![]() |
|
|
| ||||||
|
Görüntüleme: 181 - Cevaplar: 0
| LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 (permalink) |
| S-Administrator ![]() ![]() Çapkın-12 Şuan Çevrimdışı Kayıt Tarihi: Feb 2006 Nerden: aydın Mesajlar: 4.515
Rep Gücü: 58
Rep Puanı: 58
Rep Derecesi: ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | ?EYTAN Kötü rûhun, kötü birinin, kötülü?e te?vik edenin, kötülü?ün temsilcisinin, karanl?k ve dalâletin önderinin, Allah'?n ve O'nu seven, O'na kullukta bulunan herkesin büyük dü?man?n?n mü?ahhasla?t?r?lm?? ?ekli veya kötülü?ün sembolü olmu? varl?k. ?eytan (Satan) ?branice as?ll? bir kelime olup, rakip, muhalif gibi anlamlara gelir. Tevrat'ta da bu anlamda kullan?lm??t?r (Say?lar, 22/22). Yeni Ahid'de ise, bu dünyan?n reisi (Yuhanna, 16/11), hava kuvvetlerinin reisi (Efesoslulara Mektup 2/2) gibi vas?flarla karakterize edilmi?tir (Custav Davidson, A Dictionary of Angels, London 1968, s. 101). dem (a.s)'a secde emrinden önceki ismi, Süryanca "tanr? taraf?ndan desteklenmi?" anlam?na gelen Azâzel (veya Azâzil * ), Arapça Hâris idi. Azâzel, Hanuk'un Kitab?'nda, Allah'?n rahmetinden kovulan 200 kadar melekten biri olarak zikredilir. O, erkeklere k?l?ç ve kalkan yapmay?; kad?nlara ise, süslü giyinmeyi ve göz kapaklar?n? güzelle?tirme sanat?n? ö?retmi?tir. Yahudi gelene?inde de Azâzel, dem'e secdeyi reddeden melek olarak zikredilir. Eyüb'ün Kitab?'nda ise, Tanr?'n?n o?ullar?ndan biri olarak geçer (Eyüp, 1/6;2/7). dem'e secdeyi kabul etmeyi? gerekçesindeki "kendisinin dumans?z ate?ten dem'in de çamurdan yarat?lm?? olma" (el-A'raf, 7/12) bahanesinde as?l vurgulamak istedi?i, ate?ten yarat?lan?n ölümsüz, çamurdan yarat?lan?n ise ölümlü olaca?? dü?üncesidir. (Davidson, a.g.e., s. 63,261; S.G.F. Brandon A, Dictionary of Comparative Religion, London 1971, s. 558). Böylece Azâzel, Âdem'e secdeyi kabul etmedi?i andan itibaren, "hay?rdan ümidini kesmi?, pi?manl?k ve üzüntü duyan" anlam?nda ?blis; secde etmeyi? sebebi olarak da "beni dumans?z ate?ten, onu ise çamurdan yaratt?n " diyerek hükümsüz bir bahane ve kendisince geçerli bir gerekçe gösterdi?i ve dem'i cennet'ten ç?karmaya çal??t??? andan itibaren de ?eytan ad?n? alm??t?r. Binaenaleyh ?blis ve ?eytan, davran??lar?na paralel olarak, ona sonradan verilen iki isimdir. Kur'ân'da dem'e secde söz konusu olan bütün âyetlerde özellikle "?blis" kelimesinin kullan?lm?? olmas? hem yukar?daki görü?ün do?rulu?u, hem de âyetlerde kullan?lan kelimelerin yerli yerince seçili?i ve Kur'ân'?n yüce üslûbu hakk?nda bir fikir vermektedir. (el-Bakara, 2/34; el-A'raf, 7/11; el-Hicr, 15/31-32; el-Asra, 17/61-62; el-Kehf, 18/50; Tâ-hâ, 20/116; Sa'd, 38/84-85). ?eytan, Arapça "?etane" kökünden rahmetten uzakla?t?, hak'dan uzak oldu; "?