Bedava Resimler, indir oyun, Program, Film İndir , Resimleri Youtube Video, Aşk, Temalar, Şiir, Hikaye, Şarkı Sözleri, Sanatçı Resimleri, Msn Program , Download , Burçlar, Haber, Sağlık Arşivi , Komik Video, Ödev, Sinama, Nokia, Cep telefon Temaları, Aşk Resimleri , Flash Oyunlar , Müzik , Sms , Aşk Sevgi , Program ,Vbulletin Temalar  

YENİ AÇILAN BÖLÜMLER
+
Motorlu Araçlar
+ Adalet Sarayı
+
Şifreleme - Güvenlik
+
Web Araçları
+
Dini Program,belge
+
Siyaset Bilimi
+
Youtube Video izle
+
radyo

Kadın
+ Cinsel Yaşam
+
Kadın Hakları Kütüphanesi

+
DUYURU TÜM DOSTLARA
+
[DEW FORUM]Toolbar Full Version İndir
+
Boat Dunyasi

Bilgi Bankası


Geri git   Bedava Resimler, indir oyun, Program, Film İndir , Resimleri Youtube Video, Aşk, Temalar, Şiir, Hikaye, Şarkı Sözleri, Sanatçı Resimleri, Msn Program , Download , Burçlar, Haber, Sağlık Arşivi , Komik Video, Ödev, Sinama, Nokia, Cep telefon Temaları, Aşk Resimleri , Flash Oyunlar , Müzik , Sms , Aşk Sevgi , Program ,Vbulletin Temalar" > Kültür - Sanat - Tarih - Biyografi > Kültür&Sanat > El Sanatları

Mongol Cengiz Han 2007 DVDRip-TDM IMDB 7.5 DiL : MongoL (5.1)

400 Kişi Çalışacak MoD Ve Super MoD Alınacaktır.Duyrulur!!!

Adobe Dreamweaver CS3 v9.0.3453 Retail Orjinal TÜRKÇE FULL

 
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 12-15-2007, 12:25 PM   #1 (permalink)
Asi.
Misafir

