![]() |
|
| | #1 (permalink) |
![]() Luke Şuan Çevrimdışı Kayıt Tarihi: Jun 2006 Mesajlar: 4.038
Rep Gücü: 10000
Rep Puanı: 10000
Rep Derecesi: ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Mustafa Kemal Atatürk,1881(Rumi 1296) y?l?nda Selanik'te Koca Kas?m Pa?a Mahallesi Islahhane Caddesi'nde bugün müze olan üç katl? bir evde dünyaya geldi.Babas? o s?rada kereste ticareti yapan Ali R?za Efendi, annesi Zübeyde Han?m'd?r. Baba taraf?ndan dedesi, K?z?l Haf?z Ahmet Efendi; anne taraf?ndan dedesi ise, Sofu-zade (Sofi-zade) Feyzullah Efendi'dir. ![]() Atatürk'ün Dedesi K?z?l Haf?z Ahmet Efendi'nin Evi Kocac?k Köyü / Debre-Makedonya ![]() Ata'n?n do?du?u ev Selanik ![]() Ali R?za Efendi ve Zübeyde Han?m 1857 do?umlu Zübeyde Han?m ile 1839 do?umlu Ali R?za Efendi 1870 veya 1871 y?l?nda evlendiler. Bu evlilikten alt? çocuklar? olmu?tur: Fatma (1871/72-1875), Ahmet (1874-1883), Ömer (1875-1883), Mustafa (Kemal Atatürk) (1881-1938), Makbule (Boysan, Atadan) (1885-1956) ve Naciye (1889-1901). Bu çocuklardan Fatma dört, Ahmet Dokuz, Ömer sekiz ya?lar?nda o senelerde Rumeli'yi kas?p kavuran salg?n ku?palaz? (difteri) hastal???ndan çocuk ya?lar?nda öldüler En küçükleri Naciye Mustafa Kemal Harp Okulu'nu bitirdi?i sene, oniki ya??nda hayata gözlerini kapad?. Ailede çocuklardan en uzun ya?ayan Makbule Han?m olmu?tur. Babas? Ali R?za Efendi'nin hastalanarak 28 Kas?m 1893 tarinde vefat etmesi üzerine 12 ya??nda yetim kalan Mustafa Kemal ve iki küçük karde?in (Makbule ve Naciye) büyütülmesi ve yeti?tirilmesi görevi, büyük Türk kad?n? Zübeyde Han?m'a dü?tü. Küçük Mustafa, Haziran 1887'de ba?lad??? ilk ö?renimine bir süre annesinin arzusuna uyarak Haf?z Mehmet Efendi'nin mahalle mektebinde devam etti; fakat çok geçmeden babas?n?n iste?i ile Selanik'te ça?da? e?itim yapan ?emsi Efendi Mektebi'ne geçti ve ilkokulu burada bitirdi. Küçük Mustafa, bu okulda okurken babas? öldü. Ali R?za Efendi'nin ölümü üzerine, Zübeyde Han?m üç çocu?u ile bir süre Selânik yak?nlar?ndaki Lankaza'da bulunan Rapla çiftli?inde suba??l?k yapan karde?i Hüseyin Efendi'nin yan?na yerle?ti. Çiftlik hayat? nedeniyle küçük Mustafa'n?n ö?renimi ister istemez bir süre aksam??t?. Fakat, çok geçmeden Selanik'e dönerek halas?n?n yan?nda, b?rakt??? yerden ö?renimine devam etti. Küçük Mustafa, ?emsi Efendi ?lkokulundan sonra bir süre Selanik Mülkiye Rü?tiyesi'ne devam etti ise de Kaymak Haf?z adl? Arapça ö?retmeninin kendisine haks?z yere sopa ile vurmas? üzerine bu okuldan ayr?ld? ve 1894 y?l?n?n Temmuz-A?ustos aylar?nda kendi karar? ile Askerî Rü?tiye'ye müracaat ederek ö?renimine burada devam etti. Bu okulda matematik ö?retmenli?i yapan Yüzba?? Mustafa Efendi, genç ö?rencisinin yetenekleri ve zekâs? kar??s?nda s?n?ftaki di?er Mustafa'larla aralar?ndaki fark? belirtmek üzere ö?rencisinin ad?n?n sonuna "Kemal" ismini ilâve etti. Art?k genç ö?renci Mustafa Kemal olmu?tu. Mustafa Kemal, Selanik Askerî Rü?tiyesini bitirdikten sonra 13 Mart 1896'da Manast?r Askerî ?dadisine girdi. Burada Ömer Naci ile arkada?l?k etti. ?lerde ünlü bir hatip olarak tan?nacak olan bu ki?i, Mustafa Kemal'in hitabet ve edebiyat sevgisinde etkin rol oynad?. Yak?n arkada?lar?ndan biri olacak Ali Fethi (Okyar) de bu okulda ö?renci idi. Genç Mustafa Kemal, askerî ö?reniminin yan? s?ra yabanc? dil ö?renimini de ihmal etmiyor; yazlar? izinli olarak Selânik'e döndü?ü zaman Frans?zca dersleri al?yordu. Genç Mustafa Kemal, Manast?r Askerî ?dadisini de ba?ar? ile bitirerek 13 Mart 1899 tarihinde ?stanbul'da Harp Okulu'na girdi. 3 senelik ba?ar?l? bir Harbiye ö?reniminden sonra 10 ?ubat 1902'de bu okulu Te?men rütbesiyle bitirdi ve ö?renimine Harp Akademisinde devam etti.1903 y?l?nda Üste?men olmu?tu.11 Ocak 1905 tarihinde de Kurmay Yüzba?? rütbesiyle Harp Akademisinden mezun oldu. Harbiye'de ve Harp Akademisi'nde, memleket ve millet davalar? ile ilgilenmesi, dü?üncelerini cesaretle ifadeden çekinmemesi sebebiyle ayd?n ve ink?lâpç? bir subay olarak tan?nm??t?. Bununla beraber Harp Akademisi'nden mezuniyetini izleyen günlerde istibdat ve padi?ahl?k rejimi aleyhindeki dü?ünceleri ve durumu, ?üphe çekerek birkaç ay ?stanbul'da tutuklu kald?; sonra bir nevi sürgün olarak vazife ile 5 ?ubat 1905 tarihinde Suriye bölgesine, ?am'a atand?. Mustafa Kemal, burada 1906 y?l? Ekim ay? içinde güvendi?i baz? arkada?lar?yla gizli olarak "Vatan ve Hürriyet Cemiyeti"ni kurdu. Bu arkada?lar?yla beraber Beyrut, Yafa ve Kudüs'te de kurduklar? cemiyeti geni?letti. Bir ara gizli olarak M?s?r ve Yunanistan yoluyla Selânik'e geçerek burada da "Vatan ve Hürriyet Cemiyeti"nin bir ?ubesini açt? ve tekrar ?am'a döndü. ?am'dan uzakla???? hükûmetçe duyuldu ise de âmirleri kendisini korudu?undan bir ceza yoluna gidilmedi. Bir süre daha ?am'da kald?. Bu s?ralarda 20 Haziran 1907 tarihinde Kola?as? (k?demli yüzba??) oldu ve ?am'daki Ordunun Kurmay Ba?kanl???nda bir göreve getirildi. Mustafa Kemal, 13 Ekim 1907'de merkezi Manast?r'da bulunan 3. Ordu Karargâh?na atand?. Bu Karargâh?n Selânik'teki ?ubesinde çal??mak üzere Selânik'e geldi. Bu s?ralarda Selânik'teki "Vatan ve Hürriyet Cemiyeti" üyelerini de içine alm?? olan Îttihat ve Terakki Cemiyeti" faaliyet halinde idi. Mustafa Kemal de Selânik'e geli?ini takiben bu cemiyete dahil olarak hizmet görmeye ba?lad?. Memleketin istibdat idaresinden kurtar?lmas?, yap?lacak yenilikler Onun da ba? dü?