âta" kökünden ise, öfkeden tutu?tu, helak olacak hale geldi gibi manalara gelip insanlardan, cinlerden ve hayvanlardan isyan eden ve zarar veren her ?eyin ad? olmu?tur. Bu manada bir canavar veya y?lana da ?eytan denilir. Ayn? ?ekilde haset, öfke gibi insana mahsus olan her kötü huy ve davran?? da ?eytan diye isimlendirilmi?tir. ?eriat örfünde ise, Yüce Allah'?n Âdem'e secde emrine kar?? gelip isyan etti?i için ilâhi rahmetten kovulan ve insanlar?n amans?z dü?man? olan, cin taifesinin inkarc? kesiminden (el-Kehf, 18/50) gizli bir varl?kt?r. Di?er isimleri ise Garûr, Vesvs, Hannâs, Kâfir, Sa?îr, Mârid, Tâif, Fâtin, Mel'ûn, Mez'ûm, Medhûr, Mekzû, Kefr, Hazûl, Adüvv, Mudill, Merid'dir (Frûzâbâd, Kâmus Tercemesi, ?stanbul 1305, IV, 665; Seyyid Muhammed Murtaza ez-Zeb-Ed, Tâcü'l-Arûs, Beyrut (t.y) IX, 353; ?smail b. Hammad el-Cevher, es-S?hah, Beyrut, 1399/1979, V, 2144; Râg?b Isbahân, el-Müfredât f Garibi'l Kur'ân, M?s?r (t.y) s. 383; es-Seyyid Sâb?k, el-Akâidü'l-?slâmiyye, Beyrut (t.y) s. 139; Süleyman Ate?, ?nsan ve ?nsan üstü, ?stanbul 1979, s. 36 vd.; Mehmed Hulusi ??ler, Nefis ve ?eytan, ?stanbul 1984, s. 106) . Yarat?l??? ve Hz. Âdem'e secde emrinden önceki durumu: Evrende dem (a.s) den önce yarat?lm?? melek ve cin ad?nda iki varl?k mevcuttu (el-Bakara, 2/31; el-Hicr, 15/26-29). ?eytan, cin denen varl?k grubuna mensup idi (el-Kehf, 18/50). Hz. Âdem'e secde emrine kadar hissiyat?na dokunan bir teklif yap?lmam?? ve imtihan olunmam??t?. Onun bu ana kadar, Allah'?n emirlerine göre mi, yoksa öz nefsinin isteklerine göre mi hareket etti?i bilinmiyordu. Âdem'e secde emri onun hissiyât?na ters dü?tü. Emri yerine getirmekten kaç?nd?. Gerekçe, kendisinin ate?ten, dem'in ise topraktan yarat?lm?? olmas?yd?. Böylece o, itiraf ve özür dileme yerine itiraz? ve hayat? tercih etti. Ona göre ate?ten yarat?lm?? olmak bir üstünlük sebebiydi. (Sâ'd, 38/71-85). Böylece o, ate?in topraktan üstünlü?ü gibi iki madde aras?nda, asl?nda olmayan bir farkl?l?k görmü?tü. Her iki maddenin yarat?c?s?n?n da Allah oldu?unu itiraf etmesine ra?men Âdem'in yeryüzünde Allah'?n halifesi olmas?, Allah'tan bir ruh ta??mas? gibi (el-Hicr, 15/29; Sâd, 38/72) as?l üstünlüklerini bilmezden gelmi?ti. dem'de toprak, kendisinde ate?ten ba?ka bir mâhiyet görmemi?; ölüden diri, diriden ölü yaratan ve bütün meziyetleri bahseden Allah'? maddeye mahkum sanm??t? (Muhammed Hamdi Yaz?r, Hak Dini Kur'ân Dili, ?stanbul (t.y), III, 2133; N. Mehmet Solmaz-?smail L. Çakan, Kur'ân-? Kerim'e Göre Peygamberler ve Tevhid Mücadelesi, ?stanbul 1982, 1, 19). Bu anlay?? ?eytan'a, Allah'?n huzurundan kovulma, rahmetinden ümit kesme ve k?yamete kadar O'nun lânetini haketme d???nda hiç bir ?ey kazand?rmad?. Çünkü o dar görü?lüydü, maddenin ötesini görememi?ti. Maddeyi tek ve gerçek ölçü sanmakla ?eytanca bir yan?lg?ya dü?mü?tü. His ve duygular?yla hareketi sonucu kendi nefsinden kaynaklanan yan?lg?s?n? Allah'?n emrine tercih etmekle insan?n üstünlü?