![]() |
|
|
| ||||||
| Düşünce Grubumuza Katılın Oluşturacağınız Düşünce Grubumuza Katılın.. |
|
Görüntüleme: 22 - Cevaplar: 6
| LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Onursal Üye ![]() cuL de sac Şuan Çevrimdışı Kayıt Tarihi: Jan 2008 Mesajlar: 847
Rep Gücü: 101
Rep Puanı: 101
Rep Derecesi: ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | PKK İLE GELİNEN MÜCADELEDE ORTAK NOKTA: FİKRİ MÜCADELE ŞART Bugün sık sık gündeme getirilen PKK’nın Marksist-Leninist kökleri, aslında ilk kez ne zaman deşifre oldu? PKK'ya yönelik olası sınır ötesi bir operasyonun sıcak gündemi oluşturduğu şu günlerde, askeri bir harekatın yanı sıra terör örgütü ile fikri platformda da mücadele edilmesinin gerekliliği sıkça dile getirilmeye başlandı. Gerek siyasi çevrelerde gerekse basında geçtiğimiz ay boyunca bu konu hakkında çok fazla konuşuldu ve yazıldı. Dile getirilen görüşlerde, ağırlıklı olarak üzerinde durulan ortak bir nokta vardı: PKK'nın Marksist-Leninist, komünist ve ateist bir örgütlenme olarak nitelendirilmesi... Son olarak yabancı basının en prestijli yayınlarından biri olan Washington Times'da da aynı nitelendirmenin yapıldığı bir haber yayınlandı. PKK'nın ideolojik yapısı hakkında ortak bir nitelendirme yapılmış olması ve bu yapının özellikle vurgulanması son derece önemlidir. Çünkü bu, aynı zamanda mücadele edilecek hedefi de işaret etmektedir. Fikri Mücadelenin Gerekliliğinde Görüş Birliği Terörle mücadele konusunda bugün gelinen noktada, terörü yalnızca askeri bir girişim ile yok etmenin mümkün olamayacağı, mutlaka fikri yönden de yapılacak bir mücadele ile terörün ideolojisinin etkisiz kılınması gerektiği tartışılmaz bir gerçek olarak kabul görmektedir. PKK'nın Marksist-Leninist, komünist ve dolayısıyla ateist bir örgütlenme olduğu da son dönemde herkesçe kabul edilen ve dile getirilen diğer bir gerçek olmuştur. Her iki konuda da toplum genelinde bir görüş birliği oluşmuştur. Bu görüş birliğinin oluşmasında en etkili olan unsurlardan biri hiç kuşkusuz ki teröre karşı fikri mücadelenin öneminin ve gerekliliğinin öncü savunucusu olan Sayın Adnan Oktar'ın eserlerinden faydalanılarak hazırlanan ve yaklaşık 1,5 yıldan bu yana gazetelerde yayınlanmakta olan ilanlardır. Fikri Mücadelenin Gerekliliğinde Görüş Birliği Terörle mücadele konusunda bugün gelinen noktada, terörü yalnızca askeri bir girişim ile yok etmenin mümkün olamayacağı, mutlaka fikri yönden de yapılacak bir mücadele ile terörün ideolojisinin etkisiz kılınması gerektiği tartışılmaz bir gerçek olarak kabul görmektedir. PKK'nın Marksist-Leninist, komünist ve dolayısıyla ateist bir örgütlenme olduğu da son dönemde herkesçe kabul edilen ve dile getirilen diğer bir gerçek olmuştur. Her iki konuda da toplum genelinde bir görüş birliği oluşmuştur. Bu görüş birliğinin oluşmasında en etkili olan unsurlardan biri hiç kuşkusuz ki teröre karşı fikri mücadelenin öneminin ve gerekliliğinin öncü savunucusu olan Sayın Adnan Oktar'ın eserlerinden faydalanılarak hazırlanan ve yaklaşık 1,5 yıldan bu yana gazetelerde yayınlanmakta olan ilanlardır. ![]() Terör olaylarının günümüzdeki kadar gündemde olmadığı 2006 yılının ortalarından bu yana, çok sık aralıklarla gazetelere verilmiş olan bu ilanlarda, PKK'nın “Marksist-Leninist, komünist ve ateist” yapısının üzerinde ısrarla durulmuş ve bu nitelendirmenin yaygınlaşmasına öncülük edilmiştir. Bu süre zarfında terörün kaynağı ve çözümüne ilişkin, Adnan Oktar'ın eserlerinden faydalanılarak hazırlanan 20 farklı ilan gazetelerde yayınlanmıştır. Bu ilanlar, ülke çapında bir bilinçlenmenin oluşmasına da vesile olmuştur. Bu