![]() |
|
|
| ||||||
|
Görüntüleme: 39 - Cevaplar: 0
| LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 (permalink) |
| S-Administrator ![]() ![]() Çapkın-12 Şuan Çevrimdışı Kayıt Tarihi: Feb 2006 Nerden: aydın Mesajlar: 4.515
Rep Gücü: 58
Rep Puanı: 58
Rep Derecesi: ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | KUL HAKKI Kul hakk?, insan?n sahip oldu?u haklar? demektir. Kutsal kitab?m?z Kur’ân-? Kerim kul hakk? üzerinde önemle durmaktad?r. Allah’?n emir ve yasaklar?n?n hemen hemen dörrte üçü kul hakk? ile ilgilidir. Busebeple, Allah’a kulluk, yaln?zca belli ibadetleri yerine getirmek de?il, ayn? zamanda insan haklar?na da büyük sayg? duymakt?r. Aksi takdirde insanlar?n birarada karde?çe ya?amalar?, devletler kurmalar? mümkün olmaz. Toplumun kayna?mas?, kötülüklerden uzak, karde?çe ya?ay???n sa?lanmas? için kul haklar?na sayg?l? olmak o kadar önemlidir ki, Allah her türlü günah? affetti?i halde, kul hakk?n? affetmiyor. ?hanet etmek, utand?rmak, küçümseme, mala ve cana zarar vermek, al?? veri?te aldatmak, darg?n durmak, iftira etmek, arkas?ndan konu?mak, laf ta??mak,dedikodu yapmak, anar?i ç?karmak, dini ve milli de?erlere sayg?s?z davranmak kul hakk?n? zedeleyen davran??lardand?r. Peygamberimez: “?nsanlara merhamet etmeyen kimseye Allah da merhamet etmez.” buyurur. 1. ANNE HAKKI ?nsan varl???n?n gerçek sebebi yani yarat?c?s? Allah Teâlâ Hazretleridir. Ancak, görünen sebebi ise anne ve babad?r. Anne ve baba aras?nda ise öncelikle annenin fonksiyonu daha fazla ve çekti?i zahmetler daha çoktur. Yüce Rabbimiz buyurur ki: “Biz insana, anne ve babas?na kar?? iyi davranmas?n? tavsiye etmi?izdir. Annesi onu, güçsüzlükten güçsüzlü?e u?rayarak karn?nda ta??m??t?. Çocu?un sütten kesilmesi iki y?l olur. Bana ve anne-babana ?ükret diye tavsiyede bulunmu?uzdur. Dönü? Bana’d?r.” O halde, dokuz ay gibi uzun bir süre çocu?unu karn?nda ta??mak, do?umdan sonra belli bir zamana kadar emzirerek büyütürken uykusunu bile terkedecek kadar s?k?nt?lara katlanmak bak?m?ndan anne hakk? baba hakk?ndan önce geçmektedir. Onun için, iyilik yapma ve kendisine iyi davranma bak?m?ndan anneye üç defa öncelik tan?nm??,dördüncüde babaya hak tan?nm??t?r.bu anlay??, ayn? zamanda bir kad?n olmas? bak?m?ndan anneye ne kadar de?er verildi?ini göstermesi yönünden önemlidir. Kad?nlarda dikkat çekecek kadar belirgin olan ortak özelliklerden sevgi, ?efkat ve merhamet duygusu, anne olduktan sonra özellikle yavrusu üzerinde yo?unla?maktad?r.bu yönü ile de anne, babadan öne geçmektedir. Dikkat edilirse çocuklar, bir s?k?nt? veya korku an?nda ço?unlukla annelerine s???n?rlar. Bu da annelerin ?efkat, merhamet ve koruyuculuklar?n?n fazla oldu?unun belirgin ifadesidir. Çocuklar?n terbiyelerinde, dillerinin, dinlerinin ö?retiminde ve sosyal bir varl?k olmalr?nda anne, ilk y?llarda babaya göre daha fazla katk?da bulunmaktad?r. Bütün bunlardan dolay? anne hakk? nem kazanmaktad?r. 3) 1. BABA HAKKI Her?eyden önce baba ailenin reisidir. Babaya itaat, di?er insanlara göre daha çok gereklidir. Ailenin geçimi ço?unlukla baban?n sorumlulu?u alt?ndad?r. Bu bak?mdan da baba aile içerisinde önemli bir yer i?gal etmektedir. Aile içinde baba, gücü ile otoritenin temsilcisidir. Bilhassa erkek çocuklara bu yönden örnek olan baba, ailenin bütün fertlerinin koruyuculu?unu da üstlenmi? durumdad?r. Onun için çocuklar babalar?na ?ükran borçludurlar. Peygamber Efendimiz ?öyle buyurur: “Hiç bir evlat babas?n?n hakk?n? ödyemez. Ancak onu köle olarak bulup, sat?n al?r ve hürrüyetine kavu?turursa müstesna...” ??te ancak o zaman babas?n?n hakk?n? ödeyebilir. Zaman??zda kölelik söz konusu olmad???na göre, belki babas?n? dü?tü?ü çok önemli maddi ve manevi s?k?nt?lardan kurtarabilen, ölüme kadar da sayg?da kusur etmeyen, böylece hay?r duâs?n? alabilen evlat ancak ona kar?? borcunu ödemi? olabilir. Esasen hadiste baba hakk?n?n önemi vurgulanmaktad?r. 1. KARDE? HAKKI Çocuklar, aile içerisinde huzur ve mutluluk kayna??d?r. Çünkü çocuklar ailelere Allah taraf?ndan verilmi? birer hediyedir. Ayn? zamanda kar?