Asi. Şuan
Mesajlar: n/a
Standart Ebru sanatı


EBRU SANATI
Türk el sanatının önemli bir dalı olan ebruculuğun hangi tarihte başladığı kesin olarak bilinmemektedir. Ebruya çok eski tarihli el yazması kitapların yan kağıtlarında (kapak ile kitabı birbirine bağlayan kağıt) rastlıyoruz. Fakat bu kitaplar yüzyıllardan beri okuna okuna yıpranıp tekrar cilt tamiri yapılmış olacağından o kitap içinde görülen bu ebrular, o kitabın yazılış tarihinde yapılan ebru olduğunu göstermez. Şu halde üzerinde tarih kayıtlı olmak şartıyla bir hat örneği ihtiva eden ebru kağıtları zamanı göstermek bakımından bir vesika sayılabilir. Hafif ebru denilen ve bilhassa üstüne yazı yazılmak gayesiyle açık ve soluk renklerle yapılan ebru kağıtlarında rastlanacak tarihler önem taşır. İşte o tarih ebru'nun da yapılış tarihi olabilir. Bilinen en eski ebru kağıdı 1554 yılına aittir. Ebrunun tarihi Malik-i Deylemi tarafından Gürcistan'da yazılmış italik kıt'ada geçen Arapça tarihten anlaşılıyor. Ebru kelimesi Çağatayca "Ebre", Farsça "Ebrî" bulutumsu, bulut gibi anlamına gelip, daha sonraları dildeki vokal değişmesiyle Ebru haline gelmiştir. Bütün klasik sanatlarımız gibi ebru sanatının tarihi hakkında tam bir bilgimiz yoktur. Ebru kağıdı çok eski devirlerde hat sanatının bir yardımcısı ve ciltçiliğin bir kolu olarak yaşamış bir sanattır. Kitap kaplarının içlerini yaprakları veya yazı levhalarının kenarlarını bordür olarak süslemek için kullanılmıştır. Bugün tekrar gündeme gelmiş, kendini yenilemiş olarak görülüyor. Son yıllarda resim gibi paspartolanmış ve çerçevelenmiş ebru çeşitleri ile sergiler açılıyor, çerçeveli veya çerçevesiz dükkanlarda satılıyor. Evlerimizi, bürolarımızı süslediği gibi gömleklerimizden sarkan kravat olarak ipekli kumaşlara basılmış görüyoruz. Dahası çinilere renk vererek hatip ve çiçekli battal veya çark-ı felek olarak girmiş, kırlentlerde aynı renk cümbüşüne karışan ebrularla göz zevkimize katılmış olduğunu görüyoruz. Büyük Türk yazarı Şemseddin Sami Bey Kâmûs-ı Türkî adlı lügâtında ebru için şöyle demektedir: "Ebru; aslı, Farsça Ebrî = bulut renginde ve daha doğrusu, Çağatayca Ebre = roba (elbise yüzü, kürk kabı) hare gibi dalgalı ve damarlı (kumaş, kağıt) = (isim) cüz ve defter kabı yapmak için kullanılan renkli kağıt."
