![]() |
|
|
| ||||||
| Biyografi Önemli kişilerin biyografilerini burada yayınlayabilirsiniz |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Yeni Üye ![]() ![]() Cümle Mühendisi Şuan Çevrimdışı Kayıt Tarihi: Dec 2006 Nerden: ๔єยtรςђlคภ๔ Mesajlar: 4.074
Rep Gücü: 27
Rep Puanı: 27
Rep Derecesi: ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Şamil imamlığı bir türlü kabul etmiyordu. İmamlığa kahraman naiblerden birini teklif ediyor, kendini hep geri planda tutuyordu. Şamil'in bu alçak gönüllülüğü karşısında halk telaşlanıyor, naibler sabırsızlanıyor, şanlı kıyamları zaafa uğrama tehlikesiyle karşı karşıya kalıyordu. 1797 Şubatında Dağıstan'da Dimri Kasabası' nda doğan Büyük Mücâhid Şeyh Şamil, 1871 yılında Medine-i Münevvere'de alem-i bakaya intikal buyurmuşlardır. 1700'lü yıllarda Kafkasya'da başlayan Rus işgal ve zulmüne karşı müslüman kafkas halkı imam Mansur önderliğinde kıyama kalkmıştı. Bu kıyam her ne kadar İmam Mansur'la başlamışsa da Şeyh Şamil ile tarihteki muhteşem yerini almıştır. Kafkasya İstiklal harbinin büyük mürşidi imam Mansur'un şehid olmasının arkasından sırayla Gazi Muhammed ve Hamzet Bey imamlık makamına seçildiler. Kısa aralıklarla her biri şahadet şerbetini içtiler. Rus zulmüne karşı Kafkas halkı imamsız kalmıştı. Naibler Meclisi Şeyh Şamil'i imamlığa getirme kararı almasına rağmen, Şamil imamlığı bir türlü kabul etmiyordu. İmamlığa kahraman naiblerden birini teklif ediyor, kendini hep geri planda tutuyordu. Şamil'in bu alçak gönüllülüğü karşısında halk telaşlanıyor, naibler sabırsızlanıyor, şanlı kıyamları zaafa uğrama tehlikesiyle karşı karşıya kalıyordu. Sonunda Şamil ısrarlara dayanamaz ve kabul etmek için tarihi bir şart ileri sürer. Çar ordularına karşı kıyama kalkan kafkas halklarının iman ve inançlarından başkaca bir üstünlükleri yoktur. Çağın teknolojisiyle donanmış çar orduları, silah ve mühimmat olarak üstün olduğu gibi, sayısal olarak da bire karşı yüz, hatta bire karşı bin durumundadır. Bu kıyaslamayı çok iyi hesab eden Şamil, Çar ordularıyla amansız bir cihada başlama kararındadır. Kesin zafer kazanıncaya kadar çarpışma gerekeceğinden Şamil'in şartı Kafkas halkı ve naibler meclisi tarafından memnuniyetle kabul edilecektir. Büyük mücâhid derki; "Son derece, metanet ve şiddetle hareket edeceğim. Bana tahammül edeceğinizi ve asla şikayet etmeyeceğinizi vaad edermisiniz?" Memmuniyetle kabul edilir. İmam Şamil'in liderliğinde tarihin en şanlı kıyamı başlar. Yıllarca süren savaşlarda büyük zaferler kazanır. İnsan aklının alamayacağı zorluklarla karşılaşır. İlk günkü aziminden ve cesaretinden hiç birşey eksilmediği gibi yıllar Şamil'i daha azimli ve daha cesur yapmıştır. Uzun yıllar sürecek bu amansız mücadeleden Çeçenler'in bir kısmı bıkmış ve bezginlik belirtileri göstermeye başlamıştır. Bu düşünce Kafkas halkı arasında taraftar bulmaya başlamıştı. Deniyordu ki, "Ruslar barış yapmaya yanaşıyor, bizler de Ruslar'la barış yapalım. Yıllardır süren bu savaşlar da son bulsun." Fakat işin zor tarafı, İmam Şamil'e anlatılmasıydı. Böyle bir isteğin cezasının idam olduğunu herkes biliyordu. Çözümü imamın annesiyle görüşmede buldular. Vaziyeti İmam'a annesi anlatacaktı. Yaşlı kadın oğlunu ziyaret etti. Uzun görüşmenin sonunda Şamil halkı topladı. Onlara anasının teklifini anlattı. Sonra da camide inzivaya çekileceğini, oruç tutup ibadet edeceğini ve Allah'tan kalbine bir ilham gelinceye kadar öylece kalacağını söyledi. Üç gün üç gece sonra caminin kapısı açıldı ve iki müridinin arasında İmam kapıda göründü. İmam bitkin bir vaziyetteydi. Ağlamaktan gözleri şişmişti. Annesinin getirilmesini emretti. İmam, bir müddet konuşmadan annesinin yüzüne baktı. Sonra ellerini semaya kaldırarak niyazda bulundu. "Ey büyük peygamberimiz Muhammed, Senin Allah'ın emriyle getirdiğin mesajlar kutsaldır ve değiştirilemezler. Allah'ım emirlerinin tüm inanlara örnek olacak şekilde uygulanmasına izin ver!" der. Kalabalığa döner ve imam secilerken ortaya koyduğu ve herkesin ittifakla kabul ettiği şartını hatırlatır. Çeçenlerin sözlerinden dönmek istediklerini ve bunun için de aracı olarak annesini kullanmak istediklerini söyler. "Annemin ısrarları ve benim ona duyduğum sonsuz bağlılık beni bu konuda, Allah ve Rasülü'nün emirlerini araştırmaya itti. Burada üç gün üç gece yaptığım dua ve yakarışlardan sonra, ne yapmam gerektiğini buldum. Fakat bu cevap beni bir yıldırım gibi çarptı. Allah'ın bu konudaki emri, bu teklifi bana getiren ilk insanın yüz kırbaçla cezalandırılmasıdır. Bu insan da annemdir." İmam Şamil'in emriyle kırbaçla annesine vurulmaya başlandı. İhtiyar annesi beşinci kırbaçta dayanamayıp bayıldı. Şamil olaya müdahale ederek vuruşları durdurur. İmam Şamil üzerindeki elbisesini çıkarır, elinde kırbaçla bekleyen müride emir verir. "Şeriatın hükmünü yerine getir. Geri kalan 95 kırbacı bana vur." der. Hüküm yerine getirilir. Ayağa kalkar, şaşkın bir şekilde hadiseyi izleyen halka hitap eder. "Annemin böylesine bir cezaya çarptırılmasına sebep olan günahkar insanlar nerede? Kafkasya'ya insanların arasına dönünüz. Onlara yaptığınız bu aptalca teklifin karşılığı olarak bu gördüklerinizi anlatınız." der. |
|
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13]
[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15] [16]