-koca aras?ndaki sevgi ba?lar?d?r. Dolay?s?yla çocuklar aileyi sevgi ve sayg? anlay??? içerisinde ayakta tutan huzur kaynaklar?d?r. Ailedeki huzurun bozulmamas? için çocuklar, bir taraftan anne ve babalar?na kar?? sayg?l? davran?rlaarken, di?er taraftan da birbirlerine kar?? sevgi göstermeli ve sayg?l? olmal?d?rlar. Bunun için: Büyük karde? olan a?abey ve ablalar yerine göre baba ve anne gibi kabul edilip, küçüklerin onlara sayg? göstermeleri gerekir. Örf ve geleneklerimizde büyük karde?lere, baba ve anneye yak?n derecede de?er verilmesi ve sayg? gösterilmesi esas tutulmu?tur. Öyle ise biz de a?abeylerimizi ve ablalar?m?z? ayn? gözle görüp onlara sayg? göstermeliyiz. A?abeyler ve ablalar da küçük karde?lerine anne ve babalar?n?n kendilerini sevdikleri gibi sevmeli, onlara ilgi ve ?evkat göstererek korumal?d?rlar. Karde?ler, aralar?nda meydana gelebilecek k?skançl?klar?n, huzursuzluklar?n, ve kavgalar?n sadece kendilerini de?il, ailelerin bütün fertlarini üzp, sarsaca??n? bilmelidirler. Onun için kendi aralar?nda mümkün oldu?u kadar iyi geçinme?e çal??mal?d?rlar. Anne ve babam?zca karde?imize gösterilen ilgi ve ?efkati yanl?? anlayarak, bunu k?skançl?k sebebi yapmamal?y?z. ?unu unutmayal?m ki, onlar kesinlikle büyük-küçük, erkek-k?z ayr?m? yapmazlar. Bir elin parmaklar?ndan her biri insan için ne ise, çocuklar da bir anne ve baba için öyledir. Biri di?erinden farkl? görülmez ve üstün tutulmaz. Karde?ler aras?nda fikrî, bedenî ve mali yönde dayan??ma olmal?d?r. Atalar?m?z: “Bir elin nesi var, iki elin sesi var...” demi?lerdir. Tek ba??na ki?i yan?labilir veya yenilebilir.ama birlikten kuvvet do?ar. Fikir ve güç dayan??mas? karde?leri güçlü k?lar. Karde?ler aras?nda baz? konularda farkl? dü?ünceler de olabilir. Buna sayg? duyulmal?d?r. Bu konuda ortaya ç?kabilecek farkl? görü?leri karde?ler birlikte tart??arak, do?rulunu?a kanaat getirdikleri görü?leri benimseme al??kanl??? kazanmal?d?rlar.onlar?n böyle davran??lar? kendilerini de ailelerini de mutlu k?lar. ??te böylesine bir tak?m konulara ve inceliklere dikkat edilmesi, karde?ler aras?nda sevgi, sayg? ve dayan??may? güçlendirir. Birbirlerine kar?? olan hak ve dü?üncelerini de yerine getirmi? olurlar. 1. AKRABA HAKKI Aile fertlerimizden sonra öncelikle ili?ki kuraca??m?z ki?iler akrabalar?m?zd?r. Akrabal?k ili?kilerinde, yak?ndan uza?a do?ru bir gidi? gözetilir. Biz müslümanlar, Yüce Rabbimizin ve Sevgili Peygamberimiz emirlerini her zaman ba?tac? etmeliyiz. Onlar ne emretmi?lerse onu benimseyip, uygulamal?y?z. Neleri yasaklam??larsa onlardan da kaç?nmal?y?z. Yüce Rabbimizin ve Sevgili Peygamberimizin ba?tac? etmemiz gereken emirlerinden birisi de;akrabalarla ilgilenmek, darl?k ve bolluk zamanlar?nda her an onlarla birlikte olmakt?r. Akrabalar?m?zla her f?rsatta ziyaretle?mek, maddîve manevîkonularda yard?mla?mak aslî görevlerimizdendir. Çünkü akrabalar?n birbirleri üzerinde kar??l?kl? haklar? vard?r. Kur’ân-? Kerim’de, bir kimsenin iyiliklerinden bahsedilirken,Allah,âhiret günü, melekler, kitap ve peygamber inanc?ndan yani temel inanç esaslar?ndan sonra ilk s?rada; “Allah sevgisi ile akrabaya yard?m edenler” an?lmaktad?r. Bu s?ralama ile Allah Teâlâ Hazretleri akrabam?za ilgi göstermemizin ne derecede önemli oldu?unu bize bildirmektedir. Bir ba?ka ayette de, akraba ile ilgilenmenin önemi ?öyle aç?klanm??t?r: “Allah ?üpesiz adaleti, iyilik yapmay?, yak?nlara bakmay? emreder.Hayâs?zl???, fenal???, haddi a?may? yasak eder. Tutans?n?z diye size ö?üt verir. Akrabalar?m?zla ilgimiz sadece onlar?n iyi günlerinde, bolluk, ?an, ?öhret zamanlar?nda olmamal?d?r. Kötü günlerinde, yoksulluk, dü?künlük, ihtiyarl?k dönemlerinde de dostluk ve akrabal?k ba?lar?m?z? sürdürmeliyiz. Onlar? sadece bayramlarda,dü?ünlerde ve özel günlerde de?il, f?rsat buldu?umuz her zaman ziyaret etmeliyiz, gönüllerini almal?y?z. Uzakta iseler, zaman zaman mektupla, telefonla hat?rlar?n? sormal?y?z. Hasta olduklar? zaman yak?n-uzak demeden ziyaretlerine gitmeliyiz.öldüklerinde ise cenaze merasimlerine kat?lmal?y?z. Akrabalar?m?z aras?nda fakir ve dü?kün olanlar varsa, verece?imiz zekâtve yapaca??m?z di?er yard?mlar?m?zda öncelikle onlar? gözetmeliyiz. Çünkü Rabbimiz: “Yak?n?na, dü?küne, yolcuya hakk?n? ver, elindekileri saç?p savurma.” “...Kendisi ad?na birbirinizden dilekte bulundu?unuz Allah’?nve akrabalar?n?n haklar?na riayetsizlikten sak?n?n...” buyurmaktad?r. Bir s?k?nt?ya dü?tü?ümüzde, yard?m için ilk ba?vuraca??m?z yer akrabalar?m?zd?r. Annemizin, babam?z?n olmad??? veya onlar? kaybetti?imiz dönemlerde akrabam?z bizim annemiz-babam?z yerine geçer. Onlar? bu gözle görmemiz, onlar?nda bizi öyle kabul etmeleri akrabal???n gere?idir. Peygamber Efendimiz ?öyle buyurur: “Allah’a ve âhiret gününe inanan ki?i misafirne ikram etsin. Allah’a ve âhiret gününe inanan, akrabas?n? görüp gözetsin. Allah’a ve âhiret gününe inanan kimse ya hay?r söylesin veya sussun!...” Daha birçok ayette ve hadislerde akrabal???n önemi, onlarla ilgilenmenin de?eri belirtilmektedir. O halde ?unu söyleye biliriz ki: dinimiz hiçbir dinde ve toplumda görülemeyecek ?ekilde kar??l?kl? olarak akrabam?z? görüp gözetmemizi ve onlar?n haklar?na dikkat etmemizi bize emretmektedir. Uzak-yak?n bütün akraban?n aran?p, sorulmas?na ve zaman zaman ziyaret edilmesine ise s?la-i rahîm denilmektedir. 1. ARKADA? HAKKI Arakda?l?k, iki veya ikiden fazla insan aras?nda belli süre içersinde olu?an kar??l?kl? sevgi ve sayg?ya dayanan ili?kilerin ad?d?r. Arkada?l?k çok küçük ya?ta ba?l?yabildi?i gibi hayat?n her döneminde yeni yeni arkada?l?klar kurulabilir.arkada?l???n süresi çok k?sa sürebilece?i gibi ömür boyu da sürebilir. K?sa süreli de olsa, uzun süreli de olsa arkada?l?klarda kar??l?kl? olarak maddi ve manevi ba?l?l?klar olu?ur.beraber gezilir, e?lenilir, yenilir, içilir, ders çal???l?r. Ac?lar ve sevinçler payla??l?r. Arkada?lar birbirlerinin dert ortaklar?, s?rda?lar? olurlar. Belli sürelerde bir arada olmak zorunda olan insanlar isteseler de istemeseler de günün birinde birbirleriyle arkada? olduklar?n? farkederler. Ancak as?l devaml? ve samimi arkada?l?k seçilerek vekar??l?kl? istek duyularak kurulan?d?r. Bu ?ekilde kurulan arkada?l?klarda ço?u zaman ortak zevklerin ve özelliklerin rolü büyük olur. Ortak zevklere ve özelliklere dayal? olarak kurulan arkada?l?klarda kar??l?kl? maddi ve manevi ç?kar yoktur. Onlar aras?nda kar??l?kl? sevgi ve sayg? a??r basar.sevgi ve sayg?n?n tabiî sonucu olarak da menfaatler de?il, fedâkârl?klar ön plâna ç?kar. ?yi ve ideal arkada?l?klar böyle kurulur. Arkada?l?kta kötü olan ise, samimiyetten uzak ve s?rf maddi ve manevi ç?karlar u?runa biraraya gelinmesidir. Böyle kurulan arkada?l?klardan fayda gelmez.çünkü ç?karlar bite bitmez ili?kiler kopar. Taraflarca ayn? maksatla ba?ka arkada? aray??lar? ba?lar. ?uras? bir gerçek ki: iki insan bir araya gelince aralar?nda kar??l?kl? olarak maddi ve manevi birtak?m haklar do?ar. Onun için arkada?lar birbirlerinin birtak?m isteklerine ve birtak?m tekliflerine hay?r dememelidirler. Ancak istek veya teklfler do?ru yönde olmal?d?r. Yanl?? ve kötü yollara götüren tekliflere uymak gerekmez. Zaten iyi arkada? da, kötü veya olumsuz tekliflerde bulunmaz. ?ayet arkada?lar?ndan birisi devaml? ho? olmayan i?ler yap?yor ve arkada??n? da bu yönde zorluyorsa, böyle arkada?l?klar uzun sürmemelidir. Peygamber Efendimiz, “Mü’min, mü’minin aynas?d?r.” buyurmu?tur. Atalar?m?z ise, “Arkada??n? söyle, sana kim oldu?unu söyleyeyim.” demi?lerdir. Demek ki arkada?lar birbirlerini önemli ölçüde etkilemektedirler. Arkada?lar aras?nda kar??l?kl? etkile?im, genellikle güçlü ki?ili?i olan?n bask?n olmas? ?eklinde gerçekle?ir. ?ayet iyi huylu, ahlâkl? ve güçlü ki?ili?i olan bask?n olursa, arkada?l?k ili?kileri iyi ve olumlu yönde geli?ir. Ahlâkça zay?f olan bask?n olursa, o zaman da il?kile olumsuz yönde geli?ir ve arkada?lar ho? olmayan bitak?m yönlere veya maceralara do?ru sürüklenirler. Onun için arkada??nda ho? olmayan ve kendisi sonu belirsiz maceralara sürükleyecek tav?r ve davran??lar farkeden birisi, önce onu bu tür olumsuzluklardan vazgeçirme?e çal??mal?d?r. Daha iyi, dürüst ve ahlâkl? davranmas? için kendisini ikaz etmeli ve pna bu konuda yard?mc? olmal?d?r. Arkada?l?k bunu gerektirir. Yeterince ilgi gösterilmesine ve u?ra??lmas?na ra?men, olumsuz tav?r ve davran??lar?n? de?i?timeyenlerden uzakla?mak, iyi ve dürüst olanlarla arkada?l?k ili?kilerini geli?tirmek ise akl?n gere?idir. 1. KOM?U HAKKI Aile ve akrabalar?m?zdan sonra bize en yak?n olan kom?ular?m?zd?r. Dinimizin bize ö?retti?igüzel davran??lardan birisi de kom?ular?m?za sayg?l? olmakt?r. Çevremize ?öyle bir göz atacak olursak görürüz ki ev, tarla, dükkân, yaz?hane kom?ular?m?z oldu?u gibi, i? yerinde tezgâh kom?umuz, s?n?f?m?zda s?ra kom?ular?m?z da vard?r. ?nsanlar aras?nda sa?l?kl? bir ?ekilde kom?uluk ili?kilerini düzenlemek için dinimiz baz? hükümler getirmi?tir. Peygamberimiz bu hükümleri ?öyle özetler: Yard?m etmek, borç para istediinde vermek, hastaland???nda ziyaret etmek, cenazesine kat?lmak, sevinçli anlar?nda tebrik, üzüntülü anlar?nda teselli etmek gibi. Peygamberimiz (A.S.): “Kom?usu ?errinden emin olmayan kimse mümin de?ildir.” buyurur. Ve ayr?ca “Kom?usu aç iken evinde tok duran kimse, gerçek mümin de?ildir.” diye de buyurmu?tur. Cenab-? Hak Kur’ân-? Kerim’de: “Allah’a ibadet edin ve O’na hiçbir ?eyi ortak ko?may?n. Ana-babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yak?n kom?uya, uzak kom?uya, yak?n arkada?a, yolcuya, ellerinizin alt?nda bulunanlara (köle, cariye, hizmetçi ve benzerlerine) iyi davran?n; Allah kendini be?enen ve daima böbürlenen kimseyi sevmez.” 