üncesiydi. Selânik'e geli?ini takiben k?sa bir süre sonra 22 Haziran 1908 de Üsküp-Selânik aras?ndaki demiryolu müfetti?li?i de 3. Ordu Karargâh?ndaki görevine ek olarak kendisine verildi. Mustafa Kemal, 15 Ocak 1911'de 3. Ordu Karargâh?ndaki görevinden al?narak evvelâ 5. Kolordu Karargâh?nda, daha sonra yine Selânik'te bulunan 38. Piyade Alay?'nda görevlendirildi. Bu atamadan amaç, kendisine k?ta hizmeti gördürerek onu ba?ar?s?zl??a sürüklemek; bu suretle ?evk ve hevesini bir ölçüde k?rmak idi. Ama O, bu görevde de büyük ba?ar?lar gösterdi; eskiden oldu?u gibi yine kumandanlar?n?n, arkada?lar?n?n sevgi ve sayg?s?n? kazand?. Selânik garnizonundaki subaylar gittikçe onun etraf?nda toplan?yorlard?. Bu durum 3. Ordu Müfetti?li?inin ho?una gitmedi. O'nu Selânik'teki vazifesinden ay?rarak 27 Eylül 1911 tarihinde ?stanbul'da Genelkurmay Ba?kanl???nda bir göreve tayin ettiler. Mustafa Kemal, bu atama üzerine ?stanbul'a gelerek bir süre Genelkurmay Ba?kanl???nda çal??t?. 5 Ekim 1911'de ?talyanlar Trablusgarp'a hücum ederek istilâ hareketlerine ba?lam??lard?. Mustafa Kemal, bu bölgede görev almak üzere 15 Ekim 1911'de ?stanbul'dan ayr?ld?. Trablusgarp'a geli?ini takiben bir süre Tobruk ve Derne Bölgelerinde gönüllü mahallî kuvvetlerin ba??nda bulundu.12 Mart 1912 de Derne Komutanl???na getirildi. Bu s?ralarda 27 Kas?m 1911 tarihinde binba??l??a terfi etti. 1912 y?l? Ekim ay?nda Balkan Harbi ba?lam??t?. Mustafa Kemal, 24 Ekim 1912'de Trablusgarp'tan hareket ederek ?stanbul'a geldi. 21 Kas?m 1912'de Gelibolu'da bulunan Bahr-i Sefîd (Akdeniz) Bo?az? Kuvay-? Mürettebesi Komutanl??? Harekât ?ubesi Müdürlü?üne atand?. Bu atama üzerine Gelibolu'ya geldi. Olaylar süratle geli?mi?, baba memleketi Selânik dü?mü?, Bulgar Ordusu ilerleyerek Çatalca'ya kadar gelmi?ti. Bu elim vaziyet kendisini çok üzdü. Bu cephede bir süre sonra Bolay?r Kolordusu Kurmay Ba?kanl???na getirildi. Bu görevde iken Dimetoka ve Edirne'nin dü?mandan geri al?n???nda büyük hizmetler gördü. Mustafa Kemal, Balkan Harbi'nden sonra, 27 Ekim 1913 tarihinde Sofya Ata?emiliterli?ine atand?.11 Ocak 1914 tarihinden itibaren Belgrat ve Çetine Ata?emiliterliklerini yürütme görevi de kendisine verildi. Sofya Ata?emiliterli?i'ne atand??? günlerde yak?n arkada?? Ali Fethi (Okyar) de Sofya Elçili?i'ne atanm??t?. Mustafa Kemal Sofya Ata?emiliterli?i esnas?nda 1 Mart 1914 tarihinde yarbayl??a terfi etti.1915 y?l? Ocak sonlar?na kadar Sofya'da kald?. 1. Dünya Sava??'n?n ç?k??? ve Osmanl? Devleti'nin malum olaylar sonras? saf?n? tercih mecburiyetinden sonra Mustafa Kemal, Ba?kumandanl?ktan kendisine faal bir hizmet istedi ise de uzun süre bu iste?i yerine getirilmedi. Nihayet ?srar? üzerine, kendisini 20 Ocak 1915, tarihinde, Tekirda?'da te?kil edilecek 19. Tümen Komutanl???na tayin ettiler. Mustafa Kemal, bu tayin üzerine Sofya dan ayr?larak ?stanbul'a döndü; derhal yeni görev yerine hareket ederek tümenini kurdu. Bu tümen, k?sa süre sonra görülen lüzum üzerine 25 ?ubat 1915'te Tekirda?'dan Maydos (Eceabat)'a nakledildi. Mustafa Kemal, burada 19. Tümene ilâveten 9. Tümenin 2.Piyade Alay? ve baz? topçu birlikleri de emrine verilerek Maydos M?nt?kas? Kumandan? olarak görev yapt?. Çanakkale'de yapt??? büyük hizmetlerden sonra Mustafa Kemal,10 Aral?k 1915'te "Anafartalar Grubu Komutanl???"n?, Fevzi (Çakmak) Pa?a'ya b?rakarak izinli olarak Çanakkale den ayr?ld?; ?stanbul'a döndü. Sonras?nda ?tilaf devletleri'nin karl? belgesi Mondros Mütarekesi'nin imzalanmas?na kadar çe?itli cephelerde komuta görevlerinde bulundu. Mondros Mütarekesi'nden 5 gün sonra, 5 Kas?m 1918'den itibaren Harbiye Nezaretinden Mondros Mütarekesi gere?ince ordulara terhis emirleri gelme?e ba?lad?. Atatürk, ayn? gün Adana'dan Sadrazam Ahmet ?zzet Pa?a'ya ilk ikaz telgraf?n? çekti: "Ciddî olarak arzederim ki gereken tedbirleri almad?kça orduyu terhis etmeyiniz! ?ayet ordular? terhis edecek ve ?ngilizlerin her dedi?ine boyun e?ecek olursak dü?man ihtiraslar?n?n önüne geçme?e imkân kalmayacakt?r." Bu, Atatürk'te, her ?ey bitti zannedilen bir zamanda da kurtulu? ümidinin sönmedi?ini, pek çoklar?n?n dü?tü?ü yeis ve ümitsizli?e asla kendisini kapt?rmad???n? gösterir. ??te bu s?ralarda, Mustafa Kemal Pa?a'y? ?stanbul'dan uzakla?t?rmak amac?yla, kendisine Dokuzuncu Ordu Müfetti?li?i teklif edildi. Mustafa Kemal Pa?a, kendisine geni? salâhiyetler tan?yan bu vazifeyi kabul etti. 16 May?s 1919 günü Band?rma vapuru ile ?stanbul'dan hareket eden Mustafa Kemal Pa?a,19 May?s 1919 sabah? Samsun'da Anadolu topraklar?na ayak bast?. Mustafa Kemal Pa?a, Anadolu'ya geçer geçmez plân?n? uygulamaya ba?lad?. 21 May?s 1919'da Kâz?m Karabekir'e telgraf çekti. Telgrafta bu davran???n? ?öyle belirtiyordu: "Umumî durumumuzun ald??? vahim ?ekilden pek müteessirim. Millet ve memlekete borçlu oldu?um en son vicdani vazifeyi yak?ndan mü?terek çal??ma ile en iyi ?ekilde yerine getirmek mümkün olaca?? kanaati ile bu son memuriyeti kabul ettim". Mustafa Kemal Pa?a, Samsun'a ç?kt?ktan 2 gün sonra, 21 May?s 1919'da Genelkurmay Ba?kanl???na Samsun ve çevresindeki asayi?sizli?in sebeplerini aç?klayan ?stanbul Hükûmeti'nin ve ?tilâf Devletleri temsilcilerinin ho?lanmad??? ?u telgraf? çekti: "Rumlar bu bölgede, Pontus Hükûmeti te?kili gibi bir safsata etraf?nda toplanm?? ve Rum çeteleri hemen kâmilen siyasî bir ?ekle dönü?mü?tür". 22 May?s 1919'da Samsun'dan Sadaret'e gönderdi?i raporu da ?u cümle ile noktalad?: "Millet birlik olup hâkimiyet esas?n?, Türklük duygusunu hedef alm??t?r". Bu anlaml? ifadede Anadolu'da beliren Milli Mücadele azmini sezmemek mümkün de?ildir. ??te bu raporlar ?stanbul'a geldikten sonrad?r ki ?tilâf Devletleri temsilcileri ?stanbul Hükûmetinden sordu: "Tan?nm?? bir Türk generalinin Anadolu'da ne i?i vard?r?" Bunun üzerine ?stanbul Hükûmeti, Anadolu'ya gönderdi?i müfetti?i geri ça??rma giri?imlerine ba?lad?. 22 Haziran 1919'da Mustafa Kemal imzas?yla Amasya'dan bütün memlekete duyurulan bir tamimde kutsal bir ses i?itiliyordu: "Vatan?n bütünlü?