Görülüyor ki gerek Kâmûs-ı Türkî yazarı Şemseddin Sami Bey'in verdiği bilgiler gerekse bu sanatı Buhara'da öğrenmiş olan Sadık Efendi'nin verdiği bilgilere göre kelime, zaman süreci bazı değişikliklere uğramıştır. Aslı Çağatayca olan bu kelime Anadolu'ya göç sırasında İran'dan geçerken kelime benzerliği nedeniyle "ebri"ye yurdumuzda ise "ebru"ya dönüşmüştür.
Ebrunun kağıt üzerindeki bulutumsu görünüşü mermerdeki damarlara benzediği için Avrupalılar "papier marble", "marbled paper", Arap aleminde ise "Varak'l-i mucazza" yani damarlı kağıt olarak adlandırmışlardır.
Son zamanlarda ele geçen bir yazma risale ebru hakkındaki bilgi eksikliğini nispeten gidermiştir. 1608 yılında yazılmış olan bu Tertib-i Risale-i Ebrî o tarihte ebruya dair bilinenlerin bir araya getirildiği bir bilgi hazinesidir.
Kitap sanatları hakkında en eski kaynak eserlerimizden olan Menâkib-i Hunerveran 1586 da Gelibolu'lu Mustafa Ali Bey tarafından yazılmıştır.
Kitap sanatkârları hakkında bir diğer eser ise, merhum Kilis'li Rifat'ın çevirisi Nefeszade İbrahim Efendi'nin, hattatlar, aharcılık, kağıt boyamacılığı, mürekkepçilik gibi sanatlardan söz edilen "Gülizar-ı Savap" isimli eserlerinde de ebrudan ve ebrucudan hiçbir bahis olmadığı görülüyor.
Ebruda kullanılacak olan boyalarda; toprak boya olması, suda erimemesi ve yağ ihtiva etmemesi özellikleri aranır. Toprak boyalar tabiattaki renkli taşlardan, renkli kaya ve madeni boyalarla nebati asıllı suda erimeyen boyalardan elde edilir. Suda eriyen ve yağ ihtiva eden boyalar kullanıldığı takdirde boyaların bir kısmı kitreyi kirlettiği gibi kitre üzerinde durmaz ve dibe çöker.
Boyayı hazırlarken bir mermer veya kalın bir cam üzerine bir yemek kaşığı kadar konur, su ile macunu haline gelinceye kadar kürekle (spatül) karıştırılır. El taşı ile sabırla yavaş yavaş ezilmeye başlanır. Cam üzerinde değil de mermer veya benzeri taş üzerinde ezilecek olursa el taşı üzerinde boya ezilen taştan ayrı bir özellikte olması gerekir. Aynı taş unlanmaya sebep olmaktadır. Dağılan boya spatülle toplanır ve tekrar ezilir. Ezilme işi bitince spatülle toplanan boya ana kap tabir edilen bir büyük cam kavanoza alınır. Bol su ile karıştırılıp adeta yıkanan boya bir tülbent veya naylon çorap ile süzülür. Bu işlem birkaç defa tekrarlanır. Süzülen boya dinlenmeye alınır. Dinlenen boya durulur, dibe çöker, su üstte bembeyaz berrak kalır. Üstteki su dökülür ve boya istenen kaba alınır.