1. Ö?RETMEN HAKKI Anne ve babam?z bizim dünyaya gelmemize sebep olan, bebeklikten itibaren de bizi terbiye eden , ki?ili?imizin temellerini olu?turan,maddi ve manevi de?erlerimizi kar??layan sayg?de?er varl?klar?m?zd?r. Ki?ili?imize birçok yeni manevi de?er kazand?ranlar, bizi olgunla?t?ranlar ise ö?retmenlerimizdir. Diyebiliz ki ö?retmenler ruh dünyam?z?n mimarlar?d?r. Biz manen onlar?n ellerinde ?ekilleniyor, onlar?n yard?m ve rehberlikleri ile topluma yararl? bireyler olarak yeti?iyoruz. Öyleyse ö?retmen hakk? son derece büyük ve önemlidir. “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?..” âyeti ile Yüce Rabbimiz bilgili ki?ilere çok özel bir yer vermi?tir. Ö?retmenler de bilgili ve bize bildiklerini ö?reten ki?iler olduklar?na göre, onlar da ayn? ?ekilde de?erli birer manevi makama oturtulmu? olmaktad?rlar. ?slâm e?itimcileri ö?retmen hakk?n?n ödenemiyecek kadar büyük oldu?unu söylemi?lerdir. Çünkü devletlerin ve medeniyetlerin yükseli?inde ö?retmenlerin paylar? büyüktür. Bu nedenle ö?retmenlere de?er veren, onlar? maddi ve manevi alanda lay?k olduklar? yerlere oturtan toplumlar kalk?nm??lard?r. Böyle toplumlarda insanlar mutlu ve faziletli olmu?lard?r. Ö?retmenlere de?er vermeyen, ö?retmenlik mesle?ini hor gören, maddi ve manevi olarak lay?k olduklar? yerlere oturtamayan toplumlar ise mutsuz olmu?lard?r. Tarihimize bir göz att???m?zda görürüz ki, atalar?m?z ö?retmenlere lay?k olduklar? de?eri vermi?lerdir. Onlara maddi yönden doyurucu ücretler verirken, manevi yönden de gerekli olan ilgi ve takdiri esirgememi?lerdir. Fatih Sultan Mehmet gibi bir Padi?ah, Molla Güranî ve Ak?emseddin gibi hocalar?n terbiyesi sonucunda, genç ya??na ra?men ?stanbul’u fethetmekten dolay? gururlanmam??t?r. Fatih hiç bir zaman hocas?na kar?? sayg?s?n? bozmam?? ve her zaman elini öperek hay?r duâs?n? alm??t?r. ?stanbul’a girerken kendilerini çiçek ya?muruna tutan Bizans halk?na; “O çiçeklere as?l lay?k olan?n hocas? oldu?unu ve çiçeklerin ona sunulmas? gerekti?ini” ifade etmi?tir. ??te bu olay, hocan?n hakk?n? teslim ve hocaya sayg?n?n tarihimizdeki en güzel örne?idir. Hz.Ali’ye ait oldu?u söylenen bir söz vard?r: “Bana bir harf ö?retenin kölesi olurum!” Ö?retmene gösterilmesi gereken sayg?y? bundan daha iyi anlatan bir söz az bulunur. Ö?retmenlerin de?erini takdir edenlerden birisi de Büyük ?skender’dir. “Babam beni gökten yere indirdi, hocam yerden gö?e yükseltti.” diyen ?skender , hocas?n?n kendisini manen yükseltti?ini ve yüceltti?ini anlay?p, takdir ederek ona gerçek de?erini vermi?tir. Biz de ö?retmenlerimize kar?? mümkün oldu?u kadar ilgi ve sayg? götermekte kusur etmemeliyiz. Ö?retmenlerimiz, ö?renimimizi tamamlad?ktan sonra sahip olaca??m?z mesleklerdeki ba?ar?lar?m?z?, vatan?m?za ve milletimize hizmetlerimizi duyup, gördükçe bizimle övüneceklerdir. Bizim ba?ar?m?zda kendilerinin de paylar? oldu?unu dü?ünerek iftihar edecek ve mutlu olacaklard?r. Unutmayal?m ki; onlar?n mutluluklar? mutlulu?umuz olacakt?r... 1. YOKSUL VE YET?M HAKKI Müslümanl?k, fakirlere ve yetimlere iyidavranmam?z?, onlara özenle yard?mda bulunmam?z? emrediyor. Allah’?n bize yard?m ve merhameti, bizim insanlara özellikle yoksullara kar?? davran???m?za ba?l?d?r. Sevgili Peygamberimiz bu konuda: “?nsanlara yard?m etmiyene Allah yard?m etmez.” buyurmu?tur. Gözümüze kaçmakta olan bir küçük sinekten gözü korumak için nas?l hem elimizle, hem de göz kapaklar?m?z ile gözümüze yard?m ediyorsak; insanlar da birbirlerini korumal? ve birbirlerine böyle yard?m etmelidirler. Bunu Peygamberimiz (s.a.v.) bu konuda ?öyle demi?tir: “Müminler birbirlerini sevmekte, birbirlerine ac?makta ve birbirlerini korumakta bir vücut gibidir. Vücudun herhangi bir oran? rahats?z olursa di?er organlar? da bu yüzden ac? duyarlar.” Yetimler, bu koruma ve yard?ma en muhtaç olan kimselerdir. Bu yard?mla?ma ile toplumda s?k?nt?lar azal?r, mutluluklar ço?al?r. Dinimiz, yetim ve yoksullar?n haklar?n? korumaya özel bir önem vermi?tir. Kur’ân-? Kerim’de Rabbimiz: “Öyleyse yetimi sak?n ezme. El aç?p isteyen yoksulu da sak?n azarlama.” ; “Haks?zl?kla yetimlerin mallar?n? yiyen ?üpesiz kar?nlar?na ancak ate? t?k?nm?? olurlar; zaten onlar alevlenmi? ate?e gireceklerdir.” KUL HAKKI HAKKINDA; • AYETLER 1. 