yazılır; bu, büyü yapmak için kullanılan eski bir tekniktir. Bazılarını etraftan duyuyorum, bazılarını da büyü kitaplarından öğreniyorum. Siz hiç büyü yaptınız mı? Yaptım tabii. Mesela yeşil bir ip alırsın. 41 düğüm atar, onun görmediği sırada ayak basacağı bir yere koyarsın sana aşkla bağlansın diye. Ama hiçbir şey olmadı. Ne kadar istediğin çok önemli. Ben öylesine merak ettiğim için yapmıştım. Pek heyecanlı. "Roman yazmak korktuğum bir şeydi, bu yüzden daha önce kalkışmadım" Karakterlerle aranızda benzerlik var mı? Handan'ın saflığı ve zaman zaman o tuhaf fesatlığı, bir de Gülşen'in masumluğu, aynı zamanda cadı oluşu bana benziyor. Romanda üç kız kardeş var, biz de üç kız kardeşiz. Dördüncü bir kardeş yaratsaydım, onun ne yapacağı aklıma gelmezdi. O kadar da yaratıcı değilim galiba. Bu kitabın tarzı diğer kitaplarınızdan bir hayli farklı. Bu değişikliğin sebebi ne? Benden sonra bir anda ortalık kılavuzlar, erkek-kadın ilişkileri için tavsiyeler veren insanlarla doldu. Bu çok sıktı beni çünkü benim fikirlerim Oyun Teorisi'ne dayanıyor. "Erkeğe şöyle yapın" gibi öneriler bu teoriyi pratik hale getirmek içindi. Bunun dışında roman yazmak aslında korktuğum bir şeydi. Bu yüzden daha önce bu işe kalkışmadım. Sabredemem, öyle devamlı bir konsantrasyonum olamaz, yazmak zor diye düşünüyordum. Tembelim biraz. Öteki kitaplar rahat yaptığım, zaten iyi bildiğim şeylerdi. Ama hiç zor değilmiş. İlgi alanınız aşkla alakalı konular ve oyunlar. Şimdi bir roman da yazdınız, edebi değer konusunda ne düşünüyorsunuz? Edebi değer, mesaj verme kaygısı falan çok saçma! Mesaj vermek zorunda mıyım? Ama mesaj da verdim yani zorla: Aşktan daha haz verici bir şey var mı? Şu andaki sistem sana haz vaat ediyor. Ev almak, kariyerinde ilerlemek... Hepsi daha çok çalış diye. Ama biri seni sevdiğinde de mutlu olursun. Aşkı aşağılayanlar mutluluğu kariyerinden alanlar, bu yüzden de aşık olamayanlar... Bence bu insanlar fena halde sistemin oyununa gelmişler. Sistem sana aşkı bul diyor ama bulama diye kafanı karıştırıyor. Sevdiğinizin sizi araması için kitaptan bir büyü Gerekli malzemeler: Bir harita, bir kutu topluiğne, raptiyeler ve bir mıknatıs. Yapılış şekli: Bulunduğunuz bölgenin yarıçapı 16 kilometre olan kısmını haritada bulun ve üzerine topluiğneleri, raptiyeleri gelişigüzel atın. Bunu yaparken bir yandan da "Topluiğneler, arının çiçeğe yönelmesi gibi, çekilirken, aşkımı saat ...'da (burada istediğiniz saati söylüyorsunuz) çağırıyorum kendime" deyin. |
|
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |