![]() |
|
|
| ||||||
|
Görüntüleme: 71 - Cevaplar: 0
| LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 (permalink) |
| S-Administrator ![]() ![]() Çapkın-12 Şuan Çevrimdışı Kayıt Tarihi: Feb 2006 Nerden: aydın Mesajlar: 4.515
Rep Gücü: 58
Rep Puanı: 58
Rep Derecesi: ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | JEOF?Z???N ÜLKEM?ZDEK? TAR?HSEL GEL???M? Cumhuriyet Öncesi Türkiye'de jeofizik, ?stanbul Rumeli Hisar? civar?nda Bebek'te manyetik sapma aç?s?n?n 11.5 bat? olarak ölçülmesi ile 1727 y?l?nda ba?lar. Bu tarihi yabanc?lar taraf?ndan yap?lan sapma aç?s? belirlemeleri ile daha geriye ta??mak mümkündür. Sipahio?lu (1957)'ya göre Krugeras, Fournier ve Chazelles taraf?ndan s?ra ile 1600, 1625 ve 1694'te ?stanbul'da, Gauttier taraf?ndan 1820'de ?stanbul, Marmara adas? ve Çanakkale'de. 1824'de Sinop ve Trabzon'da; G. Fisher taraf?ndan 1829'da ?zmir'de, ayn? y?l içinde Rus subaylar? taraf?ndan Lüleburgaz ve Dimetoka'da ve nihayet Evans taraf?ndan 1858'de ?stanbul'da sapma aç?s? ölçmeleri yap?lm??t?r. Bu tarihlerden önce pusulan?n kullan?ld???na ili?kin Piri Reis'in yazd??? deniz co?rafyas?na ait Kitab-? Bahriye adl? eserinde ve di?er kaç kaynakta bilgi vard?r. Fakat bu sapma aç?s?n?n bilindi?i anlam?na gelmez. (Sipahio?lu, 1957). Piri Reis'in Kitab-? Bahriyye'sine yazd??? ?iir ?eklindeki giri?i burada anmay? yararl? buluyoruz: "Vara bir ku?e karar ide heman Ol ?imal y?ld?z?d?r bil bigüman Kim bu ta?a var ?imalin nispeti Ol sebebten meyl ider gör kudreti" Burada pusula ibresinin Kuzey yönünü alaca??n?; çünkü -bütün ortaça? yazarlar?n?n belirtti?i gibi- m?knat?sta??n?n Kutup Y?ld?z?'n?n etkisi alt?nda bulundu?unu anlatm??t?r. Jeofizi?e ait ilk bilimsel eser ?brahim Müteferrika'n?n tercüme edip, 1731'de bas?m?n? yapt??? "Füyüzat-? M?knatissiye"dir. Bu eser Yerküre'nin manyetik alan?n? konu edinir. Manyetik e?im pusulas?ndan da bahsedildi?i eserde; o dönemde bat?da kabul edilen bilgiler özetlenmi?tir. ?ekil 2’de ?stanbul Üniversitesi Kütüphanesi Nadir Eserler Bölümündeki “Füyuzat-? M?knatisiye” kitab?n?n ilk iki sayfas? görülmektedir. M?knat?slanman?n kökeni Gilbert'i görü?üne uygun olarak yerküre'nin içinde arand??? gibi sapma aç?s?n?n Londra ve Paris'teki as?rl?k de?i?imleri ve özellikle e?im aç?s?n?n güney ve kuzey yar?m kürelerinde ekvatordan kutuplara do?ru enlemler boyunca nas?l de?i?ece?i oldukça ayr?nt?l? bir ?ekilde anlat?lm??t?r. (Sipahio?lu, 1957). Katip Çelebi'nin "Cihannüma" ve Erzurumlu ?brahim Hakk?'n?n "Maarifname" adl? eserinde de az çok jeofizik alan?nda çe?itli bilgileri içermektedir. Fakat bu eserler bütünüyle jeofizi?e ait say?lmazlar. ?lk Türk matbaas?yla 1726 y?l?nda ?brahim Müteferrika taraf?ndan bas?lan kitaplar aras?nda Cihannüma da vard?r. Cihannüma'n?n matbu nüshas?na ?brahim Müteferrika; "Tezyil-al-tabi" ba?l??? alt?nda uzuca bir not eklemi?tir. Bu notta manyetik sapma aç?s?n?n nedenlerine, zamana ve mekana göre de?i?ece?ine ili?kin bir hayli bilgi vard?r. ?ekil-3'de ?stanbul Üniversitesi Kütüphanesi Nadir Eserler Bölümündeki bu eserde yer alan bir pusula görülmektedir. Bir di?er örnek olarak ?.H. Erzurumlu'nun Maarifetname'sinde volkanik depremler ?