ü gerçe?ini kabul etmemi?ti. Çünkü bu secde emri yaln?z Âdem'in sahs?na de?il, zürriyeti de dahil, insan nev'ine verilen bir ?eref ve imtiyazd? (Yaz?r, a.g.e., III, 2129). Bu ayn? zamanda insan?n üstünlü?üne yap?lan ikinci itirazd?. Birinci itiraz da meleklerden gelmi?ti (el-Bakara, 2/30). ?eytan'?n bu itiraz?, büyüklük taslamaya ve neticede kendisini inkâra götüren bir isyana dönü?tü. Çünkü o, neticede sahibini alçaltacak olan bir büyüklük anlay???na sahipti. Nihayet Allah'tan ?u hitap geldi: ?n oradan! Orada büyüklenmek sana dü?mez, defol!... Sen alça??n birisin! Defol oradan. Sen art?k kovulmu? birisin. Do?rusu hesap gününe kadar lânet sanad?r" (el-A'raf, 7/13; el-Hicr, 15/34-35; Sâd, 38/77-78) . Böylece Hz. Âdem'e kar?? büyüklük taslamas? ve secde emrine isyan? neticesinde ilâhi rahmetten ebediyen kovulu?u "?blis" ad?n? almas?na sebep oldu. Hz. Âdem'e secde emri kar??s?nda isyan eden ve hakikatle ilgili bütün ba?lar? kopar?lan ve melekler aras?ndaki yerini de kaybederek tamamen yaln?z kalan ?eytan bu defa intikam pe?ine dü?tü. Bir ba?ka deyi?le ?eytanca tutum içerisine girdi. Hedefi insand?. Çünkü insan yüzünden ilâhi rahmetten uzakla?t?r?lm??t?. Amac?na ula?abilmek için de Allah'tan k?yamete kadar mühlet istedi. Mühlet verili?i: Hz. Âdem (a.s)'a secde emri kar??s?nda büyüklük taslamas? sonucu ilâhi rahmetten ümidini kesen ve tamamen yaln?z kalan ?eytan, hayat?ndan da endi?e etmeye ba?lad?. "- ?nsanlar?n tekrar dirilecekleri güne kadar bana mühlet ver" (el-A'raf, 7/14) diye Allah'a yalvard?. ?nsanlar?n tekrar dirilecekleri günden maksat ise sûr'a ikinci üfürülü? zaman?d?r (ez-Zümer, 39/68; el-Mutafffin, 83/6). Bu ?ekilde mühlet istemekle tekrar dirilmeden sonra art?k ölümün olmayaca??n? biliyor ve böylece ölümden kurtulaca??n? san?yordu. Onun bu ölümsüzlük iste?i, "...belirli bir zamana kadar" (el-Hicr, 15/38) kayd?yla, "Sen mühlet verilenlerdensin!." (elA'raf, 7/15) seklinde cevapland?r?ld?. Belirli bir zamandan maksat ise, sûr'a birinci üfleni? zaman?d?r (en-Neml, 27/87). Bununla o, zillet ve hakaret dolu bir hayat? ölüme tercih etti. Onun için esas dü?ü? de bu oldu. Buradan da anla??laca?? gibi, ?eytan asl?nda Allah'? ve öldükten sonra dirilmeyi inkâr etmedi?i gibi Âdem'in nesli ve zürriyeti olaca??n?, dünyada bir müddet ya?ay?p sonra öleceklerini ve bir gün gelip tekrar diriltileceklerini de biliyordu. ?u halde onun küfrü Allah'? ve âhireti inkâr ?eklinde de?il, teklif edilen emrin gere?ini yerine getirmeyi kabul etmeme ve itiraz ?eklindedir (Yaz?r, a.g.e., III, 2135). Görevi: Belirli bir zamana kadar mühlet verilen ?eytan, hatas?n? anlay?p tevbe ederek suçunu affettirme yoluna gitmedi. Bilakis daha da azg?nla?t?. Kendisine, k?yamete kadar me?gul olabilece?i bir hedef seçti. Bu hedef, ?lâhi rahmetten uzakla?t?r?lmas?na sebep olan insand?. Gönlünü intikam duygular? bürümü?tü. Cüretkâr bir edâ ile bu duygular?n? Yüce Allah'a ?öyle aç?klad?: "- Beni azd?rd???n için yemin ederim ki, yeryüzünde kötülükleri onlara güzel gösterece?im ve onlar?n hepsini sapt?raca??m" (el-Hicr, 15/39). Görüldü?ü gibi, Yüce Allah isyan?ndan dolay? ?eytan? hemen huzurundan kovmam??, önce ona konu?ma f?rsat? vermi?, hatas?n? anlay?p tevbe etme imkân? tan?m?? fakat o, inat ve küfründe ?srar edince, bulundu?u makamdan indirmi? ve tasarlad??? plânlar?n? ?öylece s?n?rlay?vermi?tir: "Halis kullar?m üzerinde senin bir nüfûzun olamaz. Ancak sana uyan sap?klar bunun d???ndad?r" (el-Hicr, 15/42). -Yerilmi? ve ko?ulmu? olarak defol. Yemin olsun ki, insanlardan sana kim uyarsa; sizin hepinizi Cehennem'e dolduraca??m" (el-A'raf, 7/18). ?u halde ?eytana uyan ondan, onun tebaas?ndan olup onun âk?betine u?rayacakt?r. Bu âyetlerden de anla??laca?? gibi ?eytana, Allah'?n hâlis kullar? üzerinde etkili olabilecek hiç bir güç verilmemi?tir. Binaenaleyh dü?üncesinde, ya?ay???nda ve huyunda ?eytana kar?? olan insan, "Allah'?n kulu" s?fat?n? koruyacakt?r. ?eytana âit bir vasf? ta??yan kimsede ise, ?eytandan bir haslet var demektir (Yaz?r, a.g.e., 111, 2138). Havva'n?n yarat?l???ndan sonra: Bilindi?i gibi ilk insan olarak yarat?lan Hz. Âdem erkekti; Adn Cenneti'nde ikamet ediyordu. Buras? Âdem'in ilk vücut nimetine mazhar oldu?u hilkat bahçesiydi. Kendi cinsinden ve nefsinden e?i de yarat?ld?. (er-Rûm, 30/21). E?inin ad? Havva idi (Sahih-i Buhar Tecrid-i Sarih Tercemesi, IX/81). Art?k evrende iki insan vard?: Âdem ve Havva. Böylece insan?n Cennet hayat? ba?lam??t?, devam ediyordu. Öte yanda, Âdem'i kendi felaketine sebep bilen ?eytan, ondan öç almay? plânl?yordu. Bunun üzerine Âdem ve e?ini Allah ?öyle uyard?: "Ey Âdem! E?in ve sen Cennette kal, orada olandan istedi?iniz yerde bol bol yiyin, yaln?z ?u a?aca yakla?may?n; yoksa zalimlerden olursunuz .." (el-Bakara, 2/35; Tâ-Hâ, 20/117-119). ?imdi imtihan edilme s?ras? Âdem'e gelmi?ti. Asl?nda Âdem'e ve e?ine yakla??lmamas? tavsiye edilen a?aç, ayn? zamanda bir imtihan sahas?yd?. Onun meyvas?ndan yemek ise, yasak bir fiilin i?lenmesi, sorumluluk sahas?n?n d???na ç?k?lmas? ve Allah'?n koydu?u bir yasa??n çi?nenmesi demekti. Bu yasa?? çi?nemekse Allah'?n tayin etti?i s?n?rlar? ve hukuk dairesine tecavüz demek olaca??ndan, bir haks?zl?k ve dolay?s?yla ki?inin kendisine zulümdü. Bunun için zalimlerden olursunuz denilmi?ti (Yaz?r, a.g.e., III, 2139). Nihayet "?eytan oradan ikisinin de aya??n? kayd?rtt?..." (el-Bakara, 2/36) ve onlar?n yan?lmalar?n? sa?lad? (A'raf, 7/20-22; Tâhâ, 20/120). Âdem ve e?i, melek olma veya Cennet'te ebedi kalma ihtimallerini duyunca, ?eytan?n kendilerine dü?man oldu?unu unuttular. "A?aca yakla?may?n" emrine sab?rs?zl?k edip ondan yediler (Tâhâ, 20/115). A?açtan meyve tad?nca ay?p yerleri kendilerine aç?l?verdi. (Tahâ, 20/121). Allah Âdem'e görevini hat?rlatarak "Ben sizi o a?açtan men etmemi? miydim? ?eytan?n size apaç?k bir dü?man oldu?unu söylememi? miydim?" diye seslendi (el-A'raf, 7/22). Nimetin devaml?l??? ve Cennet'te edebi kalma arzusu onlar?n bu duruma dü?mesine ve ?eytana uymalar?na sebep olmu?tu. Fakat hatalar?n? çok çabuk anlad?lar, meleklerin yolunu seçerek derhal tevbe ettiler (el-A'raf, 7/23). Allah da tevbelerini kabul etti (el-Bakara, 2/37; Tâhâ, 20/122). Fakat cennette daha fazla kalmalar?na müsade etmedi ve ?u emri verdi: Birbirinize dü?man olarak inin, siz yeryüzünde bir müddet için yerle?ip geçineceksiniz. Orada ya?ar, orada ölür ve oradan dirilip ç?kar?l?rs?n?z..." (el-A'raf, 7/24-25). Hz. Âdem ile Havva, emre uyup yeryüzüne indiler, yeryüzünde tekrar emre uyup bulu?tular ve Rab'lar?na birlikte ?öyle dua ettiler: "Rabbimiz! Kendimize yaz?k ettik; bizi ba???lamaz ve bize merhamet etmezsen, kaybedenlerden oluruz... (el-A'raf, 7/23). Allah ikisinden pek çok erkek ve kad?n türetti (en-Nisa, 4/1). Yeryüzünde insanlar ço?ald?. Allah, Âdem'in çocuklar?n? peygamber yapt? (el-Bakara,2/38; Âlu ?mrân 3/33; Tâhâ, 20/122-123). Ondan sonra, ?eytana kar?? insan? peygamberlerle korudu. Art?k hidayet peygamberlerin, dalâlet de ?eytan?n yolu olacakt?. Âdem'in o?ullar?ndan Hâbil ve Kabil'in ki?ili?inde de Melek-?eytan kutupla?mas? vard? (Çakan-Solmaz, a.g.e., I, 27). ?eytanla Âdem ve Havva aras?nda geçen bu hadiseden sonra Allah, ?eytana kar?? tedbirli olmalar? için. insanlar? da uyard? ve ?öyle buyurdu: "Ey insano?ullar?! ?eytan, ay?p yerlerini kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak anan?z? baban?z? cennetten ç?kard??? gibi sizi de ?a??rtmas?n. Sizin onlar? görmedi?iniz yerlerden o ve taraflar? sizi görürler. Biz ?eytanlar? inanmayanlara dost k?lar?z" (el-A 'raf, 7/27). "Ey insanlar! Yeryüzündeki temiz ve helâl ?eylerden yiyin, ?eytana ayak uydurmay?n, zira o sizin için apaç?k bir dü?mand?r. Muhakkak size kötülü?ü, hayas?zl???, Allah'a kar?? da bilmedi?iniz ?eyi söylemenizi emreder" (el-Bakara, 2/168-169). "Onlar Allah'? b?rak?p tanr?