ilanlarda PKK tarafından gizlenmeye çalışılan komünist, ateist ve Darwinist yapı deşifre edilmiş, Darwinist eğitimin ve propagandanın toplum üzerinde nasıl yıkıcı bir etki uyandırdığı ilmi gerçeklerle izah edilmiştir. Komünizmi destekleyenlerin ülkemiz üzerinde ne gibi planları olduğu detaylı biçimde anlatılmıştır. Doğudaki vatandaşlarımızın din ahlakına olan bağlılıkları ve ahlaki erdemlerinin, sorunun çözümündeki önemli rolüne dikkat çekilmiştir. Bölücü örgüt elebaşının din ahlakına olan düşmanlığı, komünist liderlere olan hayranlığı ve Darwinist görüşleri kendi sözleriyle delillendirilmiştir. Sayın Adnan Oktar'ın gerek bu ilanlarda yayınlanan fikirlerinin, gerekse yıllardan beri eserlerinde anlattığı birçok gerçeğin bugün yazarlarımız tarafından yeni yeni dile getirildiği görülmektedir. Bu ilanlarda bugüne kadar birçok kez dile getirilmiş olan bazı gerçekleri kısaca maddeleyecek olursak; Terörün Kaynağı ve Çözümüne İlişkin Çok Önemli Gerçekler * PKK; Marksist, Leninist, Stalinist, komünist bir örgütlenmedir. * Güneydoğu'da senelerdir devam eden bölücü faaliyetlerin arkasında Marksist-Leninist-Komünist ideoloji bulunmaktadır. Bu ideolojinin temeli ise Darwinizm'e dayalıdır ve terörün bu teori olmadan hayat sahası bulması olanaksızdır. * Darwinizm'in olmadığı yerde materyalizm olmaz. Materyalizmin olmadığı yerde komünizm olmaz. Komünizmin olmadığı yerde de PKK olmaz. * PKK, Darwinizm ve materyalizm olmadan komünist propaganda yapamaz. Komünist propaganda yapamayınca taraftar bulamaz. Taraftar bulamayınca da gücünü kaybeder ve yok olur. * PKK ateisttir. Din ahlakına ve din ahlakının vesile olacağı tüm güzelliklere karşıdır. Dolayısıyla küçük yaşlardan itibaren din ahlakına düşman olarak yetiştirilen, vicdandan ve her türlü güzel ahlaktan yoksun olan örgüt üyeleri, devletimizin bekası ve halkımızın güvenliği için büyük bir tehdittir. * PKK’nın materyalist ve ateist köklerine karşın, Doğu insanı dindardır. PKK’nın kendisine yuva edindiği topraklarda yaşayan bu güzel ahlaklı vatandaşlarımızı kollamak, ihtiyaçları olan desteği vermek gerekir. * PKK, terörist olarak yetiştireceği kişilere öncelikle diyalektik materyalizm ve bu felsefenin temeli olan Darwinizm eğitimi vermektedir. Bu nedenle bütün Türkiye'de anti-Darwinist, anti-materyalist, anti-komünist çok güçlü bir fikri propaganda şarttır. * Materyalist, ateist, Darwinist Avrupa, PKK'yı kendisiyle aynı felsefi inanca sahip olduğu için bütün gücüyle desteklemektedir. * PKK'ya çözüm, Darwinizm'in ve materyalizmin yerle bir edilmesidir. Terörle Fikri Mücadele Nasıl Yapılmalı? Terörle mücadele konusunda hayati bir öneme sahip olan anti-komünist ve anti-Darwinist propagandanın toplum genelinde de öneminin fark edilmiş olması son derece sevindirici bir gelişmedir. Bu noktadan sonra yapılması gereken ise fikri mücadele kapsamında somut adımlar atılmasıdır. Bu konuda çeşitli kurumlara da sorumluluklar düşmektedir. * Devletimiz; Türk halkının komünizm, materyalizm ve Darwinizm’e karşı bilinçlenmesini sağlayacak sosyal politikalar oluşturarak veya bu konuda ehil sivil toplum kuruluşlarını destekleyerek; * Basın yayın kuruluşları; kardeşliği, sevgiyi, merhameti ve inanç birliğini esas alan yayınlar yaparak; * Köşe yazarları; anti-komünist propagandaya devam ederek, teröre öldürücü darbenin vurulmasında iş birliği içinde hareket etmelidirler. Bu somut adımların aynı zamanda hızlı, kararlı ve sürekli olması da alınacak neticeyi çabuklaştıracaktır. Şu unutulmamalıdır ki, PKK’nın terör eylemlerine başladığı 1980’li yıllarda doğan bebekler, Darwinizm’in beslediği komünist ideoloji