Yaldız boya su içerisinde iyice ezilmeye çalışılır. Çünkü ezildiği dahi belli olmaz. Bir çay kaşığı boya sanki kabarır, köpürür ve büyür. Bu ezme işi bitince dinlenmeye alınır. Dinlenen yaldızlı boya dibe çökmez üste çıkar, kullanılacağı zaman yine karıştırılır. Sarı yaldızlı boyaya sarı renk karıştırılarak, beyaz yaldızlı boyaya diğer renkler karıştırılmak suretiyle kullanılabilir. Yaldız kuruyan kağıt üzerinden elle dokununca çıkabilir. Kitre üzerinde yaldızları kalarak kitreyi kirletir. Tabii çivit (Lahor cividi) lok veya leş (vişne çürüğü) gibi boyaları piyasada bulmak pek zor. Ancak bunların yerine renkleri birbirine katarak yeni yeni renkler elde edilebilir.
Ebru boyaları bilhassa zırnık, zehirli olduğu için dikkat etmek lazımdır. Ebru üzerinde boya aralarını açmak ve derinlik görüntüsü vermek için neft, terebentin yağına çok az batırılan fırça ile boya serpilirse derinlik görüntüsü ve benekler elde edilir. Neftin işini limon kabuğuyla da görebiliriz. Battal ebru yapıldıktan sonra bir parça limon kabuğu ele alınıp yakın mesafeden tekne üzerine sıkılırsa kabuktan çıkan esans ebru üzerinde beyaz benekler ve boşluklar yapar.
Bugün pek çok ebrucu toprak boya bulamadıkları için bir kısım sentetik ve bitkisel boyalarla ebru yapıyorlar. Ebru bir renk sanatıdır. Renkler tabii ve pastel renklerin bir araya gelmesiyle güzelleşir.
Ebru yapımında kullanılan suyun özel içme suyu olması, kireç derecesi düşük ve bekletilip süzülmüş olması şarttır. Kaynatılan ve bekletilmiş suda olur. Eskiden yağmur suyu kullanılırmış. Suya kireç düşüren calgon katılmak suretiyle kireci düşük su da elde edilir ve kullanılır.
Boyanın yüzeyde durmasını ve kağıda kolayca geçmesini sağlayan kitre ebru sanatında en az boya kadar önemli bir maddedir.Her bölgenin kendine has kitresi vardır. Halk arasında kesire olarak da bilinen kitre geven adı verilen bir bitkinin (astragalus) gövdesinden sızan mayinin koyulaşmış şeklidir. Piyasada şerit veya plâka şeklinde olan kitrenin taze ve beyaz olanı ebru için uygundur. Kitre eczacılıkta, kozmetik ve dokuma sanayiinde, pasta yapımında ve pek çok yerde kullanılan yapışma kabiliyeti düşük bir zamk cinsidir. 35 x 50 x 5 cm'lik bir tekne için 30 - 35 gram kitre kafidir. Kitre bir kap içinde ıslatılıp bir gece bekletilir. Sonra iyice ovalanır, tekrar su katılarak karıştırılır. Bu işlem salep kıvamına gelinceye kadar tekrarlanır. Bir bez torbaya aktarılır ve süzülür. Süzme işi iki üç defa tekrarlanır ve tekneye alınır. Tekneye alınan kitrenin hava kabarcıkları tekneye sekiz on kere kağıt atılarak hava kabarcığı ve köpük kalmayıncaya kadar alınır. Üstü kaymak tutmaması için kağıtla kapatılır. Kitre boya artıklarından, oda sıcaklığından, nemden etkilenir ve bozulur. Bozulan kitre su kıvamına döner ve hareket kabiliyeti azalır.
Kitre tekneye boşaltılır, bir gün bekletildikten sonra bütün boyalar aralıklarla bir aletle birer damla damlatılır. Boyalar sekiz santim açılıncaya kadar öd ayarı yapılır ve bir gün sonra aynı muamele tekrarlanır. Eğer sekiz santim açılıyorsa kitre istenilen kıvamda, on santimse kitrenin kıvamı sulu, altı santim açılıyorsa kitrenin kıvamı koyudur. Ona göre su katılır ve istenen kıvama getirilir. Kitre süzüldükten sonra yarım kahve fincanı formol katılır ve karıştırılır. Formol, tıp alanında kullanılan zehirli bir ilaçtır. Kitrenin bozulmasını geciktirir. Koyu renk ebru yapmak istenirse koyu kitre; açık renk ebru istenirse sulu kitre kullanılır. Kitre yerine keten tohumu, salep, ayva çekirdeği, deniz kadayıfı, hilbe (bey tohumu) kullanılır.