16:71. Allah kiminize kiminizden daha bol r?z?k verdi. Bol r?z?k verilenler, r?z?klar?n? ellerinin alt?ndakilere verip de bu hususta kendilerini onlara e?it k?lmazlar. Durum böyle iken Allah'?n nimetini inkâr m? ediyorlar? en-NAHL, Ayet 71 2. 17:26. Bir de akrabaya, yoksula, yolcuya hakk?n? ver. Gereksiz yere de saç?p savurma. el-?SRÂ, Ayet 26 3. 30:38. O halde sen, akrabaya, yoksula, yolda kalm??a hakk?n? ver. Allah'?n r?zas?n? isteyenler için bu, en iyisidir. ??te onlar kurtulu?a erenlerdir. er-RÛM, Ayet 38 4. 4:9. Geriye eli ermez, gücü yetmez çocuklar b?rakt?klar? takdirde (halleri ne olur) diye korkacak olanlar (yetimlere haks?zl?k etmekten) korkup titresinler; Allah'tan sak?ns?nlar ve do?ru söz söylesinler. en-N?SA, Ayet 9 5. 2:42. Bilerek hakk? bât?l ile kar??t?rmay?n, hakk? gizlemeyin. el-BAKARA, Ayet 42 6. 22:19. ?u iki gurup, Rableri hakk?nda çeki?en iki has?md?r: ?mdi, inkâr edenler için ate?ten bir elbise biçilmi?tir. Onlar?n ba?lar?n?n üstünden kaynar su dökülecektir! el-HACC, Ayet 19 7. 37:113. Kendisini ve ?shak'? mübarek (kutlu ve bereketli) eyledik. Lâkin her ikisinin neslinden iyi kimseler olaca?? gibi, kendine aç?ktan aç??a kötülük edenler de olacak. es-SÂFFÂT, Ayet 113 8. 58:22. Allah'a ve ahiret gününe inanan bir toplumun -babalar?, o?ullar?, karde?leri, yahut akrabalar? da olsa- Allah'a ve Resûlüne dü?man olanlarla dostluk etti?ini göremezsin. ??te onlar?n kalbine Allah, iman yazm?? ve kat?ndan bir ruh ile onlar? desteklemi?tir. Onlar? içlerinden ?rmaklar akan cennetlere sokacak, orada ebedî kalacaklard?r. Allah onlardan raz? olmu?, onlar da Allah'tan ho?nut olmu?lard?r. ??te onlar, Allah'?n taraf?nda olanlard?r. ?yi bilin ki, kurtulu?a erecekler de sadece Allah'?n taraf?nda olanlard?r. el-MÜCADELE, Ayet 22 9. 60:3. K?yamet günü yak?nlar?n?z ve çocuklar?n?z size fayda vermezler. Çünkü Allah aran?z? ay?r?r. Allah, yapt?klar?n?z? görendir. el-MÜMTEHINE, Ayet 3 10. 64:14. Ey iman edenler! E?lerinizden ve çocuklar?n?zdan size dü?man olanlar da vard?r. Onlardan sak?n?n. Ama affeder, kusurlar?n? ba?lar?na kakmaz, kusurlar?n? örterseniz, bilin ki, Allah çok ba???layan, çok esirgeyendir. et-TE?ABÜN, Ayet 14 11. 4:7. Ana-baban?n ve yak?nlar?n b?rakt?klar?ndan erkeklere bir pay vard?r; ana-baban?n ve yak?nlar?n b?rakt?klar?ndan kad?nlara da bir pay vard?r. Gerek az?ndan, gerek ço?undan belli bir hisse ayr?lm??t?r. en-N?SA, Ayet 7 12. 4:11. Allah size, çocuklar?n?z hakk?nda, erke?e, kad?n?n pay?n?n iki misli (miras vermenizi) emreder. (Çocuklar) ikiden fazla kad?n iseler, ölünün b?rakt???n?n üçte ikisi onlar?nd?r. E?er yaln?z bir kad?nsa yar?s? onundur. Ölenin çocu?u varsa, ana-babas?ndan her birinin mirastan alt?da bir hissesi vard?r. E?er çocu?u yok da ana-babas? ona vâris olmu? ise, anas?na üçte bir (dü?er). E?er ölenin karde?leri varsa, anas?na alt?da bir (dü?er. Bütün bu paylar ölenin) yapaca?? vasiyetten ve borçtan sonrad?r. Babalar?n?z ve o?ullar?n?zdan hangisinin size, fayda bak?m?ndan daha yak?n oldu?unu bilemezsiniz. Bunlar Allah taraf?ndan konmu? farzlard?r (paylard?r). ?üphesiz Allah ilim ve hikmet sahibidir. en-N?SA, Ayet 11 13. 4:12. Yapacaklar? vasiyetten ve borçtan sonra e?lerinizin, e?er çocuklar? yoksa, b?rakt?klar?n?n yar?s? sizindir. Çocuklar? varsa b?rakt?klar?n?n dörtte biri sizindir. Çocu?unuz yoksa, sizin de, yapaca??n?z vasiyetten ve borçtan sonra, b?rakt???n?z?n dörtte biri onlar?nd?r (zevcelerinizindir). Çocu?unuz varsa, b?rakt???n?z?n sekizde biri onlar?nd?r. E?er bir erkek veya kad?n?n, anababas? ve çocuklar? bulunmad??? halde (kelâle ?eklinde) mal? mirasç?lara kal?rsa ve bir erkek yahut bir k?zkarde?i varsa, her birine alt?da bir dü?er. Bundan fazla iseler üçte bire ortakt?rlar. (Bu taksim) yap?lacak vasiyetten ve borçtan sonra, kimse zarara u?ramaks?z?n (yap?lacak)t?r. Bunlar Allah'tan size vasiyettir. Allah her ?eyi hakk?yle bilendir, halîmdir. en-N?SA, Ayet 12 14. 4:19. Ey iman edenler! Kad?nlara zorla vâris olman?z size helâl de?ildir. Apaç?k bir edepsizlik yapmad?kça, onlara verdi?inizin bir k?sm?n? ele geçirmeniz için de kad?nlar? s?k??t?rmay?n. Onlarla iyi geçinin. E?er onlardan ho?lanmazsan?z (biliniz ki) Allah'?n hakk?n?zda çok hay?rl? k?laca?? bir ?eyden de ho?lanmam?? olabilirsiniz. en-N?SA, Ayet 19 15. 4:33. (Erkek ve kad?ndan) her biri için, ana, baba ve akraban?n b?rakt???ndan (hisselerini alacak olan) vârisler k?ld?k. Yeminlerinizin ba?lad??? kimselere de paylar?n? verin. Çünkü Allah her ?eyi görmektedir. en-N?SA, Ayet 33 16. 