![]() | YENİ AÇILAN BÖLÜMLER | |
| |||||||
| Cinsel Yaşam Cinsel Sorunlar ve Sorular, Çözümler, Cinsel Hayata Bakış, Sağlıklı Seks, Cinsel Yaşamın Sırları |
Mongol Cengiz Han 2007 DVDRip-TDM IMDB 7.5 DiL : MongoL (5.1)
400 Kişi Çalışacak MoD Ve Super MoD Alınacaktır.Duyrulur!!!
Adobe Dreamweaver CS3 v9.0.3453 Retail Orjinal TÜRKÇE FULL
| | LinkBack | Seçenekler | Arama | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Misafir Asi Şuan Mesajlar: n/a | Uzun yıllar önce ablamın hararetli tavsiyesi ile John Gray’ın “Erkekler Mars’tan, Kadınlar Venüs’ten” kitabını okumuştum. Hatta onunla kalmamış serinin devamı olan "Erkekler Mars’tan, Kadınlar Venüs’ten Flört Ediyor” kitabını da bir solukta bitirmiştim. Bu kitaplar benim için bir dönüm noktası oldu desem abartı olmaz! O güne kadar tanıdığımı sandığım erkekleri aslında tanımadığım gerçeğini bu kitaplarla anlayabilmiştim. Daha önceleri -büyük bir saflıkla- onların da aynen bize benzediğini, bizim gibi düşünüp hareket ettiklerine inanırdım. İlişkilere bakış açılarımızın ve beklentilerimizin aynı olduğunu, onların da en az bizim kadar romantizmden hoşlandığını!!!, cinselliği de bizim gibi sevginin en üst basamağı gibi algıladıklarını düşünürdüm. Ne büyük bir yanılgıymış )Bu kitaplar bana temel bakış açılarımızdaki farklılığı gösterdi. Daha önce anlamakta zorlandığım pek çok davranış böylece anlam kazanmış oldu. Aynen tetris oynarken taşların doğru yere oturması gibi her şey tek tek doğru noktaya oturunca gerisini getirmek de mümkün oldu. Size de tavsiye derim ![]() Örneğin erkeklerin bizim konuşarak rahatladığımız gerçeğini anlamamaları gibi biz de onların suskunluğa gömülerek sorunu aşmaya çalışmalarını anlamakta zorlanırız. Bu yüzden çok defa erkeğin üstüne düşer, “Hadi neyin var konuş” diye baskı yaparız Halbuki erkek bir sorunla karşılaştığında kabuğuna (kitaba göre mağarasına) çekildiğini, kendini hazır hissetmeden onu konuşmaya (mağaradan çıkarmaya) zorlamanın olumlu sonuç vermeyeceği gerçeğini ilk defa J.G.’in kitaplarında öğrenmiştim. Yine bir ilişkiye adım atarken yaşanan safhaların kadında ve erkekte farklı olduğunu, dolayısı ile beklentilerin de farklılık taşıdığı gerçeğini bu kitaplar bana göstermişti. John Gray’e şükranlarımı sunarım... Yine de her zaman bilmek uygulamada başarılı olacağımız anlamına gelmiyor. Yoksa şu an fıstık gibi bir sevgilim ve harika giden bir ilişkim olur, ben de size ballandıra ballandıra bunu anlatırdım ))) Kabul edelim, karşınızdakinin de sizin bildiklerinizi bilmesi gerekiyor. Yani siz sular seller gibi kadın-erkek ilişkilerini çözümleyen kitaplar okusanız da sizin hayatınıza giren erkek eğer bunlardan bi haberse ağzınızla kuş tutsanız nafile. Ama bir erkeğe de “Al bu kitapları oku, kadınlar nasılmış, erkekler nasılmış öğren” deseniz, onun bu kitaplara büyük bir heyecanla sarılacağını beklemeyin. Büyük bir olasılıkla burun kıvıracaktır, benden söylemesi Bu tür kitapların okurları genelde kadınlar. Kadınlar ilişkilerini daha iyiye götürmek için harıl harıl okusalar da bence aslında bu tür kitaplar kadınlardan ziyade erkekler için yazılmış. Yani beyler biraz daha kendilerini yorup iki safya çevirseler, yüzyıllardan beri anlamadıkları kadınları anlayabilecekler. Böylece biz de “Ah ahh azizim kadınları anlayan var mı bu dünyada” vahvahlanmaları dinlemekten kurtulacağız, ama nerdeee Bu konuda düşüncemi paylaştığım bir arkadaşımın ilginç bir yorumu var, diyor ki; “Erkek bu tarz kitaplar okuyarak kadınlaşmaktan korkuyor bence. Ne de olsa duygularıyla temasa geçmek bir erkek için pek de hoş bir tecrübe değil. O yüzden kadınlaşmamak veya duygusallaşmamak için erkek direniyor. Beyin hazır değilse ne yapsan boş. Erkeğin duygusallaşmaktan, derinlere dalmaktan korktuğu gerçeğine katılıyorum. İlişkisini, kendini ya da karşısındakini irdelemek erkeğin doğasına uygun değil. Erkek her şeyi yalın/basit halde görmeyi seviyor. Derinlere dalmak için biraz kadınlaşmak gerekiyor ki bunu her erkek kolay kolay yapamaz. Önce kendini tanımaya karar vermek, bir sonraki adımda da karşındakini tanımaya karar vermek gerekiyor. Ama her şeyden önce bunun için “beyin olarak hazır olmak” gerekiyor. Erkekler için deve kuşu misalı başını toprağa gömüp sorunları yok saymak yüzyıllardır işe yarayan bir yöntemdi ama günümüzde dengeler bozulmuşken ve kadınlar her şeyi dibine kadar sorgularken hala işe yarayabilir mi şüpheliyim Onlar da değişen dünya dengelerine uyum sağlamak zorunda olduklarını bir şekilde kabullenecekler diye düşünüyorum. Yoksa ortalarda bir dolu "hala kadınları anlayamayan", yalnız ve mutsuz adam dolanıyor olacak ve tabii yine bir dolu hayal kırıklığına uğramış, mutsuz ve yalnız kadın... Hayat sizce de yalnız ve mutsuz çok sıkıcı değil mi? |
|
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Zamanda Yolculuk mümkün... | Asi. | astronomi | 1 | 01-12-2008 12:17 PM |
| Bir kadını tanımak | NiGHT | Kadınlar Kulübü | 0 | 01-05-2008 06:57 PM |
| Ev kadını nasıl olmalıdır | NiGHT | Kadınlar Kulübü | 0 | 01-05-2008 06:53 PM |
| Empati | Asi. | Halkla ilişkiler/ Turizm | 0 | 12-04-2007 10:47 PM |
| ÖZ | Asi. | Jeofizik | 0 | 12-01-2007 11:06 AM |