Öd, kitre üzerinde boyaların yayılmasını sağlar. Ebru yapımında ekseriyetle sığır ödü kullanılır. Sığır ödü 'Ben mari' sisteminde kaynatılır, soğumaya bırakılır. Dinlenen öd süzülür ve soğuk bir yerde saklanır. Boyaların kitre üzerinde dağılması, öd ayarına bağlıdır. Boyanın çok açılmasını ve yayılmasını istediğimiz zaman öd oranı yükseltilmelidir. Sanatkar yapacağı ebru çeşidine göre çok veya az öd ilâve eder. Öd aynı zamanda boyaların dibe çökmesini, renklerin birbirine karışmasını önler. Öd boyaya renk ve yapışkanlık verir. İyi ayarlanmamış ödlü boya, ya dibe çöker ya çok açılır. Çok ödlü boya üstünde barınacak boya daha çok ödlü boyadır. Sığır ödünün haricinde koyun ve kalkan balığı ödü de kullanılır. Eskiden tütün yaprağı ve haraza'nın suyu da kullanılırmış.
Ebru yapılacak tekne büyüklüğünde kesilen her türlü kağıtla ebru yapılabilir. Birinci hamur, ikinci hamur, üçüncü hamur kağıt kullanıldığı gibi pelur kağıt dahi olur. Kitre üzerinde biriken kirli renkleri ve köpükleri pelur ve üçüncü hamur kağıtla almak daha iyi ve kolaydır. Ebru yapılacak kağıtlarda gramaj oranı da pek önemli değildir. Kağıt yerine çeşitli kumaşlar, cam, tahta ve çinicilikte kullanılan bisküvilerde kullanılabilir. Yalnız bisküvi üstüne alınan boyalar toprak boya olduğu için sırlanıp çini fabrikalarında fırınlanınca renkler ya değişir, yahut da kaybolur.
Onun için toprak boya yerine çini boyasıyla ebru gibi çalışılıp yapılır ve sırlanıp fırınlanırsa o zaman renklerde hiç değişme olmaz. Ebru kağıtları teknenin içine serbestçe girip çıkacak şekilde kesilmelidir. Bir tarafı açıkta bırakacak şekilde olmaması gerekir. Çünkü atılan boya kitrede kalır.
Tekne, İçinde ebru yapımı gerçekleştirilen kaptır. Genellikle galvanizli paslanmaz sacdan yapıldığı gibi çinko, cam ve ağaçtan dahi yapılabilir. En çok 50x35x5 cm. boyutlarında yapıldığı gibi isteğe bağlı olarak çeşitli ebatlarda tekne yaptırılabilinir.
"Tekne açmak" demek, ebrucunun ebru yapmaya başlaması anlamına gelen bir sözdür.
"Tekne kapamak" çalışmanın bitmesi anlamına gelen bir sözdür.
"Tekne var" demek teknenin açık olduğunu belirtir.
"Tekne kapağı" demek ebrucu son yaptığı ebruyu tekneden dışarı almaz ise o ebruya kapak ebrusu denir.
Teknenin üstü açık kalınca kitre kaymak bağlar ve tekneye toz vb. düşer, onun için ya son ebru tekneden alınmaz yahut da başka bir boş kağıtla tekne kapatılır.
Kıl; hatip, çiçekli, gelgit, taraklı ebru yapılırken onlara şekil vermeye yarayan at yelesi veya at kuyruğundan alınıp kurşun kalem kalınlığında bir tahtanın uç kısmına yerleştirilmiş bir alettir.
Çeşitli kalınlıklarda paslanmaz çelik veya bakır tellerden ir tahta veya ağaçların dallarına yerleştirilerek bız (tel) yapılır. Hatip, çiçekli, gelgit ebrusu yapımında kullanılır.
Fırça, boyaları tekne üzerine serpmeye yarar. Ebrucu fırçasını kendi yapar. Piyasada yağlı boya veya suluboya fırçalarıyla ebru yapılmaz 25-30 cm. parmak kalınlığında sopanın ucuna yaşlı at kuyruğundan alınan kıllarla naylon veya sağlam bir iple güzelce bağlanarak fırçalar yapılır. Her boyanın kendi fırçası vardır.