4:127. Senden kad?nlar hakk?nda fetva istiyorlar. De ki, onlara ait hükmü size Allah aç?kl?yor: Kitap'ta, kendileri için yaz?lm??? (miras?) vermeyip nikâhlamak istedi?iniz yetim kad?nlar, çaresiz çocuklar ve yetimlere kar?? âdil davranman?z hakk?nda size okunan âyetler (Allah'?n hükmünü apaç?k ortaya koymaktad?r). Hay?rdan ne yaparsan?z ?üphesiz Allah onu bilmektedir. en-N?SA, Ayet 127 17. 4:176. Senden fetva isterler. De ki: "Allah, babas? ve çocu?u olmayan kimsenin miras? hakk?ndaki hükmü ?öyle aç?kl?yor: E?er çocu?u olmayan bir kimse ölür de onun bir k?zkarde?i bulunursa, b?rakt???n?n yar?s? bunundur. K?zkarde? ölüp çocu?u olmazsa erkek karde? de ona vâris olur. K?zkarde?ler iki tane olursa (erkek karde?lerinin) b?rakt???n?n üçte ikisi onlar?nd?r. E?er erkekli kad?nl? daha fazla karde? mevcut ise erke?in hakk?, iki kad?n pay? kadard?r. ?a??rmaman?z için Allah size aç?klama yap?yor. Allah her ?eyi bilmektedir. en-N?SA, Ayet 176 18. 2:229. Bo?ama iki defad?r. Bundan sonras? ya iyilikle tutmak ya da güzellikle sal?vermektir. Kad?nlara verdiklerinizden (bo?anma esnas?nda) bir ?ey alman?z size helâl olmaz. Ancak erkek ve kad?n Allah'?n s?n?rlar?nda kal?p evlilik haklar?n? tam tatbik edememekten korkarlarsa bu durum müstesna. (Ey müminler!) Siz de kar? ile kocan?n, Allah'?n s?n?rlar?n?, hakk?yla muhafaza etmelerinden ku?kuya dü?erseniz, kad?n?n (erke?e) fidye vermesinde her iki taraf için de sak?nca yoktur. Bu söylenenler Allah'?n koydu?u s?n?rlard?r. Sak?n onlar? a?may?n. Kim Allah'?n s?n?rlar?n? a?arsa i?te onlar zalimlerdir. el-BAKARA, Ayet 229 19. 2:237. Kendilerine mehir tayin ederek evlendi?iniz kad?nlar?, temas etmeden bo?arsan?z, tayin etti?iniz mehrin yar?s? onlar?n hakk?d?r. Ancak kad?nlar?n vazgeçmesi veya nikâh ba?? elinde bulunan?n (velinin) vazgeçmesi hali müstesna, affetmeniz (mehirden vazgeçmeniz), takvâya daha uygundur. Aran?zda iyilik ve ihsan? unutmay?n. ?üphesiz Allah yapmakta olduklar?n?z? hakk?yla görür. el-BAKARA, Ayet 237 20. 4:4. Kad?nlara mehirlerini gönül r?zas? ile (cömertçe) verin; e?er gönül ho?lu?u ile o mehrin bir k?sm?n? size ba???larlarsa onu da afiyetle yeyin. en-N?SA, Ayet 4 21. 4:20. E?er bir e?i b?rak?p da yerine ba?ka bir e? almak isterseniz, onlardan birine yüklerle mehir vermi? olsan?z dahi ondan hiçbir ?eyi geri almay?n. Siz iftira ederek ve apaç?k günah i?leyerek onu geri al?r m?s?n?z? en-N?SA, Ayet 20 22. 4:21. Vaktiyle siz birbirinizle ha?ir-ne?ir oldu?unuz ve onlar sizden sa?lam bir teminat alm?? oldu?u halde onu nas?l geri al?rs?n?z! en-N?SA, Ayet 21 23. 4:24. (Harp esiri olarak) sahip oldu?unuz cariyeler müstesna, evli kad?nlar da size haram k?l?nd?. Allah'?n size emri budur. Bunlardan ba?kas?n?, namuslu olmak ve zina etmemek üzere mallar?n?zla (mehirlerini vererek) istemeniz size helâl k?l?nd?. Onlardan faydalanman?za kar??l?k kararla?t?r?lm?? olan mehirlerini verin. Mehir kesiminden sonra (bir miktar indirim için) kar??l?kl? anla?man?zda size günah yoktur. ?üphesiz Allah ilim ve hikmet sahibidir. en-N?SA, Ayet 24 24. 4:25. ?çinizden, imanl? hür kad?nlarla evlenmeye gücü yetmeyen kimse, ellerinizin alt?nda bulunan imanl? genç k?zlar?n?z (say?lan) cariyelerinizden als?n. Allah sizin iman?n?z? daha iyi bilmektedir. Hep ayn? köktensiniz (insanl?k bak?m?ndan aran?zda fark yoktur). Öyle ise iffetli ya?amalar?, zina etmemeleri ve gizli dost da tutmamalar? ?art? ve sahiplerinin izni ile onlar? (cariyeleri) nikâhlay?p al?n, mehirlerini de normal miktarda verin. Evlendikten sonra bir fuhu? yaparlarsa onlara, hür kad?nlar?n cezas?n?n yar?s? (uygulan?r). Bu (cariye ile evlenme izni), içinizden günaha dü?mekten korkanlar içindir. Sabretmeniz ise sizin için daha hay?rl?d?r. Allah çok ba???lay?c? ve esirgeyicidir. en-N?SA, Ayet 25 25. 4:34. Allah'?n insanlardan bir k?sm?n? di?erlerine üstün k?lmas? sebebiyle ve mallar?ndan harcama yapt?klar? için erkekler kad?nlar?n yöneticisi ve koruyucusudur. Onun için sâliha kad?nlar itaatkârd?r. Allah'?n kendilerini korumas?na kar??l?k gizliyi (kimse görmese de namuslar?n?) koruyucudurlar. Ba? kald?rmas?ndan endi?e etti?iniz kad?nlara ö?üt verin, onlar? yataklarda yaln?z b?rak?n ve (bunlarla yola gelmezlerse) dövün. E?er size itaat ederlerse art?k onlar?n aleyhine ba?ka bir yol aramay?n; çünkü Allah yücedir, büyüktür. en-N?SA, Ayet 34 26. 7:85. Medyen'e de karde?leri ?uayb'? (gönderdik). Dedi ki: Ey kavmim! Allah'a kulluk edin, sizin ondan ba?ka tanr?n?z yoktur. Size Rabbinizden aç?k bir delil gelmi?tir; art?k ölçüyü, tart?y? tam yap?n, insanlar?n e?yalar?n? eksik vermeyin. Düzeltilmesinden sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmay?n. E?er inananlar iseniz bunlar sizin için daha hay?rl?d?r. el-A’RÂF, Ayet 85 27. 