ü, milletin istiklâli tehlikededir. Milletin istiklâlini yine milletin azim ve karar? kurtaracakt?r". Bu cümleler Milli Mücadele'nin örgütlü olarak fiilen ba?lad???n?n onun imzas? ile bütün cihana ilân? idi. Bu genelge di?er bir maddesiyle beliren millî tehlike kar??s?nda izlenecek ilk yolu da belirtiyordu: "Her vilâyetten seçilecek milletin güvenini kazanm?? delegelerle, Anadolu'nun en emin yeri olan Sivas'ta derhal bir millî kongre toplanacakt?r". 27 Haziran 1919'da halk?n sevinç gösterileri aras?nda Sivas'a geldi. ?ehirde kald??? 1 günlük süre içinde, Erzurum Kongresi'ni takiben Sivas'ta yap?lacak Kongre için ilgililere gerekli direktifleri vererek Erzurum'a hareket etti. Atatürk, 3 Temmuz 1919 günü Erzurum'a geldi. Atatürk, Erzurum'a geli?inden 5 gün sonra,8/9 Temmuz 1919'da "Sine-i millette bir ferd-i mücahit olarak çal??mak üzere" çok sevdi?i askerlik mesle?inden ve görevinden istifa etti. Erzurum Kongresi, 23 Temmuz 1919'da tek katl? bir ilkokul salonunda 62 delegenin i?tirakiyle toplanm??t?. Kongre, bir kurucu meclis gibi çal??arak 14 gün devam etti ve 7 A?ustos 1919 da çal??malar?na son verdi. Mondros Mütarekesi'nin milletimiz aleyhine haks?z ve insafs?z bir ?ekilde uygulanmas?, ?zmir'e ç?km?? olan Yunanl?lar?n ?tilâf devletlerinden ald??? cüretle Anadolu'nun içine do?ru ilerlemesi, çe?itli ?ehirlerimizin i?gali Sivas Kongresi günlerinde de birbirini izledi. ??te böyle bir hava içinde Mustafa Kemal Pa?a, bir k?s?m Heyet-i Temsiliye üyeleriyle beraber Sivas Kongresi'ne i?tirak etmek üzere 2 Eylül 1919'da Erzurum'dan Sivas'a geldi. Sivas, Millî Mücadele liderini emsalsiz sevgi gösterileri ve co?kun bir sevinçle kar??lad?. Sivas Kongresi, 4 Eylül 1919 günü o zamanlar "Mekteb-i Sultanî" olarak kullan?lan bir binan?n salonunda, 38 delegenin i?tiraki ile topland?. Kongre, 8 gün devam etti ve 11 Eylül 1919'da Heyet-i Temsiliye seçimini takiben bir beyanname yay?mlayarak çal??malar?na son verdi. ?lk oturumda yap?lan oylamada Mustafa Kemal Pa?a, ba?kan seçildi. ??te bu ?artlar?n olu?turdu?u hava içinde gerçekle?en Sivas Kongresi do?rudan do?ruya Mustafa Kemal'in ça?r?s? üzerine toplanm??, bir millî kongredir. Sivas Kongresi'nden sonra Mustafa Kemal Pa?a'n?n amac? en k?sa zamanda Anadolu'da millet temsilcilerinden olu?an bir meclis toplamak ve bu meclisin kuraca?? hükûmet ile Millî Mücadele'yi bir merkezden idare etmek idi. Dâhi adam, bu büyük i?i gerçekle?tirmek üzere Sivas Kongresi'nden sonra da Heyet-i Temsiliye Reisi s?fat?yla millî te?kilât?n kuvvetlenmesi yolunda -bütün engelleri a?arak- azimle çal??t?. Bu devre esnas?nda Mustafa Kemal ve Heyet-i Temsiliye ile temas temini ve anla?ma zemini arayan ?stanbul Hükûmeti, temsilcileri vas?tas?yla 20-22 Ekim 1919 tarihleri aras?nda Amasya'da onunla görü?mü? ve bir Millet