öyle izah ediliyor: "Yerin alt?nda sallanan duman, arz?n a??rl??? ile s?k??sa arz?n d???na ç?ksa ol yer hareket eder ki zelzeleyi zemin bulur. Arzun içinde biriken buhar bazen çok kuvvetli olur ki tazyikle yeri ?öyle bir ?ak eder ki ondan büyük bir ses ç?kar, bazen bu s?cak duman ve lavlar günlerce aylarca ve hatta senelerce devam eder" (Aktaran; Öngör, 1952) ?.H. Erzurumlu'nun hava olaylar?, yap?s? ve bunun insan üzerindeki etkileri; su, su dola??m?, denizler ve faydalar? ve toprak konusunda bugün bile jeofizikte geçerli olan görü?leri vard?r. 1868 y?l?nda hava tahminlerinin tegrafla belirli merkezlere iletilmesi için Frans?z hükümetinin önerisi üzerine ay?n? sistemle çal???cak bir rasathane ?stanbul'da aç?lm?? ve müdürlü?üne Türkiye'deki telgraf ?ebekesinin ?slah? için gelmi? olan I. Coumbari (Kumbari Efendi) tayin edilmi?tir (Türk Ansiklopedisi ). Bu kurulan Rasathane-i Amire'de jeofizik olarak meteorolojik, sismolojik rasatlar yap?lm??t?r. Hatta Türkiye'nin ilk maden mühendisi olarak ta bilinen ?brahim Ethem Pa?a taraf?ndan 1872 y?l?nda yerçekimi ivmesi bile bugünküne e?de?er bir yakla??kl?kla belirlenmi?tir (Erguvanl?, 1954). Ba?lang?çta bu rasathane idaresine 10'dan fazla meteoroloji gözlem istasyonu ba?l? idi. Bu istasyonlar her günkü gözlemlerini telgraf ile Rasathane-i Amire'ye bildiriyorlard?. ?stanbul'daki merkez büro da gelen gözlem sonuçlar?n? Paris, Berlik, Viyana, Petersburg ve Macaristan rasathanelerine telgrafla bildiriyor ve bu rasathanelerin gözlemleri de ayn? yolla al?n?yordu. Ayn? zamanda bu de?erler günü gününe snoptik haritalara i?lenmekteydi. Rasathane Pera (?stiklal Caddesi) üzerinde bulunuyordu. Üç ki?iden ibaret rasathane konseyinde zaman tayini, enlem boylam tayini ve manyetik denklinasyon tayini gibi konularda tart???l?rd?. 1894 büyük ?stanbul depremini izleyen y?llarda o zaman ki hükümet taraf?ndan ?stanbul'a ?talyan sismolo?u G. Agomennone resmen ça??r?l?r. Bu bilim adam? ?stanbul'da bir grup sismograf kurarak iki sene çal??t?r?r, sismometreyi gençlere ö?retir ve "Osmanl? ?mpratorlu?u Zelzele Servisi'ni kurarak bu servis ad?na 1894-1895 y?llar?na ve 1896 ba?lang?c?na ait sismik notlar? içeren bir bülten yazar (Aktaran; Sipahio¤lu, 1957) G. Agomennone'nin Türkiye'nin baz? yerlerinde (Ayd?n, Bergama, Bal?kesir) olu?mu? depremlerin de?erlendirmesi de dahil olmak üzere ülkemizle ilgili jeofizik konusunda 10 kadar yay?n? vard?r. (Çizelge-5) Coumbari'den sonra rasathaneye Salih Zeki Bey müdür olmu?tur. Salih Zeki'nin Hikmet-i Tabiye adl? eserinde jeofizikle ilgili olarak ?u sat?rlar? görüyoruz: "Arz m?knat?siyyetinin zamanla tahavvülüne dair memleketimizde muntazam tecrübe icra olunamam??t?r. 1893 miladi ikinci te?rinde icra olunan bir hususi tecrübeden elde edilen neticeye göre ?stanbul'da m?knat?s? inhiraf garbi 3.30' bulunmu?tur." (Aktaran; Sipahio?lu, 1957) Salih Zeki Bey'in Darülfünun'un umum, müdürü (Üniv. Rek. ?) olmas? üzerine rasathane, Maçka'ya Topçu mektebi kar??s?ndaki binaya nakledilmi?tir. 12 Mart 1909 (31 Mart) ihtilalinde Maçka'da bulunan rasathane aletleri ve sismograflar tahrif edilmi?tir. Daha sonra toplanan aletler Kabata? Lisesi'ne verilmi?tir. Mehmet Fatih Gökmen -ki Türkiye'de astronomi ve jeofizik çal??malar?n öncüsüdür- 1910'da Rasathane-i Amire müdürlü?üne getirilerek yeni bir rasathane kurmakla görevlendirildi. 1911'de Kandilli'de bir meteoroloji istasyonu kurdu. Amac? buray? astronomi ve jeofizik kurumu olarak getirmekti (Ana Britanica, M. F. Gömen maddesi) Rasathane 1911'de sistematik meteoroloji gözlemlerine ba?lam??t?r. Rasatane-i Amire kay?tlar?ndan ba?ka a?a?? yukar? Tanzimat y?l? olan 1839 y?l?ndan ba?layarak çe?itli tarihlerde ve ?stanbul, ?zmir, Trabzon, Tekirda?, Merzifon gibi ülkemizin çe?itli ?ehirlerinde gerek özel mahiyyet gerek hükümet emrinde olmak üzere yabanc?lar taraf?ndan bir çok hava gözlemi yap?lm??t?r. En eski kaydedilmi? rasatlar, ?stanbul'da yabanc? okullarda yap?lan (Saint-Benois, Bebek) ve yaln?z s?cakl??? ait olan (1839-1847) rasatlard?r. Daha sonra P. de Tchichatcheff ve A. Viguesnel taraf?ndan Haydarpa?a'da ?ngiliz mezarl???nda, Balkan yar?madas?nda, Anadolu'da v.b. S?cakl?k, bas?nç, rutubet özelliklerini gösteren rasatlar önemli olanlard?r (Çöla?an, 1960) Cumhuriyet'i izleyen y?llarda resmi yaz??malarda bir süre Rasathane-i Amire ad? kullan?lm??, daha sonra "Hey'et ve Arz-? Fiziki Rasathanesi" olarak da k?sa bir süre isimlendirilmi?tir. Burada bizce önemli olan ilk kez resmi bir kurumun ad?nda bilinçli bir ?ekilde jeofizik sözcü?ünün (Arz-? fizik=jeofizik) geçmesidir. Bunu da ülkemizde ça?da? anlamda ilk rasathanemizi kuran M. F. Gökmen'e borçluyuz. Osmanl? ?mparatorlu?u'nda Tanzimat döneminde kurulan e?itim kurumlar?nda jeofizik bilimi, astronomi, mineraloji, jeoloji gibi do?a bilimlerinen say?lmaktad?r ve bu bilimler fizik ve kimyan?n konusu olarak dü?ünülmektedir. (Akyol, 1942) Dönemin e?tim kurumlar?ndan biri olan Mühendishane-i Berri Hümayun'un ba? hocas? ?zhak Efendi; "Mecmua-i Ulumu Riyaziye" adl? tan?nm›?? eserinde depremlerin olu? nedenlerini volkanik hareketlere ba?lamakta, "Netice hareket-i arz volkanlarda vaki harikalardan hadis ve alel umumcevf-i arzda vaki ve kibrit ve zift ve mevadd? mü?teile ile memlu hufreleden has?l olur" demektedir. (Aktaran; Akyol, 1942) Görülebilece?i gibi bu yakla??m ifade edildi?i dönem gözönüne al?nd???nda oldukça ça?da? bir yakla??md?r. Türkiye'de meteoroloji dersi ilk olarak Halkal? Ziraat Mekteb-i Ali'sinde, "Alaim-i Cevviye" ad? alt?nda ve Allahverdi Efendi taraf?ndan 1909 y?l?nda ?uray? Devlet'in verdi?i kararla okutulmaya ba?lanm??t?r. (Çöla?an, 1960) Bat?l?la?ma hareketinin h?zland??? y?llarda jeofizi?in jeomanyetizma dal?nda her hangi bir çal?man?n yank?lar?na rastlamak amac?yla Sipahio?lu (1957) Salih Zeki'nin "Asar-? Bakiye"sini, Hoca ?zhak Efendi'nin "Mecmua-i Ulum-i Riyasiye'sini inceler. "Mecmua-i Ulum-i Riyaziye'de pusula ve sapma aç?s? de?i?imlerine dair genel anlamda k?sa bir bölümden ba?ka hiç bir kay?t bulamaz. 1884-86 aral???nda M. Antoine D'Abbadie; M?s?r, Arabistan Yar?madas?, Ege Denizi sahilleri, Yunanistan ve ?talya'da 32 noktada manyetik ölçmeler yapm?? ve bu arada 1885 May?s ve Haziran'?nda ?stenderun, Mersin, ?zmir ve ?stanbul'da manyetik sapma aç?s?, e?im aç?s? ve yatay ?iddet ölçmü?tür. Elde etti?i de?erler 1890 y?l?nda Fransa Boylamlar Bürosu Anali'nde yay?nlanm??t?r. (Sipahio?lu, 1957) Washington'un ünlü Carnegie Enstitüsü'nin, 1909-1921 aral???nda dünya çap?ndaki jeomanyetik kampanyas? s?ras?nda ?ran'dan gelen bir kol, 1901-1911 y?llar?nda 3'ü Trakya'da olmak üzere bugünkü s?n?rlar?m?z içinde 44 noktada jeomanyetik elemanlar? belirlemi?tir (Sipahio?lu, 1957) Birinci dünya sava??na girmemiz üzerine o zamanki müttefikimiz Almanlar çok gerekli olarak dü?ündükleri bir meteoroloji ?ebekesini ülkemizde kurmay? üzerlerine ald?lar. ?lk olarak 1915 y?l?nda Balkan yar?madas?nda, Anadolu, Suriye ve Suvey? kanal?nda baz? istanyonlar?n kurulmas? için gerekli haz?rl?klar yap?ld?. (Çöla?an, 1960) Leipzig Üniversitesi'nde Jeofizik dersi veren Prof. Weikmann ve sonradan ülkemiz hakk?nda meteorlojik bir bro?ür yazm?? olan Zistler Türkiye'ye geldiler. Kurulan te?kilata ?stanbul merkez seçildi. Kuruçe?me'de Cafera?a Kö?kü'nde "Kuvvei Havaiye Müfetti?li?i Rasat? Havaiye Müdürlü?ü" ismiyle çal??maya ba?lad?. 1915 y?l?nda çal??maya ba?layan bu ?ebeke; sava? süresince etkinlikte bulunmu? ve bir çok rasatlar yapm??t?r. (Çöla?an, 1960) Jeofizi?in Cumhuriyetle Gelen Yap?s? ve Dinamikleri Jeofizikte Baz? ?lkler Jeofizikle ilgili e?itime yönelik ilk bölüm o zamanki ad?yla ?stanbul Darülfünu’nda 1926-1927 ö?retim y?l?nda “Heyet ve Jeofizik Enstitüsü” olarak müderris Fatin bey (Gökmen) taraf?ndan aç?lm??t?r. Gene bu enstitüde ayn? y?l “Meteoroloji ve Jeofizik” isimli ilk ders ülkemizdeki ilk jeofizik dersi olarak okutulmu?tur (?shako?lu, 1995). Daha sonra Fatin beyin 1933 üniversite reformu ile yeniden yap?lanan ?stanbul Üniversitesi kadrosunda yer almamas? nedeniyle bugünkü anlam?yla kurulmas? 