11:85. Ve ey kavmim! Ölçüyü ve tart?y? adaletle yap?n; insanlara e?yalar?n? eksik vermeyin; yeryüzünde bozguncular olarak dola?may?n. HÛD, Ayet 85 28. 26:183. ?nsanlar?n hakk? olan ?eyleri k?smay?n. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak kar???kl?k ç?karmay?n. e?-?UARÂ, Ayet 183 29. 6:152. Rü?d ça??na eri?inceye kadar, yetimin mal?na, sadece en iyi tutumla yakla??n; ölçü ve tart?y? adaletle yap?n. Biz herkese ancak gücünün yetti?i kadar?n? yükleriz. Söz söyledi?iniz zaman, yak?nlar?n?z dahi olsa adaletli olun, Allah'a verdi?iniz sözü tutun. ??te Allah size, iyice dü?ünesiniz diye bunlar? emretti. el-EN’AM, Ayet 152 30. 7:85. Medyen'e de karde?leri ?uayb'? (gönderdik). Dedi ki: Ey kavmim! Allah'a kulluk edin, sizin ondan ba?ka tanr?n?z yoktur. Size Rabbinizden aç?k bir delil gelmi?tir; art?k ölçüyü, tart?y? tam yap?n, insanlar?n e?yalar?n? eksik vermeyin. Düzeltilmesinden sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmay?n. E?er inananlar iseniz bunlar sizin için daha hay?rl?d?r. el-A’RÂF, Ayet 85 31. 11:84. Medyen'e de karde?leri ?uayb'? (gönderdik). Dedi ki: Ey kavmim! Allah'a kulluk edin! Sizin için ondan ba?ka tanr? yoktur. Ölçüyü ve tart?y? eksik yapmay?n. Zira ben sizi hay?r (ve bolluk) içinde görüyorum. Ve ben, gerçekten sizin için ku?at?c? bir günün azab?ndan korkuyorum. HÛD, Ayet 84 32. 11:85. Ve ey kavmim! Ölçüyü ve tart?y? adaletle yap?n; insanlara e?yalar?n? eksik vermeyin; yeryüzünde bozguncular olarak dola?may?n. HÛD, Ayet 85 33. 17:30. Rabbin r?zk? diledi?ine bol verir, diledi?ine daralt?r. ?üphesiz ki O, kullar?ndan haberdard?r, (onlar?) çok iyi görür. el-?SRA, Ayet 30 34. 17:35. Ölçtü?ünüz zaman tastamam ölçün ve do?ru terazi ile tart?n. Bu, hem daha iyidir hem de neticesi bak?m?ndan daha güzeldir. el-?SRA, Ayet 35 35. 26:181. Ölçüyü tastamam yap?n, (insanlar?n hakk?n?) eksik verenlerden olmay?n. e?-?UARÂ, Ayet 181 36. 26:182. Do?ru terazi ile tart?n. e?-?UARÂ, Ayet 182 37. 55:8. Sak?n dengeyi bozmay?n. er-RAHMÂN, Ayet 8 38. 55:9. Ölçüyü adaletle tutun ve eksik tartmay?n. er-RAHMÂN, Ayet 9 39. 83:1. Eksik ölçüp noksan yapan hilekârlara yaz?klar olsun! el-MÜTAFF?FÎN, Ayet 1 40. 83:2. Onlar insanlardan al?rken ölçüp tartt?klar?nda tam, el-MÜTAFF?FÎN, Ayet 2 41. 83:3. Onlara vermek için ölçüp tartt?klar?nda ise eksik ölçer ve tartarlar. el-MÜTAFF?FÎN, Ayet 3 42. 83:4. Onlar dü?ünmezler mi ki, tekrar diriltilecekler! el-MÜTAFF?FÎN, Ayet 4 43. 83:5.Büyük bir günde el-MÜTAFF?FÎN, Ayet 5 44. 83:6.Öyle bir gün ki, insanlar o günde âlemlerin Rabbinin huzurunda divan duracaklard?r. el-MÜTAFF?FÎN, Ayet 6 • HAD?SLER 1 - Hz. Hüreyre (rad?yallahu anh) anlat?yor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "?ayet ben bir insan?n ba?ka bir insana secde etmesini emredecek olsayd?m, kad?na, kocas?na secde etmesini emrederdim." Tirmizi, Rada' 10, (1159). 2 - Ümmü Seleme (rad?yallahu anhâ) anlat?yor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Hangi kad?n, kocas? kendisinden raz? olarak vefat ederse, cennete girer.'' Tirmizi, Radâ 10, (1161). 3 - Ebu Hüreyre (rad?yallahu anh) anlat?yor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Nefsim kudret elinde olan Zât-? Zülcelâl'e yemin ederim, bir erkek han?m?n? yata?a davet etti?inde kad?n imtina edip gelmezse, kocas? ondan râz? oluncaya kadar semada olan (melekler) ona gadab ederler.'' 4 - Bir ba?ka rivâyette ?öyle denmi?tir: "Erkek, kad?n?n? yata??na ça??r?r, kad?n da gelmeye yana?maz, erkek öfkelenmi? olarak sabahlarsa, melekler sabaha kadar -bir rivayette yata?a gelinceye kadar- kad?na lânet okurlar.'' 5 - Bir ba?ka rivâyette: "Kad?n küskünlükle kocas?n?n yata??ndan ayr? olarak sabahlarsa, melekler onu lânetler" denmi?tir. Buhari, Nikâh 85, Bed'ü'l-Halk 6; Müslim, Nikâh 120 - 122 (1436); Ebu Dâvud, Nikâh 41, (2141). 6 - Yine Ebu Hüreyre (rad?yallahu anh) anlat?yor: "Ey Allah'?n Resulü. dendi, hangi kad?n daha hay?rl?d?r?'' "Kocas? bak?nca onu sürura garkeden, emredince itaat eden nefis ve mal?nda, kocas?n?n ho?una gitmeyen ?eyle ona muhalefet etmeyen kad?n!" diye cevap verdi." Nesâi, Nikâh 14 (6,68). 7 - Hz. Ömer (rad?yallahu anh) anlat?yor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Erke?e, han?m?n? ne sebeple dövdü?ü sorulmaz." Ebu Davud, Nikah 43, (2147). 