EBRU YAPIMI
Ebru yapılacak yerin temiz, havalandırılabilir ve ısı derecesi 20 0C 'ı geçmeyecek şekilde olması lazımdır.
Isı derecesi yüksek olan yerde ebru yapılmaz. Çünkü sıcakta kitrenin biyolojik muvazenesi bozulur. Bozuk kitre ile de ebru yapılamaz. Eğer ebru yapılacak oda kaloriferli ise kalorifer vanası kapatılır.
Yaz mevsiminde ebru iyi netice vermez. Ebru yapılacak oda da duvarların ve çevrenin sıçrayan boyalardan korunması için kağıt veya bir naylonla kaplanması lazımdır. Boyalar bir sehpa üzerine yan yana tekne yakınına yerleştirilir. Fırçalar boya içine konur, boya karıştırılır. Boyalara öd ayarı yapılır. Kitre üzerinde boyalar tek tek denenir.
Bir yanda boyalar, onun yanında kitre teknesi bulunur. Ebrucu ise boya ve kitre sehpasının karşısında biraz daha yüksekçe bir sandalyede oturur.
Daha önce hazırlanmış olan kitre yavaşça tekneye boşaltılır. Kitrenin koyuluğu salep kıvamına gelinceye kadar su ilave edilerek istenilen kıvama getirilir. Kitrede gerek boşaltılırken gerekse su ilavesi yapılırken köpükler ve hava kabarcıkları meydana gelir. Bu köpükler tekne büyüklüğünde kesilmiş kağıtlar 5-10 kere kitre üzerine bırakılır alınır. Kenarda toplanan köpük ve hava kabarcıkları elle köşeye sıkıştırılıp dışarı atılır.
Kitrenin elektriklenmesini önlemek için 10-15 kağıt kitre üzerine tekrar tekrar atılır ve alınır.
Tekne içindeki kitre tekrar bir kağıtla kapatılır. Bir iki gün dinlenmeye bırakılan kitre oda sıcaklığına uyum sağlar. Ertesi güne kadar tekne etrafında boyalar hazırlanır. Öd ayarları yapılır ilk ebru denemelerine hafif ebruyla başlanır. Boyalar fırça yardımıyla tekne içindeki kitre üzerine serpilir. Fırça sağ ele alınır, sol el işaret parmağına vurularak sağdan sola doğru gidilir, teknede boş yer bırakmadan muvazeneli şekilde boyalar serpilir.
İstenilen ebru türüne göre şekiller verilir ve kağıt teknenin üzerine bırakılır.
Birkaç saniye sonra kağıt tekne kenarına (mil varsa mile) sürtülerek kendine doğru çekilir ve tekneden çıkan kağıt daha önce hazırlanmış olan kurutma yerlerine getirilerek kurumaya bırakılır.
Ebru tekne kenarına sürülmeden dışarı çıkarılır. İkinci bir teknenin kenarına sürtülerek ebrulu kağıdın üzerindeki kalan kitre ve boyalardan temizlenip kurutma yerine alınır.
Kurutma yerleri, kağıt büyüklüğünde hazırlanmış çıtalar, tahtalar veya çıtalar üzerine çakılmış tülbentlerle hazırlanır. Ebrular birbirine değmeyecek şekilde serilir.
Ebru kağıdı tekneye atıldığı zaman kağıtla kitre arasında hava kabarcığı kalabilir. O zaman iğne veya sivri bir telle kağıt delinerek havası alınır. Havası alınmayan kağıt tekneden çıktığı zaman hava olan yer boyasız beyaz leke gibi kalır. Ebru kağıtları kuruduktan sonra mührelenirse parlar ve mühreli ebruların renkleri çıkmaz. Ebruya sabunlu bir bez sürülür, sonra mühre, sert düz bir tahta üzerinde yumurta şeklinde cam porselen ve mermerle yapılır. Kağıt düz bir yerde tutularak elimizdeki mühre taşı veya benzeri bir aletle kuvvetlice olarak bir baştan bir başa bastırılarak gidilir, bütün here tarafına aynı muamele yapılarak devam edilir. Mühre ebruyu bir zırh gibi sarar ve parlatır. Mühreyi ve ebruyu arada bir saçımıza sürterek kaymasını ve yağlanmasını sağlarız. Mührelenen kağıt elle tutulmaz, serbest bırakılır. Tutulan ebruda çizgiler kalır ve yırtılır. Mührelenecek kağıda sabunlu kuru bez sürülürse daha iyi mührelenir. Ebru yapılacak yer ve duvarlar bir koruyucu tedbir olarak kağıtlarla veya bezle kaplanır. Sıçrayan boyalar zamanla bir tablo gibi etrafı sarar. Tekne 50-60 cm. yükseklikte bir tezgah üzerine konur. Ebrucu oturacağı kürsüyü biraz daha yüksek seçerse iyi olur. Ebru yapımına başlamadan önce bütün boyalar ayrı ayrı karıştırılır. İlk atılan boyaya az, ikinci ve üçüncü atılan boyalara daha çok öd katmak gereklidir. Bu üstteki boyanın alt zeminini çatlatıp yayılmasını sağlar. Ebru yapmak ve ebru üzerinde çalışmak isteyen yalnız kitap okuyarak bu sanatı çok zor öğrenir. Muhakkak bir bilenden nazarı ve tatbiki ders görmesi lazımdır.