Meclisi toplanmas?na ikna olmu?tu. Bu görü?me ?nk?lâp Tarihi'mizde "Amasya Mülâkat?" olarak bilinmektedir. Mustafa Kemal, Meclisin Anadolu'da toplanmas?n? istemesine ra?men, Meclis 12 Ocak 1920'de ?stanbul'da topland?. Fakat ?ngilizlerin ve gerekse onlara âlet durumunda olan hükûmet adamlar?n?n bask?s? sebebiyle olumlu bir faaliyet gösteremedi. Sadece Erzurum ve Sivas Kongreleri'nin esaslar?n? "Misak-? Millî" halinde kabul ve ilân etti. Mustafa Kemal Pa?a, 27 Aral?k 1919'da bir k?s?m arkada?lar? ve Heyet-i Temsiliye üyeleri ile beraber Ankara'ya gelmi?ti. Art?k Millî Mücadele Ankara'dan yönetiliyor, ?stanbul'daki asker ve sivil birçok vatansever, Ba??ms?zl?k Sava??'nda görev almak üzere Ankara'ya geliyordu. Bir süre sonra,16 Mart 1920 tarihinde ?stanbul, ?tilâf Devletleri taraf?ndan fiilen i?gal edildi; ?ehir yabanc?lar taraf?ndan tamamen askerî kontrol alt?na al?nm??t?. Bu ?artlar alt?nda Meclis de faaliyet gösteremeyece?ini anlayarak da??ld?; zaten bu s?ralarda milletvekillerinin bir k?sm? da ?ngilizler taraf?ndan tutuklanm?? bulunuyordu. Mustafa Kemal, ?stanbul'un i?gali üzerine valiliklere ve kolordu komutanl?klar?na talimat vererek Ankara'da toplanacak fevkalâde salâhiyete sahip bir meclise yeni temsilciler seçmelerini bildirdi. Seçimler sür'atle sonuçlandi. Nihayet 23 Nisan 1920'de yurdun her bölgesinden gelen millet temsilcileriyle Ankara'da Türkiye Büyük Millet Meclisi aç?ld?. Kurtulu? Sava??'n?n muzaffer ve ma?rur kumandan? Mustafa Kemal aradan geçen zaman içinde meclisten ald??? Ba?komutanl?k rütbesi ile Türk ordusuna e?i az rastlan?r idareyle komuta etti ve ulusun öne e?ik ba??n? gururla ok?ad?. 11 Ekim 1922'de ?tilâf Devletleri'yle imzalanan Mudanya Mütarekesi ile silâhlar b?rak?ld?; Türk ve Yunan kuvvetleri aras?ndaki çarp??malara son verildi. Yine bu anla?maya göre Edirne'yi de içine almak üzere Do?u Trakya'n?n Yunanl?lar taraf?ndan tahliyesi kabul edildi; ?stanbul ve Bo?azlar baz? kay?tlarla idaremize b?rak?ld?. 1 Kas?m 1922'de Türkiye Büyük Millet Meclisi karar? ile saltanatla hilâfet birbirinden ayr?larak saltanat kald?r?ld?. O gün Mustafa Kemal Pa?a, Meclis kürsüsünden ?unlar? söylemi?ti: "Millet, mukadderat?n? do?rudan do?ruya eline ald? ve millî saltanat ve hâkimiyetini bir ?âh?sta de?il, bütün fertleri taraf?ndan seçilmi? vekillerden olu?an bir Meclis-i Âli'de temsil etti. ??te o Meclis, Meclis-i Âli'nizdir; Türkiye Büyük Millet Meclisi'dir. Milletin saltanat ve hâkimiyet makam? yaln?z ve ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi'dir". Meclis'in bu tarihî karar? üzerine Vahdettin bir ?ngiliz harp gemisiyle yurt d???na kaçt?. Art?k s?ra bar?? görü?melerine gelmi?ti. Lozan Bar?? Konferans?, 20 Kas?m 1922 günü topland?. Aylarca süren, zaman zaman da çok çetinle?en bu görü?melerde Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmeti'ni -Mudanya görü?melerinde oldu?u gibi- ?smet (?nönü) Pa?a temsil ediyordu. Nihayet 24 Temmuz 1923 günü antla?ma imzaland?. 