1948’e kadar gecikecek, 1952-1953 ö?renim döneminde de ba??ms?z bir “Jeofizik Enstitüsü” olarak Prof. Dr. ?hsan Özdo?an ve Prof. Dr. M. Fouche’nin büyük özveri ve katk?lar?yla bu kez daha sistematik ve daha güçlü bir biçimde kurulacakt?r. Jeofizik mühendisli?i ile ilgili ilk kurum, o vakit tüm do?al kaynaklar? (petrol dahil) arama yetkisine sahip Maden Teknik ve Arama Enstitüsüdür. Maden aramaya yönelik ilk Jeofizik etüd de bu kurumda 1939’da yap?lm??t?r. Universite çat?s? alt?nda depremlere yönelik ilk jeofizik enstitü (köklü bir geçmi?e sahip Kandilli Rasathanesi o vakitler Milli e?itim Bakanl???na ba?l?d?r) ?stanbul Teknik Universitesi yap?s? içinde Prof. Dr. Kaz?m Ergin’in büyük gayretleri ile “Sismoloji Enstitüsü” olarak 1952’de kurulmu?tur. Sistematik olarak ilk jeoma?netik gözlem, 1947 y?l?nda Kandilli Rasathane’sinde yap?lmaya ba?lanm??t?r. Ayn? ?ekilde sistematik olarak ilk sismolojik kay?tlar da bu kurum bünyesinde al?nmaya ba?lanm??t?r. Jeofizik mühendisli?i e?itimi ilk olarak ?stanbul Üniversitesi’nde 1968-1969 y?l?nda ba?lat?lm??t?r. bunu 1974-1975 ö?retim döneminde ?TÜ, sonra KTÜ ve di?erleri izlemi?tir. Jeofizik ismini ta??yan ilk periyodik 1959 y?l?nda, Türk Jeofizik Dergisinin yay?n? olarak yay?mlanm??t?r. Daha sonra bu dergi düzensiz aral?klarla 1986 y?l?na kadar varl???n? sürdürmü?tür. 1986 y?l?nda Jeofizik Mühendisleri Odas?’na dönü?en Türk Jeofizikçiler Derne?i, Jeofizik isimli dergisinin yay?m?n? y?lda iki say? ç?kacak bir biçimde daha düzenli bir hale getirir Kurumsal Tarih Hiç ku?ku yok ki jeofizi?in kurumsal tarihinde en önemli basamak, 1868’de kurulup, daha sonra 1913’de revizyon geçiren Kandilli rasathanesi’nin Cumhuriyetle birlikte çal??malar?n?n daha sistematik hale gelmesidir. Kurucusu’nun (Fatin Gökmen) da ifade etti?i gibi buras?n? ça?da? bir “jeofizik ve astronomi” rasthanesi haline getirmektir amaç.Bu ba?lang?ç dinamikleri ile rasathane, bugün meteorolojisi, Jeoma?netizma-Paleoma?netizmas?, sismolojisi , jeodezisi ve jeofizik (deprem) mühendisli?i ile jeofizik bilimlerinin tümünü kucaklayan bir yap?ya sahiptir. Jeofizi?in kurumsal tarihinde ikinci büyük a?ama Maden Tetkik ve Aram Enstitüsü’nün 1935 y?ll?nda kurulmas?d?r. Bu enstitü kanal?yla jeofizi?in ekonomik (mühendislik) cephesi Türkiye’de belirmeye ba?layacak ve bu cepheyi ça?da? uygulamalarla TPAO, DS?, EIE, DLH..... taçland?racakt?r. Su, madenler, petrol, barajlar v.b. bir çok konuda jeofizik ilk ekonomik meyvelerini verecektir. E?itsel-Bilimsel Tarihçe E?itim ve bilim ayr?lmaz bir ?ekilde birbirlerini iki yönlü besleyen bir süreçtir. Bu yüzden birlikte ele al?nacakt?r. Türkiye’de jeofizik e?itimi ile ilgili çal??malar Cmhuriyet’in ilk y?llar? ile görünmeye ba?lar. O zamanki ad?yla ?stanbul Darülfünunu (?imdi ?stanbul Üniversitesi) 1926-1927 ö?retim y?l?nda Fen ?ubesi (Fakültesi) içinde bir “Heyet (Astronomi) ve Jeofizik Enstitüsü”nü açar. Enstitü müdürü Fatin Gökmen’dir ve jeofizikle ilgili ilk ders ayn? ö?renim dönemi “Meteoroloji ve Jeofizik” olarak okutulur (?shako?lu, 1995). 1933 üniversite reformu ile DarülfununÜniversiteye dönü?mü? ve bu yeniden kurulan üniversite’de Fatin Gökmen’e görev verilmemi?tir. Bununla birlikte eleman yoklu?u ile bu ilk temelleri at?lan enstitü ancak Prof. Dr. M.Fouche ve Prof. Dr. ?hsan Özdo?an taraf?ndan 1952-1953 y?l?nda ö?renime ba?layabilecekti. Bu y?llar? Prof. Dr. Özdo?an ?öyle anlat?r: “Eleman yoklu?u nedeniyle Enstitü’nün aç?l??? 1953 y?l?na kadar gecikecektir. Bu tarihte fakülte kurulu nstitü’nün aç?l???na karar vermi?tir. Böylece Jeofizik fakülte ö?etim yönetmeli?inde bir ö?retim dal? olarak yerini al?r. Ayn? y?l Götingen Üniversitesi Jeofizik Enstitüsü direktörü Prof. J. Barthel Fen fakültesine davet edilir. ?lk Ö?retim program? bu bilim adam? taraf?ndan düzenlenir (Özdo?an, 1975). Ayn? tarihlerde, önemli deprem bölgesinde bulunan yurdumuzda sismoloji alan?nda bilimsel çal??ma ve ara?t?rmalar yaparak tehlike bölgelerini ayr?nt?l? olarak saptamak, depreme dayan?kl? yap? konular?n? ele alarak geli?tirmek, yurda yeter say?da deprem istasyonu kurmak ve mevcut istasyonlar aras?nda koordinasyonu sa?lamak ve uluslararas? benzer kurulu?larla i?birli?i yapmak amaçlar? ile Mart 1952’de ?stanbul Teknik Üniversite’sinde bir “Sismoloji Enstitüsü” kurulmu?tur. Enstitü’nün kurulu? y?llar?nda uzman ve alet ihtiyac? Mart 1951’de yap?lan bir anla?ma ile UNESCO taraf?ndan sa?lanm??t?r. 1966 y?l?nda enstitünün ad? “Arz Fizi?i Enstitüsü” olarak de?i?tirilmi? ve ?TÜ Maden Fakültesi’ne ba?lanm??t?r. Bu arada ?stanbul Üniversitesi 1968 y?l?nda kurulan “Tatbiki Jeofizik Kürsüsü” ile daha da güçlenmi? ve “Umumi Jeofizik ve Tatbiki Jeofizik” kürsülerinin ortak çabalar? ve Fen Fakültesinin onay? ile 1969 y?l?nda Jeofizik Yüksek Mühendisli?i ö?renimine ba?lam??t?r. ?TÜ’de ise Maden Fakültesinin kurulmas? ile maden mühendisleri için Prof. Dr. Kaz?n Ergin”in büyük gayretleri ile “Uygulamal? Jeofizik” ö?renimine ba?lam??t?r.Maden Fakültesinde zamanla geli?en ö?retim üye ve yard?mc?lar? potansiyeli , ara?t?rma ortam?, laboratuarlar ve arzai uygulamalr? için gerekli alet olanaklar jeofizi?ib bir ö?retim bölümü haline gelmesi için gerekli ön?artlar? sa?lam?? oldu?undan 1974-1975 ö?retim y?l?nda 22 ki?ilik kontenjanla ö?renci al?narak Jeofizik Mühendisli?i ö?renimine ba?lanm??t?r (Ergin, 1975). KAYNAK Dr.Ferhat ÖZÇEP Prof. Dr. Naci Orbay |
|
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13]
[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15] [16]