ile uyuşturulup, kandırılıp, bugün PKK saflarında mücadele eden militanlar haline gelmişlerdir. Terör örgütünün şu anki silahlı birliklerinin çoğu o yıllarda doğan çocuklardan oluşmaktadır. Eğer Darwinizm söz konusu yıllarda ortadan kaldırılsaydı komünizm tamamen çürütülmüş olacak, bu sapkın ideoloji de sonraki nesillere aktarılamayacaktı. Dolayısıyla ideolojisi olmayan bir örgütün kendine yandaş toplaması ve faaliyet göstermesi mümkün olamayacağından PKK da kısa zamanda yok olup gidecekti. ![]() PKK'nın Doğu'daki Siyasi Gücünü Kaybetmesi, Fikri Mücadelenin Önemine Güzel Bir Örnektir Türkiye'de şu an, çeşitli kesimlerin katkılarıyla yoğun biçimde devam eden büyük bir imani, milli, kültürel ve ilmi çalışma vardır. Bu çalışmanın güzel sonuçları kendini göstermeye başlamıştır. PKK'nın son dönemde siyasi anlamda büyük bir güç kaybına uğramış olmasında söz konusu faaliyetlerin büyük rolü olmuştur. Bu faaliyetlerin vesilesiyle Türkü, Kürdü, Lazı ve Çerkeziyle tüm Türk halkı birlik ve beraberlik ruhunu korumuş, imanını muhafaza etmiş, milli ve manevi değerlerine sahip çıkma konusunda etkin bir tavır sergilemiştir. Gençler de ateist ve bölücü ideolojilere aldanmaktan kurtulmuş, böylelikle terör örgütü ideolojik anlamda hiçbir destek bulamaz hale gelmiştir. Bu fikri mücadeleye öncülük eden Sayın Adnan Oktar, bir röportajında bu müjdeli gelişmeyi şu şekilde anlatmıştır: "Türkiye'de eskiden sol daima hakim olurdu. Biz Darwinizm'e karşı güçlü bir mücadele verdikten sonra sağ ezici şekilde hakim olmaya başladı Türkiye'de, bu net bir başarıdır. PKK'dan halk kitleler halinde kopmaya başladı. Biz faaliyet yaptıktan sonra, PKK'nın gerçek yönünü, Marksist yönünü, Materyalist yönünü vurguladıktan sonra, Darwinizm'in geçersizliğini anlattıktan sonra, PKK siyasi yönde çok ciddi güç kaybına uğradı. Bunu da son zamanlarda açık açık gördük. Yani Türkiye'nin genel tablosuna bakarsanız bunu çok açık görürsünüz." Çözüm Bataklığın Kurutulmasındadır Yazı boyunca vurgulandığı üzere PKK'ya karşı kalıcı bir çözümü fikri mücadele olmadan elde etmek olanaksızdır. Sivrisineklerle tek tek mücadele etmenin sonu yoktur, çözüm bataklığın kurutulmasıdır. Fikri mücadele terör örgütüne psikolojik açıdan da büyük darbe vurmaktadır. Son günlerde terör örgütü yandaşlarının, kaybettikleri desteğin ardından büyük bir panik içinde oldukları, psikolojilerinin bozulduğu gözlenmektedir. İdeolojilerinin artık taraftar bulmadığı gerçeğinin iyiden iyiye farkına varan bu kişiler, din ahlakına karşı olan düşmanlıklarını açıkça ortaya koyan açıklamalar yapmaktadırlar. Bölücü örgüt şunu çok iyi bilmektedir ki; İslam ahlakını benimsemiş bir toplumda başarılı olmaları mümkün değildir. Bu gerçeğin bilincinde olan ilgili odaklar, bütün güçleriyle milletimizi imanından, ahlakından koparmaya çalışmakta, Darwinist dünya görüşünü yerleştirmeye gayret etmektedirler. Darwinizm’in yayılması PKK için yeni insan kaynağı demektir. Bu yüzden Darwinizm ile yapılan her türlü propaganda doğrudan terör örgütünü fikri anlamda güçlendirip, beslemektedir. Tek yanlı Marksist-Leninist ve Darwinist propaganda, Doğu'da binlerce gencin bölücü örgütün saflarına katılmasına sebep olacaktır. Marksist-Leninist, bölücü propagandaya karşı Yaratılışçı, milliyetçi, Atatürkçü, üniter devleti ve milli manevi değerleri savunan bir karşı propaganda şarttır. Bu propagandaya toplumun tüm kesimlerinin destek olmaları, teröre öldürücü darbe vurulana kadar bunu kararlılıkla sürdürmeleri ülkemizin geleceği açısından son derece önemlidir.
[ÜYE OLMADAN L?NKLER? GÖREMEZS?N?Z. BURAYI TIKLAYARAK BEDAVA ÜYE OLUNUZ...] |
|