8 - Ebu Sa'id (rad?yallahu anh) anlat?yor: "Safvân ?bnu Muattâl (rad?yallahu anh)'?n han?m?, yan?nda Safvân da bulundu?u bir anda Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a gelerek: "Ey Allah'?n Resülü, namaz k?ld???m zaman kocam beni dövüyor, oruç tuttu?um zaman da orucumu bozduruyor, güne? do?uncaya kadar da sabah namaz? k?lm?yor!'' dedi. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), han?m?n?n bu söyledikleri hakk?nda Safvân'a sordu. Safvân: "Ey Allah'?n Resülü! "Namaz k?ld???m zaman dövüyor '' sözüne gelince, o zaman (bir rekatte uzun) iki süre okuyor. Halbuki ben bunu yasaklad?m'' dedi. Resulullah kad?na: "?nsanlara tek surenin okunmas? yeterlidir '' buyurdu. Safvân devam etti: "Oruç tuttu?um zaman bozduruyor '' sözüne gelince, "Han?m?m oruç tutup duruyor. Ben gencim, hep sabredemiyorum." dedi. Aleyhissalâtu vesselâm: "Bir kad?n kocas?n?n izni olmadan (nafile) oruç tutamaz!'' buyurdular. Safvân devamla: "Güne? do?uncaya kadar sabah namaz? k?lmad???m sözüne gelince, biz (gece çal??an) bir âileyiz, bunu herkes biliyor. (Sabaha yak?n yat?nca) güne? do?uncaya kadar uyanam?yoruz'' diye aç?klama yapt?. Aleyhissalatu vesselam: "Ey Safvân, uyan?nca namaz?n? k?l!" buyurdular." Ebu Dâvud, Savm 74, (2459). 9 - Ebu'I - Verd ?bnu Sümâme anlat?yor: "Hz. Ali (rad?yallahu anh) ?bnu A?yed'e dedi ki: "Sana kendimden ve Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) '?n k?z? Fât?ma (rad?yallahu anhâ)'dan -ki o, babas?na, ailesinin en sevgili olan? idi- bahsedeyim mi?'' "Evet, bahsedin!'' dedim. Bunun üzerine: "Fât?ma rad?yallahu anhâ de?irmen çevirirdi; elinde yaralar meydana gelirdi. K?rba ile su ta??rd?. Bu da boynunda yaralar açt?. Evi süpürüyordu. Üstü ba?? toz-toprak oldu. (Bu s?ralarda) Rasûlüllah'a bir k?s?m köleler getirilmi?ti.. Fât?ma 'ya: "Babana kadar gidip bir köle istesen!" dedim. Gitti. Aleyhisselâtu vesselâm'?n yan?nda baz?lar?n?n konu?makta olduklar?n? gördü ve geri döndü. Ertesi gün Resulullah Fât?ma'ya gelerek: "K?z?m ihtiyac?n ne idi?" diye sordu. Fât?ma süküt edip cevap vermedi. Ben araya girip: "Ben anlatay?m Ey Allah'?n Resülü!'' dedim ve aç?klad?m: "Fat?ma'n?n de?irmen kullanmaktan elleri yara oldu, k?rba ile su ta??maktan da omuzlar? incindi. Köleler gelince ben kendisine, size u?ramas?n?, sizden bir hizmetçi istemesini ve böylece biraz rahata kavu?mas?n? söyledim. Bu aç?klamam üzerine Resulullah: "Ey Fat?ma, Allah'tan kork, Allah'a olan farzlar?n? eda et, aileyin i?lerini yap. Yata??na girince otuzüç kere sübhanallah, otuzüç kere elhamdülillah, otuzüç kere Allahuekber de. Böylece hepsi yüz yapar. Bu senin için hizmetçiden daha hay?rl?d?r.." buyurdular. Fat?ma (rad?yallahu anha): "Allah'dan ve Allah'?n Resulünden raz?y?m" dedi. Resulullah ona hizmetçi vermedi." Buhari, Fedailul Ashab 9, Humus 6, Nafakat 6, 7, Da'avat 11; Müslim, 80, (2727); Tirmizi, Da'avat 24, (3405); Ebu Davud, Harac 20, (2988, 2989), Edeb 109, (5062, 5063). 10 - Ebu Hüreyre (rad?yallahu anh) anlat?yor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kad?nlara hay?rhah olun, zira kad?n bir eye?i kemi?inden yarat?lm??t?r. Eye?i kemi?inin en e?ri yeri yukar? k?sm?d?r. Onu do?rultmaya kalkarsan k?rars?n. Kendi haline b?rak?rsan e?ri halde kal?r. Öyleyse kad?nlara hayarhah olun." Buhari, Nikah 79, Enbiya 1, Edeb 31, 85, Rikak 23; Müslim, Rada 65, (1468); Tirmizi, Talak 12, (1188). 11 - Amr ?bnu'I-Ahvas (rad?yal?ahu anh) anlat?yor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Kad?nlara kar?? hay?rhah olun. Çünkü onlar sizin yan?n?zda esirler gibidirler. Onlara iyi davranmaktan ba?ka bir hakk?n?z yok, yeter ki onlar aç?k bir çirkinlik i?lemesinler. E?er i?lerlerse yatakta yaln?z b?rak?n ve ?iddetli olmayacak ?ekilde dövün. Size itaat ederlerse haklar?nda a??r? gitmeye bahane aramay?n. Bilesiniz, kad?nlar?n?z üzerinde hakk?n?z var, kad?nlar?n?z?n da sizin üzerinizde hakk? var. Onlar üzerindeki hakk?n?z, yata??n?z? istemediklerinize çi?netmemeleridir. ?stemediklerinizi evlerinize almamalar?d?r. Bilesiniz onlar?n sizin üzerinizdeki haklar?, onlara giyecek ve yiyeceklerinde iyi davranman?zd?r.'' Tirmizi, Tefsir Tevbe, (3087). 12 - Hakim ?bnu Mu'âviye babas? Mu'âviye (rad?yallahu anh)'den anlat?yor: "Ey Allah'?n Resülü! dedim, bizden her biri üzerinde, zevcesinin hakk? nedir?'' "Kendin yiyince ona da yedirmen, giydi?in zaman ona da giydirmen, yüzüne vurmaman, takbîh etmemen, evin içi hariç onu terketmemen." (Ebu Dâvud, Nikâh 42, (2142, 2143, 2144). |
|
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13]
[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15] [16]