çalara taparlar ve: "Elbette senin kullar?ndan belli bir tak?m? al?p onlar? sapt?raca??m, develerin kulaklar?n? yarmalar?n? emredece?im, onlara kuruntu kurduraca??m, Allah'?n yaratt???n? de?i?tirmelerini emredece?im" diyen, Allah'?n lanet etti?i azg?n ?eytana taparlar. Allah'? b?rak?p ?eytan? dost edinen ?üphesiz aç?ktan aç??a kayba u?ram??t?r. ?eytan onlara vâdediyor, onlar? kuruntulara dü?ürüyor, ancak aldatmak için vaadde bulunuyor. ??te onlar?n varaca?? yer cehennemdir. Oradan kaçacak yer de bulamayacaklard?r" (en-Nisa, 4/117-121) Ayr?ca bkz. (el-Kehf, 18/50; el-Fât?r, 35/6). Bu âyetler ayn? zamanda insan?n, ?eytan?n fitnesinden sak?nmas?n?n mümkün oldu?unu da gösterir. Yine bu âyetler imans?zl?kla-?eytanl?k, imans?zlarla-?eytanlar aras?nda bir yak?nl?k oldu?unu ve ?eytan?n imans?zlar?n velileri, âmirleri, i?verenleri, ba?lar?na musallat yak?nlar? ve arkada?lar? oldu?unu gösterir. Allah'?n gösterdi?i do?ru yoldan uzakla?an ve O'nun koydu?u yasaklar? çi?neyen kimselerin eninde sonunda mutlaka ?eytan?n tuza??na dü?ecekleri (ez-Zuhruf, 43/36-39), ?eytan?n tuza??na dü?en bu azg?n kimselerin, sonunda ?eytan?n kendilerini istilâ etmesine ve kay?ts?z ?arts?z ?eytan?n esiri olmalar?na mâni olamayacaklar? bildirilmi? (el-Mücâdele, 58/19) "... e?er onlara itaat ederseniz ?üphesiz siz mü?rik olursunuz" (el-En'âm, 6/121) buyurulmu?tur. eytan?n kendilerine te'sir edemeyece?i kimseler de âyetlerde ?u ?ekilde belirtilmi?tir: "?eytan seni dürtecek olursa Allah'a s???n, do?rusu O i?itir ve bilir. Allah'a kar?? gelmekten sak?nanlar, ?eytan taraf?ndan bir vesveseye u?ray?nca, Allah'? anarlar ve hemen gerçe?i görürler" (el-A'raf, 7/200-201), "Kur'ân okuyaca??n zaman, kovulmu? ?eytandan Allah'a s???n. Do?rusu ?eytan?n, inananlar ve yaln?z Rablerine güvenenler üzerinde bir nüfûzu yoktur. Onun nüfûzu sadece, onu dost edinenler ve Allah'a ortak ko?anlar üzerindedir" (en-Nahl, 16/98-100). Allah'?n hâlis kullar?na te'sir edemeyece?ini, ?eytan, bizzat kendisi de itiraf etmi?tir (el-H?cr, 15/28-43; el-?srâ, 17/61). Her insana bir ?eytan verili?i: Yüce Allah insan?, yol gösteren bir melekle destekledi?i gibi, onun yan?na, kendisine vesvese veren, kötülü?ü süslü gösteren, münkere te?vik eden ve fitneye ça??ran bir de ?eytan vermi?tir. Bu konuda peygamberlerle di?er insanlar aras?nda hiç bir ay?r?m yap?lmam??t?r. ?öyle ki: Böylece biz her peygambere insan ve cin ?eytanlar?n? dü?man yapt?k. Bunlar aldatmak için birbirlerine yald?zl? (içi bozuk d??? süslü ve aldat?c?) sözler söylerler" (el-En'âm, 6/11 2- 113). Yani vahyeder gibi seri bir ima ve i?aretlerle öyle süslü, yald?zl? sözler telkin ederler ki bunlar?n sade d???ndaki süsüne bakanlar aldan?r ve onlar?n ?eytanl?klar?na meftûn olurlar. Hz. Peygamber de bir soru üzerine: "Her insan?n yan?nda bir ?eytan vard?r" buyurmu?, "Seninle