![]() |
|
|
| ||||||
| Hukuk Hukuk ile ilgili konular buraya. |
|
Görüntüleme: 25 - Cevaplar: 0
| LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Onursal Üye ![]() Serkan ANDiÇ Şuan Çevrimdışı Kayıt Tarihi: Jun 2006 Nerden: NİCOMEDİA Yaş: 22 Mesajlar: 490
Rep Gücü: 106
Rep Puanı: 106
Rep Derecesi: ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | A- Koruma Tedbiri Kavramı ve Ölçülülük İlkesi 1. Genel Olarak Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunumuzun 153. maddesine göre ceza muhakemesi, bir suçun işlenmesi ile ilgili olarak “zehab” derecesinde bir şüphenin ortaya çıkmasıyla başlar. Bu andan itibaren, muhakemenin sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi için, bazı tedbirlere başvurulması gerekebilir. Bu tedbirler, şüpheli veya sanığın hazır bulunmasını ya da delillerin karartılmamasını sağlamaya yönelik olabileceği gibi, ileride verilecek hükmün yerine getirilmesini sağlamak amacını da taşıyabilir. İşte bu amaçlarla ve bir suç işlendikten sonra ve fakat hükümden önce başvurulan, hemen hepsi bireyin anayasalarda teminat altına alınan bazı temel hak ve özgürlüklerini sınırlandıran ve bu nedenle ceza muhakemesi hukukunun alanı dışına da taşan bir nitelik gösteren bu tedbirlere, koruma tedbiri denilmektedir. [1] Kişilerin temel hak ve özgürlükleri sınırlanırken göz önünde bulundurulması gereken en önemli ilke ölçülülük ilkesidir. Bu ilke aynı zamanda 2001 yılındaki 4709 sayılı değişiklikle anayasal düzleme de oturtulmuş ve Anayasamızın 13. ve 19.maddelerinde yerini bulmuştur. Koruma tedbirlerinde ölçülülük ( orantılılık) ilkesi, kişihürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran koruma tedbirlerinden öncelikle hafiften ağıra doğru giden sıralama içinde uygulama yapılmasını gerektiren bir ilkedir. Öyle ki, Ceza Muhakemesinin gayesine daha hafif bir tedbirle ulaşılması mümkün ise bu tedbirin öncelikle uygulanması gerekir. [2] İşte Adli Kontrol, ölçülülük ilkesinin sonucu olarak, Ceza Muhakemesi Hukuku’ndaki koruma tedbirleri içinde çok önemli bir yeri olan ‘Tutuklama’ tedbirinin ağır sonuçlarından kişileri korumak için, 5271 sayılı CMK ile getirilmiş olan yeni bir koruma tedbiridir. Adli kontrol kurumu tesis edilirken Alman, Fransız ve İtalyan hukuku da göz önünde bulundurulmuştur. [3]. Hatta 10.06.1983’te değişen 17.7.1970 tarihi Fransız Kanunu’nda, tutuklamadan hafif olan bu tedbirlerin hepsi ‘’denetleme’’( mise sous controle judiciaire) altında toplanmış bir sisteme bağlanmıştır. [4] |
|
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13]
[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15] [16]