Ebru Çeşitleri :
Battal Ebru : Ebruların en güzeli, battal ebrudur. Battal ebruyu yapan kimse bütün ebruları yapabilir. Battal ebru tekneye serpilen çeşitli renk boyalara hiçbir müdahalede bulunmadan elde edilen bir türdür. İlk ebru çeşidi olan eski tarza (tarz-ı Kadim) Battal ebru denir.
Bülbül Yuvası.
Çift Ebru.
Gelgit Ebrusu.
Hafif Ebru.
Kılçıklı Ebru.
Kumlu Ebru.
Neftli Ebru.
Şal Ebru.
Serpmeli Ebru.
Taraklı Ebru.
Taraklı Yürek Ebrusu.
Taramalı Çiçek Ebrusu.
Necmeddin Ebrusu.
Hatip Ebrusu.
İspanyol Ebrusu.
Yazılı Ebru.
EBRU SANATININ TARİHÇESİ
Türk el sanatının önemli bir dalı olan ebruculuğun hangi tarihte başladığı kesin olarak bilinmemektedir. Ebruya çok eski tarihli el yazması kitapların yan kağıtlarında (kapak ile kitabı birbirine bağlayan kağıt) rastlıyoruz. Fakat bu kitaplar yüzyıllardan beri okuna okuna yıpranıp tekrar cilt tamiri yapılmış olacağından o kitap içinde görülen bu ebrular, o kitabın yazılış tarihinde yapılan ebru olduğunu göstermez. Şu halde üzerinde tarih kayıtlı olmak şartıyla bir hat örneği ihtiva eden ebru kağıtları zamanı göstermek bakımından bir vesika sayılabilir. Hafif ebru denilen ve bilhassa üstüne yazı yazılmak gayesiyle açık ve soluk renklerle yapılan ebru kağıtlarında rastlanacak tarihler önem taşır. İşte o tarih ebru'nun da yapılış tarihi olabilir. Bilinen en eski ebru kağıdı 1554 yılına aittir. Ebrunun tarihi Malik-i Deylemi tarafından Gürcistan'da yazılmış italik kıt'ada geçen Arapça tarihten anlaşılıyor. Ebru kelimesi Çağatayca "Ebre", Farsça "Ebrî" bulutumsu, bulut gibi anlamına gelip, daha sonraları dildeki vokal değişmesiyle Ebru haline gelmiştir. Bütün klasik sanatlarımız gibi ebru sanatının tarihi hakkında tam bir bilgimiz yoktur. Ebru kağıdı çok eski devirlerde hat sanatının bir yardımcısı ve ciltçiliğin bir kolu olarak yaşamış bir sanattır. Kitap kaplarının içlerini yaprakları veya yazı levhalarının kenarlarını bordür olarak süslemek için kullanılmıştır. Bugün tekrar gündeme gelmiş, kendini yenilemiş olarak görülüyor. Son yıllarda resim gibi paspartolanmış ve çerçevelenmiş ebru çeşitleri ile sergiler açılıyor, çerçeveli veya çerçevesiz dükkanlarda satılıyor. Evlerimizi, bürolarımızı süslediği gibi gömleklerimizden sarkan kravat olarak ipekli kumaşlara basılmış görüyoruz. Dahası çinilere renk vererek hatip ve çiçekli battal veya çark-ı felek olarak girmiş, kırlentlerde aynı renk cümbüşüne karışan ebrularla göz zevkimize katılmış olduğunu görüyoruz. Büyük Türk yazarı Şemseddin Sami Bey Kâmûs-ı Türkî adlı lügâtında ebru için şöyle demektedir: "Ebru; aslı, Farsça Ebrî = bulut renginde ve daha doğrusu, Çağatayca Ebre = roba (elbise yüzü, kürk kabı) hare gibi dalgalı ve damarlı (kumaş, kağıt) = (isim) cüz ve defter kabı yapmak için kullanılan renkli kağıt."
Görülüyor ki gerek Kâmûs-ı Türkî yazarı Şemseddin Sami Bey'in verdiği bilgiler gerekse bu sanatı Buhara'da öğrenmiş olan Sadık Efendi'nin verdiği bilgilere göre kelime, zaman süreci bazı değişikliklere uğramıştır. Aslı Çağatayca olan bu kelime Anadolu'ya göç sırasında İran'dan geçerken kelime benzerliği nedeniyle "ebri"ye yurdumuzda ise "ebru"ya dönüşmüştür.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla  
 



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:54 AM .


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.1.0
Düzenleyen : DeliTurK
Web Site Ekle Pagerank Toplist
harita|harita|tek link oyun>Kelimeler Megatr | dewforum.org | DivX MP4 | TOPlist Link Ekle

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600