de mi ey Allah'?n elçisi?" diye soruldu?unda, "Evet, fakat Rabbim ona kar?? bana yard?m etti de, o da bana teslim oldu" cevab?n? vermi?tir (Müslim, Münâfikûn, 11; Ahmed b. Hanbel, Müsned, VI, 115). Kitâb-? Mukaddes'te belirtildi?ine göre ?eytan Eyyûb Peygamber'e de kötülükte bulunmu?, ?sâ (a.s)'a da musallat olmu?tu: "... Ve ?eytan Rabbin önünden ç?kt? ve Eyyûb'u, aya??n?n taban?ndan tepesine kadar kötü ç?banlarla vurdu ." (Eyûb, 1,6 v.d. 11,7). "?sâ Rûhülkudusle dolu olarak, Erden'den avdet etti ve Ruh taraf?ndan çöle sevkedildi. K?rk gün müddet ?blis taraf?ndan tecrübe olundu. ?blis her tecrübeyi bitirdikten sonra bir zamana kadar ondan ayr?ld?" (Luka, IV, 1-13). ?nsan? ?eytana tutsak eden nefsî hastal?klar: Zay?fl?k, ümitsizlik, emelsizlik, ??mar?kl?k, a??r? sevinç, kendini be?enmi?lik, yersiz övünme, zulüm, azg?nl?k, inkâr, nankörlük, acelecilik, ba??bo?luk, serserilik, cimrilik, açgözlük, h?rs, münaka?a, gösteri?, ?üphe, karars?zl?k, cehalet, gaflet, dü?manl?kta kat?l?k, aldatma, yalan iddiâ, sab?rs?zl?k, ?ikâyet ve yak?nma, infak etmeme, isyankârl?k, inatç?l?k, tahakküm, haddi a?ma, mala dü?künlük ve dünyaya dört elle sar?lma. Nefis bu hastal?klardan kurtulup mutmain olunca içini Allah'?n zikri, ?eytandan sak?nma, güç ve gayretin Allah ile mümkün oldu?unu itiraf etme, gökleri ve yeri ayakta tutan ve yok olmaktan koruyan Allah'a yönelme gibi, insan?n maneviyat?n? güçlendiren ve rûhi kalitesini yükselten faziletlerle dolar. Bu duruma yükselen insandan ?eytan art?k çekinmeye ba?lar ve onunla kar??la?t??? yolunu de?i?tirir (Seyyid Sâb?k, a.g.e., s. 154). Nitekim Hz. Ömer bunun en güzel örne?idir. Hz. Peygamber ona hitaben ?öyle demi?tir: "Ey Hattâbo?lu Ömer, ?eytan aslâ seninle kar??lamaz. Sen bir yoldan giderken, o muhakkak senin yolundan ba?ka bir yola yönelir gider" (Buhârî, Fedâilü'l-ashâb, 6; Müslim, Fedâilü's-sahabe, 2; Ahmed b. Hanbel, I, 171, 182). ?eytana uyanlar?n durumu ve âhirette hesapla?ma: Hz. Adem'in yarat?l??? ile meydana gelen bu imtihanda, ?eytan?n, nefsânî hislerine tâbi olarak melekler aras?ndaki makâmdan ?ekâvetin en a?a?? mertebesine dü?mesi ne kadar ac?kl? ise, hiç ?üphe yok ki, meleklerin secde etti?i varl?k olmak ?erefine mazhar olan insan?n, apaç?k dü?man? olan ?eytan?n izine ve huyuna uyarak o ulvî makâmdan dü?ü?ü ve onun âk?betine i?tirak edi?i ondan daha ac?kl? olacakt?r. Allah K?yamet günü, insanlar? do?ru yoldan uzakla?t?ran kötü gruba hitaben ?