13 Ekim 1923'de Ankara, Büyük Millet Meclisi karar? ile, Türkiye Devleti'nin Hükûmet Merkezi oldu. Art?k mevcut yönetimin isminin de aç?kça ifadesi ve ilân? gerekiyordu. Nihayet 29 Ekim 1923 ak?am?, yap?lan bir Anayasa de?i?ikli?i ile - Cumhuriyet ilân olundu. Milletvekilleri bu büyük olay? ayakta "Ya?as?n Cumhuriyet!" sesleriyle kutlad?lar. Bu sonucu takiben Cumhurba?kanl??? seçimine geçildi. Ankara Milletvekili Mustafa Kemal Pa?a, oy birli?i ile Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Cumhurba?kan? seçildi. Büyük Önder, kurtulu?tan sonra memleketi ba?tan ba?a dola?arak halka ink?lâplar?n ve yeni Türk Devleti'nin ideolojisini anlatt?. 1934 senesinde Meclis, özel bir kanunla kendisine "ATATÜRK" soyad?n? verdi. Son senelerinde bitmeyen bir heyecanla Hatay'?n ana vatana ilhak?na çal??t?. Kendisinde mevcut karaci?er kifayetsizli?i zamanla a??rla?t?; son günlerini hasta ve rahats?z olarak geçirdi. 10 Kas?m 1938 per?embe günü saat dokuzu be? geçe Dolmabahçe Saray?'nda hayata gözlerini kapad?. Ölümü bütün dünyada derin akisler yapt? ve büyük üzüntü yaratt?. Atatürk'ün na'??, tahnit edilerek Dolmabahçe Saray? salonunda özel bir katafalka yerle?tirildi. Türk bayra??na sar?l? ve ba??nda silâh arkada?lar?n?n nöbet tuttu?u mukaddes tabut, üç gün müddetle milletin ziyaretine b?rak?ld?. Na'??, bilâhare 20 Kas?m'da Ankara'ya getirildi. 21 Kas?m'da büyük törenle Etno?rafya Müzesi'ndeki geçici kabrine kondu. Cenaze törenine bütün dünya devletleri özel temsilciler gönderdi. Çanakkale'de ve di?er muharebelerde ona kar?? sava?m?? yabanc? generaller törende bilhassa dikkati çekiyordu.10 Kas?m 1953'te na'??, Etnografya Müzesinden al?narak muhte?em bir törenle An?tkabir'e nakledildi. ![]() Kara Harp Okulu web sitesinden derlenmi?tir. Mustafa Kemal Atatürk'ün hayat?, sözleri, O'na yaz?lan ?iirler ve söylenen sözler, Çanakkale özel bölümü, foto?raflar?, Atatürk ziyaret defteri gibi di?er bilgiler için M. K. ATATÜRK bölümünü ziyaret ediniz. ßu Hayat ßir gözyaşıyLa ßaşLadı.. Hastanede annemin haykırışLarı babamın kapıda bekLeyişi ve doğa gelen mutlu bir aiLe meywesiydim ßen.. ßen güldüreßiLdim yüzLeri ßeLkide iLk yeteneğimdi!!! ßen doğaya bağışLandım gözyaşLarımLa haykırdım Onu görünce!! O zaman eLimde sigara yoktu nede diLimde ßir küfür, oyuncakLarımLa oynar vede yeni güne meraba derdim ve derdim yoktu..!! İnsan Lisanı konuşmakmış ßen hayatı oyuncak ßiLe sandım ama yanıLdım çünkü Çocuktum YoLa Çıkmış yeni YoLcuydum...!!! ßuyudum sordum insanLara yüzündeki mutLuLuk nerde? Hep ßoyLemiydi daha oncede? Sanmıyorum ßence..!! AnLadım artık hayat zuLümlü, Kader oyunLu!! oğuzcan uygun |
|
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |