![]() |
|
| | #1 (permalink) |
| Root Administrators ![]() ![]() Kurtarici Şuan
Çevrimiçi Kayıt Tarihi: Sep 2007 Mesajlar: 5.097
Rep Gücü: 10000
Rep Puanı: 10000
Rep Derecesi: ![]() | Neşe Düzel röportajı: Nabi Yağcı: “Türkiye kriz değil devrim yaşıyor” “Türkiye bugün gecikmiş Rönesans’ını yaşıyor. Bu devrim travma yaratıyor. Şeriat mı gelecek deniyor. Bu muazzam değişim 20 yıl önce olsaydı o zaman da komüizm mi gelecek derlerdi. Sol, devletin tarafında olmaz. Eee, ilerleyemezseniz gerilersiniz ve bildik sopalara sarılırsınız tabii. Bildik sopalar da işçi sınıfıyla devrim, içi milliyetçilikle doldurulmuş anti emperyalizm ve devletçiliktir işte. Sol düzeni değiştirme kavgasının dışında duruyor. Bu kavgayı, beğenelim beğenmeyelim AKP yapıyor. Zaten devlet de AKP’nin üstüne gidiyor, solun değil. Çünkü sol devlet için artık tehdit olmaktan çıktı. Kendine sol diyen ulusalcı olamaz. Bugün bizde sol, oportünist bir şekilde antiemperyalizm diyor ama hepsi de Lenin’i yok ettiler. Hiçbir sol grup ya da parti Lenin’den söz etmiyor. Lenin’i çektiler, onun yerine milliyetçiliği koydular. Oysa emperyalizm, Lenin’in zamanında kapitalizmin geldiği biçimdi. Lenin’in, emperyalizmi kapitalizmin sonu olarak gördü ve ona çürüyen kapitalizm dedi. Ama öyle olmadı. Kapitalizm çürümedi, aksine devletçi sosyalizm çürüdü. Kapitalizmin ise potansiyeli bitmedi, üretici güçleri geliştirdi. Devletçi sosyalizm ise geliştiremedi. Şimdi bizde solcular, Lenin’i çıkarıp, onun yerine milliyetçiliği koydular ve milliyetçi oldular. Askerî bürokratik seçkinlerin vesayet rejimine karşı çıkanlar var. Bunlar siyasette liberalizm, demokrasi ve ekonomide dışa açılma istiyorlar. Demek ki burada da bir gerilim, bir enerji var. Sol kendine enerjiyi bu kavgada bulabilir. Ama bizde sol düzeni değiştirme kavgasının dışında duruyor. Çünkü bizde sol hâlâ piyasadan korkan, hâlâ devletçi, hâlâ emperyalizm teorisiyle dünyaya bakan ve hâlâ emek-sermaye ikilisiyle dünyayı analiz etmeye çalışan bir sol. Yani sol minder dışında duruyor. Solun devrimci enerjisini kazanması için minderin üstüne gelmesi lazım. Ekonomik taban değişti, küçük ve orta sanayi burjuvazisi çıktı ama kültür ve ideolojik yapı henüz değişmedi. Çünkü sosyal değişim her zaman geriden gelir. Önce ekonomik değişim olur. Köylü traktörün üstüne hemen atlar ve onu çok rahat sürer ama ayağındaki poturu çok geç değiştirir. Bir delikanlıyla modern bir kafede oturan başı türbanlı genç kızımız bugünkü değişimin simgesidir. Bu simge üzerinden pek çok şeyi anlayabiliriz. Eğer darbe olmazsa… Darbe olmazsa, Türkiye’nin geleceği çok umutlu. Şeriat korkusu solun içgüdüsel korkusudur. Oysa Türkiye İran değil. Ayrıca bu ülke 70 yıl laik cumhuriyet yaşadı. Bu, kolay kenara atılabilecek bir kültür değil. AKP, Anadolu’da değişen burjuvaziye dayanıyor. Turgut Özal’la birlikte Türkiye dünyaya açılınca ekonomi hızla büyüdü ve Anadolu’daki ticari burjuvazi ve köylülük, sanayi burjuvazisine dönüştü. KOBİ’ler dediğimiz küçük ve orta boy işletmeler kuruldu ve Anadolu’da büyük bir orta sınıf, büyük bir sanayi burjuvazisi ortaya çıktı. Bu burjuvazi başta AB olmak üzere dışa açılmak istiyor. Sermayenin nesnel ihtiyacı bu. Sermaye, dışa açılmayı da ancak serbest piyasa mekanizmalarıyla yapabilir. |
|
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| TÜRKİYE'de Bölücü SOLun ve KOMÜNİZMİN KANLI TARİHİ (1) !!! | janjan | Siyaset Bilimi | 2 | 07-14-2008 06:21 AM |
| Büyük Türkiye Projesi 2.2 | OzquR | Genel Program Arşivi | 0 | 06-26-2008 10:19 PM |
| İSVİÇRE 1-2 TÜRKİYE | Gazetede değil sahada kestik döneri!!! | green_21 | EURO 2008 | 1 | 06-13-2008 09:09 PM |