öyle der: "...Ey cin toplulu?u! ?nsanlar?n ço?unu yoldan ç?kard?n?z. ?nsanlardan onlara uymu? olanlar, "Rabbimiz! Bir k?sm?m?z bir k?sm?m?zdan faydaland?k ve bize tayin etti?in sürenin sonuna ula?t?k " derler. Allah, "Cehennem, Allah '?n dilemesine ba?l? olarak, temelli kalaca??n?z dura??n?zd?r" der (el-En'âm, 6/128). ?nsanlara hitâben de: "...Ey insano?ullar?! Ben size, ?eytana tapmay?n, o sizin için apaç?k bir dü?mand?r, Bana kulluk edin, bu do?ru yoldur, diye bildirmedim mi? And olsun ki, o sizden nice nesilleri sapt?rm??t?, akletmez miydiniz? ??te bu, size söz verilen cehennemdir. Bugün, inkârc?l???n?za kar??l?k oraya girin" (Yâsin, 36/59-64) buyurmu?tur. Di?er bir k?yamet sahnesinde de ?eytan, kendisine uyanlar? k?nayacak ve ?öyle diyecektir: "?? olup bitince ?eytan: "Do?rusu Allah size gerçe?i söz vermi?ti. Ben de size söz verdim ama, sonra cayd?m; esasen sizi zorlayacak bir nüfûzum yoktu; sadece ça??rd?m, siz de geldiniz. O halde, beni de?il kendinizi k?nay?n. Art?k ben sizi kurtaramam, siz de beni kurtaramazs?n?z. Beni Allah'a ortak ko?man?z? daha önce kabul etmemi?tim; do?rusu zâlimlere can yakan bir azâb vard?r" der" (?brâhim, 14/22). Yarat?l?? hikmeti: Alimler, ?eytan?n yarat?lmas?nda bir tak?m hikmetlerin bulundu?unu söylemi?lerdir. a- Allah, e?yay? z?dlar?yla birlikte yaratm??t?r ki, biri di?erinden ay?rdedilebilsin ve aralar?ndaki fark insanlar taraf?ndan anla??labilsin. ?eytan da yarat?klar?n en temiz ve en ?ereflilerinden biri olan, hak ve hayr? tavsiye eden meleklerin varl???na mukabil yarat?lm??t?r. b- ?eytan?n yarat?lmas?ndaki bir ba?ka hikmet de, Allah'?n üstünlük ifade eden, Kahhâr, Müntekîm, Adl, Dâl, ?eddü'l-ikâb, Serîul'-hisâb, Hâfid, Rafi', Muizz, Müzill gibi isimlerinin tecelli edecekleri bir varl???n gerekli olmas?d?r. Zira bu isimler taalluk edecekleri bir varl??? gerektiren kemâl s?fatlar?d?r. ?ayet ins ve cin melek tabiat?nda olsayd?, bu isimlerin eseri ve neticesi ortaya ç?kamazd?. c- E?er ?eytan yarat?lmam?? olsayd?, Allah'?n h?fz, afv, ma?rifet, rahmet, günahlar? örtme ve ba???lama gibi hususlar? ihtiva eden kemal s?fatlar?n?n ve isimlerinin tecelli etmesi mümkün olmazd?. Peygamberimiz bunu veciz bir ?ekilde ?öyle dile getirmektedir: "E?er sizler günah i?lemeseydiniz, Allah muhakkak ki sizleri giderirdi de, fertleri günah isleyip, ma?firet dileyecek ve Allah'?n kendilerine ma?firet edece?i bir kavim getirirdi" (Müslim, Tevbe, 2; Tirmiz, Cennet, 2; Daavât, 98; Ahmed b. Hanbel, I, 289, II, 309). d- ?eytan yarat?lmam?? olsayd?, Allah'a ibâdet ve itâattan söz etmek mümkün olmazd?. Zira belli f?illerin ibadet, tâat, hay?r ve hasen olu?u ancak z?dlar?n?n varl??? ile bilinebilir ki, insanlara ?er ve çirkin fiillerde yol gösteren ?eytand?r (Seyyid Sâb?k, a.g.e., s. 155-156; A. Saim K?lavuz, Anahatlar?yla ?slâm Akâidi ve Kelâm'a Giri?, ?stanbul 1987, s. 196). |
|
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13]
[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15] [16]